cPanel kullanan hemen herkes bir noktada “Resource Limit Reached” uyarısı görmüş, CPU yüzdesi, Physical Memory ya da Entry Processes grafikleriyle karşılaşmıştır. Ancak bu sayılara gerçekten hakim olan kullanıcı sayısı oldukça az. Oysa bu limitler yalnızca teknik bir detay değil; sitenizin hızı, stabilitesi, SEO performansı ve hatta pazarlama kampanyalarınızın başarısı doğrudan bu değerlere bağlı.
Bu yazıda DCHost ekibi olarak, cPanel tarafında en sık gördüğünüz CPU, IO, Physical Memory (RAM) ve Entry Processes (EP) limitlerini sade bir dille anlatacağız. Hangi limit neyi ifade ediyor, ne zaman kritik hale geliyor, gerçekten paket yükseltmek mi gerekiyor yoksa birkaç ayarla sorun çözülebilir mi, adım adım ele alacağız.
Amacımız; grafikleri ezberlemeniz değil, “hangi davranış hangi limite yük bindiriyor?” sorusuna net cevap verebilmeniz. Böylece ister küçük bir blog, ister WooCommerce mağazası, ister ajans portföyü yönetin, DCHost üzerindeki cPanel hesabınızı çok daha bilinçli ve verimli kullanabilirsiniz.
İçindekiler
- 1 cPanel Kaynak Limitleri Neden Var?
- 2 cPanel’de Görebildiğiniz Başlıca Limit Türleri
- 3 Kaynak Limitlerine Takıldığınızı Nasıl Anlarsınız?
- 4 CPU, IO, RAM ve EP Limitlerini Azaltmanın Pratik Yolları
- 5 Ne Zaman Paket Yükseltmeli, Ne Zaman VPS / Dedicated’e Geçmelisiniz?
- 6 DCHost’ta Kaynak Limitleri Nasıl Tasarlanıyor?
- 7 Özet ve Sonraki Adımlar
cPanel Kaynak Limitleri Neden Var?
Paylaşımlı hosting yapısında aynı fiziksel sunucu üzerinde yüzlerce hatta binlerce web sitesi barındırılır. Her hesabın sınırsız kaynak kullanabildiği bir dünyada, tek bir sitenin yoğun CPU veya disk kullanımı tüm sunucuyu yavaşlatabilir. İşte bu noktada cPanel’in altında çalışan (çoğu zaman CloudLinux LVE gibi teknolojilerle sağlanan) kaynak limitleri devreye girer.
Bu limitlerin temel amaçları şunlardır:
- Adil kaynak paylaşımı: Bir hesabın aşırı tüketimi diğer müşterileri etkilemesin.
- Sunucu istikrarı: Ani CPU veya RAM patlamaları tüm sunucuyu çökertmesin.
- Öngörülebilir performans: Her paket seviyesinin net teknik sınırları olsun.
- Güvenlik: Kötü yazılmış scriptler veya saldırılar tüm node’u kilitleyemesin.
Yani cPanel’de gördüğünüz limitler, aslında sunucunun arka planda sizi ve diğer siteleri korumak için çizdiği çerçevenin sayısal halidir. DCHost olarak paylaşımlı hosting, reseller ve bazı yönetilen VPS hizmetlerimizde bu limitleri dikkatle tasarlıyor, hem istikrarı hem de gerçek hayatta karşılaşılan yük tiplerini birlikte düşünüyoruz.
cPanel’de Görebildiğiniz Başlıca Limit Türleri
cPanel’de “Resource Usage” (Kaynak Kullanımı) ekranına girdiğinizde CPU, I/O, Memory, Entry Processes gibi birkaç temel metriği görürsünüz. Bunların ne anlama geldiğini tek tek açalım.
CPU Limitleri
CPU limiti, hesabınızın sunucu işlemcisinden ne kadar pay kullanabildiğini gösterir. cPanel’de genellikle yüzde (%) veya “1 core, 2 core” gibi çekirdek bazlı değerler olarak ifade edilir.
Ne anlama gelir?
- %100 CPU: Size ayrılan çekirdek payının tamamı kullanılıyor demektir.
- Paylaşımlı hosting paketlerinde örneğin 1 vCPU karşılığı %100, 2 vCPU karşılığı %200 gibi düşünülebilir.
CPU limitine en çok şunlar yük bindirir:
- Ağır PHP sorguları (karmaşık WordPress eklentileri, optimize edilmemiş sorgular)
- Yoğun ziyaretçi trafiği (özellikle önbelleksiz dinamik sayfalar)
- Veritabanını zorlayan raporlama, toplu işleme scriptleri
- Yoğun cron job’lar
CPU tavan yaptığında, yeni gelen PHP istekleri yavaşlar veya kısa süreli 503/508 hatalarına dönüşebilir. Özellikle siteniz belli saatlerde yavaşlıyorsa, CPU ve IO grafiğini beraber okumak için CPU, IO ve MySQL darboğazı teşhisi rehberimizi mutlaka inceleyin.
Physical Memory (RAM) Limiti
Physical Memory ya da kısaca RAM limiti, hesabınızın aynı anda kullanabileceği maksimum bellek miktarıdır. Buradaki RAM, tüm sürecin toplamıdır: PHP-FPM/lsphp süreçleri, bazı cache yapıları, arka planda çalışan prosesler vb.
RAM tüketen başlıca unsurlar:
- Yüksek
memory_limitile çalışan PHP scriptleri - Çok sayıda eşzamanlı PHP isteği (her biri ayrı bellek kullanır)
- Büyük XML/CSV içe aktarımları, raporlama scriptleri
- Aşırı şişmiş WordPress eklentileri veya tema fonksiyonları
RAM limitine ulaştığınızda, yeni başlayan PHP süreçleri başlatılamaz ve genellikle 500 Internal Server Error veya doğrudan 508 Resource Limit Reached hatası görürsünüz. PHP tarafındaki temel bellek ayarlarını doğru yapmak için memory_limit ve diğer PHP ayarlarını anlattığımız rehbere göz atmanız faydalı olacaktır.
IO ve IOPS Limitleri
IO limiti, hesabınızın disk alt sistemini (NVMe/SATA SSD) ne kadar yoğun kullanabildiğini gösterir. Genellikle MB/s cinsinden ifade edilir. IOPS ise saniye başına yapılabilen I/O işlem sayısını gösterir.
IO’ya yük bindiren başlıca durumlar:
- Çok sayıda eşzamanlı dosya okuma/yazma (cache, log, upload işlemleri)
- Veritabanı disk erişimi (özellikle indekslenmemiş sorgular)
- Yoğun yedek alma, büyük dosya indirme/yükleme scriptleri
- Cache klasörlerinin sürekli temizlenip yeniden oluşturulması
IO limiti dolduğunda, scriptleriniz bloklanmış gibi hissedilir; CPU boşta görünürken sayfalar yine de geç açılır. Disk odaklı projelerde (örneğin yüksek ürün sayılı WooCommerce mağazaları) disk, IOPS ve inode planlama rehberimiz IO limitlerini anlamak için oldukça faydalıdır.
Entry Processes (EP) Limiti
Entry Processes (EP), kabaca o an sunucu üzerinde hesabınız adına başlayan eşzamanlı süreç sayısını ifade eder. Genellikle PHP/CGI istekleri, bazı özel script çağrıları bu limite dahildir.
Örneğin:
- Sitenize aynı anda 30 ziyaretçi girdi ve hepsi PHP çalıştıran sayfalara istek yaptı.
- cPanel hesabınız için EP limiti 20 olsun.
Bu durumda ilk 20 istek normal karşılanırken, sonraki 10 istek kuyrukta bekleyebilir veya limiti aşarsa 503/508 gibi hatalara dönebilir. Özellikle:
- Önbelleksiz WordPress giriş sayfaları
- WooCommerce sepet/ödeme adımları
- Yoğun bot trafiği veya brute-force giriş denemeleri
EP’yi hızlıca yükseltebilir. EP limitlerine ve diğer cPanel limitlerine teknik açıdan daha derin bakmak isterseniz cPanel’de kaynak limitleri ve Resource Limit Reached hatası rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Diğer İlgili Göstergeler: NPROC, inode vb.
cPanel/CloudLinux ortamlarında bazen şunlarla da karşılaşırsınız:
- NPROC: Hesabınız için izin verilen maksimum process sayısı.
- inode: Dosya adedi limiti (disk alanından bağımsız olarak dosya sayısı).
inode limitine sık takılıyorsanız, bunun için özel yazdığımız paylaşımlı hosting’de inode limitine takılmamak için uygulamalı temizlik rehberine mutlaka göz atın. Fakat bu yazıda asıl odaklanacağımız metrikler CPU, IO, RAM ve Entry Processes olacak.
Kaynak Limitlerine Takıldığınızı Nasıl Anlarsınız?
Birçok kullanıcı, sitenin yavaşlamasını doğrudan “hosting yetersiz” şeklinde yorumluyor. Oysa ilk adım, gerçekten limite çarpıp çarpmadığınızı netleştirmek olmalı.
1. cPanel Resource Usage Ekranını Kontrol Edin
cPanel hesabınıza giriş yapıp “Resource Usage” (Kaynak Kullanımı) bölümüne tıklayın. Burada:
- Bugün, düne göre CPU/Memory/IO kullanım grafikleri
- Son 24 saat / son 7 gün istatistikleri
- “Your site has been limited within the past 24 hours” gibi uyarılar
göreceksiniz. Eğer grafikte sık sık limit çizgisine yapışan kırmızı bölgeler varsa, gerçekten limiti zorluyorsunuz demektir.
2. Hataları ve Logları Takip Edin
Aşağıdaki işaretler de limit sorunlarına işaret edebilir:
- Tarayıcıda zaman zaman 508 Resource Limit Reached hatası
- WordPress admin panelinde içeriğe tıklayınca beyaz ekran veya 500 hatası
- Sadece kampanya saatlerinde veya Google Ads, sosyal medya trafiği geldiğinde belirgin yavaşlama
Bu gibi durumlarda hem cPanel Errors bölümünü hem de uygulama loglarını incelemek; gerekirse PHP hata kayıtlarını doğru yapılandırmak performans sorunlarının kök nedenini bulmayı çok kolaylaştırır.
3. Sorun Sürekli mi, Dönemsel mi?
Kaynak kullanımının devamlı yüksek olması ile sadece belli saatlerde pik yapması, çözüm açısından bambaşka şeyler anlatır:
- Her zaman yüksekse: Kod tarafında optimize edilmemiş bir yapı, çok ağır eklentiler veya ciddi trafik söz konusu olabilir.
- Sadece kampanya/saatlik piklerde yükseliyorsa: Ön bellekleme, CDN, bot filtreleme ve birkaç ayarla paket yükseltmeden de nefes aldırılabilir.
Bu ayrımı düzgün yapmak için cPanel grafikleriyle birlikte; mümkünse Uptime ve izleme araçlarını da kullanmanızı öneririz. İleri seviye projelerde VPS kaynak kullanımı izleme rehberimizde anlattığımız yaklaşımı benzer mantıkla düşünebilirsiniz.
CPU, IO, RAM ve EP Limitlerini Azaltmanın Pratik Yolları
Şimdi en kritik bölüme gelelim: Limitleri tamamen kaldırmak her zaman mümkün (örneğin dedicated veya yüksek kaynaklı VPS’e geçerek) olsa da, çoğu projede önce optimizasyon yapmak çok daha mantıklıdır. Çünkü kötü optimize edilmiş bir sitenin paket yükseltse bile kaynak tüketimi oransal olarak artmaya devam eder.
1. Uygulama ve CMS Optimizasyonu
Kaynak limitlerinin en büyük belirleyicisi, doğrudan sitenizin kodu ve kullandığınız CMS/eklentilerdir.
- Gereksiz eklentileri kapatın: Özellikle WordPress’te her ek eklenti hem CPU hem RAM hem de IO demektir.
- Veritabanını temizleyin: Çok şişmiş
wp_optionstablosu, otomatik yüklenen kayıtlar ciddi performans kaybına neden olabilir. Bunun için WordPress veritabanı optimizasyon rehberimiz oldukça detaylı bir yol haritası sunuyor. - Önbellek kullanın: LiteSpeed Cache, Object Cache (Redis/Memcached), sayfa önbelleği gibi çözümler CPU ve EP yükünü dramatik şekilde azaltır.
- Ağır sorguları tespit edin: WooCommerce ve büyük katalog sitelerinde MySQL indeksleme ve sorgu optimizasyonu, IO ve CPU’yu gözle görülür biçimde düşürür.
DCHost altyapısında özellikle LiteSpeed + LiteSpeed Cache kullanan WordPress sitelerinde, aynı paket kaynaklarıyla 2–3 kat daha fazla ziyaretçiyi problemsiz taşıdığımızı pratikte sık sık görüyoruz.
2. PHP Ayarlarını ve Sürümünü Gözden Geçirin
PHP tarafındaki birkaç temel ayar, doğrudan RAM ve CPU üzerindeki yükü etkiler:
- memory_limit: Gereksiz yüksek tutulan değerler (örneğin küçük blogda 512M) her PHP sürecinin potansiyel RAM kullanımını artırır.
- max_execution_time: Çok yüksek değerler, takılan sorguların CPU’yu gereksiz uzun süre meşgul etmesine neden olur.
- PHP sürümü: Yeni sürümler (örneğin PHP 8.x), aynı kodu daha hızlı ve daha az CPU ile çalıştırabilir.
PHP sürümü geçişi ve bellek ayarlarını planlı yapmak için hem PHP ayarları rehberimizi hem de cPanel’de çoklu PHP sürümü yönetimi makalemizi inceleyebilirsiniz.
3. Cron Job ve Arka Plan İşlerini Düzenleyin
cPanel’de kurduğunuz cron job’lar (örneğin WordPress bakım görevleri, yedek alma scriptleri, rapor üretimi) genellikle yoğun CPU, IO ve RAM kullanımı yapar. Sorun şurada başlar:
- Tüm cron’lar aynı dakikaya yığılmıştır.
- Yoğun ziyaretçi trafiğiyle aynı zaman dilimine denk gelir.
Bunun yerine:
- Arka plan işleri farklı dakikalara ve zamanlara dağıtın.
- Mümkünse az ziyaret alan saatlere çekin.
- WordPress’te
wp-cron.phpyerine gerçek cron kullanarak gereksiz tetiklemeleri azaltın (bunun için wp-cron yerine gerçek cron rehberimize bakabilirsiniz).
cPanel/DirectAdmin tarafında cron planlamayı daha bilinçli yapmak için de cron job ile yedek, rapor ve bakım işleri rehberimiz size pratik örnekler sunuyor.
4. Bot Trafiğini, Saldırı ve Spam’ı Filtreleyin
Kaynak limitlerini zorlayan yüklerin önemli bir bölümü gerçek ziyaretçi bile değildir. Brute-force denemeleri, spam botları, agresif tarayıcılar (scraper’lar) EP, CPU ve IO kullanımını şişirebilir.
- WordPress giriş (wp-login.php) ve XML-RPC uç noktalarını sınırlayın.
- reCAPTCHA, honeypot ve benzeri yöntemlerle iletişim formu spam’ını azaltın.
- Basit WAF kuralları ve oran sınırlama (rate limiting) ile tehlikeli trafiği erken kesin.
Özellikle küçük ve orta ölçekli sitelerde, DDoS koruma stratejileri ve iletişim formu spam’ini azaltma rehberimiz bu konuda iyi bir başlangıç paketi sunuyor.
5. Statik İçeriği Cache ve CDN ile Taşıyın
Görüntü, CSS, JS gibi statik dosyalar ne kadar az doğrudan sunucudan, ne kadar çok CDN ve tarayıcı cache’i üzerinden sunulursa, IO ve CPU yükü o kadar azalır. Özellikle:
- Uzun
Cache-Controlsüreleri ayarlamak - HTTP/2 ve HTTP/3 desteğiyle paralel istekleri hızlandırmak
- Doğru kurgulanmış CDN kurallarıyla HTML harici içeriği edge’e taşımak
hem performansı hem de kaynak limitleri üzerindeki baskıyı azaltır. Bu konuları daha derinlemesine anlamak isterseniz tarayıcı ve CDN önbellekleme rehberimizi ve CDN ne zaman gerekir rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Ne Zaman Paket Yükseltmeli, Ne Zaman VPS / Dedicated’e Geçmelisiniz?
Optimizasyon adımlarından sonra hâlâ düzenli olarak CPU, RAM, IO veya EP sınırına dayanıyorsanız, artık mimariyi bir üst seviyeye taşıma zamanı gelmiş olabilir.
1. Aynı Platform İçinde Paket Yükseltmek
Aşağıdaki senaryolarda genellikle paylaşımlı hosting paketi yükseltmek yeterlidir:
- Site sayısı sınırlı (1–3 site) ancak trafik artmış.
- Optimizasyon sonrası dahi CPU/EP pikleri devam ediyor ama süreleri kısa.
- Veritabanı ve disk erişimi çok ağır değil, asıl sorun PHP süresi.
Bu durumda DCHost üzerindeki daha yüksek kaynaklı paylaşımlı hosting veya reseller paketlerine geçerek, uygulamanızı değiştirmeden nefes aldırabilirsiniz.
2. VPS / dedicated sunucuya Geçmek
Şu sinyallerden birkaçını bir arada görüyorsanız, artık VPS veya dedicated sunucu düşünmek çok daha sağlıklı olacaktır:
- CPU, RAM ve IO limitleri günün büyük bölümünde yüksek seyrediyor.
- Veritabanı sorguları ağır, ayrı MySQL/PostgreSQL sunucusu bile gündeme geliyor.
- Özel yazılım, queue sistemi, arka plan işçileri (worker) gibi bileşenler gerekiyor.
- PCI DSS, KVKK/GDPR gibi uyum gereksinimleri nedeniyle ortamı daha sıkı kontrol etmeniz lazım.
Bu durumda DCHost’un VPS, dedicated sunucu ve colocation çözümleriyle, yalnızca cPanel hesabınızın değil, tüm sunucu mimarisinin kaynaklarını sizin için planlayabiliyoruz. Karar aşamasındaysanız, “Dedicated sunucu mu VPS mi?” rehberimiz gerçekçi bir karşılaştırma sunuyor.
DCHost’ta Kaynak Limitleri Nasıl Tasarlanıyor?
Kaynak limitleri, sadece “müşteriyi sınırlamak” için değil, tüm sistemin sağlıklı çalışması için var. DCHost olarak bu değerleri belirlerken:
- Farklı paket seviyelerinde ortalama ve tepe kullanım istatistiklerini analiz ediyoruz.
- Gerçek dünya senaryolarını (WooCommerce, haber sitesi, kurumsal site, ajans çoklu site barındırma) ayrı ayrı test ediyoruz.
- NVMe disk, modern CPU’lar ve bellek altyapısı ile aynı fiyata daha yüksek gerçek performans sunmaya odaklanıyoruz.
Bu sayede, cPanel hesabınızda gördüğünüz limitlerin arkasında “rastgele konmuş” değerler değil, binlerce sitenin kullanım verisine dayalı bir mühendislik kararı bulunuyor. Yine de her projenin ihtiyacı farklı; bu yüzden kontrol panelinizdeki grafiklerden emin olamıyorsanız, DCHost desteğine ulaşarak hesabınız özelinde istatistik analizi isteyebilirsiniz.
Özet ve Sonraki Adımlar
cPanel’deki CPU, IO, Physical Memory ve Entry Processes limitleri, ilk bakışta sadece teknik metrikler gibi görünebilir. Ancak aslında bunlar, sitenizin sağlığını, hızını ve ölçeklenebilirliğini anlatan nabız göstergeleridir. CPU piki size kod tarafında ağır bir sorguyu, IO grafiği disk bazlı gecikmeleri, RAM sınırı bellek tüketimini, EP de aynı anda sisteme yüklenen ziyaretçi ve bot sayısını haber verir.
Bu yazıda; her bir limiti tek tek açıklayıp, pratikte hangi senaryolarda yükseldiğini, cPanel grafiklerini nasıl okumanız gerektiğini ve paket yükseltmeden önce uygulayabileceğiniz optimizasyon adımlarını özetledik. Artık siteniz yavaşladığında ya da “Resource Limit Reached” uyarısı aldığınızda, sorunun tam olarak nerede olduğunu çok daha rahat görebilirsiniz.
Eğer DCHost üzerindeki cPanel hesabınızda grafikler kafanızı karıştırıyorsa, projenizi ve mevcut istatistiklerinizi bize iletin; birlikte değerlendirip doğru stratejiyi (optimizasyon mu, paket yükseltme mi, yoksa VPS/dedicated mimariye geçiş mi) netleştirelim. Böylece hem bütçenizi hem de ziyaretçilerinizin deneyimini aynı anda koruyabilirsiniz.
