İçindekiler
- 1 Zero Trust Yaklaşımıyla Hosting ve Sunucu Erişimine Bakış
- 2 Klasik VPN Yaklaşımının Sınırları ve Zero Trust’ın Temelleri
- 3 Hosting ve Sunucu Erişiminde Sık Görülen Riskler
- 4 Zero Trust Mimarinin Temel Bileşenleri
- 5 VPN’i Zero Trust Mantığıyla Yeniden Tasarlamak
- 6 Bastion Host ile SSH ve RDP Erişimini Merkezileştirmek
- 7 SSO ile Panel ve Uygulamalara Kimlik Odaklı Erişim
- 8 Farklı Ölçekler İçin Zero Trust Mimarisi Örnekleri
- 9 Port Açmadan Yayın ve Zero Trust Kenar Çözümleri
- 10 DCHost Üzerinde Zero Trust’a Yaklaşmak İçin Uygulanabilir Adımlar
- 11 Özet ve Yol Haritası
Zero Trust Yaklaşımıyla Hosting ve Sunucu Erişimine Bakış
Artık yalnızca ağın çevresine güçlü bir güvenlik duvarı koyup içerideki her şeye güvenmek yeterli değil. Geliştiriciler, ajanslar, DevOps ekipleri ve kurumsal IT birimleri aynı sunuculara; ofisten, evden, kafeden, VPN üzerinden, mobil cihazlarla erişiyor. Bu kadar dağınık bir erişim modelinde “IP’si tanıdık olanı güvenilir sayma” dönemi kapandı. İşte Zero Trust tam bu noktada devreye giriyor.
Zero Trust, özetle şu fikre dayanır: Hiç kimseye ve hiçbir cihaza, varsayılan olarak güvenme. Her istekte kimlik, cihaz durumu ve bağlamı tekrar tekrar doğrula, en az yetkiyle erişim ver, tüm hareketleri kayda al. Bu yaklaşımı hosting ve sunucu erişimine uyguladığınızda; cPanel, VPS, dedicated veya colocation fark etmeksizin, yönetim yüzeyinizi ciddi şekilde daraltırsınız.
Bu yazıda DCHost ekibi olarak; özellikle VPN, bastion host (jump host) ve SSO bileşenlerini kullanarak, Zero Trust mantığını pratikte nasıl kurabileceğinizi anlatacağız. Amaç, teoride kalmak değil; küçük bir ekipten onlarca müşterili ajanslara ve kurumsal yapılara kadar uygulanabilir mimariler önermek. Yazıyı bitirdiğinizde, mevcut hosting altyapınızı hangi adımlarla Zero Trust yönüne evirebileceğinizi net bir yol haritası halinde görebiliyor olmanız hedefimiz.
Klasik VPN Yaklaşımının Sınırları ve Zero Trust’ın Temelleri
Bugün birçok işletme için güvenli erişim eşittir VPN. Ofis dışından bağlanmak için tek şart, VPN kullanıcı adı/parolası ve belki basit bir 2FA. VPN’e giren kullanıcı, çoğu zaman tüm iç ağa yayılmış durumda: tüm sunuculara SSH, tüm panellere HTTP(S) erişim, ortak veritabanı IP’leri vb.
Bu modelin başlıca sorunları:
- Ağ temelli güven: Kim olduğundan bağımsız, VPN’deysen “içeridesin”.
- Geniş yetki alanı: Tek VPN hesabıyla birden çok üretim sunucusuna ulaşılabiliyor.
- İnce taneli politika yokluğu: Kullanıcı bazlı, uygulama bazlı, zaman/kaynak bazlı kısıtlar nadiren uygulanıyor.
- Gözlemlenebilirlik zayıflığı: Hangi kullanıcının hangi sunucuya, ne zaman, ne yaptığını net çıkaramamak.
Zero Trust ise şu prensipler üzerine kurulu:
- Kimlik odaklı erişim: IP veya ağ segmenti değil; kullanıcı, grup, rol ve cihaz durumu belirleyici olur.
- En az yetki: Her kullanıcı sadece ihtiyacı olan sunucuya, sadece gerekli port/protokolle ulaşır.
- Sürekli doğrulama: Bir kez giriş yeterli değildir; oturum süresi, cihaz sağlığı, lokasyon değişimi gibi sinyaller izlenir.
- Mikro segmentasyon: Tek büyük “iç ağ” yerine, mantıksal olarak ayrılmış küçük ağ dilimleri tasarlanır.
- Merkezi loglama ve denetim: Her erişim isteği; kim, hangi kaynağa, hangi politikayla erişti şeklinde kaydedilir.
Hosting tarafına uyarladığımızda; Zero Trust, “her yerden 22 ve 443 açalım, VPN’le toparlarız” yaklaşımının yerine, VPN + bastion host + SSO üçlüsünü mantıklı bir mimari içinde konumlandırmayı gerektirir.
Hosting ve Sunucu Erişiminde Sık Görülen Riskler
DCHost tarafında müşterilerle yaptığımız güvenlik gözden geçirmelerinde en sık gördüğümüz sorunlar şöyle:
- Paylaşılan hesaplar: Tek root veya tek cPanel hesabı, tüm ekiple ortak kullanılıyor; kimin ne yaptığını takip etmek imkânsız.
- Herkese açık SSH/RDP portları: Tüm dünyaya açık 22 veya 3389 portları; brute force ve bot trafiğinin ana hedefi.
- Zayıf parola ve 2FA eksikliği: Yönetim panellerinde karmaşık ama tekrar kullanılan parolalar ve çoğu zaman 2FA yok.
- Dağınık IP erişim listeleri: “Bu IP de eklensin, şu ofis de girsin” derken kontrol dışı büyüyen allow-list’ler.
- SSH anahtar yönetimi eksikliği: Kimde hangi key var, ne zaman eklenmiş, ne zaman kaldırılmalı belli değil.
Özellikle SSH anahtar yönetimi ve yetki paylaşımı rehberimizde detaylandırdığımız gibi, anahtarların rastgele kopyalanması, eski çalışanlara ait erişimlerin kaldırılmaması gibi pratikler Zero Trust düşüncesiyle taban tabana zıt.
Benzer şekilde, VPS güvenlik sertleştirme kontrol listesi yazımızda anlattığımız temel önlemleri almadan, doğrudan internete açık bir SSH portu bırakmak bugün için gereksiz risk anlamına geliyor. Zero Trust, bu riskleri minimize etmek için erişimi katmanlara bölerek yönetmeyi öneriyor.
Zero Trust Mimarinin Temel Bileşenleri
Hosting ve sunucu erişimi bağlamında pratik bir Zero Trust mimarisi kurmak istiyorsak, teoriyi birkaç somut bileşene indirgemek gerekiyor:
- Kimlik sağlayıcı (IdP): Kullanıcıların kimliğini yönettiğiniz yer. Kurumsal dizin, bulut tabanlı kimlik servisi veya kendi OAuth2/SAML sunucunuz olabilir.
- SSO katmanı: Panel, dashboard, admin arayüzleri ve bazı SSH/RDP akışlarını tek oturum açma ile bağlayan katman.
- VPN geçidi: Uygulama veya sunucu ağına erişimin ağ tarafındaki giriş noktası. Zero Trust’ta genellikle kullanıcı/cihaz bazlı politikalarla entegre çalışır.
- Bastion host (jump host): SSH/RDP gibi yönetim protokollerinin tek geçtiği, sıkı şekilde izole ve loglanan uç nokta.
- Politika motoru: “Hangi kullanıcı, hangi grupta, hangi cihazdan, hangi sunucuya, hangi koşullarda erişebilir” kurallarını yöneten beyin.
- Merkezi loglama ve izleme: Her oturumun ve politikanın kaydedildiği, alarmların üretildiği göz izleme katmanı.
Daha önce paylaştığımız ajanslar için hosting paneli erişim yönetimi rehberi de aslında Zero Trust’ın kimlik ve yetkilendirme tarafını ajans ölçeğinde somutlaştırıyor. Bu yazıda ise VPN ve bastion bacağını da bu resme ekleyeceğiz.
VPN’i Zero Trust Mantığıyla Yeniden Tasarlamak
Zero Trust, VPN’i tamamen çöpe atmayı değil, VPN’i daraltılmış ve kimlik odaklı bir erişim katmanı olarak yeniden tasarlamayı önerir.
Kullanıcı ve Cihaz Bazlı VPN Erişimi
Basit kullanıcı adı/parola ile herkese aynı ağ erişimini açmak yerine, şu mantığı benimseyebilirsiniz:
- VPN kullanıcıları rol bazlı gruplara ayrılır (Dev, Ops, Destek, Ajans vb.).
- Her grup sadece kendi ihtiyaç duyduğu VLAN veya sunucu IP havuzunu görebilir.
- Mümkünse VPN istemcisi cihaz sertifikası veya cihaz sağlığı (antivirüs, disk şifreleme, işletim sistemi versiyonu) gibi sinyalleri de doğrular.
- VPN oturum süreleri kısadır; yeniden kimlik doğrulama zorlanır.
Bu sayede bir geliştirici test ortamlarına, operasyon ekibi ise üretim sunucularına erişebilir; ama tek bir VPN hesabı ele geçirilse bile zarar alanı sınırlanır.
Split Tunnel mi, Full Tunnel mı?
Zero Trust yaklaşımı, her şeyi tek bir doğruya indirgemez; bağlama göre karar verirsiniz:
- Full tunnel: Tüm trafiği VPN üzerinden geçirmek; özellikle kritik yönetim işlerinde (production veritabanı yönetimi gibi) tercih edilebilir. Trafik içeride denetlenir, loglanır.
- Split tunnel: Sadece belirli IP blokları veya domain’ler VPN üzerinden akar; geri kalan trafik doğrudan internete çıkar. Geliştiriciler için daha pratik, bant genişliği açısından daha verimlidir.
Zero Trust bakış açısıyla genelde yönetim ve erişim trafiğini (SSH, RDP, panel) full tunnel veya denetimli bir gateway üzerinden geçirip, diğer trafiği split tunnel ile yönetmek iyi bir denge sağlar.
Protokol Seçimi: IPsec, OpenVPN, WireGuard
Hosting ortamlarında en yaygın gördüğümüz üç protokol: IPsec, OpenVPN ve WireGuard. Zero Trust açısından hangi protokolü seçtiğinizden çok, kimlik ve politika katmanını nasıl entegre ettiğiniz önemlidir. Örneğin:
- Kimlik doğrulamasını sadece kullanıcı adı/parola ile değil, istemci sertifikası veya SSO tabanlı token’larla güçlendirmek.
- Her VPN profilinin erişebileceği IP aralığını minimize etmek.
- VPN’in, bastion host ve sadece belirli yönetim portlarına erişmesine izin vermek.
DCHost tarafında, özellikle yönetilen VPS veya dedicated çözümlerinde, müşterilerle birlikte bu tür daraltılmış VPN profilleri tasarlamak, saldırı yüzeyini kayda değer oranda küçültüyor.
Bastion Host ile SSH ve RDP Erişimini Merkezileştirmek
Zero Trust mimarilerinin omurgalarından biri de bastion host (ya da jump host). Temel fikir basit: Tüm SSH ve RDP erişimi önce tek bir güvenli sunucu üzerinden geçer; diğer üretim sunucularına doğrudan dışarıdan bağlantı yoktur.
Neden Bastion Host Kullanmalısınız?
Bastion host’un sağladığı başlıca avantajlar:
- Saldırı yüzeyini azaltır: Sadece bastion sunucunun SSH/RDP portu dış dünyaya açıktır (veya sadece VPN’den erişilir).
- Merkezi loglama sağlar: Tüm oturumlar bu sunucu üzerinden geçtiği için, kim nereye bağlanmış, hangi komutları çalıştırmış daha net izlenir.
- İzolasyon: Uygulama sunucularında ekstra dinleme servisi, açık port veya karmaşık firewall kuralı bırakmadan erişim sağlanır.
- Yetki devri ve denetimi: Farklı ekipler farklı bastion kullanıcıları ile ayrıştırılabilir.
Bu model, VPS sunucu güvenliği üzerine paylaştığımız pratik yaklaşımların doğal bir devamı olarak görülebilir.
Güvenli Bastion Host Tasarımı
Bir bastion sunucuyu Zero Trust mantığına uygun kurmak için şu adımlar kritik:
- Minimum servis: Sadece SSH (ve gerekiyorsa RDP gateway) çalışmalı. Web sunucusu, veritabanı, mail daemon’u gibi ekstra servisler olmamalı.
- Güçlü kimlik doğrulama: Parola yerine SSH anahtarı, mümkünse FIDO2 tabanlı anahtarlar ve ek 2FA kullanmak.
- IP kısıtlama: Bastion’a erişim sadece VPN ağı veya belirli ofis IP’lerinden olmalı.
- Katı firewall: Bastion’dan sadece yönetilecek sunuculara ve sadece gerekli portlara (22, 3306 gibi) çıkış izni verin.
- Merkezi loglama: SSH oturum log’larını ve auth log’larını ayrı bir log sunucusuna gönderin.
- Periyodik sertleştirme: Paket güncellemeleri,
sshd_configsertleştirmesi, Fail2ban veya benzeri araçlarla brute force koruması.
Bu noktada, bastion üzerinde uygulayacağınız ayarların çoğu, yine VPS güvenlik sertleştirme rehberimizde anlattıklarımızla paraleldir.
Örnek SSH Akışı
Zero Trust uyumlu tipik bir SSH akışı şöyle olabilir:
- Kullanıcı, SSO üzerinden kimlik doğrulaması yapar ve VPN istemcisiyle iç ağa bağlanır.
- Kullanıcı, SSH anahtarı ile bastion host’a bağlanır; bu oturum loglanır.
- Bastion üzerinden sadece yetkili olduğu sunucuya
ssh [email protected]gibi bir bağlantı açar. - Hedef sunucularda doğrudan root erişimi yoktur;
sudoyetkileri rol bazlı tanımlanmıştır. - Tüm komutlar ve bağlantılar, merkezi loglama sistemi üzerinden gerektiğinde denetlenebilir.
Bu akış, hem geliştiricinin günlük işini çok zorlaştırmaz hem de Zero Trust’ın en az yetki ve sürekli denetim prensiplerini karşılar.
SSO ile Panel ve Uygulamalara Kimlik Odaklı Erişim
Zero Trust’ın bir diğer ayağı da Single Sign-On (SSO). Farklı paneller, dashboard’lar, admin arayüzleri için ayrı ayrı hesap/parola yönetmek hem operasyonel yük hem de güvenlik riski anlamına geliyor.
SAML / OpenID Connect ile Entegrasyon
Modern uygulamaların çoğu SAML veya OpenID Connect (OIDC) destekliyor. Bunlar sayesinde:
- Kullanıcılar tek bir merkezi kimlik sağlayıcıyla oturum açar.
- Uygulama, kullanıcı bilgilerini ve rollerini bu sağlayıcıdan alır.
- Parola politikaları, 2FA zorunluluğu, cihaz kontrolü gibi politikalar merkezi olarak yönetilir.
Hosting tarafında; yönetim panelleri, müşteri portalı, monitoring dashboard’ları, hatta bazı SSH geçitleri bile SSO ile entegre edilebilir. Böylece “eski çalışan hesapları unutuldu mu, hangi panelde hangi parola var” gibi dertler büyük ölçüde ortadan kalkar.
WordPress, cPanel ve Özel Uygulamalarda SSO
Özellikle ajanslar ve ürün ekipleri için WordPress, Laravel tabanlı paneller, Node.js admin arayüzleri gibi uygulamalarda SSO ciddi fark yaratıyor. Örneğin:
- WordPress’te SSO ile giriş, ek olarak WordPress güvenli giriş mimarisi yazısında anlattığımız 2FA ve IP kısıtlama stratejileriyle birleştirilebilir.
- cPanel/DirectAdmin gibi panellere erişim, ajans bazlı bir SSO akışıyla geliştirme ekibine devredilip, parola paylaşımı minimize edilebilir.
- Özel geliştirilmiş admin panellerinde OIDC entegrasyonu ile girişler tek noktadan yönetilebilir.
Buradaki ana fikir: Kimlik ve yetki yönetimini dağıtık panellerde değil, merkezi bir yerde çözmek. Zero Trust ilkeleriyle birleştirildiğinde, panellere doğrudan IP kısıtlaması + SSO + VPN üçlü kombinasyonu, pratikte oldukça güçlü bir bariyer oluşturur.
Farklı Ölçekler İçin Zero Trust Mimarisi Örnekleri
Şimdi teoriyi biraz daha somutlaştıralım ve üç tipik senaryo üzerinden gidelim.
1) Küçük Ekip + Tek VPS Senaryosu
Elinizde DCHost üzerinde çalışan bir VPS var; Laravel veya WordPress barındırıyorsunuz, ekip 3–5 kişilik. Uygulanabilir Zero Trust adımları:
- Sunucuda parola ile SSH girişini kapatın, sadece SSH anahtarlarıyla erişim verin.
- SSH portunu doğrudan internete açmak yerine, küçük bir VPN (WireGuard gibi) kurun; SSH sadece VPN ağından erişilebilsin.
- VPN erişimini kişisel hesaplarla ve kısa oturum süreleriyle sınırlandırın.
- cPanel veya yönetim paneli erişimlerini IP kısıtlaması + 2FA ile güçlendirin.
- WordPress veya benzeri CMS’lerde, yetkileri rol bazlı net ayırın; admin hesabını paylaşmayın.
Bu modelde ayrı bir bastion host şart değil; tek VPS üzerinde minimal bir Zero Trust katmanı kurmuş olursunuz. Zamanla trafik ve ekip büyüdükçe bastion ve daha gelişmiş SSO’yu devreye alabilirsiniz.
2) Ajans + Onlarca Müşteri Sitesi Senaryosu
Ajanslar için tablo biraz daha karmaşık: Onlarca müşteri, farklı paneller, farklı CMS’ler ve sürekli değişen ekip. Burada tavsiye ettiğimiz mimari şu şekilde:
- DCHost üzerinde ajansa ait ayrı bir yönetim VPS’i (bastion + araçlar için) konumlandırın.
- Tüm müşteri VPS/dedicated sunucularına SSH erişimini sadece bu bastion sunucudan gelecek bağlantılara izin verecek şekilde kısıtlayın.
- Ajans içi VPN kurup, bastion’a sadece bu VPN’den erişim verin.
- cPanel, DirectAdmin ve benzeri panellere erişim modelini, ajanslar için panel erişim yönetimi rehberinde anlattığımız gibi rol bazlı kurgulayın.
- Müşteri WordPress sitelerinde, SSO veya en azından 2FA + IP kısıtlaması uygulayın.
Böyle bir yapıda; ekip değişse bile bastion ve VPN katmanları sayesinde, erişim hızlıca güncellenebilir, eski çalışanların erişimleri tek yerden iptal edilebilir.
3) Kurumsal + Staging / Production Ayrımı Olan Senaryo
Staging, test ve production ortamları ayrı olan yapılarda Zero Trust mimarisi daha da kıymetli hale gelir:
- Staging ortamına daha geniş bir ekip erişebilir; production ise sadece belirli rollere açık tutulur.
- VPN profilleri staging ve production için ayrı tanımlanır; production VPN’i ek güvenlik kontrolleri (cihaz politikası, daha sık 2FA, kısıtlı IP’ler) içerir.
- Production sunuculara erişim mutlaka bastion host üzerinden yapılır; staging sunucular ise daha esnek olabilir.
- CI/CD sistemleri (GitHub Actions, GitLab CI vb.) için ayrı servis hesapları tanımlanır; insan hesaplarıyla karıştırılmaz.
Böylece staging ortamlarında daha rahat deney yaparken, production tarafında Zero Trust disiplinini tavizsiz sürdürebilirsiniz. DCHost altyapısında çok kiracılı ve çok ortamlı VPS yapılarını planlarken, bu ayrımı en baştan tasarlamanız uzun vadede büyük rahatlık sağlar.
Port Açmadan Yayın ve Zero Trust Kenar Çözümleri
Zero Trust dünyasında son yıllarda öne çıkan pratiklerden biri de port açmadan yayın yapma yaklaşımı. Yani sunucunuzda 80/443 veya 22 gibi portları doğrudan internete açmak yerine, ters tünel veya edge proxy çözümleriyle dış dünyaya yalnızca doğrulanmış istekleri iletmek.
Bunu özellikle Zero Trust edge hizmetleri, tünel ve mTLS tabanlı sistemlerle kurmak mümkün. Bu konuyu daha derinlemesine ele aldığımız port açmadan yayın ve Zero Trust tünel mimarisi yazısına da mutlaka göz atmanızı öneririz.
DCHost üzerindeki VPS veya dedicated sunucularınızda; HTTP(S) trafiğini bu tür tünel çözümlerinden geçirerek, doğrudan IP’ye port açma ihtiyacını büyük ölçüde azaltabilirsiniz. Bu da Zero Trust’ın “açık kapıları kapat, doğrulanmış bağlantıları içeri al” anlayışıyla bire bir örtüşüyor.
DCHost Üzerinde Zero Trust’a Yaklaşmak İçin Uygulanabilir Adımlar
Şimdi tüm parçaları birleştirelim ve DCHost üzerinde barındırdığınız altyapıyı adım adım Zero Trust’a yaklaştıracak bir kontrol listesi çıkaralım:
- Varlıkları envanterleyin: Hangi VPS, dedicated veya colocation sunucularınız var, hangi paneller, hangi admin arayüzleri kullanılıyor; hepsini listeleyin.
- Kimlik kaynağını netleştirin: Kullanıcılar tek bir dizinde/toplamda mı? SSO sağlayıcınız var mı? Yoksa hangi çözümü konumlandıracaksınız?
- SSH ve panel erişimlerini ayırın: Yönetim erişimlerini; SSH/bastion ve web panelleri olarak ikiye bölüp, her biri için farklı katmanlar (VPN, SSO, IP kısıtlama) tanımlayın.
- VPN’i daraltın: Geniş ofis VPN’leri yerine; rol bazlı, sadece gerekli sunuculara gidebilen, kısa ömürlü VPN profillerine geçin.
- Bastion host kurun: Üretim sunucularına doğrudan SSH erişimini kapatıp, tek bir bastion üzerinden erişim verin; burada anlattığımız sertleştirme adımlarını uygulayın.
- SSO entegrasyonlarını başlatın: Mümkün olan panelleri ve admin arayüzlerini SSO ile entegre edin; kullanıcı/parola yönetimini merkezi hâle getirin.
- Loglama ve alarm yapısını gözden geçirin: Zero Trust’ın değeri, bir ihlal anında ne kadar hızlı görebildiğinizle ölçülür. Merkezi loglama ve alarm konusunu, VPS log yönetimi rehberimiz ile birlikte planlayın.
- Periyodik erişim denetimi yapın: Hangi kullanıcının hangi sunucuya erişimi var, son 90 günde giriş yapmış mı, hâlâ şirkette mi; bunları düzenli gözden geçirin.
Bu adımların tamamını bir günde yapmak zorunda değilsiniz. Önemli olan; her çeyrekte bir adımı hayata geçirmek ve ilerlemeyi somut olarak ölçmek. DCHost ekibi olarak, özellikle VPS ve dedicated projelerinizde bu tür mimari dönüşümlerde teknik ekibimizle birlikte planlama yapmaya her zaman açığız.
Özet ve Yol Haritası
Zero Trust, tek bir ürün veya kutu ile “satın alınan” bir şey değil; bir düşünce biçimi ve bu düşünceyi destekleyen mimari kararlar bütünü. Hosting ve sunucu erişimi bağlamında VPN, bastion host ve SSO; bu yaklaşımın omurgasını oluşturuyor.
VPN’i sadece “ofis dışından içeri girmek” için geniş bir tünel olmaktan çıkarıp, rol ve cihaz bazlı mikro erişim katmanına dönüştürdüğünüzde, bir hesabın ele geçirilmesi halinde bile zararı ciddi şekilde sınırlayabiliyorsunuz. Bastion host ile SSH ve RDP erişimlerini tek bir güvenli, loglanan, sertleştirilmiş noktadan geçirerek, hem saldırı yüzeyini daraltıyor hem de denetlenebilirliği artırıyorsunuz. SSO ile de panellere ve admin arayüzlerine dağınık parola ve kullanıcı yönetimi yerine, merkezi, politikalarla şekillenen bir kimlik katmanı kazandırıyorsunuz.
İlk adımda her şeyi mükemmel yapmak zorunda değilsiniz. Örneğin; sadece SSH’ı bastion üzerinden geçirmek, sadece yönetim panellerine 2FA eklemek veya sadece WordPress giriş mimarinizi güvenlik sertleştirme kontrol listemize göre elden geçirmek bile önemli ilerleme sayılır. Buradan sonra VPN ve SSO adımlarını eklemek çok daha kolay hale gelir.
Eğer DCHost üzerinde çalışan mevcut VPS, dedicated veya colocation altyapınız varsa ve Zero Trust yaklaşımına geçişi adım adım planlamak istiyorsanız, teknik ekibimizle beraber mimarinizi gözden geçirip uygulanabilir bir yol haritası çıkarmaktan memnuniyet duyarız. Böylece hem güvenlik seviyenizi yükseltir hem de ekipleriniz için sürdürülebilir, denetlenebilir ve ölçeklenebilir bir erişim modeli kurmuş olursunuz.
