Teknoloji

VPS Üzerinde Kuyruk Sistemi Seçimi: Database Queue, Redis ve RabbitMQ

Bir web uygulaması ya da küçük bir SaaS projesini mimari açıdan planlarken, genelde veritabanı şeması, önbellek, disk ve CPU gibi konular uzun uzun konuşulur; ama arka planda çalışacak kuyruk sistemi çoğu zaman son ana bırakılır. Uygulama büyüdükçe, e-posta gönderimleri, bildirimler, raporlar, dış API entegrasyonları ve yoğun CPU tüketen işler bir noktadan sonra senkron çalıştırılamaz hale gelir. İşte tam bu noktada, VPS üzerinde doğru kuyruk sistemini seçip mimariyi baştan sağlam kurmak büyük fark yaratır.

Database queue, Redis ve RabbitMQ; pratikte en sık karşılaştığımız üç seçenek. Her birinin performans, dayanıklılık, operasyonel yük ve öğrenme eğrisi açısından ciddi artıları ve eksileri var. Biz DCHost tarafında hem kendi altyapımızda hem de müşterilerimizin projelerinde bu üç yaklaşımı da değişik ölçeklerde kullandığımız için, bu yazıda tecrübeyle harmanlanmış bir bakış açısı paylaşmak istiyoruz. Hedefimiz; “hangi teknoloji daha havalı?” sorusunu değil, “benim VPS’im, benim iş yüküm için hangisi daha mantıklı?” sorusunu netleştirmek.

VPS Üzerinde Kuyruk Sistemine Neden İhtiyaç Duyarsınız?

Önce soruyu kökünden netleştirelim: Neden kuyruk? Çünkü her isteği anında, kullanıcı beklerken yapmak zorunda değilsiniz, hatta çoğu zaman bunu yapmanız gereksiz pahalı ve riskli olur.

Tipik VPS senaryolarında kuyruğa atılması mantıklı işlere örnekler:

  • Toplu e-posta veya SMS gönderimleri (kampanya, bildirim, şifre sıfırlama)
  • PDF fatura/rapor üretimi, görsel yeniden boyutlama, video işleme
  • Üçüncü parti API’lere (ödeme, kargo, CRM) yapılan yavaş istekler
  • Arka planda çalışan veri senkronizasyonu, cache ısıtma, arama indeks güncelleme
  • Yoğun hesaplama içeren skor, raporlama veya istatistik işlemleri

Eğer bunları doğrudan HTTP isteği içinde yaparsanız:

  • Kullanıcı tarafında istek süreleri uzar, TTFB yükselir.
  • VPS üzerindeki PHP-FPM veya Node.js worker’lar gereksiz meşgul kalır.
  • Harici servislerde kısa süreli problem olduğunda tüm site yavaşlar veya hata verir.

Oysa bir kuyruk sistemiyle; web isteği sadece işi tanımlar ve kuyruğa yazar. Asıl ağır işi arkadaki worker süreci üstlenir. Bu yaklaşım, VPS üzerinde arka plan işleri ve kuyruk yönetimi yazımızda da detaylandırdığımız gibi, hem performansı hem de uygulama stabilitesini doğrudan iyileştirir.

Temel Kavramlar: İş, Worker, Kuyruk, Broker

Seçim yapmadan önce sözlüğü aynı hizaya getirelim:

  • Job (iş): Kuyruğa atılan ve arka planda çalıştırılan tekil görev. Örneğin “Kullanıcıya hoş geldin e-postası gönder”.
  • Worker (işçi): Kuyruğu dinleyip işleri tüketen arka plan süreci. Supervisor, systemd, PM2 vb. ile yönetilir.
  • Kuyruk: İşlerin tutulduğu veri yapısı. FIFO (first-in first-out) mantığıyla çalışır.
  • Broker: Kuyruk sistemini işleten bileşen. Bu makalede broker rolünü veritabanı, Redis veya RabbitMQ oynuyor.

Ayrıca kuyruk sistemleriyle çalışırken şu davranış modelleri önemlidir:

  • At-least-once teslim: Bir iş hata durumunda tekrar çalıştırılabilir; bu nedenle işlerin idempotent (tekrar çalıştırılsa da yan etki yaratmayacak) tasarlanması gerekir.
  • En fazla bir kez (at-most-once): Bazı mesaj sistemleri bu modele yaklaşmaya çalışır ama genellikle daha karmaşık konfigürasyon gerektirir.

Database Queue: Avantajlar, Dezavantajlar ve Ne Zaman Mantıklı?

Database Queue Nasıl Çalışır?

Database queue, basitçe veritabanında bir jobs tablosu tutup işleri satır olarak yazmak anlamına gelir. Uygulama yeni bir iş üretince tabloya ekler, worker işlemleri de belirli aralıklarla bu tablodan bekleyen işleri çekip işler.

Laravel, Symfony, Django gibi birçok framework bu yaklaşımı destekler. Genellikle işin payload’ı JSON olarak tutulur; işin durumu (pending, processing, failed, completed) ise sütunlar üzerinden takip edilir.

Database Queue’nun Avantajları

  • Ekstra servis gerektirmez: Zaten kullandığınız MySQL/MariaDB/PostgreSQL üzerinde çalışır. Küçük VPS’lerde kurulum basitliği büyük avantajdır.
  • Güçlü dayanıklılık: Veriler diskte ve veritabanı motorunun ACID garantileriyle saklanır. VPS restart olsa bile işler kaybolmaz.
  • Kolay gözlem ve debug: İş kayıtları zaten veritabanında olduğu için, SQL ile sorgulayıp hangi işin ne durumda olduğunu rahatça görebilirsiniz.
  • Küçük projeler için yeterli: Düşük–orta hacimli iş yüklerinde çoğu ekibe performans olarak fazlasıyla yeter.

Database Queue’nun Dezavantajları

  • Veritabanı yükü artar: Yoğun kuyruk trafiğinde insert/select/update akışı, asıl uygulama sorgularınızla aynı kaynakları kullanır. Bu da contention yaratabilir.
  • Lock ve deadlock riski: Yanlış indeksleme veya locking stratejisi ile beklenmedik kilitlenmeler görebilirsiniz.
  • Ölçeklenebilirlik sınırlı: Yük çok arttığında kuyruk tablosu şişer, indeksler büyür, maintenance ihtiyacı artar.
  • Gecikme: Worker’lar genellikle belirli periyotlarla tabloyu poll eder. Gerçek zamanlı tepki beklediğiniz senaryolarda milisaniye hassasiyetinde davranmayabilir.

Hangi Senaryolarda Database Queue Kullanılır?

DCHost müşterilerinde sıkça gördüğümüz sağlıklı database queue kullanım senaryoları:

  • Günlük 1.000–10.000 arası job üreten küçük–orta ölçekli kurumsal siteler
  • Yalnızca e-posta/bildirim için kuyruk kullanan, başka ağır işi olmayan CMS tabanlı siteler
  • VPS üzerinde tek veritabanı ve tek uygulama barındıran, sade mimariler

Eğer projeniz bu profile uyuyorsa ve ekstra bir servis yönetmek istemiyorsanız, başlangıçta database queue ile yola çıkmanız son derece makul. Ancak yine de düzenli bakım (index optimizasyonu, tablo temizlik işleri vb.) için bir planınız olsun. Örneğin WordPress tarafında veritabanı temizliğini anlattığımız WordPress veritabanı optimizasyonu rehberinde bahsettiğimiz prensiplerin benzerini kuyruk tabloları için de uygulayabilirsiniz.

Redis Queue: Bellek Tabanlı Hız

Redis Kuyruğun Çalışma Mantığı

Redis, bellek tabanlı bir veri yapısı sunucusudur. Kuyruk için genellikle list veya stream yapıları kullanılır. Uygulama job’ı Redis’e yazar, worker süreçleri de bu listeleri/stream’leri dinleyerek işleri anında çeker.

Redis’in temel avantajı, okuma–yazma operasyonlarının RAM’de gerçekleşmesi sayesinde çok düşük gecikme ve yüksek throughput sağlamasıdır. Bu yüzden yüksek hacimli job trafiğinde veritabanına göre dramatik performans kazanımı sunabilir.

Redis Kuyruğun Güçlü Yanları

  • Çok hızlı: Milisaniye mertebesinde job push/pull işlemleri. Özellikle yoğun arka plan işi üreten Laravel, Node.js, Go tabanlı uygulamalarda farkı hemen hissedersiniz.
  • Düşük CPU yükü: İyi ayarlanmış bir Redis sunucusu, veritabanına göre çok daha hafif CPU tüketimiyle yüksek iş hacmi kaldırabilir.
  • Basit mimari: Tek VPS üzerinde Redis + uygulama + worker kombinasyonu çoğu küçük–orta proje için fazlasıyla yeterlidir.
  • Ek özellikler: Rate limiting, cache, session gibi başka ihtiyaçlarınız için de Redis’i kullanabilirsiniz. Bu konuyu PHP session ve cache depolama rehberimizde ayrıntılı anlatıyoruz.

Redis Tarafında Dikkat Etmeniz Gerekenler

  • Bellek tüketimi: Tüm veri RAM’de tutulur. Kuyrukta çok büyük payload’lar kullanıyorsanız VPS’inizde yeterli RAM ayırmanız gerekir.
  • Dayanıklılık ayarları: Varsayılan ayarlarla, VPS ani kapanırsa son yazılan bazı işler kaybolabilir. RDB/AOF ayarlarını, disk I/O ile performans dengesi kuracak şekilde yapılandırmanız önemli.
  • Tek thread mimarisi: Redis tek thread çalışır, ama tek çekirdeği çok verimli kullanır. Yine de CPU sınırlı, çok yoğun trafikli senaryolarda ölçekleme planınız olmalı.
  • Operasyonel sorumluluk: Redis bir veritabanına göre daha hafif olsa da, yine de monitoring, backup ve sürüm güncellemeleri tarafında düzenli bakım ister.

Hangi Senaryolarda Redis Daha Uygun?

DCHost tarafında Redis’i genellikle şu durumlarda öneriyoruz:

  • Laravel, Symfony, Node.js gibi modern framework’lerle geliştirilmiş, saniyede onlarca–yüzlerce job üreten uygulamalar
  • Gerçek zamanlıya yakın tepki süresi gerektiren işler (bildirim, websocket tetikleme vb.)
  • Hem cache/session hem kuyruk ihtiyacının aynı VPS üzerinde çözüleceği mimariler

Özellikle Laravel projelerinde Redis + Horizon ikilisi çok verimli bir kombinasyon sunuyor. Laravel Horizon ve queue işleri için VPS kaynak planlama rehberimizde hem Redis bellek kullanımını hem de worker sayısını nasıl hesaplayabileceğinizi detaylı şekilde anlattık. Redis ile çalışırken en kritik nokta, job’ların mümkün olduğunca küçük payload’lar taşıması ve yoğun rapor/veri yığını yerine referans ID yazıp ihtiyaç olduğunda veritabanından çekmenizdir.

RabbitMQ: Mesaj Kuyruğu mu, Olay Mimarisi mi?

RabbitMQ Temelleri: Exchange, Queue, Routing Key

RabbitMQ klasik anlamda bir “message broker”tır. Redis’ten farklı olarak, publish/subscribe, routing, topic bazlı mesajlaşma gibi gelişmiş desenleri birinci sınıf vatandaş olarak sunar.

  • Exchange: Mesajların ilk uğradığı, kurallara göre farklı kuyruklara yönlendirildiği bileşen.
  • Queue: İşlerin tüketileceği son durak; worker süreçleri buradan mesajları çeker.
  • Routing key / binding: Hangi mesajın hangi kuyruğa gideceğine karar veren eşleştirme mekanizması.

Bu yapı sayesinde; tek bir olaydan (örneğin “sipariş oluşturuldu”) aynı anda birden fazla bağımsız servisi tetikleyebilir, her bir servisin kendi kuyruğunu dinlemesini sağlayabilirsiniz.

RabbitMQ’nun Avantajları

  • Gelişmiş routing yetenekleri: Fanout, topic, direct gibi exchange türleri sayesinde karmaşık iş akışlarını çok esnek şekilde modelleyebilirsiniz.
  • Farklı dillerle uyum: PHP, Node.js, Python, Go, Java… Hemen her dil için sağlam client kütüphaneleri vardır.
  • Kalıcı mesajlar: Doğru konfigürasyonla, mesajlar diske yazılır ve broker yeniden başlasa bile kaybolmaz.
  • Akış kontrolü ve ack mekanizmaları: Worker süreçleri mesajları başarıyla işlediğini ack ile bildirir, hata durumunda yeniden kuyruğa döndürülebilir.

Dezavantajlar ve Operasyonel Karmaşıklık

  • Kurulum ve yönetim daha karmaşık: Database veya Redis’e göre öğrenme eğrisi daha diktir. Cluster, HA, disk boyutu, policy’ler dikkatli planlanmalıdır.
  • Ek kaynak ihtiyacı: Tek VPS üzerinde hem web uygulaması hem RabbitMQ koşturuyorsanız RAM ve disk I/O tarafında dikkatli olmalısınız.
  • Monitoring olmadan riskli: Uygun izleme/alarmlar olmadan bir gün fark etmeden kuyruğunuzun patladığını görebilirsiniz. Bu nedenle RabbitMQ, genelde daha olgun ekipler için uygundur.

VPS Üzerinde RabbitMQ Ne Zaman Mantıklı?

RabbitMQ’yu, DCHost tarafında aşağıdaki koşullar sağlandığında önermeye daha yakınız:

  • Birden fazla mikroservisin birbiriyle mesajlaşması gereken, çok servisli mimariler
  • “Sipariş oluşturuldu” gibi bir olaydan en az 3–4 farklı asenkron sürecin (faturalama, stok, raporlama, bildirim vb.) tetiklendiği karmaşık iş akışları
  • Queue başına SLA, önceliklendirme, retry politikaları gibi gelişmiş ihtiyaçlar
  • RabbitMQ yönetimi için temel seviyenin üzerinde DevOps imkânı olan ekipler

Eğer tek VPS üzerinde tek uygulama barındırıyorsanız ve ihtiyacınız basit bir iş kuyruğu ise, çoğu zaman Redis veya database queue ile başlamak daha mantıklı. RabbitMQ’yu, mimari büyüyüp servisler birbirinden ayrışmaya başladıktan sonra devreye almak daha sağlıklı bir yol haritasıdır.

VPS Kaynakları Açısından Karşılaştırma

Pratikte en çok duyduğumuz soru şu: “Aynı VPS’te hem web uygulaması hem de kuyruk sistemi çalıştıracağım; kaynak tüketimi ne olacak?” Kaba ama işe yarar bir karşılaştırma yapalım:

Özellik Database Queue Redis RabbitMQ
RAM kullanımı Düşük–Orta Orta–Yüksek (job hacmine göre) Orta
Disk I/O Orta–Yüksek Düşük–Orta (AOF/RDB ayarına göre) Orta–Yüksek
Kurulum kolaylığı Çok kolay Kolay Orta–Zor
Ölçeklenebilirlik Sınırlı Yüksek Yüksek
Mimari esneklik Düşük Orta Çok yüksek

2 vCPU / 4 GB RAM seviyesinde tipik bir DCHost VPS’teyken:

  • Database queue ile günde birkaç bin job rahatça kaldırabilirsiniz.
  • Redis ile saniyede onlarca–yüzlerce job işleyebilirsiniz; RAM limitlerine dikkat etmek şartıyla.
  • RabbitMQ’yu aynı VPS’e koyacaksanız, worker sayısını sınırlı tutmalı ve disk I/O’yu yakından izlemelisiniz.

Daha detaylı kapasite hesabı için, özellikle PHP ve e-ticaret tarafında hazırladığımız WooCommerce, Laravel ve Node.js’de doğru VPS kaynaklarını seçme rehberini gözden geçirmenizi öneririz.

Worker Süreçleri, PHP-FPM ve İzolasyon

VPS üzerinde kuyruk sistemi seçiminin bir diğer önemli boyutu da, worker süreçlerini web isteklerinden nasıl ayırdığınızla ilgilidir. Özellikle PHP tabanlı uygulamalarda, aynı PHP-FPM havuzunun hem HTTP isteklerini hem de kuyruk worker’larını yürütmesi, kaynak rekabetine ve beklenmedik zamanlarda yavaşlamalara yol açabilir.

Bu nedenle, yoğun kuyruk kullanan PHP projelerinde şu yaklaşımı tavsiye ediyoruz:

  • Web istekleri için bir PHP-FPM havuzu
  • Queue worker’ları için ayrı bir PHP-FPM havuzu

Böylece worker’lar kilitlense veya yoğunlaşsa bile, web istekleri daha az etkilenir. Bu konuyu adım adım anlattığımız PHP session ve queue işçileri için ayrı PHP-FPM işlem havuzu kurma rehberimiz, pratik ayarlarla birlikte iyi bir başlangıç noktası olacaktır.

Karar Matrisi: Database Queue, Redis mi, RabbitMQ mu?

Tüm bu bilgileri net bir karar matrisine dönüştürelim. Aşağıdaki sorulara vereceğiniz cevaplar, hangi teknolojinin sizin için daha mantıklı olduğunu büyük ölçüde belirler.

1. Trafik Hacmi ve İş Sayısı

  • Günlük job sayınız 1.000–10.000 aralığındaysa, database queue genellikle yeterli.
  • Saniyede onlarca job üreten canlı bir sisteminiz varsa, Redis çok daha konforlu bir tercih.
  • Birden fazla servisin birbirine mesaj attığı yüksek hacimli dağıtık yapılarda RabbitMQ öne çıkıyor.

2. Ekip Tecrübesi ve Operasyon Kapasitesi

  • Sistemi yönetecek DevOps kaynağınız sınırlıysa, database queue veya Redis ile başlamak daha gerçekçi.
  • RabbitMQ kurulumu, izlenmesi ve bakımı için en az bir kişinin bu konuya ciddi mesai ayırması gerekir.

3. İş Akışlarının Karmaşıklığı

  • Tek uygulama, birkaç tip job ve basit retry senaryoları: Database queue veya Redis işinizi görür.
  • Event-driven (olay güdümlü) mimari, çoklu servisler ve karmaşık routing ihtiyaçları: RabbitMQ daha uygun.

4. Dayanıklılık ve Veri Kaybı Toleransı

  • “En kötü ihtimalle birkaç bildirim kaybolabilir” diyorsanız, Redis’in varsayılan ayarları çoğu zaman yeterli.
  • “Bu işi kesin çalıştırmam lazım, asla kaybolmamalı” diyorsanız, database queue veya düzgün yapılandırılmış RabbitMQ tercih edin; Redis’i mutlaka kalıcılık (persistence) açık şekilde kurun.

5. Gelecek Planı ve Ölçeklendirme

  • Kısa vadede küçük kalacak, orta vadede de çok büyümeyecek bir proje için database queue ile başlamak gayet mantıklı.
  • Bir–iki yıl içinde trafik ve karmaşıklığın artacağını öngörüyorsanız, doğrudan Redis ile başlamak, ilerideki geçiş maliyetinizi azaltır.
  • Uzun vadede mikroservis mimarisine geçmeyi planlıyorsanız, RabbitMQ’yu yol haritanıza erkenden dahil edip yavaş yavaş öğrenmek iyi bir strateji olabilir.

DCHost Perspektifi: Tek VPS’ten Çoklu Sunucuya Geçiş

Birçok projede gördüğümüz tipik evrim şöyle ilerliyor:

  1. Aşama 1: Tek DCHost VPS, database queue, birkaç worker, basit cron job’lar.
  2. Aşama 2: Aynı VPS üzerinde Redis kurulumu; kuyruk, cache ve session Redis’e taşınıyor; worker sayısı artırılıyor.
  3. Aşama 3: Artan yükle birlikte veritabanı ayrı VPS’e ayrılıyor; kuyruk sistemi ve uygulama aynı VPS’te kalıyor.
  4. Aşama 4: Mikroservise geçiş ihtiyacı belirince, Redis yanında RabbitMQ veya başka bir message broker devreye alınıyor.

Bu yolculuk boyunca, worker yönetimi tarafında Supervisor, systemd, PM2 gibi araçlar kullanmak kritik önem taşıyor. Ayrıntılı bir arka plan iş mimarisi kurmak isteyenler için, adım adım pratik detayları anlattığımız VPS üzerinde arka plan işleri ve kuyruk yönetimi rehberimizi mutlaka okumanızı öneririz.

Sonuç ve Önerilen Yol Haritası

VPS üzerinde kuyruk sistemi seçimi, tek bir “doğru cevap”tan çok, projenizin bugünkü ve yarınki ihtiyaçlarına göre şekillenen bir mimari karardır. Database queue size sadelik ve güçlü dayanıklılık sunarken, Redis hız ve esneklik sağlar, RabbitMQ ise karmaşık olay akışlarında güçlü bir omurga haline gelir. Önemli olan, bu araçlardan hangisinin ekibinizin tecrübesi, projenizin karmaşıklığı ve DCHost VPS’inizin kaynaklarıyla daha uyumlu olduğunu netleştirmektir.

Eğer yeni başlıyorsanız ve iş hacminiz çok yüksek değilse, temiz tasarlanmış bir database queue ile başlamanız çoğu zaman yeterli olacaktır. Yük ve gerçek zamanlılık ihtiyacı arttıkça Redis’e geçebilir, mimari mikroservisleşmeye doğru evrilirken RabbitMQ gibi daha gelişmiş çözümleri plana alabilirsiniz. Bu süreçte, worker izolasyonu, PHP-FPM havuz tasarımı, RAM ve disk planlaması gibi konularda desteğe ihtiyacınız olursa, DCHost ekibi olarak aynı dili konuşabildiğimiz teknik rehberlerle ve altyapı önerileriyle yanınızdayız.

Projelerinizi kuyruk sistemleriyle bir üst seviyeye taşımak, uygun boyutta DCHost VPS seçmek veya var olan mimarinizi gözden geçirmek isterseniz, bize ulaşıp senaryonuzu birlikte değerlendirebiliriz. Sağlam bir kuyruk mimarisi; daha hızlı yanıt veren, daha az hata veren ve büyümeye hazır bir altyapının temel parçalarından biri olacak.

Sıkça Sorulan Sorular

Günlük job hacminiz düşükse (örneğin 500–2.000 arası) ve ekibinizde ayrı bir DevOps sorumlusu yoksa, VPS üzerinde database queue ile başlamak çoğu zaman en mantıklı yoldur. Ek bir servis kurmanıza gerek kalmaz, sadece mevcut veritabanınızı kullanırsınız ve mimari sade kalır. Job tablolarını düzenli temizlediğiniz, indeksleri takip ettiğiniz ve worker süreçlerini Supervisor veya systemd ile yönetip izlediğiniz sürece uzun süre sorunsuz gidebilirsiniz. Trafik ve job hacmi belirgin şekilde artmaya başladığında, Redis’e geçiş planını gündeme almanız yeterli olur.

Redis, doğru yapılandırıldığında kuyruk için oldukça dayanıklı bir çözümdür; ancak varsayılan ayarlarla çalıştırıldığında VPS’in ani kapanması gibi durumlarda son yazılan bazı job’ların kaybolma riski vardır. Bunu azaltmak için RDB snapshot aralığını makul seviyeye çekmek, AOF (Append Only File) modunu uygun fsync ayarlarıyla etkinleştirmek ve disk I/O ile performans arasında denge kurmak önemlidir. Ayrıca job payload’larını olabildiğince küçük tutmanız, büyük veri bloklarını veritabanında saklayıp Redis’te sadece referansları taşımanız bellek kullanımını kontrol altında tutar. Düzenli yedekleme ve monitoring ile Redis kuyruk, pratikte oldukça güvenilir bir çözüm haline gelir.

Veritabanı kuyruğunun sınırı, hem VPS kaynaklarınıza hem de veritabanı tasarımınıza bağlıdır. İyi indekslenmiş bir jobs tablosu, arka planda düzenli temizlik (tamamlanan veya çok eski job’ların silinmesi) ve makul sayıda worker ile günde on binler seviyesine kadar job kaldırmak mümkündür. Asıl problem genellikle tablo şişmesi ve indekslerin büyümesiyle birlikte ortaya çıkan performans düşüşü ve lock problemleridir. Bu noktaya yaklaşmaya başladığınızda, yavaş sorgu loglarını izlemek, jobs tablosunun büyümesini takip etmek ve CPU/disk I/O grafikleriyle gerçek veriyi görmek iyi bir sinyal olur. Bu sinyaller sık sık kırmızıya dönüyorsa, Redis’e veya daha karmaşık akışlar için RabbitMQ’ya geçiş zamanınız gelmiş demektir.

Küçük ve orta ölçekli projelerde, aynı VPS üzerinde hem web uygulamasını hem de kuyruk sistemini (database veya Redis) çalıştırmak oldukça yaygın ve pratik bir çözümdür. Önemli olan, CPU, RAM ve disk I/O kullanımını düzenli izlemek ve worker süreçlerini web isteklerinden mantıklı şekilde izole etmektir. Örneğin PHP projelerinde ayrı PHP-FPM havuzları tanımlamak ve worker sayısını kademeli artırmak, ani yük artışlarında tüm VPS’in kilitlenmesini engeller. Trafik ve job yükü belirli bir eşiği geçtiğinde ise veritabanını veya kuyruğu ayrı bir VPS’e ayırmak doğal bir sonraki adımdır. DCHost tarafında gördüğümüz iyi pratik, önce tek VPS’te temiz bir mimari kurmak, sonra gerçek metriklere göre yatay ayrıştırmaya gitmektir.