Teknoloji

Türkçe Karakterli IDN Alan Adları (.com, .com.tr) Ne Zaman Kullanılmalı?

İçindekiler

Türkçe Karakterli IDN Alan Adları Neden Hâlâ Tartışma Konusu?

“ş, ğ, ı, ç, ö, ü” içeren alan adları artık teknik olarak mümkün; hem .com hem de .com.tr için Türkçe karakter desteği uzun süredir hayatımızda. Buna rağmen birçok ajans, yazılım evi ve marka toplantılarda hâlâ aynı soruyu soruyor: “Marka adımızı turkcekarakterli.com mi alsak, yoksa klasik turkcekarakterli.com mu kalsak? İkisini birden mi yönetmeliyiz?”

Bu kararsızlık aslında üç ana başlığa dayanıyor: SEO etkisi, e-posta uyumluluğu ve teknik entegrasyon riski. Google, IDN (Internationalized Domain Name) desteğini yıllardır sunuyor; tarayıcılar Türkçe karakterli alan adlarını sorunsuz açıyor. Öte yandan e-posta tarafında bazı istemciler ve servisler hâlâ tam uyumlu değil; bazı entegrasyonlar punycode görünce kırılabiliyor. Yani mesele sadece “güzel görünüyor mu?” sorusundan çok daha derin.

Bu yazıda DCHost ekibi olarak, .com ve .com.tr uzantılı Türkçe karakterli IDN alan adlarının ne zaman mantıklı olduğunu; SEO, e-posta ve teknik uyumluluk açısından artı-eksi tablolarını netleştireceğiz. Amacımız, toplantıda “Hangi domaini ana yapalım, hangisini yönlendirelim?” sorusuna teknik olarak savunulabilir, pratikte uygulanabilir bir yol haritası çıkarmanız.

Türkçe Karakterli IDN Alan Adı Nedir, Nasıl Çalışır?

Önce kavramları netleştirelim. IDN (Internationalized Domain Name), alan adlarında yalnızca a-z, 0-9 ve tire yerine; farklı alfabelerden harfler (örneğin Türkçe, Arapça, Kiril, Yunanca) kullanılmasına izin veren standarttır. Yani:

  • ASCII domain: turkcekarakterli.com
  • IDN domain: türkçekarakterli.com

Tarayıcı çubuğunda ikinciyi görürsünüz; ama DNS tarafında bu alan adları punycode denilen ASCII formatına dönüştürülerek saklanır. Örneğin “öğrenci.com” gibi bir alan adı, DNS kayıtlarında xn--… ile başlayan ASCII bir dizeye dönüşür. Sunucular, SSL sertifikaları ve DNS kayıtları aslında bu ASCII halini görür; siz ve ziyaretçileriniz tarayıcıda Türkçe karakterli, temiz halini görürsünüz.

Önemli nokta: SEO, e-posta ve entegrasyonlarda teknik olarak çalışan taraf her zaman punycode karşılığıdır; ama günlük kullanımda ve marka algısında konuştuğumuz şey insan gözüyle görünen Türkçe karakterli versiyondur.

.com ve .com.tr’de Türkçe Karakter Desteği

Bugün itibarıyla:

  • .com uzantısında Türkçe karakterli IDN desteği yıllardır var.
  • .com.tr ve diğer .tr alt uzantılarında da Türkçe karakterler destekleniyor.

Yani hem markaadi.com hem de markaadı.com gibi iki farklı alan adını almanız teknik olarak mümkün. Bunlar kayıt sisteminde birbirinden tamamen farklı domainlerdir; yönlendirme, SSL, DNS ve e-posta tarafında ayrı ayrı ele alınmaları gerekir.

.com.tr tarafındaki kayıt koşulları, marka tescili ve kurumsal gereklilikler için daha önce hazırladığımız .com.tr alan adı kayıt şartları, güven ve SEO rehberine mutlaka göz atmanızı öneririz.

SEO Açısından Türkçe Karakterli Domainler: Artılar, Eksiler ve Strateji

SEO tarafında yanlış bilinen çok şey var. “Google Türkçe karakterli domainleri sevmez” veya “ş, ğ olursa indexlenmez” gibi cümleler teknik olarak doğru değil. Google, Bing ve modern arama motorları IDN alan adlarını yerel kullanıcılar için tamamen normal kabul ediyor.

Arama Motorları IDN Domainleri Nasıl Görüyor?

Arama motorları URL’yi işlerken, arka planda:

  • Alan adını punycode haline çevirir.
  • URL yolundaki Türkçe karakterleri de UTF-8 / URL encode ile yorumlar.
  • Sonrasında bu URL’yi diğer tüm sayfalarla aynı algoritmalarla değerlendirir.

Yani tek başına alan adında Türkçe karakter olması ne pozitif ekstra bonus getirir, ne de sırf bu yüzden negatif puan yazılır. Önemli olan:

  • Güçlü içerik ve otorite (backlink, marka aranma hacmi, kullanıcı davranışı)
  • Tek domain üzerinde dağılmamış sinyaller
  • Doğru yönlendirmeler ve canonical kullanımı

En Büyük SEO Riski: Otoriteyi İkiye Bölmek

Gerçek hayatta gördüğümüz en büyük hata şu:

  • markaadi.com üzerinde bazı sayfalar
  • markaadı.com üzerinde bazı sayfalar

ve aralarında tutarsız yönlendirme/canonical kullanımı.

Böyle olunca:

  • Backlink’ler iki alan adına dağılır.
  • Kullanıcılar kimi zaman ASCII, kimi zaman Türkçe versiyonu paylaşır.
  • Arama motorları hangi domaini “ana” kabul edeceğini net göremeyebilir.

SEO açısından ideal olan; yalnızca bir alan adını ana domain olarak seçip, diğerini %100 net 301 yönlendirmeyle destekleyici olarak kullanmaktır.

Hangi Alan Adını Ana Yapmalı?

Burada tek bir doğru yok; projeye göre karar veriyoruz. DCHost tarafında müşterilerle yaptığımız planlamalarda genellikle şu kriterlere bakıyoruz:

  • Hedef kitle: Neredeyse tamamen Türkiye pazarına oynayan, B2C ağırlıklı, offline reklamı yoğun (TV, outdoor, broşür) markalarda Türkçe karakterli domain daha akılda kalıcı olabiliyor.
  • Uluslararası planlar: Şimdiden veya orta vadede yurt dışı hedefi olan girişimlerde, yabancı klavyelerde yazımı kolay ASCII .com genellikle ana domain seçiliyor.
  • Mevcut backlink/SEO gücü: Yıllardır kullanılan, güçlü link biriktirmiş bir ASCII domaininiz varsa; sırf “ş, ğ olsun” diye ana domaini değiştirmek çoğu zaman gereksiz risk.

Daha geniş bir çerçevede alan adı mimarisi kurarken alan adı stratejisi nasıl kurulur rehberinde anlattığımız ccTLD vs gTLD prensiplerini de dikkate almanız faydalı olur.

Önerilen SEO Mimari Modelleri

1) Ana Domain ASCII, IDN Domain Tam 301 Yönlendirme

En risksiz ve çoğu zaman en sağlıklı model:

  • Ana domain: markaadi.com
  • Destekleyici domain: markaadı.com → tüm istekler 301 ile markaadi.com’a yönlendirilir.

Avantajları:

  • Backlink, otorite ve içerik tek domain üzerinde toplanır.
  • Offline mecralarda Türkçe karakterli domain yazabilirsiniz; kullanıcı tıkladığında SEO gücü ana domainde kalır.
  • E-posta, API, 3. parti entegrasyonlar için klasik ASCII domain kullanarak sorun riskini düşürürsünüz.

2) Ana Domain IDN, ASCII Domain Tam 301 Yönlendirme

Bazı markalar özellikle “iç pazarda, televizyon/reklam ağırlıklı büyüyoruz” dediği için şu model seçilebiliyor:

  • Ana domain: markaadı.com
  • Destekleyici domain: markaadi.com → 301 ile IDN domainde aynı URL’ye yönlendirilir.

Bu modelde mutlaka dikkat edilmesi gerekenler:

  • Tüm iç linkler, kanonik etiketler (rel=”canonical”) ve sitemap’ler tek bir domaini işaret etmeli.
  • Search Console, Analytics, reklam ve SEO araçlarının hepsinde aynı ana domain tanımlanmalı.
  • E-posta altyapısı için gerekirse farklı bir ASCII domain ayrılmalı (birazdan detaylandıracağız).

3) Defansif Kayıt: Birden Fazla Versiyonu Al, Tek Domaini Kullan

Marka koruması açısından genellikle en mantıklısı:

  • Türkçe karakterli yazım
  • Türkçe karakterlerin kaldırıldığı yazım
  • Yaygın yazım hataları (örneğin i/ı karışmaları)

gibi birkaç stratejik domaini kayıt altına alıp, hepsini tek bir ana domainde birleştirmek. Typosquat ve marka taklidi risklerini azaltmak için defansif domain satın alma stratejileri yazımızı ayrıca inceleyebilirsiniz.

E-Posta Tarafında Türkçe Karakterli Domain Kullanmak Ne Kadar Güvenli?

SEO tarafında IDN kullanmak nispeten güvenliyken, e-posta konusu hâlâ gri bir alan. Çünkü işin içine sadece alan adı değil, e-posta istemcileri, mobil uygulamalar, spam filtreleri ve çok sayıda eski sistem giriyor.

Teknik Arka Plan: EAI (Email Address Internationalization)

Teknik standartlara göre, e-posta adresinde:

  • Domain kısmı (örnek: @örnek.com) IDN ile kullanılabiliyor.
  • Kullanıcı adı/local-part (örnek: bilgi@) kısmının da UTF-8 karakter desteklemesi için EAI (Email Address Internationalization) standartları tanımlandı.

Ancak pratikte:

  • Pek çok e-posta istemcisi (desktop/mobile) EAI’yi tam desteklemiyor.
  • Bazı kurumsal sistemler, CRM’ler ve formlar Türkçe karakter gördüğünde e-posta adresini reddedebiliyor.
  • Mail gateway’ler, antispam cihazları ve aradaki bazı proxy’ler bu adresleri bozulmuş şekilde loglayabiliyor.

Sonuç: Teorik olarak mümkün olsa da, tamamen Türkçe karakterli e-posta adreslerinin teslim edilebilirlik ve uyumluluk riski hâlâ yüksek.

Pratik Öneri: Web’de IDN, E-Postada ASCII Kullan

DCHost tarafında gerçek projelerde önermeyi en güvenli bulduğumuz model genellikle şu:

  • Web sitesi için: IDN domain +/veya ASCII domain (SEO stratejinize göre)
  • E-posta adresleri için: mutlaka ASCII domain (örneğin markaadi.com)

Yani:

  • Web’de: kullanıcılar markaadı.com görsün, tıklasın; arka planda gerekirse 301 ile ana domaine yönlendirin.
  • E-posta kartvizitte: daima [email protected] gibi Türkçe karakter içermeyen adresler yazsın.

Böylece web tarafında yerel dilde, akılda kalıcı bir deneyim sunarken; e-posta tarafında “bana mailin ulaşmadı”, “adres geçersiz dedi” gibi sorunların büyük çoğunluğunu baştan engellersiniz.

SPF, DKIM, DMARC ve IDN Domainler

Kimlik doğrulama (SPF, DKIM, DMARC) kayıtları da alan adı üzerinde çalıştığı için, IDN kullanırken dikkat etmeniz gerekenler var:

  • DNS panelinizde TXT kayıtlarını eklerken, alan adını punycode haliyle görürsünüz.
  • Mail sunucu konfigürasyonlarında da IDN alan adınız çoğu zaman punycode olarak yer alır.
  • DMARC raporlarını okurken, bazı sağlayıcılar raporda punycode gösterir; bu normaldir.

E-posta kimlik doğrulamasını en baştan sağlam kurmak için SPF, DKIM ve DMARC’ı sıfırdan kurma rehberimizi inceleyebilir, IDN kullanacaksanız kayıtları punycode haliyle eklediğinizden emin olabilirsiniz.

Ayrıca teslim edilebilirliği etkileyen diğer faktörler için e-postalar neden spam klasörüne düşüyor kontrol listemiz size net bir yol haritası verecektir.

Teknik Uyumluluk: DNS, SSL, Tarayıcılar ve Üçüncü Parti Servisler

IDN kullanırken “site açılıyor mu, açılmıyor mu?” sorusu çoğu zaman ilk dakikada cevaplanır. Asıl kritik konu; entegrasyonların, panellerin ve otomasyonların IDN ile nasıl davrandığıdır.

DNS ve Punycode Yönetimi

DNS tarafında dikkat etmeniz gerekenler:

  • DNS yönetim panelinizde alan adı genellikle punycode olarak görünür (örnek: xn--… .com).
  • A, AAAA, MX, TXT, CNAME tüm kayıtları bu punycode isim altında oluşturursunuz.
  • Subdomain’lerde de Türkçe karakter kullanırsanız (örneğin mağaza.markaadı.com), yine her bir subdomain için punycode dönüşümü yapılır.

DNS TTL ve yayılım süreleri açısından IDN ile klasik domain arasında bir fark yoktur. Yine de taşıma veya yönlendirme planlarken DNS TTL değerlerini doğru ayarlamak konusundaki rehberimizde anlattığımız stratejik TTL kullanımı, kesintisiz geçiş için hayat kurtarır.

SSL Sertifikaları ve IDN

Modern SSL/TLS sertifika otoriteleri IDN alan adlarını destekliyor. Sertifika üretirken:

  • Sertifikanın CN/SAN alanına teknik olarak punycode hali yazılır.
  • Tarayıcılar sertifikayı doğrularken IDN → punycode eşlemesini otomatik yapar.
  • Kullanıcı, adres çubuğunda Türkçe karakterli alan adınızı görmeye devam eder.

Yani “SSL alırsam IDN ile sorun yaşar mıyım?” sorusunun cevabı; güncel altyapılarda büyük oranda hayır. Burada asıl önemli olan; sertifika yenilemelerini, yönlendirme değişikliklerini ve HSTS gibi gelişmiş ayarları yaparken doğru domaini (IDN mi, ASCII mi?) referans aldığınızdan emin olmanız. HTTPS geçişi yaparken izlemeniz gereken adımlar için HTTP’den HTTPS’e geçiş rehberimizi de kullanabilirsiniz.

Tarayıcılar ve Güvenlik Uyarıları

Tarayıcıların IDN konusunda dikkat ettiği bir nokta daha var: homograph saldırıları. Yani başka alfabelerdeki harflerle orijinal bir domainin taklit edilmesi (örn. latin “a” yerine başka bir alfabenin benzer karakteri).

Modern tarayıcılar, riskli gördükleri bazı IDN alan adlarını punycode şeklinde göstererek kullanıcıyı uyarabiliyor. Türkçe karakterli .com / .com.tr alan adları genelde bu risk grubunda değil; ama bu davranışın varlığını bilmek önemli. Kullanıcı bazen adres çubuğunda Türkçe yerine xn-- ile başlayan bir ifade görürse, bu her zaman yanlış konfigürasyon olduğu anlamına gelmez.

Üçüncü Parti Servisler, API’ler ve Analitik Araçlar

IDN alan adlarıyla en çok karşılaştığımız uyumluluk sorunları şu tip entegrasyonlarda çıkıyor:

  • Eski nesil ödeme sistemi entegrasyonları
  • CRM ya da ERP içindeki domain tabanlı doğrulamalar
  • Log toplama ve analitik araçlarında domain filtreleri
  • Kötü yazılmış regex ile e-posta doğrulayan formlar

Özellikle kampanya ve analitik tarafında, UTM parametreleri, alt alan adları ve yönlendirme zincirleri karıştığında, IDN kullanımı debug sürecini zorlaştırabiliyor. DCHost’ta sahada gördüğümüz yaklaşım genellikle şöyle:

  • Kritik entegrasyonlar (ödeme, CRM, SSO vb.) için ASCII domaini sabit tutmak.
  • IDN domaini daha çok kullanıcıya görünen giriş noktası olarak kullanmak.

Hangi Senaryolarda Türkçe Karakterli Domain Kullanmak Mantıklı?

Toparlayalım ve pratik karar noktalarına gelelim. Aşağıdaki senaryolar, DCHost tarafında en sık gördüğümüz kullanım modelleri.

1) Sadece Türkiye Pazarı, Güçlü TV/Outdoor Kampanyaları

Özellikle B2C odaklı, Türkiye dışına açılma planı olmayan; televizyon, billboard ve broşür gibi geleneksel kanalları yoğun kullanan markalar için:

  • Türkçe karakterli domain kartvizitte ve ekranda çok daha akılda kalıcı.
  • Kullanıcı “şirketadı.com” yazdığında, gözünün gördüğü ile klavyeden yazdığı birebir uyuşuyor.

Bu senaryoda en mantıklı yapı çoğu zaman:

  • Ana domain olarak ASCII .com ya da .com.tr seçmek.
  • Türkçe karakterli eş domainleri 301 ile ana domaine yönlendirmek.
  • Tüm e-posta adreslerini ASCII domainde toplamak.

2) Güçlü Marka İsmi, Türkçe Karakterle Anlamı Değişen Domainler

Bazı marka isimlerinde Türkçe karakter kullanılmadığında marka yanlış okunuyor, hatta kelimenin anlamı bozuluyor. Örneğin:

  • “sirket” vs “şirket”
  • “kisi” vs “kişi”
  • “ask” vs “aşk”

Böyle durumlarda kullanıcıya gösterilen alan adında Türkçe karakterden vazgeçmek marka algısını gerçekten zedeleyebilir. Bu gibi özel durumlarda:

  • Web tarafında IDN’i ön plana çıkarmak (markaadı.com).
  • Ancak SEO, e-posta ve entegrasyonlarda tek ana domain mantığına sıkı sıkıya bağlı kalmak.

Burada asıl kritik olan, SEO mimarisini baştan doğru kurmak. URL yapısı, 301 yönlendirmeler ve canonical etiketler için SEO kaybı olmadan URL yapısı değiştirme rehberimiz size hem geçişte hem de yeni kurulumda iyi bir çerçeve sunar.

3) Uluslararası Büyüme Hedefi Olan Girişimler

Yurt dışı hedefi olan bir SaaS, startup veya e-ticaret projesi için neredeyse her zaman önerimiz:

  • Ana domaini ASCII .com seçmek (kolay yazılabilir, global tanınan uzantı).
  • Türkiye özelinde isterseniz Türkçe karakterli .com.tr / .com alan adını alın; ama bunları ana domainde birleştirerek yönlendirme yapın.

Uluslararası alan adı mimarisini kurgularken, sadece IDN değil; .com vs ccTLD tercihlerini de birlikte düşünmek gerekir. Bu noktada .com mu ccTLD mi? Uluslararası SEO için doğru domain mimarisi yazımızı rehber alabilirsiniz.

4) Ajanslar ve Çoklu Marka Yönetenler

Birden fazla müşterinin alan adını yöneten ajanslar için en büyük risk; domain portföyünün içinden çıkılmaz hale gelmesi. Aynı markanın:

  • ASCII .com
  • IDN .com
  • ASCII .com.tr
  • IDN .com.tr

gibi kombinasyonlarla çoğalması, DNS ve SSL yönetiminde ciddi karmaşa yaratabilir. Bu yüzden ajans tarafında en pratik yaklaşım:

  • Her marka için resmî bir “ana domain” belgesi tutmak.
  • Diğer tüm domainleri ya 301 ile ana domaine yönlendirmek ya da tamamen park/defansif kullanımda bırakmak.
  • Hangi domainden e-posta gönderileceğini standartlaştırmak.

DCHost ile Pratik Uygulama: IDN + ASCII Domaini Sağlam Bir Mimaride Nasıl Kurarsınız?

DCHost altyapısında hem Türkçe karakterli (.com, .com.tr) hem de klasik ASCII domainleri aynı hosting hesabında, aynı VPS’te veya dedicated sunucuda rahatlıkla birlikte yönetebilirsiniz. Pratikte izlediğimiz adımlar genellikle şöyle:

1) Domain Mimarisi Kararını Netleştirme

  • Hangi domain ANA olacak? (SEO, Analytics, kampanyalar)
  • Hangi domainler sadece 301 yönlendirme için alınacak?
  • Hangi domain e-posta gönderimi için kullanılacak?

Bu aşamayı netleştirmeden teknik kurulumlara başlamamak, ileride yaşayabileceğiniz SEO ve e-posta karışıklıklarını en baştan önler.

2) DNS ve Yönlendirme Kurulumu

  • Ana domain için gerekli A/AAAA, MX, TXT (SPF, DKIM, DMARC) kayıtlarını eksiksiz tanımlıyoruz.
  • Destekleyici IDN/ASCII domainlerde genellikle yalnızca 301 yönlendirme yapan bir A kaydı/hosting konfigürasyonu tutuluyor.
  • DNS yayılımını planlarken TTL değerlerini TTL stratejisi yazımızdaki gibi, değişiklik döneminde düşürüp, sonrasında yükseltme yaklaşımıyla yönetiyoruz.

3) SSL, HSTS ve Güvenlik Ayarları

  • Ana domain (IDN veya ASCII fark etmeksizin) için tekil veya wildcard SSL kuruyoruz.
  • Yalnızca 301 yönlendirme yapan domainler için de ücretsiz bir sertifika kullanıp, HTTPS üzerinden yönlendirme yaparak güvenli zinciri bozmuyoruz.
  • HSTS, HTTP→HTTPS kalıcı yönlendirmeler ve güvenlik başlıklarını; seçtiğiniz ana domaini referans alarak yapılandırıyoruz.

4) E-Posta Tarafını Temiz Tutma

  • Gönderim ve alım için kullanılacak domaini (genellikle ASCII) belirleyip, diğer domainler üzerinden asla e-posta göndermiyoruz.
  • SPF’de gereksiz çoklu domain karmasından kaçınıyoruz; gerekirse gelişmiş SPF yönetimi rehberimizdeki yöntemleri uyguluyoruz.
  • Kurumsal kullanıcılar için; kartvizit, imza ve dokümanlarda tek ve sade bir e-posta formatı standardı sağlıyoruz.

Sonuç: Türkçe Karakterli IDN Alan Adı Alalım mı, Ana Domain Yapmalı mıyız?

Türkçe karakterli .com ve .com.tr alan adları, doğru kullanıldığında marka algısı ve kullanıcı deneyimi için gerçekten güçlü bir araç. Kullanıcının gördüğü ile okuduğu birebir örtüştüğü için; özellikle Türkiye odaklı, offline kampanyası yoğun markalarda ciddi avantaj sağlayabiliyor.

Ancak kritik nokta şu: Alan adını hangi rolde kullanacağınıza en başta karar vermezseniz, SEO sinyallerini ikiye bölen, e-posta tarafında karışıklığa yol açan, entegrasyonlarda debug süresini uzatan bir mimariyle uğraşmak zorunda kalabilirsiniz. DCHost olarak sahada gördüğümüz en sağlıklı yaklaşım:

  • Bir ana domain seçmek (çoğu zaman ASCII .com veya .com.tr).
  • Tüm Türkçe karakterli varyasyonları ve yazım hatalarını defansif olarak satın alıp, eksiksiz 301 ile ana domaine yönlendirmek.
  • E-posta, SPF/DKIM/DMARC ve entegrasyonları daima tek, ASCII bir domain etrafında toplamak.

Eğer “Markamız için hangi kombinasyon mantıklı, IDN’i ana domain yapsak ne kaybederiz/ne kazanırız?” diye düşünüyorsanız; mevcut alan adlarınızı, DNS kayıtlarınızı ve e-posta mimarinizi birlikte gözden geçirip, DCHost altyapısı üzerinde uzun vadeli ve temiz bir domain stratejisi kurgulamak mümkün. Buradan sonraki adım; portföyünüzdeki domainleri, trafik ve SEO verisiyle birlikte masaya yatırmak ve hangi alan adının hangi rolü üstleneceğini net bir tabloya dökmek.

Doğru kurulduğunda, Türkçe karakterli IDN alan adları risk değil; tam tersine, marka açısından güçlü bir tamamlayıcı katmana dönüşüyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Arama motorları (özellikle Google) Türkçe karakterli IDN alan adlarını teknik olarak klasik alan adlarıyla aynı şekilde işler. Yani sadece alan adında ş, ğ, ı, ö, ü, ç gibi karakterler var diye ekstra bir pozitif ya da negatif puan yazılmaz. SEO performansını belirleyen asıl faktör; içerik kalitesi, backlink profili, kullanıcı davranışı ve teknik site sağlığıdır. Asıl risk, hem ASCII hem de IDN versiyonu aktif kullanıp, yönlendirme ve canonical etiketlerini doğru kurgulamazsanız otoriteyi ikiye bölmenizdir. En sağlıklı yaklaşım, tek bir ana domain seçip diğer domainleri 301 ile ona yönlendirmek ve tüm SEO sinyallerini o ana domainde toplamaktır.

Teorik olarak e-posta adreslerinde hem domain kısmında (örnek.com) hem de kullanıcı kısmında (bilgi@) Türkçe karakter kullanılmasını sağlayan standartlar mevcut (EAI – Email Address Internationalization). Ancak pratikte birçok e-posta istemcisi, eski sistem, CRM ve web formu bu adresleri tam olarak desteklemiyor. Bu da “adres geçersiz” uyarıları, teslim edilemeyen mailler ve hatalı log kayıtları gibi sorunlara yol açabiliyor. Bu yüzden DCHost olarak önerimiz, web tarafında gerekirse Türkçe karakterli domain kullanılsa bile, kurumsal e-posta adreslerini daima ASCII bir alan adı (örneğin markaadi.com) üzerinden çalıştırmanız. Böylece teslim edilebilirlik ve uyumluluk riskini en aza indirirsiniz.

Kararı verirken üç temel kriteri birlikte düşünmelisiniz: hedef pazar, uluslararası planlar ve mevcut SEO gücü. Sadece Türkiye pazarına odaklı, offline kampanyası yoğun bir markaysanız, Türkçe karakterli alan adını kullanıcıya gösterip, teknik tarafta tek bir ana domain etrafında toparlamak mantıklı olabilir. Yurt dışı hedefi olan girişimler için ise genellikle ASCII .com ana domain seçilip, Türkçe karakterli ve .com.tr varyasyonları defansif amaçla alınıp 301 ile ana domaine yönlendirilir. Önemli olan, hangi domaini seçerseniz seçin, tüm içerik, canonical etiketler, sitemap’ler ve backlink stratejisini o tek ana domain etrafında kurgulamanızdır.

Modern SSL sertifika otoriteleri IDN alan adlarını sorunsuz destekliyor. Sertifika üretirken alan adınız teknik olarak punycode formunda (xn-- ile başlayan ASCII karşılığı) sertifikanın CN/SAN alanına yazılır, tarayıcılar bu eşlemeyi otomatik yapar. Yani kullanıcı adres çubuğunda yine Türkçe karakterli halini görür. Dikkat etmeniz gereken şey; HTTP→HTTPS yönlendirmelerini, HSTS ayarlarını ve varsa CDN ya da WAF kurallarını, seçtiğiniz ana domaini baz alarak tutarlı şekilde yapılandırmanız. Ayrıca sadece yönlendirme amaçlı kullandığınız IDN veya ASCII domainlerde de ücretsiz bir sertifika ile HTTPS üzerinden 301 yapmak, güvenlik uyarılarını engeller ve SEO açısından daha temiz bir sinyal üretir.

Teknik olarak mümkün olsa da SEO ve operasyon açısından pek tavsiye edilmez. İki domaini birden aktif kullanırsanız; backlink’ler, kullanıcı paylaşımları ve marka sinyalleri ikiye bölünür. Ayrıca Search Console, Analytics, reklam platformları ve entegrasyonlarda hangi domainin ana olduğunu yönetmek zorlaşır. En sağlıklısı, kullanmak istemediğiniz domaini tamamen park etmek ya da tüm trafiğini 301 ile seçtiğiniz ana domaine yönlendirmektir. Böylece otorite tek yerde toplanır, raporlama sadeleşir ve ileride yapacağınız mimari değişiklikler çok daha kontrollü ilerler.