Teknoloji

Park Alan Adları Nasıl Yönetilir? Parking, 301 ve Canonical İçin Uygulanabilir Stratejiler

Park Alan Adları Neden Bu Kadar Önemli Hale Geldi?

Artık çoğu marka tek bir alan adıyla yetinmiyor. Ana domain’iniz yanında marka adınızın farklı yazılışları, ülke uzantıları, kampanya domain’leri, hatta ileride kullanmayı düşündüğünüz ama şimdilik boşta duran pek çok adres bulunabiliyor. Bu alan adlarının önemli bir bölümü fiilen park alan adı olarak hayatına devam ediyor. Yani üzerinde aktif bir site yok; ya boş bir sayfa gösteriyor ya da ana sitenize yönlendiriliyor.

Burada kritik soru şu: Bu park alan adlarını nasıl yönettiğiniz marka değerinizi, SEO görünürlüğünüzü ve güvenliğinizi doğrudan etkiliyor mu? Cevap net: Evet. Yanlış yapılandırılmış bir 301 zinciri, hatalı canonical etiketleri, unutulmuş bir kampanya domain’i ya da reklam dolu bir parking sayfası hem arama motorlarında hem de kullanıcı güveninde sorun yaratabiliyor.

Bu yazıda DCHost ekibi olarak, onlarca alan adıyla çalışan ajanslardan tek markası için defansif domain alan KOBİ’lere kadar gördüğümüz iyi/kötü örneklerden yola çıkarak, park alan adları için parking sayfası, 301 yönlendirme ve canonical stratejilerini uçtan uca ele alacağız. Hangi durumda sadece park etmek mantıklı, ne zaman mutlaka 301 kullanılmalı, canonical etiket ne zaman hayat kurtarıyor, teknik ayarlar hosting ve DNS tarafında nasıl yapılmalı; hepsini adım adım netleştireceğiz.

Park Alan Adı Nedir, Ne Değildir?

Temelden başlayalım. Kavramları netleştirmek, iyi bir strateji kurmanın ilk adımı.

Park alan adı (parked domain), basitçe söylemek gerekirse şu durumlardan birini ifade eder:

  • Üzerinde aktif site olmayan ama sizin mülkiyetinizde olan domain (boş veya basit bir sayfa gösteriyor)
  • Asıl sitenize yönlendirdiğiniz ek domain (301/302 ile ana siteye gidiyor)
  • cPanel, DirectAdmin vb. panellerde “alias / parked domain” olarak ana siteyle aynı içeriği gösteren domain

Bu noktada addon domain, subdomain ve park domain farkını da kısaca açalım:

  • Park / Alias domain: Aynı dosya kökünü (document root) kullanır, genellikle aynı siteyi gösterir ya da direkt yönlendirilir.
  • Addon domain: Aynı hosting hesabında ama farklı klasörde tamamen ayrı bir site çalıştırır.
  • Subdomain: blog.ornek.com gibi ana domain’in alt alanı, ayrı DNS kaydı ve genelde ayrı içerik.

Özetle park alan adı, ayrı bir proje değil, mevcut marka stratejinizi destekleyen ek bir varlıktır. Bu yüzden yönetiminde hedefiniz, “Bu domain marka ve SEO stratejime nasıl hizmet etmeli?” sorusuna net bir cevap vermek olmalı.

Neden Park Alan Adı Kullanılır? Marka ve SEO Açısından Temel Gerekçeler

Park alan adlarının arkasında çoğu zaman sadece “ileride lazım olur” mantığı yok. Çoğu profesyonel portföyde, gayet bilinçli sebeplerle alınmış ek domain’ler görürüz. En sık karşılaştığımız gerekçeleri gruplayalım:

1. Marka Koruması ve Typosquat Riskini Azaltmak

En kritik neden budur. Özellikle akılda kalıcı ama kolay yanlış yazılabilen marka isimlerinde, kötü niyetli kişilerin benzer domain’leri alıp phishing, sahte kampanya ya da itibar zedeleme için kullanması ciddi risktir. Bu konuda daha derin bir strateji görmek isterseniz, marka koruması için defansif domain satın alma stratejileri yazımızı mutlaka inceleyin.

  • Marka adının yaygın yazım hataları (ornek.comornekk.com)
  • Türkçe karakterli / karaktersiz varyasyonlar (ç, ğ, ı, ö, ş, ü)
  • IDN (uluslararasılaştırılmış) domain’ler
  • Marka + kategori bileşimi domain’ler (marka + urun, marka + kampanya vb.)

2. Farklı Uzantılar (TLD ve ccTLD’ler)

Birçok marka, ana domain olarak .com kullanırken, aynı ismin .com.tr, .net veya faaliyet gösterdiği ülkelere ait .de, .uk gibi uzantılarını da defansif amaçla alıyor. Uluslararası yapı söz konusuysa bu daha da kritik hale geliyor. Bu konuyu geniş çerçevede ele aldığımız alan adı stratejisi nasıl kurulur, ccTLD mi gTLD mi rehberi de göz atmaya değer.

3. Kampanya, Landing Page ve Kısa URL İhtiyacı

Bazen ana domain’iniz uzundur, telaffuzu zordur veya TV/radyo reklamında hızlıca söylenmesi pratik değildir. Bu durumda:

  • Kısa ve akılda kalıcı bir domain alıp kampanyaya yönlendirmek,
  • Offline mecralarda (afiş, broşür) özel bir domain kullanmak,
  • Farklı trafik kaynaklarını ölçebilmek için ayrı domain üzerinden izleme yapmak

gibi senaryolar devreye girer. Bu domain’lerin büyük kısmı kampanya bitince fiilen park alan adına dönüşür; doğru biçimde 301 ve canonical stratejisine bağlanmadığında ise ileride SEO ve kullanıcı deneyimi açısından sorun çıkarabilir.

4. Geleceğe Yönelik Marka Planları

Yeni dikeyler, alt markalar, ürün isimleri… Bugün aktif kullanılmayan ama ileride kullanılma ihtimali olan isimler için domain’i erkenden almak mantıklıdır. Fakat bu domain’lerin “boş” bırakılması, whois bilgisi, DNS ve hatta SSL düzeyinde risk oluşturabilir. En azından temel bir güvenli parking veya marka sayfasına yönlendirilmesi gerekir.

Teknik Temel: DNS, Hosting ve SSL Tarafında Park Yönetimi

Strateji konuşmadan önce, işin altındaki teknik zemini netleştirelim. Bir park alan adını yönetirken üç ana katmanınız var:

  • Domain & DNS katmanı (nameserver, A/AAAA, CNAME vb.)
  • Web sunucusu / hosting katmanı (Apache, Nginx, LiteSpeed, cPanel vb.)
  • Uygulama katmanı (301/302 yönlendirme mantığı, canonical etiketi, içerik)

DNS Tarafında: Park Domain’i Nereye İşaret Etmeliyim?

Genel olarak üç basit yaklaşım vardır:

  1. Domain sağlayıcının park sayfasına bırakmak: Nameserver’lar kayıt firmasına ait kalır, otomatik reklamlı bir parking sayfası çıkar. Marka açısından genelde tavsiye etmiyoruz.
  2. DNS’i ana sitenizin bulunduğu hosting’e yönlendirmek: A/AAAA kayıtlarını ana sitenizin IP’sine verirsiniz. Web sunucusunda bu domain için ayrı bir sanal host veya alias tanımlarsınız.
  3. Harici DNS (ör. özel DNS hizmeti) kullanmak: Tüm alan adlarını tek panelden yönetir, her birine ayrı kayıt seti verirsiniz. Büyük portföyler için idealdir.

DNS kayıt türlerini detaylı anlamak isterseniz, A, AAAA, CNAME, MX, TXT ve SRV kayıtlarını anlattığımız rehber iyi bir başlangıç olacaktır.

SSL / HTTPS Boyutu: Park Domain’de Sertifika Gerekir mi?

Güncel tarayıcılarda, https://parkdomain.com çağrıldığında sertifika hatası görmek istemezsiniz. Bu yüzden:

  • Park domain’i her zaman ana sitenize 301 ile yönlendiriyorsanız, Let’s Encrypt veya benzeri çok alan adını kapsayan sertifika ile bu domain’i de dahil etmek iyi pratiktir.
  • Park domain üzerinde basit bir marka sayfası gösteriyorsanız, mutlaka HTTPS’li çalıştırın.

Çoklu domain senaryolarında Wildcard SSL mi, SAN (Multi-Domain) sertifika mı rehberimiz, hangi sertifika tipinin daha mantıklı olduğunu seçerken işinize yarayacaktır.

Strateji 1: Boş Park Sayfası mı, 301 Yönlendirme mi?

Şimdi en kritik kararlardan birine gelelim: Elinizdeki park alan adları ne yapsın?

  • Sadece basit bir “Bu alan adı markamıza aittir” sayfası mı göstersin?
  • Yoksa doğrudan ana siteye 301 ile yönlensin mi?

Bu sorunun cevabı, domain’in rolüne göre değişir.

Sadece Park Sayfası Gösterilen Domainler

Aşağıdaki durumlarda basit bir park sayfası yeterli olabilir:

  • İleride farklı bir proje için kullanmayı planlıyorsunuz ama şu an hiçbir yere bağlamak istemiyorsunuz.
  • Farklı bir coğrafya veya ürün hattı için düşünülmüş ayrı bir marka olabilir.
  • Sadece defansif olarak almak istediğiniz, asıl markayla bağlantısını çok öne çıkarmak istemediğiniz bir domain olabilir.

Bu senaryoda dikkat etmeniz gerekenler:

  • Domain kayıt firmasının otomatik reklamlı parking sayfası yerine, temiz ve reklamsız basit bir HTML sayfası tercih edin.
  • Bu sayfada indexlenmesini istemediğiniz domain’ler için <meta name="robots" content="noindex, nofollow"> kullanabilirsiniz.
  • İletişim veya güven unsuru gerekiyorsa, marka adınızı, minimal bir logo ve yasal metinleri koyabilirsiniz.

Bu tarz domain’ler genellikle SEO tarafında oyun dışıdır; asıl amaç marka koruması ve gelecekteki esnekliği sağlamaktır.

301 ile Ana Siteye Yönlendirilen Park Domainler

Elinizdeki domain’in amacı, trafikleri ana siteye taşımak ise, neredeyse her zaman doğru tercih kalıcı 301 yönlendirmedir. Özellikle:

  • Marka adınızın farklı uzantıları (marka.com.tr, marka.net vb.)
  • Yaygın yazım hataları ve IDN varyasyonları
  • Eski ana domain’inizden yeni domain’e geçiş senaryoları

için net, tek adımlı 301 yönlendirme kullanmak gerekir. Bu konuda birden fazla alan adını aynı siteye yönlendirmek için hazırladığımız detaylı rehber, pratik örnekler ve senaryolarla daha da derine iner.

Apache (.htaccess) ile 301 Yönlendirme Örneği

Park domain’inizi ana sitenize yönlendirmek için tipik bir .htaccess kuralı şöyle olabilir:

RewriteEngine On
RewriteCond %{HTTP_HOST} ^(www.)?eskidomain.com$ [NC]
RewriteRule ^(.*)$ https://www.yenidomain.com/$1 [L,R=301]

Burada dikkat etmeniz gereken noktalar:

  • Yönlendirme tek adımda bitsin; zincir oluşturmayın (eskidomain → ara-domain → yenidomain gibi).
  • Mümkünse hem www hem çıplak domain’i kapsayın.
  • HTTP’den HTTPS’e geçişi de aynı mantıkla tek adımda çözün. Bu konuda HTTP’den HTTPS’e geçişte 301 yönlendirme ve HSTS rehberimiz işinizi kolaylaştırır.

Nginx ile 301 Yönlendirme Örneği

server {
    listen 80;
    server_name eskidomain.com www.eskidomain.com;
    return 301 https://yenidomain.com$request_uri;
}

Bu blok, eskidomain.com’a gelen tüm istekleri tek hamlede https://yenidomain.com adresine yönlendirir. SSL tarafında da benzer şekilde 443 portu için bir yönlendirme sunucusu tanımlayabilirsiniz.

301 mi 302 mi? Park Domain’de Hangisi?

Park alan adlarında, trafiklerin kalıcı olarak ana domain’e gitmesini istiyorsanız her zaman 301 kullanın. 302 (geçici) yönlendirme, pek çok durumda arama motorlarının gözünde sinyali zayıflatır ve “bu geçici bir durum” mesajı verir. Kampanya amaçlı kısa süreli domain kullanımlarında bile, biten kampanyayı düzgün bir 301 ile ana siteye bağlamak uzun vadede daha sağlıklıdır.

Canonical Domain ve Canonical Etiket: Çakışmaları Temizlemek

Park domain yönetiminde ikinci temel araç canonical stratejisidir. İki farklı seviyede konuşabiliriz:

  • Alan adı seviyesinde canonical domain: www mi, çıplak domain mi ana adresiniz olacak?
  • URL seviyesinde canonical etiketi: Aynı içeriğin birden fazla URL’de bulunması durumunda arama motoruna hangisinin “esas” olduğunu söylemek.

Canonical Domain: www mi Çıplak Alan Adı mı?

Önce şunu netleştirin: Sizin için “resmi” adres hangisi?

  • https://www.ornek.com mu?
  • https://ornek.com mu?

Bu kararı verdikten sonra, diğer varyasyonu (www veya çıplak) 301 ile seçtiğiniz canonical domain’e yönlendirmelisiniz. Teknik ve SEO boyutlarını ayrıntılı anlattığımız www mi çıplak alan adı mı, canonical domain ve 301 ayarlarını anlattığımız yazı, bu kararı alırken size sağlam bir çerçeve sunar.

HTML Canonical Etiketi: Ne Zaman Gerekli?

İdeal dünyada, park domain’lerinizin çoğu zaten 301 ile ana siteye yönlendirilir ve hiçbir zaman aynı içeriği farklı domain’de göstermemiş olursunuz. Ancak aşağıdaki istisnai durumlarda canonical etiket gündeme gelebilir:

  • Belli bir süre için farklı TLD’lerde aynı içeriği göstermeye mecbursunuz (örneğin geçiş sürecinde .com ve .com.tr aynı içeriği sunuyor).
  • Tek kod tabanı üzerinden birden fazla domain çalışıyor; hepsi aynı içeriği gösteriyor.

Bu durumda HTML içinde şu etiketi kullanırsınız:

<link rel="canonical" href="https://www.anasite.com/ornek-sayfa/">

Bu etiket, arama motoruna “Bu sayfanın esas versiyonu şu URL’dir” mesajı verir. Ancak unutmayın: Canonical, 301 yönlendirmenin alternatifi değil, tamamlayıcı sinyaldir. Mümkün olan her durumda, gereksiz domain çoğalmasını 301 ile çözmek daha sağlıklıdır.

Senaryolarla Park Alan Adı Stratejisi

Teoriyi bir kenara bırakıp, gerçek hayatta sık gördüğümüz üç senaryoyu kısaca modelleyelim.

Senaryo 1: Marka + Farklı TLD’ler

Elinizde şu domain’ler var:

  • marka.com (ana site)
  • marka.com.tr
  • marka.net

Türkiye odaklı bir işletmesiniz ve kurumsal kimlikte .com.tr kullanmak istiyorsunuz. Strateji:

  1. Canonical domain olarak https://www.marka.com.tr seçin.
  2. marka.com ve marka.net’i tek adımlı 301 ile https://www.marka.com.tr’ye yönlendirin.
  3. Her üç domain için de HTTPS sertifikasını düzgün kurun.
  4. Search Console’da sadece canonical domain’i aktif yönetin.

Senaryo 2: Eski Domain’den Yeni Domain’e Geçiş

Bu durum SEO açısından en riskli olanıdır. Eski domaininiz (örneğin eskimarka.com) yıllardır otorite kazanmış durumda, fakat marka dönüşümü nedeniyle yenimarka.com’a geçiyorsunuz. Bu durumda:

  • Eski domain’i asla boş bırakmayın,
  • Tüm yolları tek tek yenimarka.com’daki karşılık URL’ye 301 ile bağlayın,
  • Hem alan adı hem URL seviyesinde canonical stratejisini tutarlı kılın.

Bu konuyu alan adı değişikliği özelinde ele aldığımız alan adını değiştirirken SEO kaybetmemek için hazırladığımız rehber, geçiş planınızı yaparken mutlaka elinizin altında olmalı.

Senaryo 3: Defansif Typosquat Domain’ler

Diyelim ki marka adınızın 5 farklı yanlış yazımını ve Türkçe/İngilizce karakter varyasyonlarını aldınız. Bunların hiçbiri kurumsal kimliğinizde kullanılmayacak; tek amaç kötü niyetli kullanım riskini azaltmak.

Burada iki makul yol var:

  • Hepsini doğrudan ana domain’inize 301 ile yönlendirmek.
  • Hepsine, “Bu alan adları X markasına aittir” diyen basit bir noindex parking sayfası sunmak.

İlk yol kullanıcı açısından daha iyi; yanlış yazsa bile doğru siteye gidiyor. İkinci yol ise arama motorlarında gereksiz sinyal üretmesini engellemek açısından tercih edilebilir. Genellikle biz DCHost tarafında, kullanıcı deneyimi öncelikli markalarda 301, daha kapalı strateji tercih eden yapılarda ise temiz parking sayfası öneriyoruz.

Alan Adı Portföyü Büyüdükçe Yönetimi Nasıl Kolaylaştırılır?

Onlarca hatta yüzlerce alan adı olan ajanslar ve büyük markalar için asıl mesele, tek tek teknik ayar yapmak değil, genel bir yönetim modeli kurmaktır. Bu noktada şu pratiklere dikkat edebilirsiniz:

  • Tüm alan adlarınızı türlerine göre etiketleyin (ana domain, aktif site, park – 301, park – noindex vb.).
  • Düzenli aralıklarla portföyü gözden geçirip artık gereksiz hale gelen domain’leri bırakıp bırakmayacağınıza karar verin.
  • DNS tarafında şablonlar (template’ler) kullanarak aynı tip kayıt setlerini kolayca dağıtın.
  • SSL sertifikalarını otomatik yenileme ile yönetin.

Bu ölçek sorunlarını daha geniş çerçevede ele aldığımız alan adı portföy yönetimi rehberi, çoklu domain yapılarında pratik kontrol listeleri sunuyor.

Park Alan Adlarında Yapılan Yaygın Hatalar

Saha deneyiminde en sık karşımıza çıkan hataları derleyelim; büyük kısmı aslında ufak ayarlarla önlenebilir:

  • Reklam dolu, spam görünümlü parking sayfası kullanmak: Kısa vadede birkaç tıklama geliri uğruna marka algısını zedelemek gereksiz risk.
  • 302 (geçici) yönlendirme ile yıllarca yaşamaya devam etmek: Arama motorları için kafa karıştırıcı bir sinyal.
  • Yönlendirme zinciri oluşturmak: domain1 → domain2 → domain3 gibi. Her zaman tek adımda hedefe gidin.
  • HTTPS/SSL’i ihmal etmek: Özellikle mobil tarayıcılarda sertifika hataları kullanıcıyı kaçırır.
  • Canonical domain kararını sık sık değiştirmek: Bir dönem www, sonra çıplak, sonra tekrar www… Tutarlı olun.
  • DNS kayıtlarını takip etmemek: Özellikle TTL ve A/AAAA kayıtları yanlış IP’lere baktığında, hiç farkında olmadan trafik kaybedebilirsiniz.

URL ve yönlendirme değişikliklerinin SEO tarafındaki etkilerini daha net görmek isterseniz, SEO kaybı olmadan URL yapısını değiştirmek için hazırladığımız 301 yönlendirme rehberi iyi bir referans olur.

DCHost Üzerinden Pratik Bir Park Alan Adı Yönetim Akışı

Teoriyi bir araya getirelim ve DCHost altyapısını kullanan bir müşterimizin tipik akışını sadeleştirelim. Varsayım: marka.com ana siteniz, marka.com.tr ve marka.net ise park domain’leriniz.

  1. Alan adlarını DCHost üzerinde toplayın: Kayıt veya transfer ile tüm domain’leri aynı panelde görünür hale getirmek yönetimi kolaylaştırır.
  2. Nameserver’ları DCHost DNS’e yönlendirin: Böylece her domain için A/AAAA, CNAME vb. kayıtları tek yerden yönetirsiniz.
  3. Ana site hosting hesabınızı belirleyin: paylaşımlı hosting, VPS veya dedicated üzerinde çalışan ana sitenizin IP adresini referans alın.
  4. Park domain’leri hosting paneline alias/parked olarak ekleyin: cPanel/DirectAdmin’de bu alan adlarını ek domain değil, alias/parked olarak tanımlayın.
  5. Web sunucusu tarafında 301 kurallarını oluşturun: Yukarıdaki Apache/Nginx örneklerindeki gibi marka.com.tr ve marka.net için doğrudan https://www.marka.com’a 301 verin.
  6. SSL sertifikalarını tüm domain’leri kapsayacak şekilde ayarlayın: Let’s Encrypt veya SAN sertifika ile hem ana domain’i hem park domain’leri güvence altına alın.
  7. Uygulama tarafında canonical’ı sabitleyin: Tüm sayfalarda https://www.marka.com tabanlı canonical URL’ler kullanın.

Bu akışla, hem marka değeriniz hem SEO otoriteniz tek bir ana domain üzerinde toplanır; diğer tüm domain’ler destekleyici rol oynar.

Sonuç ve Önerilen Yol Haritası

Park alan adları, doğru yönetildiğinde markanızı koruyan, SEO’nuzu güçlendiren ve riskleri azaltan güçlü araçlara dönüşür. Yanlış yönetildiğinde ise gereksiz maliyet, kafa karıştırıcı arama sonuçları ve hatta güvenlik açıkları doğurabilir. Bu yazıda parking sayfası, 301 yönlendirme ve canonical stratejilerini, sahada en sık gördüğümüz senaryolar üzerinden özetledik.

Pratik yol haritasını toparlarsak:

  • Önce domain’lerinizi rolüne göre sınıflandırın (ana, aktif, park-301, park-noindex vb.).
  • Her sınıf için net bir 301 ve canonical politikası yazın.
  • DNS, SSL ve yönlendirme kurallarını mümkün olduğunca tek panelden ve otomasyona yakın yönetin.
  • Alan adı portföyünüz büyüdükçe, yıllık gözden geçirme ve temizlik rutini oluşturun.

DCHost olarak; domain kayıt ve transferden, paylaşımlı hosting, VPS ve dedicated çözümlerine kadar tüm katmanda bu stratejiyi uygulayabileceğiniz esnek bir altyapı sunuyoruz. Elinizdeki park alan adlarını nasıl konumlandıracağınızdan emin değilseniz, projelerinizin ölçeğini, hedef pazarlarınızı ve mevcut portföyünüzü birlikte değerlendirip size özel bir domain ve hosting mimarisi çıkartabiliriz. Böylece teknik detaylara boğulmadan, tüm alan adlarınızı marka ve SEO hedeflerinizle uyumlu, temiz ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu karar, ilgili domain’in rolüne bağlıdır. Marka adınızın farklı uzantıları, yaygın yazım hataları veya eski ana domain’iniz gibi, esas amacı trafiği ana siteye taşımak olan domain’lerde her zaman tek adımlı 301 yönlendirme tercih edilmelidir. Böylece hem kullanıcılar doğru yere gider, hem de SEO otoritesi tek bir alan adı üzerinde toplanır. Buna karşılık, gelecekte farklı bir marka veya ürün için kullanmayı düşündüğünüz ama şimdilik yalnızca korumak istediğiniz domain’lerde reklamsız, sade bir park sayfası ve mümkünse noindex kullanmak daha mantıklıdır. Özetle: Trafik taşımak istiyorsanız 301, yalnızca korumak istiyorsanız temiz bir parking sayfası doğru yaklaşımdır.

İdeal senaryoda park alan adları, içerik göstermeden doğrudan ana domain’e 301 ile yönlendirilir; bu durumda canonical etikete gerek kalmaz. Canonical etiket, daha çok aynı içeriğin birden fazla URL veya domain altında gösterilmek zorunda olduğu istisnai dönemlerde (örneğin domain geçişi sürecinde .com ve .com.tr’nin bir süre paralel çalışması gibi) devreye girer. Yine de canonical, 301’in alternatifi değildir; arama motorlarına ek bir sinyal sağlar. Uzun vadede her zaman şu sırayı hedefleyin: Önce domain düzeyinde net canonical seçim (www/çıplak), sonra mümkün olan her yerde tek adımlı 301, yalnızca mecbur kaldığınız durumlarda HTML canonical etiketi ile destekleyici sinyal.

Genellikle hayır. Çoğu park alan adı için ekstra hosting hesabına ihtiyaç yoktur. Tipik olarak tek bir hosting hesabı, VPS veya dedicated sunucu üzerinde çalışan ana siteniz olur; diğer domain’leri aynı IP’ye yönlendirip web sunucusu tarafında alias/parked domain olarak tanımlayabilirsiniz. Sonrasında bu ek domain’ler için ya basit bir statik parking sayfası sunar ya da ana domain’e 301 ile yönlendirirsiniz. SSL tarafında ise Let’s Encrypt veya SAN (multi-domain) sertifika ile birden fazla alan adını tek sertifika altında toplayabilirsiniz. Ancak ayrı proje haline getirdiğiniz domain’ler için elbette ayrı hosting kaynakları planlamanız gerekir.

Doğru kurgulandığında park alan adları SEO’ya zarar vermez, aksine otoriteyi tek alan adı altında toplamanıza yardımcı olur. Sorunlar genelde yanlış yapılandırmadan kaynaklanır: 302 ile yıllarca yönlendirme yapmak, yönlendirme zinciri oluşturmak (A → B → C), aynı içeriği farklı domain’lerde canonical’sız yayınlamak, spam görünümlü reklamlı parking sayfaları kullanmak veya HTTPS olmayan, sertifika hatalı domain’leri ortada bırakmak gibi. Bunlar hem arama motorlarının gözünde karışıklık yaratır hem de kullanıcı güvenini sarsar. Temel prensip şu olmalı: Tek bir ana domain seçin, diğer tüm alan adlarını ya bu adrese temiz bir 301 ile bağlayın ya da noindex parking sayfası ile SEO ekosisteminin dışında tutun.

Defansif domain’ler için iki ana yol var ve seçim, marka stratejinize bağlı. Kullanıcı yanlış yazım yaptığında mutlaka ana sitenizi görsün istiyorsanız, bu domain’leri hızlıca ana domain’e 301 ile yönlendirmek iyi bir kullanıcı deneyimi sağlar. Ancak bazı markalar, belirli varyasyonların arama sonuçlarında hiç görünmesini istemeyebilir; bu durumda reklamsız, minimal bir parking sayfası hazırlayıp noindex ile işaretlemek ve doğrudan yönlendirme yapmamak tercih edilebilir. DCHost’ta gördüğümüz iyi pratik, marka ile doğrudan ilişkilendirmek istediğiniz varyasyonları 301 ile bağlamak, daha gri alanda kalan veya ileride farklı kullanmayı düşündüğünüz domain’leri ise temiz parking ile bekletmektir.