İçindekiler
- 1 Node.js ve Express Uygulamaları İçin Hosting Kararı Neden Bu Kadar Önemli?
- 2 Node.js ve Express Açısından Hosting Seçimini Belirleyen Temel Dinamikler
- 3 Üç Ana Model: Paylaşımlı Hosting, VPS ve Serverless
- 4 Farklı Node.js/Express Senaryoları İçin Hangi Model Mantıklı?
- 5 Paylaşımlı Hosting, VPS ve Serverless: Karşılaştırmalı Bakış
- 6 DCHost Tarafında Tipik Bir Node.js / Express Üretim Mimarisi
- 7 Karar Vermeden Önce Kendinize Sormanız Gereken Sorular
- 8 Sonuç: Node.js ve Express İçin Doğru Hosting Yol Haritası
Node.js ve Express Uygulamaları İçin Hosting Kararı Neden Bu Kadar Önemli?
Node.js ve Express ile geliştirdiğiniz bir API, panel ya da gerçek zamanlı uygulamanın kaderi sadece yazdığınız koda bağlı değil; seçtiğiniz hosting mimarisi de en az kod kalitesi kadar belirleyici. Planlama toplantılarında kapasite, ölçeklenebilirlik ve maliyet hesapları yapılırken, “paylaşımlı hosting mi, VPS mi, yoksa tamamen serverless mı?” sorusu giderek daha kritik hale geliyor. Özellikle Express ile yazılmış REST/GraphQL API’ler, SSR ile çalışan Node.js tabanlı arayüzler ve WebSocket kullanan gerçek zamanlı uygulamalar, sunucu tarafında sürekli çalışan proseslere ve istikrarlı kaynaklara ihtiyaç duyuyor.
PHP tabanlı klasik web sitelerinde istek başına çalışan süreç mantığı varken, Node.js tarafında uzun süre ayakta kalan, event loop odaklı bir model var. Bu da CPU, RAM, bağlantı sayısı, hatta “process limit” gibi metriklerin doğrudan uygulamanızın tepkiselliğini etkilemesi anlamına geliyor. Dolayısıyla Node.js ve Express için hosting seçimi, sadece bir fiyat karşılaştırması değil; performans, güvenlik, bakım yükü ve gelecekteki ölçeklendirme planlarınızın birlikte değerlendirildiği bir mimari kararı olmalı.
Bu yazıda DCHost ekibi olarak; paylaşımlı hosting, VPS ve serverless modellerini Node.js ve Express perspektifinden detaylı şekilde ele alacağız. Farklı senaryolar için hangi yaklaşımın mantıklı olduğunu, artı-eksi taraflarıyla ve gerçekçi kapasite değerlendirmeleriyle birlikte anlatacağız.
Node.js ve Express Açısından Hosting Seçimini Belirleyen Temel Dinamikler
Önce Node.js tarafındaki bazı teknik gerçekleri netleştirmek iyi olur. Çünkü hosting seviyesindeki birçok kısıt, doğrudan bu mimari özelliklerden kaynaklanıyor.
- Tek thread’li event loop: Node.js, I/O ağırlıklı işler için çok verimlidir ama CPU’yu uzun süre meşgul eden işlemler event loop’u kilitleyebilir. Bu yüzden tek vCPU’lu paylaşımlı ortamlarda limitlere çabuk takılabilirsiniz.
- Uzun ömürlü prosesler: Express uygulamanız bir kere ayağa kalkar ve sürekli bellek tüketir. Bu durum, CPU kadar RAM kapasitesini de kritik hale getirir.
- Bağlantı yoğunluğu: WebSocket / Socket.io gibi gerçek zamanlı bağlantılarda açık bağlantı sayısı (concurrency) doğrudan sunucu kaynaklarını zorlar. Paylaşımlı platformlarda bu genellikle sıkı şekilde sınırlandırılır.
- Disk I/O ve loglama: Yoğun log üreten, dosya işleyen Node.js uygulamaları, zayıf disk performansına sahip ortamlarda ciddi gecikmelere ve hatta “no space left on device” gibi hatalara yol açabilir.
Bu sebeple, “Node.js çalıştırabiliyor mu?” sorusu tek başına yeterli değildir. Asıl önemli olan, hangi ölçekte, hangi tür iş yükünü, ne kadar esnek limitlerle çalıştırabildiğinizdir. DCHost tarafında Node.js projelerini konumlandırırken; vCPU, RAM, disk I/O, network kapasitesi ve yedeklilik gibi faktörleri birlikte değerlendiriyoruz.
Node.js’i paylaşımlı hosting ve VPS üzerinde konumlandırmanın artı ve eksilerini daha önce Node.js uygulamalarını nerede host etmeniz gerektiğini detaylı anlattığımız rehberde de ele almıştık. Burada odağı biraz daha daraltıp Express ve serverless boyutunu da işin içine katacağız.
Üç Ana Model: Paylaşımlı Hosting, VPS ve Serverless
Node.js ve Express için pratikte üç ana hosting modelinden birini (ya da hibritini) seçiyorsunuz:
- Paylaşımlı hosting (cPanel vb. platformlarda Node.js desteği)
- VPS (sanal sunucu) veya dedicated sunucu üzerinde kendi Node.js ortamınız
- Serverless fonksiyonlar (Functions-as-a-Service mantığı)
Şimdi bunları Node.js/Express perspektifinden tek tek inceleyelim.
Paylaşımlı Hosting Üzerinde Node.js ve Express
Paylaşımlı hosting, özellikle bütçesi sınırlı olan ya da basit bir proje yayınlamak isteyenler için çok cazip. Birçok panel, temel düzeyde Node.js desteği sunabiliyor: Belirli Node.js sürümleri arasından seçim yapma, uygulamayı bir port üzerinde ayağa kaldırma, hatta bazı durumlarda Nginx/Apache üzerinden reverse proxy ile dış dünyaya açma gibi.
Ancak Express uygulamaları açısından önemli kısıtlar var:
- Process ve bellek limitleri: Her cPanel hesabı için CPU, RAM ve process sayısı sınırlandırılır. Express uygulamanız küçük de olsa, ani trafik artışlarında “resource limit” sorunları görebilirsiniz.
- Uzun süre çalışan worker’lar: Queue tüketicileri, cron benzeri sürekli çalışan scriptler (örn. bull, agenda gibi kütüphaneler) paylaşımlı hostingte çoğu zaman desteklenmez ya da istikrarlı çalışmaz.
- WebSocket kısıtları: Bazı paylaşımlı platformlar WebSocket bağlantılarına izin vermez veya agresif timeout uygular. Bu da Socket.io gibi kütüphaneleri sağlıklı kullanmanızı engeller.
- Özel sistem ayarları: File descriptor limitleri, TCP ayarları, kernel parametreleri gibi detaylara dokunamadığınız için, ölçek büyüdükçe dar boğazları aşmak zorlaşır.
Öte yandan, aşağıdaki durumlarda paylaşımlı hosting hâlâ mantıklı bir seçenek olabilir:
- Küçük bir kurumsal sitenin arka planda çalışan basit Form → Mail veya basit bir JSON API katmanı
- Düşük trafiğe sahip bir yönetim paneli ya da iç kullanım aracı
- Prototip veya MVP aşamasında, kısa vadede ağır trafik beklenmeyen proje
DCHost tarafında, paylaşımlı hosting kullanırken kaynak limitlerini doğru okumak ve ne zaman VPS’e geçmeniz gerektiğini anlamak için, paylaşımlı hosting’den VPS’e sorunsuz geçiş rehberimizde de anlattığımız gibi bazı net sinyalleri takip etmenizi öneriyoruz.
VPS Üzerinde Node.js ve Express
Node.js ve Express için en esnek ve uzun vadede en sağlıklı model, çoğu senaryoda VPS veya dedicated sunucu kullanmaktır. Burada tam kontrol sizdedir:
- İstediğiniz Node.js sürümünü kurabilirsiniz.
- Express uygulamalarınızı PM2 veya systemd ile servis olarak yönete bilirsiniz.
- Önüne Nginx veya Caddy gibi bir reverse proxy koyarak HTTPS, HTTP/2/3, gzip/Brotli, rate limiting gibi gelişmiş özellikleri rahatça kullanabilirsiniz.
- Queue worker’lar, cron job’lar, arka plan işlemleri için ayrı servisler tanımlayabilirsiniz.
VPS’in avantajlarını doğru kullanmak için üretim ortamını nasıl kurmanız gerektiğini, Node.js’i canlıya alırken PM2, systemd ve Nginx ile sıfır kesinti deploy kurulumunu anlattığımız rehberde adım adım detaylandırdık. Buradaki prensipler, DCHost üzerindeki her Node.js projesinde pratik olarak uygulanabilir.
VPS’in artıları:
- Kaynak garantisi: Paylaşımlı ortamlara göre daha öngörülebilir CPU ve RAM kullanımı.
- Ölçeklenebilirlik: Dikey olarak vCPU/RAM arttırabilir, yatayda birden fazla VPS ile load balancing kurabilirsiniz.
- Esneklik: İstediğiniz veritabanını, cache sistemini (Redis, Memcached), log ve izleme araçlarını kurabilirsiniz.
- Gerçek zamanlı ve CPU yoğun işler: WebSocket, video işleme, PDF render, büyük JSON işlemleri gibi işlerde paylaşımlı hosting yerine VPS neredeyse şarttır.
Eksileri ise daha çok işletme tarafında:
- Sunucu güncellemeleri, güvenlik yamaları, firewall ayarları gibi işler için teknik bilgi gerekir.
- Yanlış yapılandırılmış bir VPS, paylaşımlı hosting’ten bile daha sorunlu olabilir.
DCHost olarak; yönetilen VPS, dedicated sunucu ve hatta colocation altyapılarıyla Node.js projelerinde hem bu esnekliği sağlıyor, hem de isterseniz işletim yükünü önemli ölçüde üzerinizden alabiliyoruz.
Serverless (Fonksiyon Tabanlı) Mimari ile Express Çalıştırmak
Serverless modelde, klasik anlamda sürekli çalışan bir Node.js süreciniz yoktur. HTTP istekleri veya kuyruk/event tetikleri geldiğinde, arka planda otomatik olarak ayağa kaldırılan kısa ömürlü fonksiyonlar çalışır. Teoride bakım yükü az, ölçeklenebilirliği yüksek, giriş maliyeti düşük bir model gibi görünür.
Express tarafında iki yaklaşım göze çarpar:
- Express uygulamasını tek bir handler içine “sarmalayıp” serverless fonksiyona dönüştürmek
- Express yerine doğrudan küçük, tek fonksiyonluk HTTP handler’ları yazmak
Serverless’ın Node.js açısından avantajları:
- Otomatik ölçeklenme: Trafik arttığında daha fazla fonksiyon örneği ayağa kalkar, kapasite planlaması sizin sorumluluğunuz değildir.
- Kullanım kadar ödeme: Düşük ve sporadik trafikte çok ekonomik olabilir.
- Bakım yükü düşük: İşletim sistemi, patch, firewall gibi konularla siz uğraşmazsınız.
Ancak Express projelerinde sıkça gözden kaçan bazı dezavantajlar da vardır:
- Cold start: Uzun süre çağrılmayan fonksiyonların ilk istekte geç cevap vermesi (özellikle Node.js için hissedilir).
- Durum (state) yönetimi: Bellekte oturum tutma, in-memory cache gibi kalıcı süreç gerektiren çözümler çalışmaz; Redis gibi harici sistemlere zorunlu olursunuz.
- Uzun süreli işler: Video işleme, büyük rapor üretimi gibi uzun süren işlemler için fonksiyon başına zaman limitleri engelleyici olabilir.
- Gerçek zamanlı bağlantılar: WebSocket veya sürekli açık SSE bağlantıları klasik serverless fonksiyon modeliyle uyumlu değildir.
Serverless fonksiyonlar ile klasik VPS yaklaşımını küçük uygulamalar için serverless mı, klasik VPS mi daha mantıklı sorusunu detaylandırdığımız yazıda karşılaştırdık. Express projelerinde de tablo büyük oranda benzer: Basit, kısa ömürlü, event odaklı işlemler için serverless çok güçlü; ama sürekli açık API’ler, WebSocket ve ağır iş yükleri için çoğu zaman VPS daha gerçekçi.
Farklı Node.js/Express Senaryoları İçin Hangi Model Mantıklı?
1. Küçük Kurumsal API ve Yönetim Panelleri
Örnek: Kurumsal web sitenizin arka planında çalışan basit bir /contact form API’si, birkaç iç kullanıcıya açık yönetim paneli, düşük trafikli basit bir JSON API.
Bu tür senaryolarda tipik özellikler:
- Düşük eş zamanlı bağlantı sayısı
- Yoğun CPU veya bellek kullanımı yok
- Gün içinde birkaç yüz / birkaç bin istek ile sınırlı trafik
Böyle bir projeyi, Node.js desteği sunan paylaşımlı hosting üzerinde çalıştırmak mümkün olabilir. Ancak:
- Gelecekte trafik büyümesi bekliyorsanız,
- Arka planda queue/cron işleri eklemeyi planlıyorsanız,
- SSL, HTTP/2, özel header’lar gibi gelişmiş ayarlarla oynamak istiyorsanız,
en baştan küçük boyutlu bir VPS tercih etmek daha uzun vadeli ve sağlıklı bir çözüm olur. Çünkü geçişi ne kadar geç yaparsanız, kod ve altyapı bağımlılıkları o kadar büyür.
2. Orta Ölçekli REST/GraphQL API’ler
Örnek: Mobil uygulama backend’i, SaaS ürün API’si, çok sayıda entegrasyona hizmet veren Express tabanlı bir gateway.
Bu tip iş yüklerinde ihtiyaçlar belirginleşir:
- Günde on binlerce isteğe kadar çıkabilen trafik
- JWT doğrulama, raporlama, Elasticsearch gibi ek bileşenlerle CPU kullanımı
- Staging/test ortamları, blue-green dağıtım ihtiyacı
Burada paylaşımlı hosting devreden büyük ölçüde çıkar; minimum düzeyde bir VPS artık neredeyse zorunludur. Express API’nizi tipik olarak şöyle konumlandırırsınız:
- 1–4 vCPU, 2–8 GB RAM aralığında Node.js uygulama sunucusu
- Önünde Nginx reverse proxy (SSL terminasyonu, HTTP/2/3, gzip/Brotli, rate limiting)
- Arka planda ayrı bir veritabanı (örneğin managed veya farklı bir VPS)
- Queue ve cron işleri için PM2 veya systemd servisleri
Dağıtım tarafında, GitHub Actions ile VPS’e otomatik deploy ve zero-downtime yayın rehberimizde anlattığımız akış, Express API’ler için de birebir uygulanabilir: Build → test → artefact → rsync/SSH deploy → sembolik link ile sürüm değiştirme → PM2/systemd restart gibi bir zincirle kesintisiz yayın mümkündür.
3. Gerçek Zamanlı WebSocket / Socket.io Uygulamaları
Örnek: Canlı destek sistemi, gerçek zamanlı dashboard, multiplayer oyun sunucusu, canlı bildirim altyapısı.
Bu tür projeler için en kritik konular:
- Uzun süre açık kalan bağlantılar (WebSocket)
- Yüksek eş zamanlı kullanıcı sayısı
- Düşük gecikme (latency) gereksinimi
Burada paylaşımlı hosting neredeyse tamamen devre dışı kalır. Çoğu platform WebSocket’e tam destek vermez, verse bile bağlantı sayıları ve timeout değerleri sizin kontrolünüzde değildir. Serverless tarafında da sürekli açık bağlantı modeli ile fonksiyon temelli mimari pek iyi anlaşamaz.
Bu nedenle gerçek zamanlı Node.js projelerinin neredeyse tamamını VPS veya dedicated sunucu üzerinde konumlandırmayı öneriyoruz. Konuyu detaylı olarak WebSocket tabanlı gerçek zamanlı uygulamalar için doğru hosting seçimi rehberimizde ele aldık. Oradaki genel prensipler, Express + Socket.io kombinasyonu için de birebir geçerlidir.
4. SSR, Edge ve Karma Mimariler
Örnek: Next.js veya benzeri yapılarla server-side render çalışan, Express’i custom server olarak kullanan projeler; bir yandan klasik API, bir yandan SSR/SSG hibrit yapıları.
Bu tip mimarilerde:
- Hem API hem HTML render yükü Node.js üzerinde toplanır.
- Build süreleri, cache stratejileri, CDN entegrasyonu gibi konular işin içine girer.
- CPU kullanımı klasik JSON API’lere göre daha yüksektir.
Bu yüzden en azından orta seviye bir VPS (örneğin 2–4 vCPU, 4–8 GB RAM) çoğu zaman başlangıç noktası olmalıdır. Statik içerik ve medya tarafını CDN/Object Storage gibi yapılarla yükten almak, Node.js sürecinin sadece dinamik kısma odaklanmasını sağlar.
5. Event-Driven ve Kısa Ömürlü İşler (Serverless Güçlü Olduğu Alan)
Örnek: Form submit sonrası tetiklenen e-posta gönderimi, küçük thumbnail üretimleri, webhook tüketicileri, planlı ama kısa süren cron benzeri işler.
Bu tarz işlerde:
- İşler kısadır (saniyeler düzeyinde)
- Saatlerce süren worker gereksinimi yoktur
- Yoğunluk genelde dalgalıdır (kampanya, lansman vb.)
Böyle durumlarda serverless fonksiyonlar, Express ile yazılmış bir monolit API’ye göre çok daha esnek ve ekonomik olabilir. Tüm API’nizi değil ama belirli uçları serverless’a taşıyabilir, çekirdek API’yi ise DCHost üzerindeki bir VPS’te konumlandırarak hibrit bir mimari kurabilirsiniz. Böylece temel işlevleriniz her zaman stabil bir Node.js sürecinde yaşarken, ani patlayan ama kısa süren işleri fonksiyonlara devredebilirsiniz.
Paylaşımlı Hosting, VPS ve Serverless: Karşılaştırmalı Bakış
Performans ve Gecikme
- Paylaşımlı hosting: Başlangıçta küçük projeler için yeterli olabilir, fakat yoğun trafik altında CPU/IO paylaşımı yüzünden öngörülemez gecikmeler yaşanabilir.
- VPS: Doğru boyutlandırıldığında Express için en istikrarlı performansı sağlar. NVMe diskli VPS’ler, loglama ve cache için ciddi avantaj sunar.
- Serverless: Trafik patlamalarında otomatik ölçeklenir, ancak cold start gecikmeleri Node.js uygulamalarında hissedilebilir.
Ölçeklenebilirlik
- Paylaşımlı hosting: Paket yükseltmekten öte ciddi bir ölçeklenme stratejisi sunmaz; belli bir noktadan sonra mutlaka VPS veya dedicated geçişi gerekir.
- VPS: Hem dikey (vCPU/RAM arttırma) hem yatay (birden fazla VPS + load balancer) ölçeklenmeye açıktır.
- Serverless: Otomatik ve granüler ölçeklenme sunar, fakat bağlantı tipi (WebSocket gibi) ve süre limitleri nedeniyle her iş yükü için uygun değildir.
İşletme ve Bakım Yükü
- Paylaşımlı hosting: İşletme yükü en az olan model; Node.js’i panel üzerinden başlatıp temel konfigürasyonla ilerleyebilirsiniz.
- VPS: Güncelleme, firewall, izleme, yedekleme gibi sorumluluklar sizdedir; DCHost’un yönetilen sunucu hizmetleri bu noktada devreye girer.
- Serverless: OS ve patch yönetimi yok; fakat IAM, fonksiyon sınırları, log/monitoring gibi konuların öğrenme eğrisi vardır.
Maliyet Perspektifi
- Paylaşımlı hosting: En düşük giriş maliyeti; düşük trafikli projelerde ekonomi sağlar.
- VPS: Sabit aylık maliyet; düzenli trafik için genellikle serverless’tan daha öngörülebilir ve avantajlıdır.
- Serverless: Trafik düşükken çok ekonomik; ancak sürekli yüksek trafikte maliyet hızla VPS/dedicated seviyelerinin üzerine çıkabilir.
DCHost Tarafında Tipik Bir Node.js / Express Üretim Mimarisi
DCHost olarak hem küçük hem de orta-büyük ölçekli Node.js projelerinde sıkça kullandığımız, kendini sahada kanıtlamış bazı kalıplar var. Özet bir üretim mimarisi şöyle görünebilir:
- Uygulama katmanı: 2–4 vCPU, 4–8 GB RAM’li bir DCHost VPS üzerinde Express uygulaması, PM2 veya systemd ile servis olarak yönetilir.
- Reverse proxy: Aynı VPS’te veya ayrı bir katmanda Nginx; SSL terminasyonu, HTTP/2/3, gzip/Brotli sıkıştırma, rate limiting ve temel WAF kuralları.
- Arka plan işler: Queue worker’lar ve planlı görevler için ayrı PM2 process grupları veya systemd servisleri.
- İzleme ve loglama: Node.js logları için dosya + merkezi log sistemi; uptime ve metrikler için izleme araçları.
Canlıya alma ve sıfır kesinti deploy tarafında, yukarıda link verdiğimiz Node.js’i canlıya alma rehberimiz bu mimarinin pratik reçetesidir. Önünde load balancer olan çok VPS’li yapılar, gerçek zamanlı uygulamalar ve WebSocket senaryolarında ise gerçek zamanlı uygulamalar için hazırladığımız rehbere göz atmanız mimari kararlarınızı netleştirmenize yardımcı olur.
Karar Vermeden Önce Kendinize Sormanız Gereken Sorular
Özet bir kontrol listesi ile paylaşımlı hosting, VPS ve serverless arasında karar vermek çok daha kolay hale gelir:
- 1. Ne tür istekleriniz var? Sadece HTTP/JSON mu, yoksa WebSocket, streaming, uzun süren işlemler de var mı?
- 2. Trafik profiliniz nasıl? Sürekli ve sabit bir trafik mi bekliyorsunuz, yoksa nadiren patlayan ama yüksek zirveler mi?
- 3. Ekip yetkinliği ne durumda? Sunucu yönetimi, Linux, Nginx, firewall gibi konulara hâkim misiniz?
- 4. Gelecek 12–24 ayda ölçeklenme planınız ne? MVP sonrası hızlı büyüme bekliyorsanız, ilk günden VPS/dedicated düşünmek mantıklı olabilir.
- 5. Gerçek zamanlı veya kritik iş yükleri var mı? Ödeme, canlı bildirim, iş kritik dashboard gibi bileşenler paylaşımlı hosting sınırlarını çabuk zorlar.
Bu sorulara verdiğiniz cevaplar, genellikle şu sonuca götürür:
- Sadece küçük, düşük trafikli bir Express API → Paylaşımlı hosting (kısa vadeli) veya küçük boyutlu VPS
- Sürekli kullanılan orta/büyük API, SSR, WebSocket → VPS veya dedicated sunucu
- Kısa süreli, event odaklı işler → Serverless (hibrit mimaride, çekirdek API yine VPS’te)
Sonuç: Node.js ve Express İçin Doğru Hosting Yol Haritası
Node.js ve Express ile geliştirdiğiniz bir uygulama için hosting seçimi, sadece bugünün ihtiyaçlarına göre değil, önümüzdeki 1–2 yıl içindeki büyüme senaryolarına göre yapılmalı. Paylaşımlı hosting, basit ve düşük trafikli projelerde hızlı bir başlangıç sunabilir; ancak WebSocket, ağır raporlama, yüksek trafik ve iş kritik API’ler için sınırlarına çabuk ulaşırsınız. Serverless, kısa ömürlü ve event odaklı işlerde müthiş esnek ve ekonomik olabilir; fakat sürekli açık Express API’leri ve gerçek zamanlı bağlantılar söz konusu olduğunda VPS ve dedicated mimariler hâlâ en gerçekçi çözümdür.
DCHost olarak; paylaşımlı hosting, NVMe tabanlı VPS, dedicated sunucu ve colocation seçenekleriyle Node.js projelerinizi ölçeklendirilebilir bir zemine oturtmanız için yanınızdayız. İster küçük bir MVP, ister yoğun trafikli bir SaaS ürünü geliştirin, mimari tasarım aşamasında doğru hosting modelini seçmek hem maliyetlerinizi hem de operasyonel riskinizi doğrudan etkiler. Projenizin yapısını, trafik beklentisini ve ekip yetkinliğini birlikte analiz ederek; paylaşımlı hosting, VPS ve serverless arasında size en uygun yol haritasını birlikte netleştirebiliriz.
Bir sonraki adımda Express uygulamanızı canlıya alma detaylarına inmek isterseniz, Node.js’i canlıya alma rehberimize ve serverless vs VPS kararı için de serverless fonksiyonlar ile klasik VPS’i karşılaştırdığımız yazıya göz atabilirsiniz. Kararsız kaldığınız noktada, DCHost ekibi olarak projenizi teknik gözle değerlendirip size en mantıklı hosting mimarisini önermekten memnuniyet duyarız.
