Alan Adı

ICANN Alan Adı Politikası Değişiklikleri: Teknik ve Stratejik Yol Haritası

ICANN alan adı politikası değişiklikleri, çoğu zaman soyut ve uzak birer regülasyon gibi görünür. Ancak pratikte bu değişiklikler; alan adınızı nasıl kaydedeceğinizden kime devredebileceğinize, WHOIS bilgilerinizin nasıl görüneceğinden DNS ve güvenlik ayarlarınıza kadar pek çok noktayı doğrudan etkiler. Özellikle birden fazla domain yöneten ajanslar, e‑ticaret işletmeleri veya marka sahipleri için, küçük bir politika güncellemesi; yenileme takvimlerinin, transfer stratejilerinin ve güvenlik kontrollerinin tamamen yeniden tasarlanması anlamına gelebilir.

Biz DCHost olarak, hem domain kayıt hem de hosting tarafında ICANN kaynaklı değişiklikleri yakından takip etmek zorundayız. Çünkü bir alan adının yaşam döngüsü, DNS altyapınız, SSL sertifikalarınız ve e‑posta teslim edilebilirliğiniz birbirine sıkı sıkıya bağlı. Bu yazıda; son yıllarda öne çıkan ICANN politika değişikliklerini, bunların teknik ve operasyonel etkilerini, alan adı sahipleri ve ajanslar için uygulanabilir uyum adımlarını sade bir dille toparlayacağız. Böylece sadece ‘ne değişti’yi değil, ‘buna karşı ne yapmalıyım’ sorusunun da net bir cevabını almış olacaksınız.

İçindekiler

ICANN Alan Adı Politikalarının İnternetteki Rolü

ICANN nedir, neleri düzenler?

ICANN; küresel alan adı sistemi (DNS), IP adresleri ve kök ad sunucuları ekosistemini koordine eden, kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur. ICANN doğrudan sizin alan adınızı kaydetmez; bunun yerine kayıt operatörlerini (registry) ve alan adı kayıt firmalarını (registrar) düzenler, politikaları belirler ve bunların uygulanmasını denetler.

ICANN politikaları kabaca şu alanlarda etkisini gösterir:

  • Alan adlarının kaydı, yenilenmesi ve silinmesi
  • Transfer süreçleri ve transfer kilidi kuralları
  • WHOIS / RDAP veri yayınlama ve gizlilik standartları
  • Uyuşmazlık çözüm mekanizmaları (UDRP, URS vb.)
  • Yeni gTLD uzantılarının (.shop, .blog gibi) açılması ve yönetimi
  • DNS güvenliği (DNSSEC gibi teknolojilerin teşviki ve çerçevesi)

Bu nedenle ICANN alan adı politikası değişiklikleri, sadece hukukçuları veya kayıt firmalarını ilgilendiren teorik düzenlemeler değil; doğrudan alan adınızın kaderini belirleyen teknik ve operasyonel kurallardır.

Neden bu kadar sık değişiklik oluyor?

Alan adı dünyası sabit değil; üç ana baskı alanı sürekli ICANN politikalarını zorluyor:

  • Gizlilik regülasyonları: GDPR, KVKK gibi yasalar WHOIS verilerinin nasıl işleneceğini kökten değiştirdi.
  • Güvenlik tehditleri: Phishing, marka taklidi ve domain kaçırma (hijacking) vakaları arttıkça; transfer, kilit ve doğrulama kuralları sıkılaştırılıyor.
  • Pazar dinamikleri: Yeni gTLD turları, domain yatırımcıları, marka koruma talepleri; uzantı politikalarını ve fiyat/erişim dengesini sürekli yeniden tarttırıyor.

Bu çerçeveyi daha derin teknik ve stratejik açıdan incelemek isterseniz, blogumuzdaki ICANN yeni alan adı politikalarının teknik ve stratejik etkileri makalesine de göz atabilirsiniz.

Son Yıllarda Öne Çıkan ICANN Alan Adı Politikası Değişikliği Başlıkları

1. WHOIS → RDAP ve gizlilik odaklı veri yayınlama

Eskiden alan adınızın WHOIS kaydını sorgulayan herkes; ad, soyad, adres, telefon dahil tüm iletişim bilgilerinizi görebiliyordu. GDPR ve benzeri gizlilik yasaları ile birlikte bu yaklaşım sürdürülemez hale geldi. ICANN, kayıt operatörleri ve registrar’lar için şu yönde bir dönüşüm başlattı:

  • Kişisel verilerin varsayılan olarak maskelenmesi veya kısıtlanması
  • WHOIS protokolünden, daha esnek ve yetki kontrollü RDAP protokolüne geçiş
  • Yetkili makamlar veya meşru menfaat sahipleri için kontrollü veri erişim modelleri

Bu dönüşüm; WHOIS gizliliği paketleri, proxy hizmetleri ve iletişim adresi tasarımını doğrudan etkiliyor. Kişisel verilerinizin ne kadarının, ne şekilde yayınlanması gerektiği konusunda kararsızsanız; WHOIS gizliliği, GDPR ve KVKK dengesini detaylı anlattığımız rehbere mutlaka bakın.

2. Transfer politikalarında sıkılaşma ve güvenlik odaklı değişiklikler

ICANN Transfer Policy güncellemeleriyle birlikte, alan adı transferi artık eskisine göre daha çok adım ve doğrulama içerebiliyor. Amaç; domain kaçırma saldırılarını ve yetkisiz transferleri azaltmak. Öne çıkan değişiklik başlıkları şöyle:

  • Alan adı sahibinin e‑posta doğrulamasının zorunlu hale gelmesi
  • Transfer öncesi ve sonrası bilgilendirme e‑postalarının standartlaştırılması
  • Kayıt sahibi bilgilerinde değişiklik sonrası belirli süre transfer kısıtları
  • Registry Lock / Transfer Lock gibi ilave kilit mekanizmalarının teşviki

Birçok işletme için bu, operasyonel planlamayı etkiliyor: Marka değişimi, portföy konsolidasyonu veya yeni bir registrar’a geçiş planlarken, süre ve adım sayısı önceye göre daha uzun olabilir. Bu yüzden transfer projeleri için en az birkaç hafta marj bırakmak artık daha gerçekçi bir yaklaşım.

3. Güvenlik odaklı politikalar: DNSSEC, kilitler ve erişim kontrolleri

ICANN, DNS altyapısının güvenliği konusunda giderek daha net bir pozisyon alıyor. Özellikle cache poisoning, man‑in‑the‑middle ve domain hijacking senaryolarını azaltmak için; DNSSEC ve güçlü kimlik doğrulama mekanizmaları standart hale getirilmeye çalışılıyor.

Pratik yansımaları:

  • Birçok uzantı için DNSSEC desteği registry seviyesinde hazır
  • Registrar ve DNS sağlayıcılarından DNSSEC anahtar yönetimi bekleniyor
  • Alan adı panellerinde 2FA, IP kısıtlama, kimlik doğrulama süreçleri yaygınlaşıyor

DNSSEC’i teknik olarak nasıl etkinleştireceğinizi merak ediyorsanız, adım adım ekran görüntülü anlatım içeren DNSSEC kurulum rehberimize göz atmanızı öneririz.

4. Alan adı yaşam döngüsü ve silinme süreçlerinde netleşme

ICANN, son yıllarda alan adının yaşam döngüsünü (kayıt, yenileme, grace period, redemption, pending delete) daha şeffaf ve öngörülebilir hale getirecek yönergeler üzerine çalışıyor. Amaç; alan adının yanlışlıkla silinmesi veya düşmesi durumunda; son kullanıcıya makul kurtarma opsiyonları sağlamak, aynı zamanda kötüye kullanımları önlemek.

Bu alandaki değişiklikler şunları etkiliyor:

  • Grace ve redemption sürelerinin minimum / maksimum çerçevesi
  • Yenileme hatırlatma e‑postalarının içeriği ve zamanlaması
  • Düşen domain’lerin yeniden tahsis edilme kuralları

Değerli alan adlarını kaybetmemek için; sadece ICANN kurallarını bilmek yetmez, kendi süreçlerinizi de buna uyumlu kurgulamanız gerekir. Bu konuda pratik taktikleri alan adı yaşam döngüsü ve düşen domain yakalama rehberinde detaylıca anlattık.

5. Yeni gTLD politikaları ve marka koruma araçları

ICANN’in yeni gTLD programı, yüzlerce yeni uzantıyı hayatımıza soktu. Son turlarla birlikte marka sahiplerinin; defansif kayıt stratejileri, marka taklidi riskleri ve portföy yönetimi yeniden şekilleniyor. Politika tarafındaki güncellemeler şunlara odaklanıyor:

  • Yeni uzantı başvurularında güvenlik, istikrar ve kötüye kullanım risklerinin değerlendirilmesi
  • Marka sahipleri için Sunrise, Trademark Claims gibi koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi
  • Registry’lerin kötüye kullanımı (abuse) nasıl izleyeceği ve raporlayacağı

Özellikle çok markalı yapılarda veya global ölçekte çalışan işletmelerde; .com dışında hangi uzantılara gerçekten ihtiyaç olduğuna karar vermek, sadece pazarlama değil aynı zamanda politika ve maliyet konusu. Bu perspektifi geniş görmek için ICANN yeni gTLD politikalarına dair kapsamlı rehberimizi de listenize ekleyebilirsiniz.

ICANN Alan Adı Politikası Değişikliklerinin Pratik Sonuçları

Alan adı sahipleri için günlük etkiler

Politika metinleri uzun ve soyut görünse de, sizin panelinizde gördüğünüz somut etkiler çoğu zaman oldukça nettir. Örneğin:

  • Yeni bir domain kaydettikten sonra sık gelen doğrulama e‑postaları
  • WHOIS bilgilerinizde değişiklik yaptığınızda geçici transfer kilidi
  • Transfer etmek istediğinizde EPP kodu yanında ek onay / red e‑postaları
  • Panelde DNSSEC, Registry Lock gibi daha önce olmayan güvenlik seçenekleri

Farkında olmadan bu süreçleri ihmal etmek; alan adınızın askıya alınmasına, transfer taleplerinin başarısız olmasına veya kritik bir projede süre kaybetmenize yol açabilir. Bu yüzden; ICANN alan adı politikası değişiklikleri sonrası gelen bildirim e‑postalarını birer spam değil, gerçek operasyon sinyali olarak görmek önemli.

Ajanslar ve domain portföy yönetenler için ek sorumluluklar

Onlarca / yüzlerce alan adı yöneten ajanslar, yazılım firmaları ve kurumsal IT ekipleri için durum biraz daha karmaşık. Farklı uzantılar, farklı registrar’lar, farklı sözleşmeler ve farklı ICANN kuralları devreye girebiliyor. Pratikte karşılaştığımız tipik zorluklar:

  • Farklı uzantılarda farklı grace / redemption sürelerine ayak uydurmak
  • Farklı panellerde farklı transfer kilidi ve WHOIS gizliliği ayarlarını yönetmek
  • Müşteriye ait gerçek sahiplik bilgilerini; ajansın teknik iletişim bilgileriyle dengelemek
  • Toplu yenileme, defansif kayıt ve marka koruması bütçesini yönetmek

Bu noktada bir alan adı portföyü için kontrol listesi ve süreç tasarımı yapmadan ilerlemek, kaçınılmaz hatalara davetiye çıkarıyor. Blogumuzdaki alan adı portföy yönetimi rehberinde bu süreçleri nasıl sistematik hale getirebileceğinizi detaylı anlattık; ICANN değişikliklerini hayata geçirirken bu rehberi bir tür operasyon el kitabı gibi düşünebilirsiniz.

Güvenlik Boyutu: ICANN Politikaları ve Domain’inizi Kaybetmeme Sanatı

Registry Lock, Transfer Lock ve ek güvenlik katmanları

ICANN’in teşvik ettiği en önemli pratiklerden biri, kritik alan adları için ilave kilit mekanizmaları kullanmak. Özellikle kurumsal ana domain’ler (örnek: sirketadi.com), ödeme sistemlerinin çalıştığı alan adları veya yoğun trafik alan markalar için bu artık lüks değil, ihtiyaç.

Kullanabileceğiniz başlıca mekanizmalar:

  • Registrar Lock / Transfer Lock: Panelden kapatılmadığı sürece, alan adı transfer edilemez.
  • Registry Lock: Kayıt operatörü seviyesinde ek kilit; genelde manuel süreçle açılıp kapatılır, çok daha zor değişir.
  • Account-level güvenlik: 2FA, IP kısıtlama, güçlü parola politikaları, oturum süreleri.

Bu kavramlara ve pratik uygulamalara detaylı bakmak isterseniz, alan adı güvenliği rehberimizi mutlaka bir kez dikkatle okumanızı öneririm.

DNSSEC ile sahte yönlendirmelere karşı korunmak

ICANN, DNSSEC’i zorunlu kılmasa da, kritik alan adları için güçlü şekilde öneriyor. DNSSEC sayesinde:

  • Çözücü sunucular gelen DNS cevabının gerçekten yetkili nameserver’dan geldiğini kriptografik olarak doğrular.
  • Aradaki bir saldırganın DNS kaydını sessizce değiştirip, kullanıcılarınızı sahte siteye yönlendirmesi çok zorlaşır.
  • TLS/SSL sertifikalarınızla birlikte kullanıldığında uçtan uca güven zinciri güçlenir.

Barındırma altyapınızda DNSSEC desteğinin olup olmadığını kontrol etmek, ICANN politikalarıyla uyumlu bir güvenlik duruşu için iyi bir başlangıçtır. DCHost olarak DNSSEC destekli DNS altyapısı ve SSL/TLS otomasyonuyla bu zinciri uçtan uca kapatmaya odaklanıyoruz.

ICANN Politikalarına Uyum İçin Somut Adımlar

1. Sahiplik ve iletişim bilgilerini netleştirin

İlk adım, her alan adı için şu sorulara net cevap verebilmek:

  • Alan adının hukuki sahibi kim? (şahıs mı, şirket mi?)
  • WHOIS / RDAP’te görünen posta ve e‑posta adresi güncel mi?
  • Teknik ve fatura iletişim adresleri doğru kişileri gösteriyor mu?
  • Ajans veya üçüncü taraf varsa roller yazılı olarak tanımlı mı?

ICANN alan adı politikası değişiklikleri sonrası yapılacak doğrulamalar, bilgilendirmeler ve olası uyuşmazlıklarda; bu bilgiler hak talebinizin temelini oluşturur. Karışık yapılar, gereksiz risk üretir.

2. Alan adı yaşam döngüsü için takvim ve alarm sistemi kurun

Tek bir alan adı için bile yenileme tarihini kaçırmak can sıkıcıyken, onlarca domain’de bu risk katlanarak artar. ICANN’in yaşam döngüsü politikaları belli çerçeveler sunsa da; doğru olan, kendi tarafınızda şu adımları otomatize etmektir:

  • Tüm alan adlarını ve yenileme tarihlerini merkezi bir tabloda toplamak
  • En az 60, 30 ve 7 gün kala otomatik e‑posta / görev oluşturmak
  • Kritik domain’leri (ana web, e‑posta, ödeme vb.) ayrıca işaretlemek
  • Yenileme faturalarını muhasebe tarafıyla önceden planlamak

Bu pratikler, ICANN’in sağladığı grace / redemption sürelerine güvenmek yerine; proaktif yönetim kültürü oluşturmanızı sağlar.

3. Transfer ve registrar değişikliklerini proje gibi yönetin

Bir alan adını başka bir firmaya veya başka bir kullanıcıya devretmek, artık çoğu durumda küçük bir proje gibi ele alınmalı. Şu başlıkları check‑list haline getirmenizi öneririm:

  • Alan adı üzerinde aktif bir transfer veya registry kilidi var mı?
  • WHOIS / RDAP iletişim e‑postası aktif ve erişilebilir mi?
  • DNS kayıtları ve nameserver’lar yeni yapıya göre planlandı mı?
  • SSL sertifikaları, e‑posta DNS kayıtları (MX, SPF, DKIM, DMARC) planda mı?
  • ICANN’in zorunlu kıldığı onay e‑postaları için doğru kişilere bilgi verildi mi?

Özellikle barındırma altyapısını da değiştiriyorsanız; blogumuzdaki alan adı transferi ve DNS / e‑posta kesintisiz taşıma rehberinde bu süreci adım adım bulabilirsiniz.

4. Güvenlik seviyenizi ICANN beklentisine uygun hale getirin

ICANN politikaları, her alan adını aynı risk seviyesinde görmüyor. Finansal işlemlerin döndüğü, yüksek trafikli projeler için güvenlik çıtasının daha yüksek tutulmasını bekliyor. Pratikte şu adımları atabilirsiniz:

  • Kritik domain’ler için en az Transfer Lock, mümkünse Registry Lock kullanmak
  • Tüm domain ve hosting panellerinde 2FA zorunlu kılmak
  • DNS değişikliklerini sadece sınırlı sayıda yetkili kullanıcıya açmak
  • DNSSEC desteği olan uzantılarda DNSSEC’i etkinleştirmek

DCHost altyapısında; domain, DNS ve hosting erişimlerini ayrı ayrı yetkilendirip; ajans, müşteri ve teknik ekip rollerini netleştirerek bu beklentiyi karşılamak mümkün.

5. İç dokümantasyon ve eğitim: Küçük ekipler için bile şart

ICANN alan adı politikası değişiklikleri, genellikle PDF dokümanlar ve uzun metinler halinde gelir. Bunları herkesin oturup okumasını beklemek gerçekçi değil. Yapılması gereken:

  • Bu değişiklikleri iç süreçleriniz için 1‑2 sayfalık sade rehberlere dönüştürmek
  • Ajans veya IT ekibi içinde kısa eğitim oturumları yapmak
  • Yeni işe başlayanlara; domain, DNS ve güvenlik check‑list’ini onboarding’in parçası yapmak

Küçük bir ekipte bile; bir kişinin tatilde, diğerinin toplantıda olduğu bir günde yanlışlıkla silinen veya transfer edilen domain’lerin bedeli, bu basit adımlardan çok daha yüksek olur.

DCHost Perspektifi: Domain, Hosting ve ICANN Uyumunu Birlikte Düşünmek

Alan adı politikaları ile hosting mimarisinin kesiştiği yerler

ICANN politikaları kağıt üzerinde domain odaklı görünse de, pratikte hosting tarafıyla iç içe yürür:

  • Nameserver değişikliği, DNS kayıtlarınızın hangi sunucuya işaret edeceğini belirler.
  • DNSSEC ve güvenlik başlıkları, DNS altyapınızın yapısını etkiler.
  • Alan adının düşmesi, sadece web sitesini değil e‑postayı, API uç noktalarını ve entegrasyonları da durdurur.
  • Yeni gTLD stratejiniz, CDN ve çok lokasyonlu hosting mimarinizle birlikte planlanmalıdır.

Bu nedenle DCHost olarak; domain, hosting, VPS, dedicated ve colocation hizmetlerimizi tasarlarken; ICANN politikalarını arka plan varsayımı değil, doğrudan mimari girdisi olarak ele alıyoruz.

DCHost ile pratik uyum: Örnek bir senaryo

Örneğin orta ölçekli bir e‑ticaret projesini ele alalım. Ana alan adınız, ödeme alt alan adlarınız ve e‑posta için kullandığınız alt alanlar var. ICANN alan adı politikası değişiklikleri doğrultusunda şu paketi birlikte tasarlıyoruz:

  • Ana domain için güçlü kilitler (Transfer Lock + mümkünse Registry Lock)
  • DNSSEC etkinleştirilmiş, yedekli DNS altyapısı
  • WooCommerce veya benzeri altyapılar için optimize edilmiş VPS veya dedicated sunucu
  • SSL/TLS otomasyonu ve sertifika süre sonu izleme
  • Alan adı, DNS ve sunucu erişimi için ayrı ayrı rol tabanlı yetkilendirme

ICANN değişiklikleriyle birlikte ortaya çıkan yeni gereksinimleri; DCHost tarafında süreç ve teknik ayarlarınızla birlikte ele alarak, sizin için mümkün olduğunca görünmez ve sorunsuz hale getirmeye çalışıyoruz.

Sonuç: ICANN Alan Adı Politikası Değişikliklerini Avantaja Çevirmek

ICANN alan adı politikası değişiklikleri, ilk bakışta sadece ekstra iş yükü ve karmaşıklık gibi gelebilir. Oysa doğru okunduğunda; bunlar aslında alan adınızı kaybetmemeniz, marka itibarınızı korumanız ve kullanıcılarınız için daha güvenli bir deneyim sunmanız için yol gösterici kurallar. Özellikle domain, DNS, SSL ve hosting bileşenlerini birlikte ele aldığınızda; bu değişiklikleri birer angarya değil, altyapınızı güçlendiren doğal evrim adımları olarak görebilirsiniz.

Önerimiz; alan adı portföyünüzü, yaşam döngüsü takvimlerinizi, güvenlik ayarlarınızı ve transfer stratejilerinizi en az yılda bir kez gözden geçirmeniz. Bu gözden geçirme sırasında; ICANN değişikliklerini, yerel regülasyonları (GDPR, KVKK vb.) ve işinizin ölçeğini birlikte masaya yatırmak, ileride doğabilecek büyük sorunların önüne geçer. Dilerseniz bu süreci, DCHost ekibiyle birlikte; domain yönetimi, DNSSEC, registry/transfer kilitleri ve hosting mimarisi dahil uçtan uca ele alabiliriz. Böylece ICANN kaynaklı yeni kurallar sizin için sürpriz değil, önceden planlanmış ve kontrol altında tutulan birer güncelleme olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Küçük işletmeler genelde sadece bir veya birkaç alan adına sahip oldukları için, değişikliklerin etkisini ilk anda hissetmeyebilir. Ancak yenileme takvimi, WHOIS doğrulamaları, transfer kilidi ve DNS güvenliği gibi başlıklar, ölçekten bağımsız olarak her domain için geçerlidir. Örneğin iletişim e‑postanız güncel değilse, ICANN kaynaklı bir doğrulama talebine cevap veremez ve alan adınızın askıya alınması riskiyle karşılaşırsınız. Bu yüzden, tek bir kurumsal alan adı bile olsa; sahiplik bilgilerinizin güncel olduğundan, yenileme hatırlatmalarını aldığınızdan ve temel güvenlik ayarlarını (transfer kilidi, güçlü parola, 2FA gibi) etkinleştirdiğinizden emin olmanız gerekir.

ICANN yeni bir politika yayınladığında, alan adınızı bir gecede kaybetmeniz olağan bir senaryo değildir. Genellikle geçiş süreleri, bildirim dönemleri ve uyum takvimleri tanımlanır. Ancak bazı durumlarda; iletişim e‑postanız çalışmıyorsa, yenileme tarihini kaçırırsanız veya kullanım şartlarını ağır şekilde ihlal ederseniz, süreç hızlanabilir. Bu riski azaltmak için; alan adlarınızın yenileme tarihlerini takip eden bir takvim, güncel ve izlenen bir yönetici e‑posta adresi ve kritik domain'ler için ek güvenlik ve kilit mekanizmaları kullanmanız tavsiye edilir. Böylece politika değişiklikleri sizi hazırlıksız yakalamaz.

Her zaman tam zamanlı bir teknik ekibe ihtiyacınız olmak zorunda değil, ancak belirli teknik konularda destek almanız çoğu zaman işleri kolaylaştırır. Örneğin DNSSEC kurulumu, registry lock başvuruları, karmaşık transfer senaryoları veya çoklu DNS sağlayıcısı kullanımı gibi konular teknik bilgi gerektirir. Küçük işletmelerde bu rolü çoğu zaman ajans veya dış destek üstlenir. DCHost gibi hem domain hem hosting tarafını bilen bir ekiple çalıştığınızda; ICANN politika değişikliklerini okuyan, bunları sizin alan adlarınız ve sunucularınız özelinde somut adımlara dönüştüren bir partneriniz olur ve teknik detaylarla tek başınıza uğraşmak zorunda kalmazsınız.

Tüm güvenlik adımlarını aynı anda ve her alan adına uygulamak çoğu zaman gerçekçi değildir. Bu nedenle önceliklendirme yapmak mantıklıdır. Önce hangi domain'lerin işiniz için kritik olduğunu belirleyin: ana web alan adınız, e‑posta için kullanılan alan adları, ödeme veya panel gibi hassas sistemlerin alt alanları. Ardından bu alan adlarında transfer kilidi, mümkünse registry lock, 2FA zorunluluğu ve DNSSEC gibi önlemleri devreye alın. Daha az önemli alan adlarında ise, en azından yenileme takvimi ve temel panel güvenliğini sağlamak yeterli olabilir. ICANN politikalarındaki her yeni başlığı bu önceliklendirme listesine göre değerlendirmeniz, sınırlı zamanı daha verimli kullanmanızı sağlar.

Resmi ICANN duyurularını ve politika dokümanlarını doğrudan takip etmek mümkün, fakat oldukça zaman alıcı olabilir. Pratikte çoğu işletme; çalıştığı registrar'ın ve hosting sağlayıcısının özet açıklamalarına ve rehber içeriklerine bakarak ilerler. DCHost blogunda, ICANN alan adı politikaları ve bağlantılı konulardaki önemli değişiklikleri teknik ve operasyonel etkileriyle birlikte Türkçe olarak düzenli şekilde aktarmaya çalışıyoruz. Alan adı portföyünüzü yılda en az bir kez gözden geçirirken, bu tür rehberleri kontrol listesi gibi kullanmak; yeni gereksinimleri kaçırmadan ama gereksiz paniğe kapılmadan hareket etmenize yardımcı olur.