Alan Adı

ICANN Alan Adı Politikaları Değişiklikleri ve Uyum Stratejisi

ICANN alan adı politikalarındaki değişiklikler neden sizi doğrudan ilgilendiriyor?

Alan adınız sadece bir isim değil; marka itibarınızın, SEO performansınızın, e-posta erişilebilirliğinizin ve hatta hukuki risklerinizin merkezinde duruyor. Bu merkezin kurallarını ise ICANN belirliyor. ICANN alan adı politikalarındaki her değişiklik; kayıt, yenileme, transfer, WHOIS/RDAP verileri, güvenlik ve anlaşmazlık çözümü gibi başlıklarda oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Dolayısıyla bu değişiklikleri sadece alan adı kayıt firmalarının sorunu gibi görmek, pratikte projenizi ve şirketinizi gereksiz riske atmak anlamına geliyor.

DCHost tarafında, hem kendi altyapımızı hem de müşterilerimizin alan adı portföylerini planlarken ICANN süreçlerini yakından takip ediyoruz. Özellikle yeni transfer politikaları, kayıt verisi (WHOIS/RDAP) kuralları, DNS kötüye kullanımına (DNS abuse) yönelik sıkılaşan şartlar ve yeni gTLD turları; küçük bir blogdan çok markalı kurumsal yapılara kadar herkesi etkiliyor. Bu yazıda teknik detayı boğmadan ama yüzeysel de kalmadan; ICANN alan adı politikalarındaki değişikliklerin ne anlama geldiğini, somut olarak neleri değiştirdiğini ve DCHost ile bu süreci nasıl risksiz yönetebileceğinizi adım adım anlatacağız.

ICANN alan adı politikaları neden sürekli değişiyor?

ICANN, küresel alan adı ve IP adresi ekosistemini yöneten çok paydaşlı (multi-stakeholder) bir yapı. Yani kararlar sadece teknik ekipler tarafından değil; alan adı kayıt firmaları, hosting sağlayıcılar, marka sahipleri, sivil toplum temsilcileri ve düzenleyici kurumların katıldığı uzun politik süreçler sonunda alınıyor. İnternet büyüdükçe, siber suçlar çeşitlendikçe ve veri koruma düzenlemeleri (özellikle GDPR ve benzeri yasalar) sıkılaştıkça; ICANN politikalarının da güncellenmesi kaçınılmaz hâle geliyor.

Bu değişikliklerin başlıca itici güçlerini şöyle özetleyebiliriz:

  • Güvenlik ve kötüye kullanım: Phishing, botnet komuta alan adları, malware dağıtımı gibi vakalar arttıkça; kayıt firmalarına ve resellera daha net sorumluluklar yükleniyor.
  • Gizlilik ve veri koruma: WHOIS verilerinin herkese açık olduğu dönem geride kalıyor; yerine, daha kontrollü erişim ve RDAP temelli çözümler geliyor.
  • Piyasa dengesi ve rekabet: Yeni gTLD turları, marka uzantıları ve niş TLD’ler için zemin oluştururken, aynı zamanda kötüye kullanımı önleyecek çerçeveler gerekiyor.
  • Operasyonel netlik: Transfer, yenileme, silme ve itiraz süreçleri daha standart hâle getiriliyor ki; binlerce kayıt firmasının aynı dili konuşması sağlansın.

DCHost olarak bizim görevimiz, bu üst seviye politikaları satır satır okumak değil; sizin yerinize okuyup, teknik ve operasyonel gerekliliklere dönüştürmek ve panelinize, sözleşmelerinize ve süreçlerinize yansıtmak.

Son yıllarda öne çıkan temel politika başlıkları

1) Kayıt verisi (WHOIS/RDAP) ve gizlilik değişiklikleri

Uzun süre alan adı sahipliği denince akla WHOIS sorguları geliyordu. Bugün ise tablo çok daha karmaşık:

  • Kişisel verilerin doğrudan herkese açık listelenmesi birçok ülkede veri koruma yasaları ile çelişiyor.
  • ICANN, kayıt verisi politikalarını; RDAP tabanlı, kademeli erişim ve rol bazlı görünürlük modeline doğru evirmeye devam ediyor.
  • Kontakt bilgilerinin doğrulanması (e-posta ve/veya telefon) artık birçok TLD için daha sıkı kural setleri ile takip ediliyor.

Bu değişikler, bireysel domain sahipleri kadar kurumsal yapıları da etkiliyor. Örneğin:

  • Yanlış veya eski bir e-posta adresi yüzünden doğrulama başarısız olduğunda, alan adınız askıya alınabiliyor.
  • GDPR/KVKK uyumu gereği WHOIS üzerinde daha az veri görünürken; hukuki veya teknik bir ihtilafta ispat yükümlülüğü sizde kalıyor.

Bu noktada alan adı WHOIS gizliliği ve GDPR/KVKK dengesi üzerine hazırladığımız rehber, hukuki ve pratik sınırları netleştirmenize yardımcı olabilir.

2) Transfer politikası değişiklikleri

Alan adını bir kayıt firmasından diğerine transfer etmek artık eskisi kadar karmaşık olmak zorunda değil. ICANN, transfer politikasında yaptığı güncellemelerle:

  • Transfer için gerekli onay adımlarını basitleştirmeye,
  • Yetkisiz veya dolandırıcılık amaçlı transferleri engellemeye,
  • Kayıt ve transfer kilidi (transfer lock) mantığını daha şeffaf hâle getirmeye
  • çalışıyor.

    Bu, pratikte şu anlamlara geliyor:

    • Alan adınızın transfer kilidi açık ise, istemeden taşınması artık çok daha zor.
    • Transfer sürecinde kullanılan yetkilendirme kodları (auth/EPP kodu) ve onay e-postaları için daha net zaman sınırları ve formatlar var.
    • Yetkisiz bir transfer girişiminde itiraz ve geri alma mekanizmaları daha standart hâle geliyor.

    Transfer sürecinin tüm teknik ve DNS tarafını anlattığımız alan adını farklı kayıt firmasına transfer etme rehberi, ICANN politikalarındaki bu güncellemeleri operasyonel olarak nasıl yöneteceğinizi örneklerle gösteriyor.

    3) DNS kötüye kullanımına karşı sıkılaşan kurallar

    ICANN topluluğunun en sıcak başlıklarından biri, DNS abuse yani alan adlarının kötüye kullanımı. Politik değişikliklerin odağında özellikle şu kullanım türleri var:

    • Phishing ve kimlik avı siteleri
    • Malware veya ransomware dağıtan domainler
    • Botnet komuta kontrol alan adları
    • İleri düzey spam altyapılarında kullanılan alan adları

    Yeni politika çerçeveleri, kayıt firmaları ve resellerlar üzerinde şu baskıyı artırıyor:

    • Şikâyet ve ihbar mekanizmalarını daha erişilebilir kılmak,
    • Açıkça kötüye kullanım tespit edildiğinde belirli süre içinde aksiyon almak,
    • Gerekirse alan adını askıya almak, DNS’ini durdurmak veya silmek.

    DCHost olarak bu alanda, kötüye kullanım bildirimlerinin otomasyonunu, log saklama politikalarını ve güvenlik ekiplerimizin vaka yönetimi süreçlerini ICANN beklentileri ile uyumlu olacak şekilde sürekli güncelliyoruz. Bu sayede hem masum domain sahiplerini koruyor hem de altyapımızın kara liste risklerini minimize ediyoruz.

    4) Yeni gTLD turları ve uzantı ekosistemi

    ICANN’in yeni gTLD programı sayesinde yüzlerce yeni alan adı uzantısı hayatımıza girdi ve yeni turlar gündemde. Marka TLD’leri, sektör odaklı TLD’ler ve coğrafi uzantılar; pazarlama ve SEO tarafında yeni fırsatlar getirirken, portföy yönetimi ve marka koruması tarafında da yeni sorumluluklar doğuruyor.

    Bu konuya daha önce ICANN yeni gTLD politikaları için hazırladığımız kapsamlı rehberde teknik ve stratejik açıdan detaylı değinmiştik. Özetlemek gerekirse:

    • Yeni turlar, marka sahiplerine kendi uzantısını alma fırsatı sunarken,
    • Diğer yandan typosquat ve marka ihlali risklerini yeni TLD’lere doğru yaygınlaştırıyor.

    Dolayısıyla ICANN politikalarındaki her yeni gTLD kararı, sadece bir uzantı listesinin güncellenmesi değil; domain savunma hattınızın yeniden tasarlanması anlamına geliyor.

    5) Güvenlik, DNSSEC ve kayıt sözleşmesi gereksinimleri

    ICANN politikaları, zaman içinde DNSSEC, güvenlik bildirimleri, log saklama ve kimlik doğrulama gibi başlıklarda da daha detaylı hâle geldi. Birçok TLD için:

    • DNSSEC desteği ve anahtar yönetimi tavsiye seviyesinden zorunluya yakın bir beklentiye dönüşüyor.
    • Kayıt firmalarının log saklama süreleri ve kapsamı netleşiyor.
    • Müşteri kimlik bilgilerinin doğrulanması ve saklanması için minimum standartlar belirleniyor.

    DNS güvenliği ve DNSSEC’in pratik etkilerini anlamak için DNSSEC nedir ve adım adım kurulum rehberi yazımıza da göz atabilirsiniz. DCHost olarak, ICANN tarafındaki bu beklentileri karşılamak için panelde DNSSEC yönetimini mümkün olduğunca otomatik ve hataya dayanıklı hâle getiriyoruz.

    Domain sahipleri için somut etkiler: Pratikte ne değişiyor?

    Politika dokümanları sayfalarca olabilir; ama sizin gündeminizdeki asıl soru şu: Bu değişiklikler benim tek bir alan adım veya onlarca domain içeren portföyüm için neyi değiştirecek?

    Öne çıkan başlıkları sadeleştirelim:

    • İletişim bilgilerinin doğruluğu kritik hâle geliyor: Kayıt e-postası, telefon ve posta adresiniz yanlış veya eski ise; hem ICANN gereği yapılması gereken bildirimleri alamaz, hem de doğrulama başarısızlığı nedeniyle domain askıya alınma riskiyle karşı karşıya kalırsınız.
    • WHOIS gizliliği yerine kontrollü görünürlük modeli: Artık her alan adı için WHOIS gizliliği aç/kapa mantığı yerine, TLD’ye, hukuki statüye ve bölgesel yasalara göre katmanlı bir görünürlük modeli ile karşılaşıyoruz.
    • Transfer süreçleri daha öngörülebilir ama kuralcı: Kilit açık/kapalı, auth kodu, onay e-postası gibi adımlar netleşti; fakat aynı zamanda süreler ve formatlar da standartlaştığı için küçük hatalar transferi geciktirebilir.
    • Kötüye kullanım şüphesi ciddiye alınıyor: Alan adınız veya alt alanlarınızdan şüpheli trafik, phishing içeriği ya da spam akışı tespit edilirse; kayıt firması ICANN politikaları gereği sizden hızlı aksiyon bekleyecek.

    Alan adınızın tüm yaşam döngüsünü; kayıt, yenileme, süre dolması, grace ve redemption dönemleri ile birlikte anlamak için alan adı yaşam döngüsü rehberimizi mutlaka incelemenizi öneririz. ICANN politikalarındaki her değişiklik, bu döngünün bir noktasını daha hassas hâle getiriyor.

    Kurumsal alan adı portföyü yönetenler için etkiler

    Ajanslar, SaaS projeleri veya çok markalı kurumsal yapılar için ICANN politikalarındaki değişiklikler daha da kritik. Çünkü tek bir hatanın etkilediği alan adı sayısı bir anda onlarca, hatta yüzlerceye çıkabiliyor.

    Kurumsal tarafta özellikle şunları gözden geçirmek gerekiyor:

    • Portföy envanteri ve sahiplik netliği: Hangi domain kimin adına kayıtlı, teknik ve idari kontaktlar kim? Farklı kişiler veya şirketler adına dağılmış alan adları, ICANN politikaları sıkılaştıkça büyük operasyonel risk oluşturuyor.
    • Defansif domain stratejileri: Yeni gTLD turları ve marka odaklı uzantılar, defansif kayıt stratejisini karmaşıklaştırıyor. Hangi TLD’de mutlaka kayıt tutmalı, hangisinde izleme ile yetinmelisiniz?
    • UDRP ve anlaşmazlık riski: Marka tescili ve domain stratejisi arasındaki kopukluk, UDRP şikâyetlerine zemin hazırlıyor. ICANN politikaları, bu süreçleri her turda biraz daha netleştiriyor.

    Bu bağlamda, hem marka tescili hem de uyuşmazlık yönetimi açısından marka tescili, UDRP ve alan adı ihtilafları rehberimizi ve geniş portföyler için hazırladığımız alan adı portföy yönetimi rehberimizi okumanızı özellikle öneririz. ICANN politikalarındaki değişiklikleri bu iki perspektiften okumak, riskleri çok daha erken fark etmenizi sağlar.

    DCHost olarak bu değişikliklere nasıl uyum sağlıyoruz?

    Domain, hosting, VPS, dedicated sunucu ve colocation hizmetleri sunan bir ekip olarak; ICANN politikalarını yalnızca teorik bir konu değil, doğrudan işimizin parçası olarak görüyoruz. DCHost tarafında yaptığımız başlıca uyum adımlarını şeffaf şekilde paylaşmak istiyoruz:

    • Sözleşme ve kullanım şartları güncellemeleri: ICANN tarafında kayda değer bir politika değişikliği olduğunda; ilgili maddeleri hizmet sözleşmelerimize ve kayıt akışına yansıtıyor, müşterilerimizi e-posta ile bilgilendiriyoruz.
    • Kontrol paneli iyileştirmeleri: WHOIS/RDAP alanları, DNSSEC yönetimi, transfer kilidi ve registry lock gibi ayarları panelimizde olabildiğince anlaşılır ve kendi kendine açıklayıcı hâle getiriyoruz.
    • Otomatik hatırlatmalar ve uyarılar: Yenileme tarihleri, iletişim bilgisi doğrulama istekleri, yaklaşan grace veya redemption dönemleri için çok katmanlı bildirim sistemi kullanıyoruz.
    • Güvenlik ve kötüye kullanım süreçleri: Abuse bildirimlerini sadece form üzerinde bırakmıyor; gerçekten okuyan ve aksiyon alan bir güvenlik ekibiyle yönetiyor, ICANN beklentilerini karşılarken masum domain sahiplerini de korumaya dikkat ediyoruz.
    • Teknik altyapı hazırlıkları: DNSSEC, güvenli DNS altyapısı, log saklama ve yedekleme gibi başlıklarda; politik değişikliklerden önce altyapımızı hazır hâle getirmeye çalışıyoruz ki siz hiçbir şey hissetmeden uyum süreci tamamlansın.

    ICANN alan adı politikalarındaki değişikliklerin genel çerçevesini daha önce de domain sahipleri için hazırladığımız yol haritası yazımızda paylaşmıştık. Bu yeni makale ile oradaki çerçeveyi güncel gelişmeler ve pratik önerilerle genişletiyoruz.

    Güvenlik, kilitler ve koruma mekanizmaları: Politika değişiklikleri ile nasıl şekilleniyor?

    ICANN tarafındaki birçok güncelleme, pratikte şu iki soruya odaklanıyor:

    1. Alan adınız izniniz olmadan taşınabilir mi?
    2. Alan adınız izniniz olmadan değiştirilebilir veya silinebilir mi?

    Bu soruların yanıtı, çeşitli kilit ve koruma mekanizmalarından geçiyor:

    • Registrar lock / transfer kilidi: Alan adınızın başka bir kayıt firmasına taşınmasını, siz kilidi açmadıkça engeller.
    • Registry lock: Kayıt otoritesi seviyesinde ekstra bir kilit; kritik domainler için yetkisiz değişiklikleri neredeyse imkânsız kılar.
    • Update ve delete kilitleri: Alan adının nameserver, kontakt bilgisi veya silme işlemleri için ekstra doğrulama adımları gerektirir.

    Bu mekanizmaları tek tek ve örnek senaryolarla anlattığımız alan adı güvenliği rehberimizde gösterdiğimiz gibi; ICANN politikalarındaki her yeni güvenlik odaklı değişiklik, bu kilitlerin önemini daha da artırıyor. DCHost kontrol panelinde bu ayarları mümkün olduğunca görünür kılmamızın nedeni de tam olarak bu.

    Önümüzdeki dönemde beklenen ICANN politika eğilimleri

    ICANN süreçleri yavaş işler ama geri dönmez; bir konu tartışılmaya başlandıysa, er ya da geç politika olarak karşımıza çıkar. Önümüzdeki dönemde özellikle şu eğilimlerin güçlenmesini bekleyebilirsiniz:

    • RDAP tabanlı kayıt verisi yönetimi: WHOIS’ten RDAP’e geçiş sadece teknik bir protokol değişimi değil; rol bazlı ve kademeli erişimin standart hâle gelmesi anlamına geliyor.
    • DNS kötüye kullanım metriklerinin zorunlu raporlanması: Kayıt firmalarından, abuse vakaları ve aldığı aksiyonlar konusunda düzenli raporlama beklenmesi gündemde.
    • Yeni gTLD turlarıyla birlikte marka koruma mekanizmalarının genişlemesi: Koruma listeleri, sunrise ve claims dönemleri gibi süreçler daha rafine hâle geliyor.
    • Güvenlik ve şeffaflık odaklı sözleşme güncellemeleri: RA/RAA benzeri sözleşmelerde güvenlik bildirim süreleri, log saklama ve işbirliği yükümlülükleri daha detaylı hâle gelebilir.

    Bu eğilimler, pratikte sizden şunu bekleyecek: Domain portföyünüzü, DNS ve e-posta altyapınızı ve güvenlik süreçlerinizi; bir kerelik ayarlardan çok, düzenli olarak gözden geçirilen yaşayan sistemler gibi yönetmek.

    Adım adım eylem planı: ICANN politika değişikliklerine hazırlıklı olmak

    Politikaların detayına hâkim olmasanız bile, doğru bir operasyonel çerçeve ile riskinizi ciddi biçilde azaltabilirsiniz. DCHost tarafında müşterilerimize önerdiğimiz pratik eylem planı şöyle:

    1. Kayıt bilgilerinizin tam ve güncel olduğundan emin olun: Kontrol panelinizden her alan adınız için idari ve teknik kontakt e-postalarını, telefonları ve adresleri kontrol edin. Pasif kullanılan veya erişilemeyen e-posta adreslerini mutlaka güncelleyin.
    2. Alan adı portföyünüzü sınıflandırın: Kurumsal ana domainler, e-posta için kritik domainler, pazarlama kampanyası domainleri ve defansif kayıtlar gibi kategoriler oluşturun. ICANN politikalarındaki değişiklikler her kategoriye aynı ağırlıkla yansımaz.
    3. Kritik domainler için güvenlik kilitlerini aktif edin: Kurumsal ana alan adınız ve e-posta altyapınızın bağlı olduğu domainler için transfer kilidi ve mümkünse registry lock kullanın.
    4. DNS ve hosting tarafta güvenliği sertleştirin: Sadece domain politikalarına odaklanmak yetmez; sunucu tarafındaki güvenlik açıkları da abuse şikâyetlerine yol açabilir. Özellikle alan adı güvenliği ve 2FA rehberi ile siber güvenlik tehditleri için hazırladığımız yol haritasına göz atmanızı tavsiye ederiz.
    5. Yenileme ve süre yönetimi için takvim oluşturun: Sadece otomatik yenilemeye güvenmeyin; kritik domainler için şirket içi takviminizde de hatırlatmalar oluşturun. Redemption dönemine düşen domainlerin hem maliyeti hem de operasyonel riski çok daha yüksektir.
    6. İç sorumlulukları netleştirin: Kim domain kayıt ve yenilemeden sorumlu, kim DNS değişikliği yapabilir, kim e-posta altyapısını yönetiyor? Rol ve yetkiler net olmazsa, ICANN politikalarındaki en basit değişiklik bile içeride karışıklığa yol açabilir.

    Domain ve marka stratejisini daha üst seviye bir perspektiften ele almak isterseniz, ICANN’ın yeni alan adı politikalarının marka ve domain stratejinizi nasıl değiştirdiğini anlattığımız yazıyı da mutlaka okuyun. Orada teknik kuralları iş hedefleriyle nasıl hizalayabileceğinizi somut örneklerle göstermiştik.

    Sonuç: ICANN değişiklikleriyle boğuşmak zorunda değilsiniz

    ICANN alan adı politikalarındaki değişiklikler, ilk bakışta karmaşık ve uzak görünebilir. Fakat işin özünde, bu kurallar alan adı sahiplerini, internet kullanıcılarını ve küresel DNS ekosistemini daha güvenli, şeffaf ve öngörülebilir hâle getirmeyi hedefliyor. Bu hedefe giden yolda yükünüzü hafifletmek ise bizim işimiz.

    DCHost olarak; domain kaydı, hosting, VPS ve dedicated sunuculardan colocation çözümlerine kadar uzanan altyapımızı, ICANN süreçleriyle uyum içinde çalışacak şekilde tasarlıyoruz. Sizin ağınızda, sunucunuzda veya portföyünüzde yaptığınız her değişikliğin; alan adınızın yaşam döngüsüne, güvenliğine ve hukuki konumuna etkisini düşünerek hareket ediyoruz.

    Eğer siz de:

    • Alan adı portföyünüzü ICANN politikalarına uyumlu şekilde yeniden düzenlemek,
    • Kritik domainleriniz için güvenlik ve yedeklilik stratejisi oluşturmak,
    • DNS, hosting ve e-posta altyapınızı alan adı katmanıyla entegre düşünmek
    • istiyorsanız; DCHost ekibiyle iletişime geçerek projenizi birlikte planlayabiliriz. ICANN politikalarındaki değişiklikleri bir risk değil, markanız için sağlam bir altyapı kurmak adına fırsat hâline getirmek elinizde.

Sıkça Sorulan Sorular

Eğer sadece birkaç alan adınız varsa, ICANN politikalarını doğrudan günlük olarak takip etmeniz gerekmez; ancak yılda en az bir kez genel çerçeveyi gözden geçirmenizi öneririz. Çoklu marka yöneten şirketler, ajanslar veya onlarca domain içeren portföyler içinse durum farklı: Burada hem ICANN hem de TLD bazlı politikaları en az 3-6 ayda bir gözden geçirmek kritik. DCHost tarafında bu değişiklikleri sizin adınıza izleyip; ihtiyaç olduğunda sözleşme, panel ve bilgilendirme e-postaları üzerinden size yansıtmaya çalışıyoruz. Yine de kritik domainleriniz varsa, büyük değişikliklerde danışmanlık almanız faydalı olur.

ICANN'in güncel transfer politikası aslında iyi tasarlandığında hem güvenliği hem öngörülebilirliği artırıyor. Transfer kilidi açık olduğu sürece yetkisiz taşıma riskiniz azalırken, kilidi bilinçli şekilde kapatıp doğru auth/EPP kodunu kullandığınızda süreç eskisinden daha net adımlarla ilerliyor. Zorluk genelde teknik kısımlarda değil, yanlış veya eski e-posta adresleri, onay mesajlarının gözden kaçması ve hatalı DNS geçiş planlarından kaynaklanıyor. DCHost olarak, transfer öncesi DNS ve e-posta tarafındaki riskleri de kapsayan bir kontrol listesiyle hareket etmenizi ve kritik domainler için taşıma sürecini mutlaka planlı bir bakım penceresine almanızı öneriyoruz.

WHOIS verilerinin geçmişteki gibi herkese açık olmaması, gizlilik açısından avantaj; ancak ispat yükümlülüğü ve hukuki süreçlerde elinizi zayıflatmamak için kayıt verisinin DCHost panelinde eksiksiz, güncel ve şirket içi sorumlularla örtüşür durumda olması şart. RDAP temelli modelde, farklı rollere göre farklı veri seviyeleri gösterildiği için, hatalı veya karışık kontakt bilgileri ileride anlaşmazlık ve itiraz süreçlerinde sorun çıkarabilir. Ayrıca iletişim bilgileri doğrulanamadığında ICANN politikaları gereği domain askıya alma mekanizmaları da devreye girebilir. Bu yüzden özellikle kurumsal alan adlarında, şirket mail adresleriyle kayıt yapmanız ve kişisel e-postalardan kaçınmanız önemli.

Genel olarak hayır; ICANN politikaları, alan adlarının anında ve geri dönüşsüz silinmesinden ziyade önce uyarı, sonra askıya alma ve ancak kötüye kullanım devam ederse silme yolunu tercih eder. Örneğin yanlış WHOIS verisi, doğrulanamayan kontakt bilgisi veya ödeme aksaklıklarında öncelikle kayıt firması üzerinden size bildirim gelir. Ancak phishing, malware dağıtımı, botnet kontrolü gibi bariz kötüye kullanım durumlarında askıya alma ve silme süreci çok daha hızlı işleyebilir. Özetle, iyi niyetli bir domain sahibiyseniz ve DCHost'tan gelen bildirimleri ciddiye alıp hızlı aksiyon alıyorsanız, ICANN politikalarına uyumsuzluk sonucu ani kayıp yaşama ihtimaliniz oldukça düşüktür.