İçindekiler
- 1 Colocation Hizmeti Nedir? Temel Mantığı
- 2 Kendi Sunucunuzu Barındırmanın Stratejik Avantajları
- 3 Veri Merkezi Altyapısını “Kiralamak”: Güç, Soğutma ve Network
- 4 Güvenlik, Süreklilik ve Felaket Kurtarma Açısından Colocation
- 5 Colocation ile Ölçeklenebilirlik ve Ağ Mimarisi Avantajları
- 6 DCHost Colocation Senaryoları: Kimler İçin Mantıklı?
- 7 Colocation’a Geçmeden Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler
- 8 Sonuç: Ne Zaman Colocation, Ne Zaman Diğer Modeller?
Colocation Hizmeti Nedir? Temel Mantığı
Altyapı planlama veya maliyet analizi toplantılarında, yüksek trafikli projeler için klasik hosting seçeneklerinin sınırlarına sıkça gelinir. Özellikle donanım tarafında tam kontrol isteyen ekipler için colocation hizmeti burada devreye girer. Basitçe özetlemek gerekirse colocation, size ait fiziksel sunucuları profesyonel bir veri merkezinde barındırma modelidir. Donanım sizin, elektrik, soğutma, internet bağlantısı, fiziksel güvenlik ve 7/24 operasyon ise veri merkezinin sorumluluğundadır.
Bu model, on-premise (ofis içi) sunucu odası ile tamamen kiralık altyapı (VPS, dedicated, bulut) arasında stratejik bir orta yol sunar. Kendi seçtiğiniz işlemci, RAM, disk, RAID kartı, hatta GPU ile istediğiniz donanımı kurabilir; aynı zamanda gelişmiş veri merkezi altyapısının getirdiği güç, soğutma, ağ ve güvenlik avantajlarından yararlanırsınız. Eğer veri merkezlerinin nasıl çalıştığını merak ediyorsanız, colocation düşünmeden önce veri merkezinin web hosting için neden kritik olduğunu net bir şekilde anlamak faydalı olacaktır.
Bu yazıda DCHost ekibi olarak, colocation hizmetiyle kendi sunucularınızı barındırmanın maliyet, güvenlik, performans, ölçeklenebilirlik ve strateji</strong tarafındaki avantajlarını sahadaki deneyimlerimizle birlikte detaylı olarak ele alacağız. Ayrıca hangi senaryoda colocation’ın mantıklı olduğunu, hangi durumda dedicated veya bulut çözümlerine yönelmenin daha doğru olacağını da somut örneklerle netleştireceğiz.
Kendi Sunucunuzu Barındırmanın Stratejik Avantajları
1. Donanım Üzerinde Tam Kontrol ve Özelleştirme
Colocation’ın en büyük artısı, donanım tarafında neredeyse sınırsız özgürlük tanımasıdır. Kiralık dedicated veya VPS çözümlerinde, sağlayıcının sunduğu hazır konfigürasyonlarla yetinmek zorundasınız. Oysa colocation’da:
- İstediğiniz işlemci serisini (yüksek frekans, çok çekirdek, AVX, AES-NI vb.) seçebilirsiniz.
- NVMe, SATA SSD veya HDD karışımıyla size özel disk mimarisi kurabilir, RAID kartını ve seviye tipini (RAID 1, 5, 6, 10) kendiniz belirleyebilirsiniz.
- Özel ihtiyaçlar için GPU, FPGA, 25/40/100 Gbit NIC gibi bileşenler ekleyebilirsiniz.
- IPMI/iDRAC/iLO gibi uzaktan yönetim arabirimlerini kendi standartlarınıza göre yapılandırabilirsiniz.
Örneğin yoğun veritabanı sorguları çalışan bir e-ticaret altyapısında, yüksek IOPS’lu NVMe diskleri büyük RAM ile birleştirmek isteyebilirsiniz. Standart dedicated paketlerde bu kombinasyon ya hiç yoktur ya da maliyeti çok yükseltir. Colocation’da ise donanımı bir seferlik yatırım olarak alıp yıllarca aynı veri merkezinde kullanabilirsiniz.
2. Lisanslama, Güvenlik ve Regülasyon Esnekliği
Bazı yazılımlar hâlâ fiziksel CPU soketi, core sayısı veya donanım kimliği bazlı lisanslar kullanıyor. Kendi sunucunuzu barındırdığınızda:
- Lisansları uzun vadeli planlayabilir, versiyon geçişlerini kendi takviminize göre yapabilirsiniz.
- Güvenlik duvarı, IPS/IDS, HSM, yedekleme appliance’ları gibi fiziksel cihazları da aynı rack içerisinde konumlandırabilirsiniz.
- KVKK ve benzeri regülasyonlarda, verinin hangi donanım üzerinde tutulduğunu birebir bilmenin getirdiği denetim avantajına sahip olursunuz.
Kurumsal dünyada bazı denetim ekipleri, “veri şu model sunucuda, şu seri numaralı disklerde tutuluyor” seviyesinde detay isteyebiliyor. Bu seviye şeffaflık, colocation ile çok daha kolay sağlanabiliyor.
3. Uzun Vadeli Maliyet Avantajı ve TCO Perspektifi
Kabul edelim: Colocation ilk bakışta pahalı görünebilir, çünkü hem donanım maliyeti hem de aylık rack/ünite ücreti vardır. Ancak toplam sahip olma maliyetine (TCO) uzun vadeli baktığınızda tablo değişir.
Basitleştirilmiş bir senaryo düşünelim:
- Yüksek özellikli bir sunucunun peşin donanım maliyeti: 5–6 yıllık kullanım hedefiyle X birim.
- Aynı seviyede performans sunan kiralık dedicated sunucu: aylık Y birim.
- Colocation rack ücreti: aylık Z birim.
3–5 yıllık bir projeksiyonda, çoğu zaman X + (Z × 36) toplamı, (Y × 36)’dan ciddi oranda daha aşağıya düşer. Özellikle CPU ve disk tarafında üst segment donanım kullanıyorsanız, colocation uzun vadede belirgin bir maliyet avantajı yaratır. Orta ve büyük projelerde bu karşılaştırmayı tüm detaylarıyla görmek için colocation, dedicated ve bulut altyapılarını karşılaştırdığımız rehbere de mutlaka göz atmanızı öneririz.
4. Performans Öngörülebilirliği
VPS veya bazı bulut çözümlerinde, aynı fiziksel sunucu üzerinde birden fazla kiracı bulunur. Bu da zaman zaman gürültülü komşu (noisy neighbour) etkisiyle performans dalgalanmalarına yol açabilir. Colocation’da ise kaynakların tamamı zaten sizin donanımınıza ait olduğu için:
- Disk IOPS, CPU zamanı ve bellek kullanımı tamamen size aittir.
- Benchmark sonuçlarınız ile canlı ortam davranışı birbirine çok daha yakındır.
- Kapasite planlamasını, gerçek donanım limitlerine göre yapabilir, sürpriz performans düşüşlerinden kaçınabilirsiniz.
Özellikle veritabanı, cache katmanı, sıra işçileri gibi latency hassas bileşenler için bu öngörülebilirlik, uygulamanın genel kararlılığını doğrudan etkiler.
Veri Merkezi Altyapısını “Kiralamak”: Güç, Soğutma ve Network
Kendi ofisinizde veya atıl bir odada sunucu barındırmak, ilk bakışta düşük maliyetli görünebilir. Ancak biraz derine indiğinizde, profesyonel bir veri merkezinin sağladığı altyapı standardını yeniden üretmenin neredeyse imkânsız olduğunu görürsünüz.
1. Yedekli Güç Altyapısı
Colocation ile sunucularınızı barındırdığınızda, arka planda tipik olarak şu mimari çalışır:
- N+1 veya daha yüksek seviyede UPS (kesintisiz güç kaynağı) altyapısı,
- Birden fazla jeneratör ve yakıt rezervi,
- Çift elektrik hattı, çift PDU ve mümkünse sunucunuzda çift güç kaynağı.
Bu sayede şehir şebekesinde uzun süreli bir kesinti veya dalgalanma olsa bile, sunucularınız yayında kalmaya devam eder. Yüksek erişilebilirlik hedefleyen tüm mimarilerin temelinde bu seviye güç sürekliliği bulunur. Konuyu daha geniş açıdan ele almak için yüksek kullanılabilirlik (HA) kavramını anlattığımız rehbere de göz atabilirsiniz.
2. Profesyonel Soğutma ve Çevresel İzleme
Sunucuların stabil çalışması için yalnızca oda sıcaklığını düşük tutmak yetmez. Raf içi hava akışı, sıcak-soğuk koridor tasarımı, nem oranı, noktasal sıcaklık sensörleri gibi birçok parametre birlikte yönetilir. Colocation hizmeti aldığınızda:
- Sunucularınız, veri merkezinin iklimlendirme tasarımına uygun raflarda konumlandırılır.
- Sıcaklık, nem ve hava akışı sensörleri sürekli izlenir, anomali durumunda otomatik alarmlar devreye girer.
- Bu sayede donanım ömrü uzar, arıza riskleri azalır ve performans daha stabil hale gelir.
3. Yüksek Kapasiteli ve Yedekli Network
Profesyonel veri merkezlerinde internet bağlantısı tek bir hatla sağlanmaz. Birden fazla operatörle bağlantı, yedekli router ve switch’ler, otomatik failover senaryoları standarttır. Colocation ile:
- Sunucunuz, omurga ağ cihazlarına çok düşük gecikme ile bağlı olur.
- Yüksek bant genişliğini (örneğin 1 Gbit, 10 Gbit uplink) daha uygun maliyetlerle kullanabilirsiniz.
- İsterseniz MPLS, VPN, özel hat gibi çözümlerle kendi ofis ağınızı veri merkezindeki sunucularınıza doğrudan bağlayabilirsiniz.
Özellikle ziyaretçi kitlenizin bulunduğu ülke veya bölgeyi hedeflerken, sunucu lokasyonu ve veri merkezi seçiminin SEO ve gecikme süresine etkilerini mutlaka hesaba katmalısınız. Colocation, bu noktada size hem düşük gecikme hem de istikrarlı bant genişliği sunar.
Güvenlik, Süreklilik ve Felaket Kurtarma Açısından Colocation
1. Fiziksel Güvenlik Katmanları
Colocation hizmeti aldığınız veri merkezinde yalnızca sunucunuzu bırakıp gitmezsiniz; aynı zamanda fiziksel güvenlik altyapısını da “kiralamış” olursunuz:
- 7/24 güvenlik görevlileri ve giriş kontrol noktaları,
- Kart/biometrik erişim sistemleri,
- Tüm alanları kapsayan yüksek çözünürlüklü kamera sistemleri,
- Raf veya oda bazında kilitleme ve erişim kayıtları.
Ofis içinde kurulan bir sunucu odasında, bu seviyede güvenlik ve kayıt tutulması genellikle mümkün olmaz. Ancak regülasyon ve sözleşmeler gereği, erişen her kişinin logunun tutulması gerektiği senaryolarda, colocation ciddi bir avantaj sağlar.
2. Yangın, Su Baskını ve Çevresel Riskler
Veri merkezleri inşa edilirken yangın algılama, söndürme, su baskını risklerine karşı altyapı özel olarak tasarlanır. Örneğin:
- Erken uyarı sağlayan duman ve partikül sensörleri,
- Elektronik ekipmana zarar vermeyen gazlı söndürme sistemleri,
- Su baskınına karşı yükseltilmiş döşeme ve drenaj altyapısı.
Bu seviyede bir fiziksel risk yönetimini kendi ofisinizde kurmak hem maliyetli hem de operasyonel olarak zordur. Colocation, bu karmaşık riskleri veri merkezi ekibine devretmenizi sağlar.
3. Felaket Kurtarma ve Süreklilik Planları
İş sürekliliği (BCP) ve felaket kurtarma (DR) planları hazırlarken, colocation altyapısı size esnek bir oyun alanı sunar. Tek bir veri merkeziyle başlayıp, ilerleyen dönemde ikinci bir veri merkezinde replika sunucular kurarak coğrafi yedeklilik sağlayabilirsiniz. Bu senaryoları kurgularken, yedekleme ve RPO/RTO hedeflerinizi de hesaba katmanız gerekir; bu konuda RPO/RTO odaklı yedekleme stratejileri rehberimizden de faydalanabilirsiniz.
Colocation ile Ölçeklenebilirlik ve Ağ Mimarisi Avantajları
1. Raf Bazında Büyüme ve Yatay Ölçekleme
Projeler büyüdükçe, tek bir güçlü sunucudan ziyade, birden fazla sunucunun birlikte çalıştığı mimarilere geçmek daha sağlıklı olur. Colocation’da:
- Önce tek bir 1U/2U sunucuyla başlayabilir,
- İhtiyaç arttıkça aynı rack’e yeni sunucular ekleyebilir,
- Uygulama, veritabanı, cache, arka plan işçileri gibi bileşenleri ayrı fiziksel sunuculara bölerek yatay ölçekleyebilirsiniz.
Bu büyüme modeli, özellikle SaaS ürünleri, yoğun API trafiği olan platformlar ve yüksek trafikli e-ticaret siteleri için idealdir. Aynı rack içinde 10 Gbit veya üzeri hızlarda, çok düşük gecikmeli özel ağ bağlantıları kurarak, sunucular arası trafiği dış dünyadan izole edebilirsiniz.
2. Hibrit Mimariler Kurma İmkânı
Colocation, sizi sadece fiziksel sunuculara mahkûm etmez; aksine hibrit mimariler oluşturmak için güçlü bir temel sunar. Örneğin:
- Kritik veritabanınızı colocation ortamında,
- Daha esnek katmanları (ör. statik içerik, anlık artan iş yükleri) farklı hosting modellerinde,
- Tümünü tek bir VPN veya özel hat üzerinden entegre bir ağ mimarisinde birleştirebilirsiniz.
Böylece kritik veriyi daha sıkı kontrol altında tutarken, ölçeklenmesi kolay bileşenleri daha dinamik ortamlarda çalıştırabilirsiniz. Bu konuda mimari karar alırken, farklı web hosting türlerini karşılaştırdığımız rehberden de fikir alabilirsiniz.
3. Lokasyon Seçimi ve Gecikme Optimizasyonu
Global veya bölgesel ölçekte hizmet veren projelerde, kullanıcıya fiziksel olarak yakın olmak performans ve kullanıcı deneyimi için büyük fark yaratır. Colocation ile hedef kitlenize en yakın veri merkezini seçebilir, gerektiğinde birden fazla lokasyonda altyapı kurabilirsiniz. Bu noktada, daha önce detaylı olarak anlattığımız sunucu lokasyonu, SEO ve gecikme süresi ilişkisini mutlaka karar mekanizmanıza dahil etmelisiniz.
DCHost Colocation Senaryoları: Kimler İçin Mantıklı?
1. Orta ve Büyük Ölçekli E-Ticaret Platformları
Yoğun kampanya dönemlerinde trafiği katlanan e-ticaret sitelerinde, veritabanı ve arka plan işlerindeki performans hayati önem taşır. Colocation ile:
- Yüksek frekanslı CPU’lar ve NVMe disklerle özelleştirilmiş veritabanı sunucuları kurabilir,
- Ayrı bir cache ve arama altyapısını (Elasticsearch, OpenSearch vb.) yine aynı rack içinde konumlandırabilir,
- Ödeme sistemleri ve kritik veriler için güvenlik cihazlarını fiziksel olarak da izole edebilirsiniz.
2. SaaS Ürünleri ve Yüksek Trafikli Uygulamalar
Sürekli büyüyen müşteri tabanına hizmet veren SaaS ürünlerinde, tahmin edilebilir maliyet ve performans genellikle en kritik parametrelerdir. Colocation modeliyle:
- Yüksek yoğunluklu CPU ve RAM’e sahip uygulama sunucularını kendi donanım tercihinizle kurabilir,
- Multi-tenant (çok kiracılı) mimariler için veri tabanlarını optimize edecek şekilde disk ve ağ tasarımı yapabilir,
- Gelecek büyümeyi öngörerek, boş üniteleri şimdiden planlayıp adım adım sunucu ekleyebilirsiniz.
3. Kurumsal Şirketler, KVKK ve On-Premise’den Veri Merkezine Geçiş
Pek çok kurumsal şirket hâlâ kendi ofisinde sunucu odası işletiyor. Zamanla:
- Enerji maliyetleri,
- Soğutma problemleri,
- Fiziksel güvenlik ve 7/24 nöbet ihtiyacı,
- Felaket senaryolarına hazırlıksızlık
gibi sorunlar bu modeli sürdürülemez hale getiriyor. DCHost colocation çözümleri, bu tip şirketler için “kendi donanımını koruyarak profesyonel veri merkezine taşınma” yolu sunar. Böylece hem KVKK ve benzeri regülasyonlara uyum kolaylaşır, hem de iç denetim ve raporlama süreçlerinde eliniz güçlenir.
4. Özel Donanım İhtiyacı Olan Projeler
GPU’lu makine öğrenimi altyapıları, özel depolama çözümleri (örneğin yüksek kapasiteli HDD ile cold storage), telekomünikasyon veya yayıncılık gibi alanlarda, standart dedicated paketlerin sunduğundan çok daha spesifik donanım kombinasyonlarına ihtiyaç duyulur. Bu tip projelerde colocation, neredeyse tek gerçekçi seçenek haline gelir. Donanım seçimini tamamen siz yapar, DCHost veri merkezi altyapısı üzerinde güvenle çalıştırırsınız.
Colocation’a Geçmeden Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler
1. Donanım Standartları ve Yedeklilik
Colocation’dan tam verim almak için, sunucularınızı veri merkezi standartlarına uygun şekilde tasarlamanız gerekir:
- Çift güç kaynağı (mümkünse A/B PDU’ya ayrı ayrı bağlı),
- RAID ile disk yedekliliği ve hot-swap disk kasetleri,
- ECC RAM kullanımı,
- IPMI/iDRAC/iLO gibi uzaktan yönetim arabirimlerinin etkin olması.
Bu hazırlıklar, hem arıza durumlarında müdahaleyi hızlandırır hem de veri kaybı riskini azaltır.
2. Ağ Tasarımı, IP Planlaması ve Güvenlik
Colocation’a geçerken şu sorulara net cevaplarınız olmalı:
- Kaç adet public IPv4/IPv6 adresine ihtiyacınız olacak?
- Sunucular arası trafiği ayrı bir VLAN veya özel ağda toplayacak mısınız?
- VPN, MPLS veya özel hatla ofis ağınızı veri merkezine bağlayacak mısınız?
- Firewall katmanını fiziksel cihazla mı, sanal olarak mı kurgulayacaksınız?
Ayrıca DDoS ve genel saldırı yüzeyine karşı alacağınız önlemleri de şimdiden planlamalısınız. Bu konuda DDoS koruma stratejilerini anlattığımız yazımız yol gösterici olabilir.
3. Uzaktan Yönetim, Erişim ve Operasyon
Colocation ortamında sunucularınızla fiziksel olarak aynı yerde olmayacaksınız. Bu nedenle uzaktan yönetim kabiliyetleri hayati önem taşır:
- IPMI üzerinden power on/off, KVM konsol erişimi,
- Out-of-band (OOB) yönetim için ayrı bir yönetim ağı planlaması,
- SSH/RDP erişimleri için güvenli IP kısıtlama ve 2FA politikaları.
DCHost olarak, gerektiğinde disk değişimi, kablo düzenleme gibi remote hands operasyonlarını da üstlenerek, ekibinizin fiziksel müdahale ihtiyacını minimuma indiriyoruz.
4. Lojistik, Kurulum ve Taşıma Süreci
Mevcut sunucunuzu colocation’a taşırken veya yeni donanım kurarken dikkat etmeniz gereken bazı pratik noktalar:
- Sunucuların uygun şekilde paketlenmesi ve taşınması,
- Raf tipi (rack unit yüksekliği, derinlik, rail kit uyumu) ile uyum,
- Önceden planlanmış kurulum randevuları ve erişim izinleri,
- Taşıma öncesi ve sonrası kapsamlı yedekleme alınması.
İyi planlanmış bir taşıma, birkaç saatlik planlı kesintiyle tamamlanabilir. Burada kritik nokta, DNS, SSL, IP değişimi gibi ayrıntıları da önceden planlamaktır; bu konuda zero-downtime taşıma için TTL stratejilerini anlattığımız rehber işinizi önemli ölçüde kolaylaştıracaktır.
5. Sürdürülebilirlik ve Enerji Verimliliği
Günümüzde enerji fiyatları ve karbon ayak izi, sadece teknik değil, aynı zamanda stratejik bir konu. Profesyonel veri merkezleri, enerji verimliliği ve soğutma optimizasyonu için ciddi yatırımlar yapıyor. Bu da hem işletme maliyetlerinin kontrol altında tutulmasına hem de çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlıyor. Bu bakış açısını daha derin incelemek isterseniz, veri merkezi sürdürülebilirliği ve enerji verimliliği odaklı yazımızı da okuyabilirsiniz.
Sonuç: Ne Zaman Colocation, Ne Zaman Diğer Modeller?
Colocation hizmeti, herkes için sihirli bir çözüm değildir; ancak doğru senaryoda rakipsiz avantajlar sunar. Eğer:
- Donanım üzerinde tam söz sahibi olmak,
- Lisanslama, güvenlik ve regülasyon tarafında daha esnek hareket etmek,
- 3–5 yıl vadeli TCO hesabında maliyeti öngörülebilir kılmak,
- Yüksek performans ve öngörülebilir kaynak kullanımı elde etmek
istiyorsanız, colocation çok güçlü bir adaydır. Buna karşın, küçük ölçekli projeler, kısa ömürlü kampanyalar veya sık sık kapasite değişimi gerektiren senaryolarda klasik VPS veya dedicated çözümleri daha pratik olabilir.
DCHost olarak, colocation müşterilerimize yalnızca bir rack alanı değil; altyapı tasarımı, kapasite planlama, güvenlik, yedekleme ve felaket kurtarma tarafında da danışmanlık sunuyoruz. İsterseniz tek bir 1U sunucuyla başlayıp zaman içinde birden fazla rack’e genişleyebilir, isterseniz mevcut ofis sunucu odanızı kademeli olarak veri merkezimize taşıyabilirsiniz.
Eğer siz de kendi donanımınızı profesyonel bir veri merkezine taşıyarak performans, güvenlik ve maliyet dengesini uzun vadeli olarak optimize etmek istiyorsanız, DCHost ekibiyle iletişime geçip projenizi birlikte değerlendirebiliriz. Doğru planlandığında colocation, altyapı tarafında yıllarca kafanızı rahatlatacak stratejik bir yatırım haline gelir.
