İçindekiler
- 1 Colocation Hizmeti ile Ne Kazandığınızı Netleştirelim
- 2 Colocation Hizmeti Nedir? Hızlı ve Net Tanım
- 3 Neden Kendi Sunucunuzu Veri Merkezine Taşımak Mantıklı?
- 4 Colocation’un Teknik Avantajları
- 5 Maliyet Perspektifinden Colocation: CapEx ve OpEx Dengesi
- 6 Güvenlik, Uyumluluk ve Risk Yönetimi
- 7 Hangi Projeler İçin Colocation Doğru Seçim?
- 8 Colocation Veri Merkezi Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?
- 9 Colocation ile Diğer Altyapı Modellerinin Kısa Kıyaslaması
- 10 Colocation’a Geçiş Adımları: Pratik Yol Haritası
- 11 Sonuç: Kendi Donanımınız, DCHost Veri Merkezi Konforuyla Buluştuğunda
Colocation Hizmeti ile Ne Kazandığınızı Netleştirelim
Altyapı tarafında bir süre çalıştıktan sonra çoğu ekip aynı soruya geliyor: “Bu kadar yatırım yaptığımız sunucuları ofiste tutmaya devam etmek gerçekten mantıklı mı?” Tam da bu noktada colocation hizmeti öne çıkıyor. Kendi fiziksel sunucularınızı alıyor, profesyonel bir veri merkezine götürüyor ve orada, yüksek kapasiteli elektrik, internet ve güvenlik altyapısı üzerinde çalıştırıyorsunuz. Donanım sizin, ortam ve operasyonel yük ise veri merkezinin.
DCHost olarak yıllardır hem VPS/dedicated hem de colocation altyapıları yönettiğimiz için şunu net söyleyebiliyoruz: Doğru projede seçilmiş bir colocation, uzun vadede hem teknik hem finansal anlamda ciddi avantaj sağlıyor. Bu yazıda colocation’ın ne olduğunu kısaca netleştirip, ardından performans, güvenlik, maliyet, ölçeklenebilirlik ve uyumluluk açısından sağladığı somut faydaları sahadaki örneklerle ele alacağız. Eğer hâlihazırda fiziksel sunuculara yatırım yaptıysanız veya donanımı bizzat seçmek istiyorsanız, bu rehber colocation’ın sizin için doğru seçenek olup olmadığını anlamanızda yardımcı olacak.
Colocation Hizmeti Nedir? Hızlı ve Net Tanım
Colocation’ı kısaca şöyle düşünebilirsiniz: “Sunucu sizin, veri merkezi bizim.” Siz sunucunuzu satın alır, konfigüre eder ve veri merkezine getirirsiniz; biz ise DCHost tarafında buna elektrik, internet, soğutma, fiziksel güvenlik ve 7/24 izleme sağlarız. Sunucu, veri merkezindeki rack kabin içinde size ayrılmış ünitelerde çalışır.
Diğer barındırma modelleriyle farklarını özetlersek:
- Paylaşımlı hosting/VPS: Donanım ve altyapı tamamen sağlayıcıya aittir, siz sadece sanal veya paylaşımlı kaynak kullanırsınız.
- Dedicated sunucu: Donanım sağlayıcıya aittir, size kiralanır; donanım seçimi genellikle sağlayıcının sunduğu modellerle sınırlıdır.
- Colocation: Donanım tamamen size aittir, istediğiniz konfigürasyonu kurar, veri merkezinde sadece alan, güç, network ve operasyonel hizmet alırsınız.
Colocation’ı, özellikle orta ve büyük ölçekte uzun ömürlü projeler, özel donanım ihtiyaçları (GPU, yüksek IOPS, büyük RAM), lisanslı kurumsal yazılımlar ve sıkı regülasyon gerektiren alanlar için ayrı bir kategori olarak düşünmek gerekir. Bu farkları daha teknik seviyede görmek isterseniz colocation, dedicated ve bulut altyapılarını teknik açıdan karşılaştırdığımız detaylı rehber size net bir çerçeve sunacaktır.
Neden Kendi Sunucunuzu Veri Merkezine Taşımak Mantıklı?
Tam Donanım Kontrolü: Ne Kurarsanız Onunla Çalışırsınız
Birçok kurumsal ekip için asıl kırılma noktası donanımın kime ait olduğu. Colocation ile:
- İstediğiniz marka/model sunucuyu, NVMe, RAID, HBA, 25G NIC, GPU gibi bileşenleri özgürce seçebilirsiniz.
- BIOS ayarları, firmware sürümleri, disk şifreleme (örn. self-encrypting drives) tamamen sizin kontrolünüzdedir.
- Özel lisans gerektiren veritabanı, sanallaştırma veya ERP yazılımlarını, kendi lisans politikalarınıza göre yönetebilirsiniz.
DCHost colocation müşterilerinde sık gördüğümüz bir senaryo; kendi bünyesinde güçlü bir sistem yöneticisi olan, donanım konusunda deneyimli ekiplerin, “hazır” konfigürasyonlarla kısıtlanmak istemeyip kendi mimarilerini birebir uygulatmak istemesi. Colocation tam da bu özgürlüğü sağlar.
Ofis Ortamından Çıkmanın Somut Avantajları
Ofiste çalışan sunucular kısa vadede “kolay” görünebilir, ancak:
- Elektrik kesintileri, jeneratör ve UPS maliyetleri,
- İnternet yedekliliği (örneğin birden fazla operatör kullanma zorunluluğu),
- Yangın, su baskını, hırsızlık gibi fiziksel riskler,
- Klimanın bozulması veya yetersiz kalması gibi soğutma sorunları
bir süre sonra ciddi operasyonel yük hâline gelir. Profesyonel veri merkezlerinde ise profesyonel bir veri merkezinin barındırma kalitesini nasıl etkilediğini anlattığımız yazıda detaylandırdığımız gibi, bu risklerin tamamı ayrı ayrı, katmanlı şekilde ele alınır. Siz kendi işinize odaklanırken, elektrik ve network tarafındaki “altyapı kaygılarını” DCHost ekibi yönetir.
Colocation’un Teknik Avantajları
Güç Altyapısı: N+1 UPS, Jeneratör ve Ölçülebilir Tüketim
Profesyonel colocation ortamlarında güç altyapısı, tipik bir ofis altyapısından çok daha dayanıklıdır:
- N+1 ve üzeri UPS mimarisi ile tek UPS arızasında bile sistemleriniz ayakta kalır.
- Jeneratör yedekliliği ile uzun süreli şebeke kesintilerinde bile kesintisiz hizmet verilir.
- Rack başına ayrılmış belirli ampere/kw güç limiti sayesinde kapasite planlaması şeffaftır.
DCHost olarak colocation müşterilerimiz için genellikle hem toplam güç limiti hem de PDU bazlı tüketim ölçümlerini raporlayarak, “bir sonraki sunucuyu eklersek ne olur?” sorusunu veriye dayalı şekilde yanıtlayabilmenizi sağlarız.
Ağ (Network) Altyapısı: Düşük Gecikme, Yüksek Kapasite
Veri merkezinin omurga ağı, colocation’ın en kritik avantajlarından biridir. Ofis internetinden farklı olarak:
- Birden fazla operatör ve omurga sağlayıcı ile yedekli bağlantı,
- BGP yönlendirme ve IP bloklarının esnek kullanımı,
- 10G ve üzeri port hızları, VLAN, L2/L3 ayrıştırma gibi gelişmiş özellikler
sayesinde, hem Türkiye içi hem global trafiği daha düşük gecikme ve yüksek erişilebilirlikle sunabilirsiniz. Özellikle e-ticaret, SaaS, oyun ve gerçek zamanlı uygulamalar için bu fark, son kullanıcının deneyimini doğrudan etkiler. Sunucu lokasyonunun SEO ve gecikmeye etkisini merak ediyorsanız, sunucu lokasyonu ve veri merkezi seçiminin SEO ve gecikmeye etkisini anlattığımız rehber bu açıdan iyi bir tamamlayıcı olacaktır.
Uzaktan Yönetim: IPMI, KVM ve Remote Hands
Colocation’da sunucunuz fiziken veri merkezinde, siz başka bir şehirde olabilirsiniz; bu normal. Bu yüzden uzaktan yönetim çok kritik:
- IPMI/iLO/DRAC gibi kartlarla BIOS seviyesinde erişim,
- Geçici sorunlarda KVM over IP ile ekran/giriş cihazı erişimi,
- DCHost ekibinin sağladığı remote hands ile disk değişimi, kablo takma/çıkarma, reset gibi fiziksel işlemlerin sahada sizin yerinize yapılması
sayesinde, sunucunun başına gitmeden çoğu müdahaleyi uzaktan halledebilirsiniz. Böylece hem seyahat maliyetleri düşer hem de müdahale süreleri kısalır.
Maliyet Perspektifinden Colocation: CapEx ve OpEx Dengesi
Donanım Sizden, Çevresel Altyapı Bizden
Colocation’da maliyetler grok edilmesi kolay iki ana kaleme ayrılır:
- Başlangıç donanım yatırımı (CapEx): Sunucu, diskler, RAM, ağ kartları, raf rayları vb. tamamen size aittir.
- Aylık colocation ücreti (OpEx): Rack alanı (U bazında), güç limiti/tüketimi, port hızı ve ek hizmetlere göre belirlenir.
Uzun vadeli projelerde, örneğin 3–5 yıl boyunca çalışacak bir e-ticaret veya ERP altyapısında, aylık kira modeline göre toplam sahip olma maliyeti (TCO) çoğu zaman colocation lehine döner. Ayrıca donanım artık kullanım dışı kaldığında, ikinci elde değerlendirmeniz de mümkündür.
IPv4 Maliyetleri, IP Esnekliği ve Colocation
Günümüzde IPv4 adreslerinin pahalılaşması, altyapı planlamasının ayrılmaz parçası hâline geldi. IPv4 tükenmesi ve fiyat artışlarının altyapı ve bütçeye etkilerini detaylandırdığımız rehberde anlattığımız gibi, yanlış IP planlaması bütçeyi hızla şişirebiliyor. Colocation ile:
- Kendi IP bloklarınızı getirip BGP ile duyurma (politikalar ve veri merkezi imkanları doğrultusunda),
- IP adreslerini birden fazla sunucu veya servis arasında daha esnek kullanma,
- Gelecekte sağlayıcı değiştirirken IP taşınabilirliği (mümkün senaryolarda)
gibi esneklikler elde edebilirsiniz. Böylece IP tarafındaki yatırımınızı tek bir sağlayıcıya kilitlemeden, daha uzun vadeli planlama yapma şansınız olur.
Güvenlik, Uyumluluk ve Risk Yönetimi
Fiziksel Güvenlik Seviyesi: Ofisle Kıyaslanmayacak Kadar Farklı
Profesyonel veri merkezlerinde, standart bir ofise göre çok daha sıkı fiziksel güvenlik önlemleri bulunur:
- Çok katmanlı giriş kontrolü (kart, biyometrik, PIN vb.)
- 7/24 kamera gözetimi ve kayıt saklama
- Yetkisiz erişime karşı kilitli rack veya özel cage alanları
Özellikle finans, sağlık, hukuk gibi sektörlerde çalışan ve müşteri verisi tutan projeler için, bu seviye fiziksel güvenlik çoğu zaman regülasyonların da gereğidir. DCHost olarak, colocation müşterilerimizin erişim loglarını ve yetkilendirmelerini sıkı şekilde yöneterek bu gereksinimleri karşılamaya odaklanıyoruz.
KVKK, GDPR ve Loglama Yükümlülükleri
Kişisel verilerle çalışan projeler için sadece teknik performans değil, hukuki gereklilikler de belirleyicidir. Hangi ülkede tutulduğu, kimlerin erişebildiği, logların ne kadar süreyle saklandığı gibi konular kritik hâle gelir. Bu başlıkta, KVKK ve GDPR uyumlu hosting ve veri yerelleştirme stratejileri yazımızda detaylıca anlattığımız prensipler colocation’da da aynen geçerlidir.
Colocation ile:
- Verinizin hangi veri merkezinde ve hangi kabinde durduğunu net biçimde bilirsiniz.
- Loglama, şifreleme ve erişim politikalarını kendi iç güvenlik standartlarınıza göre tasarlayabilirsiniz.
- Regülatör incelemelerinde “altyapıyı kimin yönettiği, fiziksel erişim nasıl kontrol ediliyor” sorularına daha net yanıtlar verebilirsiniz.
Ağ Güvenliği ve Saldırı Yüzeyinin Azaltılması
Colocation ortamında, güvenlik sadece fiziksel seviyede değil, ağ seviyesinde de güçlenir. DCHost tarafında sunduğumuz hizmetler arasında tipik olarak:
- Temel firewall ve ACL kuralları,
- DDoS azaltma ve trafik filtreleme katmanları,
- İsteğe bağlı VPN, management VLAN, out-of-band yönetim ağları
gibi bileşenler yer alır. Genel saldırı trendlerini ve alınabilecek önlemleri merak ediyorsanız, siber güvenlik tehditleri ve sunucu güvenliği stratejileri rehberimiz colocation mimarinizi tasarlarken size iyi bir referans olacaktır.
Hangi Projeler İçin Colocation Doğru Seçim?
Gerçek Dünya Senaryoları
DCHost’ta gördüğümüz bazı tipik colocation kullanım senaryoları şöyle:
- Orta ve büyük ölçekli e-ticaret siteleri: Yüksek trafik, kampanya dönemlerinde ciddi CPU/IO yükü, özel güvenlik ve loglama gereksinimleri.
- SaaS ve ERP/CRM çözümleri: Uzun soluklu, 5+ yıl çalışması planlanan, lisans maliyeti yüksek, donanımı optimize seçilmiş uygulamalar.
- Video yayın ve medya platformları: Yüksek disk kapasitesi, yüksek bant genişliği, bazen GPU ile transcoding ihtiyacı.
- Yapay zekâ / makine öğrenimi projeleri: GPU sunucularına ciddi yatırım yapmış, bunları stabil ve iyi soğutulan bir ortamda barındırmak isteyen ekipler.
- Fintech, sağlık, hukuk gibi regüle sektörler: Veri yerelleştirme, denetim izleri ve sıkı erişim kontrolleri gerektiren projeler.
Eğer projeniz, “3–6 ay deneyelim, tutarsa büyütürüz” seviyesindeyse genellikle VPS veya dedicated daha esnek olur. Ama “bu iş 3–5 yıl sürecek, donanımını da en baştan doğru kuralım” noktasına geldiyseniz, colocation ciddi şekilde masaya gelmelidir.
Colocation Veri Merkezi Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?
Altyapı ve SLA Tarafı
Colocation kararı, aslında “donanımımı kime emanet ediyorum?” kararıdır. Dikkat etmeniz gereken bazı başlıklar:
- SLA ve uptime taahhüdü: Kaç % uptime, hangi koşullarda geçerli, istisnalar neler?
- Güç ve soğutma kapasitesi: Rack başına kaç kW, yoğun donanımlarda (GPU, yüksek core’lu CPU) soğutma yeterli mi?
- Network omurgası: Kaç operatör, hangi uplink kapasitesi, yedeklilik topolojisi nasıl?
- Destek süreçleri: 7/24 NOC, remote hands SLA’sı, kritik arızalarda yanıt süresi.
DCHost olarak colocation müşterilerine, sadece “yer kiralamak” değil, bu başlıkların tamamını netleştirdiğimiz, ölçeklenebilir bir mimari plan sunmaya odaklanıyoruz. Böylece ilk sunucunuzu getirdiğinizde de, beşinci rack’e geçtiğinizde de mimariniz kontrollü büyümeye devam ediyor.
Operasyonel Kolaylıklar: Küçük Detaylar, Büyük Rahatlık
Günlük operasyonu düşündüğünüzde, şuna da bakmanız gerekir:
- Sunucu kabul ve kurulum süreci ne kadar hızlı?
- Donanım arızasında yedek parça operasyonu nasıl yürüyor?
- Randevulu ziyaretler, envanter yönetimi, etiketleme ve erişim listeleri nasıl yönetiliyor?
- KVM veya IPMI için ayrı IP, VLAN, erişim politikaları nasıl tasarlanıyor?
Bu detaylar, ilk gün çok kritik görünmeyebilir, ama üçüncü disk arızasında veya gece yarısı bir reboot gerektiğinde aradaki farkı çok net hissedersiniz.
Colocation ile Diğer Altyapı Modellerinin Kısa Kıyaslaması
Ne Zaman Colocation, Ne Zaman Dedicated/VPS?
Özetle şu kurala yakın düşünebilirsiniz:
- VPS: Hızlı başlamak, düşük bütçe, değişken trafik, henüz iş modeli oturmamış projeler.
- Dedicated: Donanım sorumluluğunu üstlenmek istemeyen, ama paylaşımlı kaynak da kullanmak istemeyen, orta vadeli projeler.
- Colocation: Donanıma yatırım yapmaya hazır, kendi mimarisine güvenen, uzun vadeli ve regüle/kurumsal gereksinimleri olan projeler.
Bu karar sürecini detaylıca ele aldığımız colocation mı, dedicated sunucu mu, bulut mu yazımızı, özellikle yatırım kararından önce mutlaka okumanızı öneririz.
Colocation’a Geçiş Adımları: Pratik Yol Haritası
1. Mevcut Altyapınızı ve Hedefinizi Netleştirin
Önce bugün neredesiniz, yarın nerede olmak istiyorsunuz onu netleştirin:
- Kaç fiziksel sunucu ile başlayacaksınız, hedef 12–24 ayda neresi?
- Kaç TB disk, ne kadar RAM, yaklaşık ne kadar güç tüketeceksiniz?
- Network tarafında beklenen ortalama ve pik trafik değerleriniz neler?
2. Donanım Seçimi ve Kapasite Planlama
Sunucu donanımınızı seçerken, sadece bugünü değil 3–5 yılı düşünmek lazım. Örneğin:
- Disk tarafında IOPS ve inode ihtiyacınızı belirlemek (özellikle büyük WordPress/WooCommerce projelerinde disk, IOPS ve inode planlama rehberi bu açıdan iyi bir referans olacaktır).
- Uygulama mimarinize göre CPU/core ve RAM dengesini netleştirmek.
- Gelecekte ek disk/ram takmak için boş slot planlamak.
3. Ağ ve Güvenlik Tasarımı
Colocation anlaşması yaparken;
- Kaç adet public IP’ye ihtiyaç duyacağınızı,
- Management ağı (IPMI, VPN vs.) ve production trafiğini nasıl ayıracağınızı,
- Firewall, VPN, WAF gibi güvenlik katmanlarını nerede ve nasıl konumlandıracağınızı
en baştan planlamanız uzun vadede işinizi çok kolaylaştırır.
4. Taşıma ve Cutover (Geçiş) Planı
Eğer hâlihazırda başka bir ortamda çalışan canlı projeleri colocation’a taşıyacaksanız:
- DNS TTL, yönlendirmeler ve olası geri dönüş senaryolarını önceden kurgulamalısınız.
- Veritabanı replikasyonu veya rsync/backup tabanlı taşıma stratejisi belirlemelisiniz.
- Mümkünse önce staging/test ortamını colocation’a alıp, sonrasında canlıya geçmelisiniz.
DCHost ekibi olarak, bu aşamada özellikle network ve DNS tarafındaki geçişleri, kesinti süresini minimumda tutacak şekilde planlamanıza destek olabiliyoruz.
Sonuç: Kendi Donanımınız, DCHost Veri Merkezi Konforuyla Buluştuğunda
Colocation hizmeti, kendi sunucularınıza sahip olmanın esnekliği ile profesyonel bir veri merkezinin altyapı gücünü birleştirir. Doğru projede uygulandığında; daha öngörülebilir maliyetler, daha yüksek güvenlik ve uyumluluk, daha güçlü performans ve ölçeklenebilirlik sağlar. Ofisinizdeki bir server odasını profesyonel bir veri merkezi seviyesiyle kıyasladığınızda, aradaki farkın sadece “biraz daha iyi internet” olmadığını; güç, soğutma, güvenlik, network ve operasyonel süreçlerin tamamını etkilediğini açıkça görürsünüz.
Eğer siz de uzun vadeli bir projeye yatırım yapıyor, donanımı bizzat seçmek istiyor ve bu donanımı kurumsal seviyede bir ortamda çalıştırmak istiyorsanız, colocation ciddi biçimde masaya yatırmanız gereken bir seçenek. DCHost olarak; domain, hosting, VPS, dedicated ve colocation hizmetlerimizle, mimarinizi birlikte planlayıp, ihtiyacınıza en uygun çözümü tasarlamaya odaklanıyoruz. Altyapı tarafındaki soru işaretlerinizi konuşmak için bizimle iletişime geçtiğinizde, projenize özel bir değerlendirme ve büyüme yol haritası paylaşmaktan memnuniyet duyarız.
