Teknoloji

Bakım Modu ve Planlı Kesinti Yönetimi: SEO Kaybı Yaşamadan Maintenance Page Yayınlama Rehberi

İçindekiler

Bakım Modu Neden Bu Kadar Önemli?

Bir projeyi planlarken mimari tasarım, kapasite analizi, veritabanı optimizasyonu ya da güvenlik sertleştirmesi konuşulduğunda, masada genelde iki soru eksik kalır: “Bu değişiklikleri ne zaman canlıya alacağız?” ve “O sırada kullanıcı ne görecek?”. Bakım modu ve planlı kesinti yönetimi tam da bu iki sorunun cevabıdır. Doğru kurgulanan bir maintenance page, hem SEO’yu korur hem de kullanıcıya profesyonel bir deneyim sunar. Yanlış kurgulanan bir bakım sayfası ise arama motorları gözünde sitenizi geçici sorun yaşayan bir proje olmaktan çıkarıp kalıcı olarak “problemli” etiketine sokabilir.

DCHost tarafında yüzlerce web sitesi, e-ticaret projesi ve SaaS uygulamasının bakım süreçlerine eşlik ederken gördüğümüz en kritik gerçek şu: Bakım modunu son dakikada açılan bir eklenti ayarı gibi görmek, uzun vadeli SEO kaybının en kestirme yolu. Oysa doğru HTTP durum kodu, doğru cache stratejisi, iyi planlanmış DNS ve net bir iletişimle bakım süreci hem arama motorları hem de kullanıcılar için oldukça pürüzsüz yönetilebilir. Bu rehberde, sıfırdan uçtan uca bir “bakım modu ve planlı kesinti” stratejisini, sahada gerçekten işe yarayan pratiklerle beraber adım adım ele alacağız.

Yanlış Bakım Sayfasının SEO’ya Verdiği Zarar

Maintenance page, çoğu zaman “logo, kısa bir metin, belki bir geri sayım sayacı” gibi görsel detaylarla düşünülür. Oysa SEO açısından kritik olan; bu sayfayı hangi URL’lerde, hangi HTTP statü koduyla, hangi süreyle ve nasıl önbelleğe alınmış halde sunduğunuzdur.

En sık yapılan hatalar

  • 200 OK ile bakım sayfası dönmek: Arama motorları için her şey yolunda mesajı verirsiniz; halbuki gerçekte kullanıcıya içerik sunmuyorsunuz. Bu, özellikle saatler süren bakımlarda ciddi sıralama kayıplarına neden olabilir.
  • Tüm siteyi 302 yönlendirme ile /bakim gibi tek sayfaya atmak: Arama motorları bu geçici yönlendirmeleri sık görürse, siteyi istikrarsız ve sorunlu algılayabilir. Ayrıca canonical ve içerik bağlamı tamamen bozulur.
  • Uzun süren 5xx hataları: Sunucu hataları (özellikle 500 ve 502) sık ve uzun süreli görülürse, bot’lar tarama frekansını azaltır; kritik sayfalarınız daha seyrek güncellenir, yeni içerikleriniz geç indekslenir.
  • Bakım sayfasını robots.txt ile tamamen kapatmak: Kısa süreli bakımlarda arama motorlarının siteyi hiç tarayamaması gereksiz risk oluşturur; yanlış kurgulanmış bir robots.txt, bakım sonrası bile taramayı bloke etmeye devam edebilir.

HTTP statü kodlarının SEO ve tarama davranışına etkisini daha derin okumak isterseniz, HTTP durum kodlarının SEO etkilerini ayrıntılı anlattığımız rehbere mutlaka göz atın.

Doğru yaklaşım: 503 Service Unavailable + Retry-After

Arama motorlarına “şu an bakımdayım ama bu durum geçici” demenin standart yolu, 503 Service Unavailable statü kodudur. Bu yanıta ekleyeceğiniz Retry-After başlığı, bot’lara ne zaman yeniden denemeleri gerektiğini bildirir.

Örnek HTTP başlıkları:

HTTP/1.1 503 Service Unavailable
Retry-After: 3600
Content-Type: text/html; charset=utf-8

Buradaki Retry-After: 3600 değeri, 3600 saniye (1 saat) sonra tekrar denemelerini önerir. Bakım sürenizi biliyorsanız, bu değeri dakikaya yakın bir şekilde ayarlamak idealdir. Böylece Google gibi bot’lar, bakım sonrası hemen geri gelmeye çalışır ve SEO etkisini minimumda tutarsınız.

Planlı vs Plansız Kesinti: Strateji Nasıl Değişir?

Bir bakım senaryosunu tasarlarken önce şu ayrımı netleştirmeniz gerekir: Planlı kesinti mi, plansız arıza mı? Çünkü arama motorları ve kullanıcılar açısından vereceğiniz mesaj farklıdır.

Planlı bakım (örnek: versiyon yükseltme, altyapı değişikliği)

  • Bakım zamanı önden duyurulabilir.
  • Gece geç saatler veya trafiğin düşük olduğu zaman dilimleri seçilebilir.
  • Bakım sayfası tasarlanabilir, A/B test edilebilir.
  • Uygulama, veritabanı ve DNS tarafında kontrollü bir geçiş planı hazırlanabilir.

Planlı bakım için zero-downtime yaklaşımı da tercih edilebilir. Örneğin Blue-Green dağıtım ya da canary release gibi yöntemlerle, neredeyse hiç kesinti yaşanmadan versiyon güncellemesi yapabilirsiniz. Bu konuyu, Blue-Green deployment ile WooCommerce ve Laravel uygulamalarını sıfır kesintiyle güncelleme rehberimizde oldukça detaylı tartıştık.

Plansız kesinti (örnek: donanım arızası, ani yazılım hatası)

  • Çoğu zaman önceden haber veremezsiniz.
  • İlk hedef, hızla anlaşılır bir bakım/arıza sayfası göstermek ve kullanıcıyı boş ekrandan kurtarmaktır.
  • Ardından olabildiğince hızlı şekilde kalıcı çözümü uygulamak gerekir.

Plansız kesintilerde de mümkün olduğunca 5xx hatası yerine, 503 + basit bir bakım sayfası sunmak SEO açısından çok daha sağlıklıdır. Bu nedenle bakım modu kurgusunu sadece planlı güncellemeler için değil, acil durumlar için de hazır tutmak gerekir.

SEO Dostu Maintenance Page İçin Teknik Temeller

İyi bir bakım sayfası sadece güzel gözüken bir HTML sayfa değildir. Arama motorları, tarayıcılar ve proxy/cache katmanlarıyla doğru konuşabilen, teknik olarak temiz bir yanıttır. Adım adım bakalım.

1. Doğru HTTP statü kodunu kullanmak

  • 503 Service Unavailable: Kısa süreli bakım veya geçici sorunlar için idealdir. Bot’lara “daha sonra gel” mesajı verir.
  • 200 OK: Bakım sayfası için kullanmanız önerilmez. Sadece çok kısa, birkaç saniyelik deploy işlemlerinde ve reverse proxy cache stratejileriyle birlikte kullanılabilir.
  • 302/307 Redirect: Tüm siteyi /bakim URL’sine yönlendirmek SEO tarafında gereksiz karmaşa yaratır; zorunlu değilseniz kullanmayın.
  • 5xx (500, 502, 504): Kısa süreli, beklenmedik hatalarda doğal olarak oluşabilir; uzun süre bu hataları vermek tarama bütçenizi olumsuz etkiler.

2. Retry-After başlığı ile bot’ları doğru yönlendirmek

Planladığınız bakım süresine göre Retry-After başlığını saniye cinsinden ayarlayabilirsiniz. Örneğin 30-45 dakikalık bir bakım için 1800–3600 arası değerler mantıklıdır. Çok uzun bakımlarda (örneğin 8–12 saat) arama motorlarının sitenizi tamamen “kapalı” sanmaması için, kritik sayfalar için alternatif sunma (örneğin statik read-only kopya) stratejisi düşünülebilir.

3. robots.txt ve meta robots ayarları

Kısa süreli bakımda genelde robots.txt ile siteyi kapatmak önerilmez. Zaten 503 yanıtı veriyorsanız, arama motorları bu durumu anlayacaktır. Dikkat etmeniz gerekenler:

  • Bakım süresince robots.txt dosyanızı değiştirmeyin; sonradan geri almayı unutmak büyük risktir.
  • Bakım sayfasında <meta name='robots' content='noindex, nofollow'> kullanabilirsiniz; böylece bakım sayfasının kendisi indekslenmez.
  • Ana URL’lerin (örneğin /, /kategori/ vs.) 503 dönmesi yeterlidir, ayrıca noindex vermenize gerek yoktur.

4. Canonical ve yapılandırılmış veri

Bakım sayfası için ekstra canonical etiketi kullanmak genelde gerekmez; önemli olan, bakım sırasında orijinal URL’leri bozmamak ve geçici bir durum sunduğunuzu net gösteren 503 yanıtıdır. Yapılandırılmış veriler (schema.org vb.) bakım anında kritik değildir; hatta karmaşayı artırmamak adına sade bir sayfa kullanmak daha sağlıklıdır.

5. Tarayıcı ve proxy önbelleği (Cache-Control)

Bakım sayfasının tarayıcı ve ara katmanlarda sonsuza kadar cache’lenmesi büyük bir tuzaktır. Şu noktalara dikkat edin:

  • Bakım yanıtı için Cache-Control: no-store, no-cache, must-revalidate, max-age=0 gibi agresif bir ayar kullanabilirsiniz.
  • CDN kullanıyorsanız, bakım sayfası için özel bir cache kuralı yazarak, çok kısa süreli veya hiç cache’lenmeyecek şekilde ayarlayın.
  • Bazı durumlarda, sadece belirli POP’larda kısa süreli cache isteyebilirsiniz; bu durumda stale-while-revalidate ve stale-if-error gibi gelişmiş başlıklar devreye girer (buna birazdan geleceğiz).

CDN ve tarayıcı önbelleği tarafında daha derin ayarlar yapmak istiyorsanız, CDN ve tarayıcı önbelleğinde cache busting stratejilerini anlattığımız yazı iyi bir tamamlayıcı rehber olacaktır.

Uygulama Düzeyinde Bakım Modu: WordPress, Laravel ve Özel Yazılımlar

Bakım modunu sadece web sunucusu seviyesinde değil, uygulama seviyesinde de kurgulayabilirsiniz. Fakat burada da SEO’yu korumak için dikkat edilmesi gereken noktalar var.

WordPress bakım modunda sık yapılan hatalar

  • Pek çok “maintenance mode” eklentisi, sayfayı 200 OK olarak döner ve sadece HTML içeriği değiştirir.
  • Bu eklentiler çoğu zaman 503 veya Retry-After başlıklarını eklemez.
  • CDN ve önbellek katmanlarıyla entegre olmadıkları için, bazı bölge ve kullanıcılarda hala eski sayfalar, bazılarında bakım sayfası görünür.

Eğer uygulama seviyesinde bir bakım eklentisi kullanacaksanız, şu kriterlere dikkat edin:

  • Sunucu yanıt kodunu 503 olarak ayarlayabiliyor mu?
  • Retry-After başlığı ekleyebiliyor mu?
  • IP beyaz listeleme (admin ve ajans IP’leri için) sunuyor mu?
  • CDN ve reverse proxy arkasında test edildi mi?

Framework tabanlı uygulamalar (Laravel, Symfony vb.)

Laravel gibi framework’lerde, global exception handler veya middleware düzeyinde bakım modu oluşturmak yaygın bir pratiktir. Burada dikkat etmeniz gerekenler:

  • Belli bir environment flag’i (örneğin APP_MAINTENANCE=true) devredeyken, tüm istekleri özel bir maintenance controller’a yönlendirin.
  • Bu controller’ın her zaman 503 + Retry-After döndüğünden emin olun.
  • Admin paneli, health-check endpoint’leri ve uptime izleme URL’leri için özel istisnalar tanımlayın.

Laravel ve benzeri uygulamaları sıfır kesinti hedefiyle yayına almak için, Laravel uygulamalarını VPS üzerinde yayınlama ve sıfır kesinti dağıtım rehberimiz de bakım stratejinizi önemli ölçüde zenginleştirebilir.

Statik siteler ve headless mimariler

Jamstack ya da headless WordPress/Next.js gibi mimarilerde, çoğu güncelleme build + deploy sürecinden ibarettir ve aslında gerçek bir bakım moduna bile gerek kalmayabilir. Doğru kurgulanmış bir CI/CD hattıyla, yeni versiyonu farklı bir klasöre veya sunucuya deploy edip, son anda sembolik link ya da load balancer yönlendirmesiyle trafiği yeni sürüme alabilirsiniz. Bu yaklaşımın temelini, VPS’e sıfır kesinti CI/CD kurulumu rehberimizde detaylı anlattık.

DNS ve Altyapı Perspektifinden Planlı Kesinti Yönetimi

Bakım modunu yalnızca uygulama geliştiricilerin konusu gibi görmek büyük bir eksiklik. DNS, load balancer, reverse proxy, hatta veri tabanı replikasyonu bile bu hikâyenin içinde. Özellikle sunucu veya veri merkezi taşıma gibi büyük değişikliklerde, DNS planlaması kritik hale geliyor.

TTL stratejisi: Taşıma ve bakım öncesi olmazsa olmaz

Planlı bir bakım veya taşıma öncesinde, ilgili DNS kayıtlarınızın TTL değerlerini önceden düşürmek, kesinti süresini dramatik biçimde kısaltabilir. Örneğin normalde 3600 saniye (1 saat) TTL kullandığınız bir A kaydını, taşıma işleminden 24–48 saat önce 300 veya 120 gibi düşük bir değere indirerek, cutover anında değişikliğin çok daha hızlı yayılmasını sağlayabilirsiniz.

Bu yaklaşımı detaylı adımlar ve senaryolarla anlattığımız Zero-downtime taşıma için TTL stratejileri rehberi ve DNS TTL değerlerini stratejik olarak ayarlama yazısı, bakım planınızı DNS tarafında güçlendirmek için iyi bir başlangıç noktasıdır.

Anycast, çok bölgeli mimari ve bakım

Daha gelişmiş altyapılarda (Anycast DNS, çok bölgeli CDN, GeoDNS vb.) bakım modunu bölgesel olarak uygulama imkânınız da olabilir. Örneğin:

  • Avrupa veri merkezinde bakım yaparken, ABD bölgesindeki sunuculardan yayına devam etmek,
  • Belirli bir POP’ta (örneğin İstanbul) bakımdayken diğer POP’lara trafiği kaydırmak,
  • GeoDNS ile belirli ülkeleri geçici olarak farklı IP bloklarına yönlendirmek.

Böylesi karmaşık senaryolarda dahi, dışarıya sunduğunuz cevapların HTTP ve DNS seviyesinde tutarlı olması gerekir. Aksi halde, bazı kullanıcılar gerçek siteyi, bazıları ise bakım sayfasını görür; bu da hem kullanıcı deneyimini hem de cache kalitesini bozar.

Uptime izleme ve bakım sürecinin ölçülmesi

Bakım modunun gerçekten ne kadar sürdüğünü, hangi URL’lerde ne kadar 503 döndüğünüzü ölçmeden iyileştirme yapmanız mümkün değil. Basit ping kontrolleri yerine, HTTP içerik ve statü kodu odaklı uptime izleme kurgulamak önemli bir adımdır. Bu konuda, web sitesi uptime izleme ve alarm kurma rehberimizde pratik bir başlangıç çerçevesi bulabilirsiniz.

Sıfıra Yakın Kesinti İçin Blue-Green, Canary ve Staging Stratejileri

Eğer hedefiniz “hiç bakım moduna girmeden bile güncelleme yapabilmek” ise, klasik bakım sayfası yaklaşımını aşmanız gerekir. DCHost tarafında özellikle yüksek trafikli WordPress, WooCommerce ve SaaS projelerinde şu stratejileri sıkça kullanıyoruz:

Blue-Green deployment

  • Blue ortamı: Canlıda çalışan mevcut sürüm.
  • Green ortamı: Yeni sürümün tamamen hazırlandığı, test edildiği ama trafiğin henüz gitmediği ortam.
  • Cutover anında, load balancer veya Nginx upstream ayarlarıyla trafiği Blue’dan Green’e alırsınız.
  • Bir sorun çıkarsa, hızla Blue ortama geri dönebilirsiniz.

Böyle bir senaryoda bakım moduna çoğu zaman gerek kalmaz; sadece çok kısa konfigürasyon geçişlerinde, bazı kullanıcılar için milisaniyelik kesintiler olabilir. Blue-Green dağıtım rehberimiz bu mimariyi WooCommerce ve Laravel özelinde örnekliyor; kavramlar tüm modern web uygulamaları için geçerli.

Canary release

Canary yaklaşımında, yeni sürümü önce trafiğin küçük bir yüzdesine (örneğin %5) açarsınız. Hata oranları ve metrikler normalse bu oranı kademeli olarak yükseltirsiniz. Böylece büyük bir hatayı tüm kullanıcılarınız yerine sadece sınırlı bir grupta yakalama şansınız olur. Bakım sayfası yerine, gerekli olduğunda trafiği anında eski sürüme döndürmek mümkün hale gelir.

Staging ortamı ve bakım provası

Bakım modunu da canlıya çıkmadan önce staging ortamında prova etmek çok kritik bir adımdır:

  • Bazı staging alan adlarına, test amaçlı 503 döndürebilir ve bot’ların davranışını gözlemleyebilirsiniz.
  • CDN, WAF ve reverse proxy katmanlarınızın bakım sayfasını nasıl cache’lediğini, hangi bölgelerde nasıl davrandığını ölçebilirsiniz.
  • Deploy pipeline’ınızın “bakım moduna al → update → bakım modundan çık” sırasını otomatikleştirebilirsiniz.

Cache, CDN ve stale-while-revalidate ile Bakım Etkisini Azaltmak

Bakım sırasında siteyi tamamen kapatmak zorunda değilsiniz. Doğru önbellek stratejileri ile, kullanıcıların büyük bölümü için site “çalışıyormuş gibi” görünmeye devam edebilir.

stale-while-revalidate ve stale-if-error kullanımı

HTTP cache başlıklarında stale-while-revalidate ve stale-if-error direktiflerini kullanarak, backend’iniz bakımdayken bile CDN veya reverse proxy katmanından eski ama çalışır bir kopya sunabilirsiniz. Örneğin:

Cache-Control: public, max-age=300, stale-while-revalidate=600, stale-if-error=86400
  • max-age=300: 5 dakika boyunca taze kabul edilir.
  • stale-while-revalidate=600: 10 dakika boyunca, arka planda yenilenirken kullanıcıya eski içerik sunulabilir.
  • stale-if-error=86400: Backend 5xx verdiğinde, 1 gün boyunca dahi eski içerik kullanılabilir.

Bu konuyu gerçek senaryolarla anlattığımız stale-while-revalidate ve stale-if-error rehberimizi özellikle okumanızı öneririz; planlı bakım senaryoları için adeta “sigorta poliçesi” gibidir.

Bakım sırasında hangi içerikler cache’ten servis edilebilir?

  • Statik sayfalar (blog yazıları, kurumsal içerikler).
  • Ürün listeleri (stok ve fiyat anlık değişmiyorsa).
  • Önceden hazırlanmış statik HTML snapshot’lar.

Ödeme adımı, kullanıcı profil sayfaları gibi dinamik ve güvenlik kritik bölümlerde ise genellikle bakım sayfası göstermek daha doğrudur. Bu ayrımı net yapmazsanız, bakım sonrası “hatalı sipariş”, “yanlış stok” gibi daha ciddi problemler doğabilir.

Adım Adım: SEO Kaybı Yaşamadan Bakım Modu Uygulama Kontrol Listesi

Şimdiye kadar anlattıklarımızı, pratikte uygulayabileceğiniz bir kontrol listesine dönüştürelim. DCHost tarafında kendi iç süreçlerimizde de benzer bir checklist kullanıyoruz.

Bakım öncesi

  1. Kapsamı netleştirin: Hangi sunucular, hangi servisler, hangi URL’ler etkilenecek?
  2. Zamanı belirleyin: Trafiğin en düşük olduğu saat aralığını seçin.
  3. DNS TTL düşürün: Taşıma veya IP değişimi varsa, ilgili A/AAAA/CNAME kayıtlarının TTL değerlerini 24–48 saat önceden düşürün.
  4. Bakım sayfasını hazırlayın: Markanıza uygun, sade, hızlı yüklenen bir HTML şablonu oluşturun.
  5. HTTP statü kodunu test edin: Bakım sayfası kesinlikle 503 dönmeli; bunu staging ortamında doğrulayın.
  6. Retry-After süresini belirleyin: Planlanan bakım süresine göre gerçekçi bir değer hesaplayın.
  7. CDN ve proxy kurallarını yazın: Bakım sayfası için özel cache kuralları oluşturun, aşırı cache’lenmesinin önüne geçin.
  8. Uptime izleme ve alarmı hazırlayın: Bakım başlangıcı ve bitişinde tetiklenecek alarmları / health-check endpoint’lerini güncelleyin.

Bakım sırasında

  1. Uygulama veya web sunucusunu bakım moduna alın (503 + Retry-After + bakım sayfası).
  2. Admin ve teknik ekip IP’lerini beyaz listeye alarak gerçek siteyi görebilmelerini sağlayın.
  3. Uptime ve log’lar üzerinden, beklenmeyen 5xx hatalarını, yönlendirme döngülerini ve cache anomalilerini izleyin.
  4. Veritabanı ve dosya işlemlerini planladığınız sıraya göre tamamlayın; gerektiğinde read-only moda geçin.
  5. Bakım süresini uzatmanız gerekirse, Retry-After başlığını güncelleyin veya kullanıcıya bakım sayfası üzerinde yeni tahmini süreyi net şekilde belirtin.

Bakım sonrası

  1. Bakım modunu kapatmadan önce, admin/test kullanıcıları ile kritik akışları manuel test edin (giriş, sepet, ödeme, form gönderimi vb.).
  2. 503 ve bakım sayfası yanıtlarını devre dışı bırakın; normal 200 yanıtlarına geri dönün.
  3. CDN ve reverse proxy cache’lerini kısmen veya tamamen temizleyin; büyük sitelerde kritik sayfalar için targeted purge uygulayın.
  4. DNS TTL değerlerini eski (daha yüksek) seviyelerine geri alın.
  5. Uptime ve log’lar üzerinden canlıya dönüşü izleyin; beklenmeyen 4xx/5xx artışlarını analiz edin.
  6. Bakım süresini, yaşanan sorunları ve alınan dersleri kısa bir “post-mortem” dokümanına aktarın.

Hosting tarafındaki SEO ve performans kontrollerini sistematik hale getirmek için, yeni bir site yayına alırken dikkat edilmesi gerekenleri ayrı bir SEO ve performans kontrol listesi olarak detaylandırdık; bakım sonrası kontrolleriniz için de iyi bir referans olacaktır.

DCHost Olarak Bakım ve Planlı Kesintileri Nasıl Yönetiyoruz?

DCHost tarafında, ister paylaşımlı hosting olsun ister VPS, dedicated veya colocation altyapısı, bakım ve planlı kesintileri her zaman “iletişim + teknik doğruluk + ölçüm” üçgeninde ele alıyoruz.

1. Öncelik: İletişim

  • Mümkün olan her durumda, müşterilerimizi bakım öncesinde bilgilendiriyoruz.
  • Tahmini süre, etkilenen servisler ve olası riskler hakkında net ve sade bir dil kullanıyoruz.
  • Uzayan bakımlarda, güncel durumu şeffaf şekilde paylaşıyoruz.

2. Teknik doğruluk: HTTP, DNS ve cache katmanında tutarlılık

  • Bakım sayfalarında daima doğru HTTP statü kodlarını kullanmaya özen gösteriyoruz.
  • DNS ve TTL planlamasını, büyük geçişler öncesinde günler öncesinden devreye alıyoruz.
  • CDN, WAF ve reverse proxy kurallarını staging ortamlarında test ederek sürprizleri minimuma indiriyoruz.

3. Ölçüm ve sürekli iyileştirme

  • Her bakım sonrasında gerçekleşen gerçek kesinti süresini, 5xx/503 oranlarını ve kullanıcı geri bildirimlerini analiz ediyoruz.
  • Gerekirse bakım süreçlerimizi CI/CD, blue-green veya canary mimarileriyle daha da otomatik hale getiriyoruz.
  • Öğrendiğimiz dersleri hem iç dokümantasyonumuza hem de bu tarz rehber yazılara yansıtıyoruz.

Sonuç: Bakım Modu Doğru Kurulduğunda SEO Düşmanınız Değil, En İyi Dostunuz

Bakım modu ve planlı kesinti yönetimi, çoğu ekibin ancak sorun yaşadıktan sonra ciddiye aldığı bir konu. Oysa doğru kurgulandığında, bakım süreci sitenizin güvenilirliğini, markanızın profesyonel algısını ve SEO sağlığınızı güçlendiren bir araç haline gelir. Doğru HTTP statü kodları, iyi planlanmış DNS TTL değerleri, akıllı cache stratejileri ve mümkün olduğunda sıfır kesintiye yakın dağıtım yöntemleriyle, kullanıcılarınızın büyük bölümü bakımın varlığını bile fark etmeyebilir.

DCHost olarak deneyimimiz şunu gösteriyor: Bakım modunu “panik anında açılan bir switch” değil, mimarinin tasarım aşamasında planlanan bir bileşen haline getirdiğiniz anda oyunun kuralları değişiyor. İster küçük bir blog, ister yoğun trafikli bir e-ticaret sitesi veya SaaS ürünü yönetin; bakım süreçlerinizi şimdiden tasarlamak, ileride yaşayabileceğiniz SEO kayıplarını ve itibar risklerini büyük ölçüde önler.

Eğer altyapınızı bakım dostu hale getirmek, zero-downtime dağıtım senaryoları kurmak veya mevcut DCHost hizmetleriniz üzerinde bakım sürecini birlikte tasarlamak isterseniz, teknik ekibimiz bu rehberde anlattığımız prensipleri gerçek projelerinize uygulamanıza yardımcı olmaya hazır. Doğru planlanmış bir maintenance page ile, bir sonraki güncellemenizi sakin ve kontrollü bir şekilde hayata geçirmeniz fazlasıyla mümkün.

Sıkça Sorulan Sorular

Kısa ve orta süreli planlı bakımlar için en doğru seçim 503 Service Unavailable durum kodudur. 503, arama motorlarına sitenin geçici olarak hizmet veremediğini, ancak geri geleceğini söyler. Bu yanıta Retry-After başlığını ekleyerek, bot’lara ne zaman tekrar denemeleri gerektiğini belirtmeniz SEO açısından çok değerlidir. 200 OK ile bakım sayfası dönmekten kaçının; çünkü bu durumda arama motorları içeriğin değiştiğini sanır ve indeksinizi bakım metniyle güncelleyebilir. 5xx hatalarını ise zorunlu olmadıkça uzun süre kullanmamalısınız; tarama bütçenizi olumsuz etkileyebilir.

Tüm siteyi 302 ya da 307 ile /bakim gibi tek bir URL’e yönlendirmek, kısa süreli senaryolarda bile gereksiz risk taşır. Bu yöntemde, her URL aynı içerik ve aynı başlıkla yanıt verdiği için canonical ilişkiler ve içerik bağlamı bozulur. Arama motorları, özellikle sık tekrar eden bu tip yönlendirmeleri tutarsızlık sinyali olarak görebilir ve tarama frekansını düşürebilir. Daha sağlıklı yaklaşım, her URL’nin kendi adresinde 503 dönmesidir; böylece yapınız korunur, arama motorları bu durumu geçici kesinti olarak yorumlar. Zorunlu kalmadıkça toplu yönlendirmeden kaçınmak uzun vadede SEO sağlığınızı korur.

Planlı bakım veya sunucu taşıma öncesinde DNS TTL değerlerini düşürmek, özellikle IP değişikliği içeren senaryolarda kesinti süresini ciddi şekilde kısaltır. Yüksek TTL değerlerinde (örneğin 3600 veya 14400 saniye) eski IP’yi cache’lemiş kullanıcılar ve resolver’lar, bakım sonrası yeni IP’ye geçişte gecikme yaşar. TTL’yi 24–48 saat önceden 300 veya 120 gibi düşük bir değere indirirseniz, değişiklik neredeyse gerçek zamanlı yayılır. Böylece bakım sonrası dönemde “kimisi eski sunucuya, kimisi yeni sunucuya gidiyor” karmaşası azalır. Bu konuyu ayrıntılı olarak DNS TTL stratejisi odaklı rehberlerimizde ele alıyoruz.

Çok kısa süren, saniyeler mertebesindeki deploy işlemlerinde mutlaka bakım sayfası kullanmanız şart değildir; doğru kurgulanmış bir CI/CD ve blue-green deployment ile çoğu güncellemeyi tamamen kesintisiz geçmek mümkündür. Ancak kod değişikliğinin veri tabanı şeması gibi kritik yapıları etkilediği senaryolarda, birkaç dakikalık kontrollü bir bakım penceresi tanımlamak daha güvenlidir. Bu durumda 503 + basit bir maintenance page tercih edebilirsiniz. Özetle, yalnızca statik dosya güncellemeleri ve ufak kod düzeltmeleri için bakım sayfasını atlayabilirsiniz; yapısal değişikliklerde kısa ve iyi planlanmış bir bakım modu daha sağlıklı olacaktır.

Genel gözlemimiz, birkaç saatlik planlı bakımların, doğru 503 ve Retry-After kullanımıyla SEO’da neredeyse hiç iz bırakmadığı yönünde. 24 saati aşan, özellikle de arka arkaya tekrar eden uzun bakımlar ise risklidir; arama motorları sitenizi istikrarsız görmeye başlayabilir, tarama frekansı düşebilir. Mümkünse büyük değişiklikleri parçalara bölüp, her birini daha kısa bakım pencerelerinde yönetmek daha doğrudur. Ayrıca stale-while-revalidate ve CDN önbelleğiyle, kullanıcıların önemli bir kısmına backend bakımdayken bile önceden cache’lenmiş sayfaları sunarak SEO ve kullanıcı deneyimi etkisini azaltabilirsiniz.