Teknoloji

Alan Adı Yenileme, Grace ve Redemption Süreleri: Değerli Domain’leri Kaybetmemek İçin Strateji Rehberi

Alan adınız, web sitenizin sadece adresi değil; markanızın kimliği, SEO otoriteniz ve tüm e-posta trafiğinizin omurgasıdır. Buna rağmen pratikte en çok ihmal edilen varlıklardan biri de yine alan adları oluyor. Bir muhasebe sürecindeki gecikme, ekip değişikliği, spam klasörüne düşen bir uyarı e-postası veya yanlış planlanan bir marka dönüşümü, yıllardır emek verdiğiniz değerli bir domain’i saniyeler içinde kaybetmenize yol açabiliyor.

Bu yazıda DCHost ekibi olarak, alan adı yenileme süreçlerini sadece “süre dolmadan ödeme yap” seviyesinde değil; alan adı yaşam döngüsü, grace (ek süre) ve redemption (kurtarma) dönemleri üzerinden teknik ve stratejik açıdan ele alacağız. Amacımız, özellikle değerli ve kritik domain’lerinizi kaybetmemek için somut, uygulanabilir bir yol haritası sunmak. Grace ve redemption süreleri uzantıya (TLD), kayıt operatörüne (registry) ve kayıt kuruluşuna (registrar) göre değişebildiği için, kavramları iyi anlamak ve kendi portföyünüz için net bir politika oluşturmak hayati önem taşıyor.

Eğer alan adı yaşam döngüsü ve düşen domain’leri yakalama tarafına da ilgi duyuyorsanız, daha önce hazırladığımız alan adı yaşam döngüsü ve düşen domain yakalama rehberi bu yazıyla birlikte okununca resim tamamen netleşecektir.

Alan Adı Yenileme Neden Bu Kadar Kritik?

Alan adı süresi dolduğunda yaşanan sorunlar sadece “site açılmıyor” seviyesinde kalmaz. Gerçek dünyada bunun finansal, operasyonel ve itibar boyutu vardır.

Bir alan adını kaybettiğinizde neleri kaybedersiniz?

  • Web sitesi erişimi: DNS kayıtlarınız çalışmaz, siteniz açılmaz, reklam kampanyalarınız boşa gider.
  • E-posta trafiği: Kurumsal e-postalarınız hataya düşer, teklif ve siparişler size ulaşmaz.
  • SEO otoritesi: Yılların backlink’leri, marka aramaları ve otoritesi bir anda boşa gidebilir.
  • Marka itibarı: Kurumsal alan adınızın son kullanıcı gözünde kapalı veya başkası tarafından kullanılıyor olması ciddi güven kaybı yaratır.
  • Hukuki ve marka riski: Alan adınız rakip veya kötü niyetli kişilerce alınırsa, UDRP ve marka ihtilafları gibi zahmetli süreçler gündeme gelebilir.

Bu yüzden alan adı yenileme konusu, teknik ekip kadar marka, pazarlama ve yönetim ekiplerini de doğrudan ilgilendirir. Sağlam bir yenileme stratejisi oluşturmak, kritik domain’ler için en az yedekleme ve güvenlik stratejileri kadar önemlidir.

Alan Adı Yaşam Döngüsünü (Lifecycle) Netleştirelim

Grace ve redemption dönemlerini anlamanın ilk şartı, alan adının yaşam döngüsünü büyük resim olarak görmek. Detaylar uzantıdan uzantıya değişmekle birlikte, tipik bir gTLD (.com, .net vb.) için süreç kabaca şöyle işler:

  • Aktif dönem (Active): Alan adınız kayıtlıdır, DNS çalışır, yenileme süresi henüz gelmemiştir.
  • Sona erme tarihi (Expiration Date): Whois üzerinde gördüğünüz “süre sonu” tarihidir. Bu tarih geçtiğinde alan adınızın statüsü değişir.
  • Yenileme/Grace dönemi: Süre dolsa bile alan adını ekstra ücret ödemeden veya az ek maliyetle yenileyebileceğiniz ek süredir. Süre ve kurallar TLD’ye göre değişir.
  • Redemption (kurtarma) dönemi: Grace döneminde yenilenmeyen alan adı registry tarafında “kurtarma” moduna düşer. Yenilemek hâlâ mümkündür ama ciddi ek ücret çıkar.
  • Pending Delete ve düşme: Kurtarma süresi de bittiğinde alan adı silinmek üzere işaretlenir ve sonunda tamamen serbest kalır; başka biri yeni kayıt olarak alabilir.

Bu döngünün ayrıntılı zamanlamasını ve özellikle düşen domain’leri yakalama tarafını merak ediyorsanız, alan adı yaşam döngüsü ve düşen domain yakalama rehberinde teknik zaman çizelgelerini örneklerle ele almıştık.

Grace Süresi Nedir, Nasıl Çalışır?

Grace period (ek yenileme süresi), alan adınızın resmi süre sonu tarihini kaçırmış olsanız bile hâlâ “normal” yenileme ücretiyle yenileyebildiğiniz dönemdir. Genellikle şu özelliklere sahiptir:

  • Süre çoğu uzantıda birkaç günden 30–45 güne kadar değişebilir.
  • Kayıt kuruluşunuz (registrar) politika gereği bu dönemde alan adını pasife alabilir; site açılmayabilir, DNS değiştirilebilir.
  • Yine de çoğu durumda ekstra redemption ücreti oluşmadan yenileme şansı vardır.

Önemli nokta şu: Grace süresi garanti değildir. Her uzantı için farklı olabilir, bazı ccTLD’lerde (ülke uzantılarında) hiç grace süresi olmayabilir veya çok kısa olabilir. Ayrıca registrar’ınız kendi ticari politikasına göre grace süresini daha kısa ya da farklı kurgulayabilir.

Grace Döneminde Neler Olur?

Tipik bir senaryo şöyle işler:

  1. Alan adınızın süresi biter; kayıt kuruluşu size otomatik e-postalarla uyarı göndermiştir ama atlanmıştır.
  2. Alan adı “expired” statüsüne geçer. Bazı registrar’lar bu anda DNS’i park sayfasına alır; siteniz ve e-postanız aksar.
  3. Grace süresi boyunca, panelden birkaç tıklamayla alan adını yenileyebilir, hizmeti eski hâline döndürebilirsiniz.

Buradaki risk, birçok ekibin “nasıl olsa grace var” diye düşünmesi ama kendi TLD’lerinin gerçekte ne kadar grace sunduğunu hiç kontrol etmemiş olmasıdır. Özellikle kritik projelerde, grace süresine güvenmek yerine resmi süre sonundan önce yenileme prensibini benimsemek en doğrusudur.

Gerçekçi Bir Senaryo: Ajans ve Geciken Onay

Ajanslar ve IT danışmanları bu sorunu sık yaşar: Müşteri adına kayıtlı 20–30 alan adı vardır, hepsinin yenileme faturası aynı döneme denk gelir. Muhasebe onay süreci uzar, bir alan adı ödeme beklerken süre sonunu geçer. Neyse ki birkaç gün sonra fark edilir, grace süresi devam ettiği için hızlıca yenilenir. Burada şans sizden yanadır.

Aynı gecikme, grace süresi çok kısa veya hiç olmayan farklı bir uzantıda olsaydı, domain doğrudan redemption dönemine düşebilir ve yüksek kurtarma ücretiyle karşılaşılabilirdi. Bu yüzden yazının ilerleyen kısmında anlatacağımız portföy düzeyinde alan adı yenileme politikası kritik önem taşıyor.

Redemption Süresi Nedir, Neden Bu Kadar Pahalı?

Grace döneminde yenilenmeyen alan adları bir sonraki aşamada redemption period (kurtarma dönemi) statüsüne girer. Bu dönem, “son şans” olarak düşünebileceğiniz, ama maliyeti yüksek bir süreçtir.

  • Süre çoğu gTLD’de yaklaşık 30 gün civarındadır; fakat bu da uzantıya göre değişebilir.
  • Alan adını yenilemek hâlâ mümkündür, ancak registry tarafında uygulanan yüksek bir “redemption fee” söz konusudur.
  • Bu ek ücret, registrar’ın kâr marjı hariç bile ciddi seviyede olabilir; bazı durumlarda normal yıllık kayıttan çok daha pahalıya gelir.
  • Kurtarma talebi teknik bir süreçtir; anlık değil, bazı durumlarda birkaç günü bulabilir.

Özetle redemption dönemi, “Kritik hatayı yaptınız ama hâlâ son bir şansınız var, ancak pahalı ve garantisiz” evresidir. Bu döneme düşmemek için strateji kurmak çok daha ucuz ve güvenlidir.

Redemption Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Fiyat sürprizi: Panelinizde göreceğiniz kurtarma ücreti sizi şaşırtabilir. Bu, DCHost dahil hiçbir registrar’ın bireysel kararı değildir; registry politikaları büyük ölçüde belirleyicidir.
  • Zamanlama hassasiyeti: Redemption süresinin bitmesine yakın başvurduysanız, işlem tamamlanmadan alan adı pending delete’e geçebilir.
  • Tüm TLD’lerde yok: Bazı ccTLD’lerde redemption benzeri bir süreç hiç bulunmayabilir; domain doğrudan silinip düşebilir.

Özellikle kurumsal alan adlarında, redemption ücretini ödemek zorunda kalmak bile kötü bir işaret: Bu, süreçlerinizde yenileme tarafında ciddi bir açık olduğunu gösterir.

Değerli Domain’leri Kaybetmemek İçin Strateji: Temel İlkeler

DCHost tarafında yüzlerce müşterinin alan adını yönetirken gördüğümüz ortak nokta şu: Alan adı kaybına yol açan olayların büyük çoğunluğu teknik yetersizlikten değil, süreç tasarımı eksikliğinden kaynaklanıyor. Aşağıdaki temel ilkeleri uyguladığınızda, grace ve redemption dönemlerine ihtiyaç duymanız bile büyük ölçüde azalacaktır.

1. Otomatik Yenilemeyi (Auto-Renew) Stratejik Kullanmak

Birçok kullanıcı otomatik yenilemeyi ya tamamen kapalı tutuyor ya da tüm domain’ler için rastgele açık bırakıyor. Doğru yaklaşım:

  • Kritik domain’ler: Marka ana alan adınız, e-ticaret siteniz, ana kurumsal e-posta alanınız gibi kaybı kabul edilemez domain’lerde otomatik yenileme mutlaka açık olmalı.
  • Deneme/proje domain’leri: Geçici veya test amaçlı alan adlarında otomatik yenileme kapalı tutulabilir.
  • Ödeme yöntemi: Kart bilgilerini güncel tutmak ve limiti düşük sanal kart kullanmak, güvenlik ve sorunsuz yenileme açısından ideal dengeyi sağlar.

Otomatik yenilemeyi açtığınız domain’leri ayrıca bir etiket/grup altında tutmak, portföy görünürlüğü için önemlidir. Alan adı portföy yönetimi rehberinde bu gruplamayı nasıl kurgulayabileceğinizi detaylı olarak işlemiştik.

2. Birden Fazla Yıllık Yenileme ile Risk Dağıtmak

Bir uzantı izin veriyorsa alan adınızı 2–5 yıl gibi daha uzun süreler için yenilemek, özellikle kritik domain’lerde hem fatura iş yükünü hem de unutma riskini ciddi biçimde azaltır.

  • Ücret peşin ödendiği için bütçe planlaması nettir.
  • Özellikle fiyat artışlarının sık yaşandığı dönemlerde maliyeti sabitlemeye yardımcı olur.
  • Grace/redemption gibi riskli dönemlere yakalanma olasılığını yıllarca ötelersiniz.

Buradaki denge, nakit akışınız ve proje ömrü beklentinizdir. Örneğin 10 yıl boyunca kullanmayı planladığınız markanız için 3–5 yıllık yenileme son derece mantıklıdır.

3. Tüm Alan Adlarını Tek Panelde Toplamak

Farklı zamanlarda, farklı kişiler üzerinden alınmış alan adları genellikle dağınık hâlde kalır. Bu da yenileme takibini zorlaştırır. İdeal yaklaşım:

  • Tüm alan adlarınızı mümkün olduğunca tek bir kurumsal hesaba taşımak.
  • Bu hesabın erişimini 2FA ile korumak ve birden fazla yetkili kişiye bağlı tutmak.
  • Ajans veya IT tedarikçisiyle net bir sorumluluk paylaşımı yapmak.

Özellikle ajanslar için, ajanslar için DNS ve alan adı erişimi yönetimi rehberinde, müşteri adına kayıtlı domain’lerin nasıl yönetileceğini ve yetki devrinin nasıl kurgulanması gerektiğini detaylandırdık.

4. Hatırlatma ve İzleme Sistemi Kurmak

Yalnızca registrar’ın gönderdiği otomatik e-postalara güvenmek yeterli değildir. Kurumsal tarafta basit ama sağlam bir izleme mekanizması kurmanızı tavsiye ederiz:

  • Tüm alan adları için bir merkezi liste (sheet, proje yönetim aracı veya CMDB) oluşturun.
  • Her alan adı için süre sonu tarihini ve yenileme sorumlusunu belirtin.
  • En az 60, 30 ve 7 gün kala tekrar eden takvim hatırlatmaları tanımlayın.
  • Çok kritik domain’ler için dış bağımsız bir monitoring ile whois/expiration takibi yapmak iyi bir ek katmandır.

Onlarca alan adı için benzer bir yaklaşımı SSL sertifikalarında da kullanmak istiyorsanız, SSL süre sonu izleme ve otomatik yenileme stratejisi yazımızdaki yöntemleri domain yenileme takibine de kolayca uyarlayabilirsiniz.

5. Whois E-Postanızı ve İletişim Bilgilerinizi Güncel Tutmak

Birçok kullanıcı, alan adını ilk aldığında yazdığı e-posta adresini yıllarca güncellemez. Sonuç:

  • Yenileme uyarıları eski veya kapatılmış e-posta hesabına düşer.
  • ICANN doğrulama mailleri yanıtlanmazsa alan adınız suspend (askıda) duruma bile geçebilir.

Bu nedenle:

  • Whois iletişim bilgilerinizi düzenli aralıklarla kontrol edin.
  • Kritik alan adları için mümkünse kurumsal bir e-posta adresi kullanın; kişisel adreslere bağlı kalmayın.
  • Hesabınızda 2FA, güvenilir cihaz listesi gibi ek güvenlik önlemlerini aktif hâle getirin.

Alan adı güvenliğini daha bütüncül görmek için, registrar lock, DNSSEC, WHOIS gizliliği ve 2FA içeren alan adı güvenliği rehberini mutlaka okumanızı öneririz.

Çok Domainli Yapılar ve Kurumsal Süreç Tasarımı

Onlarca veya yüzlerce alan adına sahip şirketlerde, “kim hangi domain’den sorumlu, hangisi kritik, hangisi park veya defansif amaçlı?” sorularının net olmaması en büyük risk faktörü.

Domain’leri Sınıflandırmak

İyi bir başlangıç, alan adlarını şu gruplara ayırmaktır:

  • Çekirdek (core) domain’ler: Ana marka, ana ülke siteleri, kurumsal e-posta alanları.
  • Gelir üreten domain’ler: E-ticaret, SaaS, kampanya siteleri.
  • Defansif domain’ler: Marka yazım hataları, IDN varyasyonları, farklı TLD’ler.
  • Deneme/geçici domain’ler: Lansman öncesi, test veya POC projeleri.

Her kategori için yenileme, otomatik yenileme, süre, bütçe ve sorumlu ekip/kişi politikasını ayrı tanımlamak gerekir. Defansif domain yaklaşımlarını merak ediyorsanız, marka koruması için defansif domain satın alma stratejileri yazımız bu konuda ayrıntılı örnekler içeriyor.

Ajanslar ve Çok Müşterili Yapılar

Ajanslar, hosting sağlayıcıları ve IT danışmanları için ekstra zorluk, domain’in sahibi ile yenileme faturasını ödeyen tarafın farklı olmasıdır. Bu durumda:

  • Müşteriye ait alan adları için açık bir SLA ve sorumluluk matrisi oluşturun.
  • Ajans panelinizde auto-renew açık olsa bile, müşteriden ödeme onayı/havale akışı için en az 30–60 günlük marj bırakın.
  • Mümkün olduğunca domain’leri müşterinin kendi kurumsal hesabına taşıyıp, ajansa sadece teknik DNS/hosting erişimi verilmesini tercih edin.

Böylece alan adı kaybı durumunda “kim sorumluydu?” tartışmaları yerine, baştan tanımlanmış bir çerçeve içinde hareket edebilirsiniz.

Alan Adı Süresi Dolduysa: Anında Uygulanabilir Yol Haritası

Her şeye rağmen bir alan adınızın süresi doldu ve bunu siteniz kapandıktan sonra fark ettiniz. Panik olmadan, aşağıdaki adımları takip edin.

1. Durumu Hızlıca Teşhis Edin

  • DCHost panelinizden veya kullandığınız registrar panelinden ilgili domain’in durumunu kontrol edin.
  • Whois sorgusu yaparak expiration tarihi, status alanları (expired, clientHold, redemptionPeriod vb.) ve name server bilgilerini inceleyin.
  • DNS sorgusu (dig, nslookup) ile kaydın hâlâ cevap verip vermediğini ve nereye yönlendiğini kontrol edin.

Eğer alan adınız sadece expiration + grace döneminde ise, çoğu durumda panelden anında yenileyebilirsiniz. Redemption statüsündeyse, panelinizde kurtarma ücreti ayrıca görünecektir.

2. Müşteri ve İç Ekip İletişimini Açık Yürütün

Özellikle ajans veya IT tedarikçisi iseniz, alan adı süresi dolduğu için site veya e-postalar durmuşsa:

  • Müşteriye durumu teknik terimlere boğmadan net bir şekilde açıklayın.
  • Ne kadar sürede geri dönebileceğinizi ve hangi maliyetlerin oluşabileceğini (özellikle redemption ücreti varsa) şeffafça paylaşın.
  • Benzer bir olayın tekrar yaşanmaması için hangi süreci devreye alacağınızı özetleyin.

Bu noktada, daha detaylı teknik akışlar ve olası senaryolar için alan adı süresi dolarsa ne olur, grace/redemption dönemlerinde yol haritası yazımızdan da yararlanabilirsiniz.

3. DNS, Hosting ve E-Posta Etkisini Kontrol Edin

Alan adı yenilenip tekrar aktif olduğunda bile, DNS tarafında şu kontrolleri yapmak iyi olur:

  • Alan adı yenileme sürecinde name server’lar otomatik olarak değiştirildiyse, eski DNS sağlayıcınıza yeniden dönün.
  • MX, SPF, DKIM, DMARC gibi e-posta kayıtlarının hâlâ doğru olduğundan emin olun.
  • HTTPS tarafında sorun yaşamamak için, SSL sertifikanız ve yönlendirmeleriniz (HTTP→HTTPS, www↔non-www) düzgün çalışıyor mu, test edin.

Yeni alan adı alan veya taşıyan projeler için hazırladığımız ilk 30 gün için DNS, SSL, e-posta ve SEO kontrol listesi yazısı, bu kontrolleri adım adım uygulamak için oldukça pratik bir rehber sunuyor.

DCHost ile Alan Adı Yenileme ve Koruma Stratejisi

DCHost olarak sadece domain kaydı yapmakla kalmıyor, uzun vadede alan adınızı güvenli, kesintisiz ve düzenli şekilde yönetebilmeniz için gerekli altyapıyı da sağlıyoruz. Pratikte şu avantajları kullanabilirsiniz:

  • Kolay yenileme ve çok yıllı kayıt: DCHost paneli üzerinden domain’lerinizi birkaç tıklama ile 1 yıldan uzun süreler için yenileyebilir, kritik alan adlarınızı yıllarca garanti altına alabilirsiniz.
  • Otomatik yenileme desteği: Önemli alan adlarınızda auto-renew’i açıp, ödeme yönteminizi güncel tutarak grace/redemption riskini minimuma indirebilirsiniz.
  • Güvenli hesap yönetimi: 2FA, IP kısıtlama ve detaylı erişim loglarıyla hesabınızı yetkisiz erişimlere karşı koruyabilir; bu sayede alan adınızın izinsiz transfer veya silinme riskini düşürürsünüz.
  • DNS ve hosting entegrasyonu: DCHost üzerinde barındırdığınız hosting, VPS, dedicated veya colocation altyapıları ile alan adı yönetimini tek panelden yürüterek operasyonel karmaşıklığı azaltabilirsiniz.
  • Uzman destek: Grace veya redemption dönemine düşmüş alan adlarınızda, DCHost destek ekibiyle birlikte en hızlı ve en düşük riskli çözümü planlayabilirsiniz.

Özetle: Alan adı yenileme konusu, “son gün kartla ödeme yaparız” kadar basit değil; doğru planlanmadığında markanızı, SEO yatırımınızı ve operasyonlarınızı tehdit edebilen kritik bir risk alanı. Bu rehberde anlattığımız stratejileri kendi portföyünüze uyarlarsanız, grace ve redemption dönemlerini yalnızca teorik kavramlar olarak bilip, pratikte nadiren ihtiyaç duyan tarafta yer alırsınız.

Eğer alan adı portföyünüzü DCHost üzerinden daha güvenli, planlı ve otomatik bir yapıya taşımak istiyorsanız, ekibimizle iletişime geçerek mevcut durumunuzu birlikte analiz edebilir, yenileme ve güvenlik tarafında size özel bir yol haritası çıkarabiliriz.

Sıkça Sorulan Sorular

Grace süresi, yani alan adının resmi süre sonunu kaçırdıktan sonra normal yenileme ücretiyle yenileyebileceğiniz ek dönem, sabit ve tüm uzantılarda aynı değildir. Çoğu gTLD’de birkaç günden 30–45 güne kadar uzayabilirken, bazı ccTLD’lerde çok daha kısa olabilir veya hiç bulunmayabilir. Ayrıca sadece uzantı değil, alan adını aldığınız registrar’ın ticari politikası da bu süreyi etkileyebilir. Bu nedenle her domain için whois bilgilerini ve registrar dokümantasyonunu kontrol etmek, kritik alan adlarında grace süresine güvenmek yerine resmi süre sonundan önce yenileme prensibini benimsemek en sağlıklı yaklaşımdır.

Redemption dönemine giren bir alan adı teoride hâlâ kurtarılabilir; ancak bu hiçbir zaman yüzde yüz garanti değildir. Öncelikle registry, bu dönem için normal yıllık ücretin üzerine ciddi bir “redemption fee” uygular ve bu ücret registrar aracılığıyla size yansıtılır. İkinci olarak, redemption süresinin de bir sonu vardır; başvurunuz bu süre bitimine çok yakınsa, işlem tamamlanmadan domain pending delete aşamasına geçebilir. Ayrıca bazı uzantılarda redemption benzeri bir süreç hiç bulunmayabilir. Bu nedenle redemption’a güvenmek yerine, kritik alan adlarında otomatik yenileme ve çok yıllı kayıt gibi önleyici stratejiler kullanmak çok daha güvenli ve ekonomiktir.

Otomatik yenileme, özellikle kritik alan adları için oldukça güvenli ve tavsiye edilen bir mekanizmadır; çünkü insan hatası ve onay gecikmesi riskini büyük ölçüde ortadan kaldırır. Ancak birkaç noktaya dikkat etmek gerekir: Öncelikle hesabınızda kullanılan kart veya ödeme yönteminin güncel ve limiti yeterli olmalıdır. Güvenlik açısından, mümkünse düşük limitli sanal kart kullanmak iyi bir pratiktir. Ayrıca hangi domain’lerde auto-renew açık olduğuna dair net bir liste tutmak ve finans ekibinizle bu tekrar eden ödemeler konusunda mutabık olmak önemlidir. Son olarak, hesabınızda 2FA ve güçlü şifre kullanarak, alan adlarınızın yetkisiz müdahalelere karşı korunmasını sağlamalısınız.

Çok sayıda alan adı olan yapılarda yenileme takibini manuel ve dağınık biçimde yürütmek neredeyse imkânsızdır. En sağlıklı yol, tüm domain’leri tek bir merkezi listede toplayıp her biri için süre sonu tarihi, kritik/seçimli sınıfı ve sorumlu kişiyi tanımlamaktır. Bu listedeki tarihler için en az 60, 30 ve 7 gün öncesine takvim hatırlatmaları koymak, kritik domain’ler için ise otomatik yenilemeyi aktif etmek gerekir. Ayrıca alan adlarını mümkün olduğunca tek bir kurumsal hesapta toplamak, erişimi 2FA ile korumak ve ajans–müşteri ilişkilerinde sorumluluk matrisini netleştirmek çok önemlidir. DCHost panelini bu amaçla merkez olarak kullanmak, hem yenileme hem de DNS/hosting yönetimini ciddi biçimde sadeleştirir.