Alan adı piyasası yıllardır ICANN kuralları, WHOIS kayıtları ve DNS protokolleri etrafında şekilleniyor. Son birkaç yılda ise bu geleneksel yapının yanına bambaşka bir oyuncu eklendi: blokzinciri üzerinde saklanan, NFT formatında temsil edilen Web3 alan adları. Bugün birçok geliştirici, marka ve yatırımcı, “www.” ile başlayan klasik dünyayı, cüzdan adreslerini ve merkeziyetsiz uygulamaları (dApp) aynı çatı altında buluşturmanın yollarını arıyor.
Biz DCHost tarafında hem klasik alan adı ve hosting altyapıları kurarken, hem de Web3 ekosistemini yakından takip ediyoruz. Müşterilerimizden giderek daha sık şu soruları duyuyoruz: “NFT alan adı almalıyım mı?”, “Web3 alan adını mevcut .com adresimle nasıl bağlarım?”, “Hukuki ve teknik riskler neler?” Bu yazıda, bu sorulara sahadan gözlemler ve uygulanabilir senaryolarla yanıt vereceğiz. Odak noktamız; alan adı piyasasında NFT ve Web3 entegrasyonlarının teknik yapısını, fırsat ve risklerini, ayrıca DCHost altyapısıyla bu iki dünyayı nasıl yan yana ve güvenli şekilde çalıştırabileceğiniz olacak.
İçindekiler
- 1 Web3 ve NFT Tabanlı Alan Adları Neyi Değiştiriyor?
- 2 Geleneksel DNS Tabanlı Alan Adları ile Zincir Üstü NFT Domainler Arasındaki Farklar
- 3 Alan Adı Piyasasında NFT ve Web3 ile Ortaya Çıkan Fırsatlar
- 4 Riskler, Hukuki Boşluklar ve Güvenlik Başlıkları
- 5 Kurumsal Domain Stratejisine NFT ve Web3 Boyutunu Eklemek
- 6 Teknik Entegrasyon Senaryoları: Web2 Sitenizle Web3 Kimliğinizi Birleştirmek
- 7 DCHost Altyapısı ile NFT ve Web3 Alan Adı Projeleri İçin Yol Haritası
- 8 Önümüzdeki 3–5 Yılda Alan Adı Piyasası Web3’ten Nasıl Etkilenecek?
- 9 Sonuç: Bugünden Atılacak 7 Somut Adım
Web3 ve NFT Tabanlı Alan Adları Neyi Değiştiriyor?
Önce kavramları netleştirelim. Web3, kabaca verinin ve kimliğin merkezi platformlardan kullanıcıların cüzdanlarına kaydığı, blokzinciri ve akıllı sözleşmelerle çalışan yeni web modeli. Bu dönüşümü daha geniş çerçevede ele aldığımız Web3’e geçişte bizi nelerin beklediğini anlattığımız detaylı rehber de bu resmin arka planını güzel özetliyor.
Web3 alan adları ise, bir blokzinciri üzerinde NFT (Non‑Fungible Token) olarak temsil edilen, genellikle bir akıllı sözleşme tarafından yönetilen özel ad alanlarıdır. Teknik olarak:
- Her alan adı bir NFT token’ı olarak zincir üzerinde saklanır.
- Token’ın sahibi, alan adının da sahibidir; sahiplik cüzdan özel anahtarınızla kontrol edilir.
- Alan adına; IPFS içeriği, klasik bir URL, e‑posta yönlendirmesi veya farklı kayıtlar iliştirilebilir.
Böylece “kimlik” sadece bir kullanıcı adı ya da e‑posta adresi olmaktan çıkıp, cüzdanınızı, web sitenizi ve dijital varlıklarınızı bağlayan bütünleşik bir katmana dönüşür. Ancak bu yeni katman, ICANN tabanlı alan adlarından tamamen bağımsız çalıştığı için, entegrasyon tarafı iyi tasarlanmazsa ciddi karmaşa ve güvenlik sorunları doğurabilir.
Geleneksel DNS Tabanlı Alan Adları ile Zincir Üstü NFT Domainler Arasındaki Farklar
Klasik alan adının teknik yapısı
Klasik bir .com, .net veya .com.tr alan adında mülkiyet ve çözümleme (resolution) yapısı şu katmanlardan oluşur:
- Registry ve Registrar: ICANN politikalarına tabi, merkezi kayıt operatörleri ve bayiler.
- DNS altyapısı: Alan adını IP adresine çeviren, genellikle hiyerarşik ve imzalanabilir (DNSSEC) isim sunucuları.
- Whois / RDAP: Mülkiyet bilgisi, yenileme tarihleri, transfer kuralları.
- Hukuki çerçeve: UDRP, URS, yerel marka ve ticari unvan mevzuatı.
Bu yapının nasıl işlediğini, domain, DNS, sunucu ve SSL’in birlikte nasıl çalıştığını anlattığımız rehberde daha detaylı incelemiştik. Özetle; merkezi, denetlenebilir ve yıllardır oturmuş bir ekosistemden bahsediyoruz.
Blockchain tabanlı alan adının teknik yapısı
Blockchain tabanlı alan adlarında ise tablo tamamen farklıdır:
- Mülkiyet: Alan adı, belirli bir akıllı sözleşmenin ürettiği NFT’dir; sahiplik, o NFT’nin hangi cüzdanda olduğuna göre belirlenir.
- Çözümleme: Klasik DNS yerine, blokzinciri düğümlerine veya bunların üstünde çalışan resolver servislerine yapılan sorgularla çalışır.
- İçerik adresleme: Genellikle IPFS veya benzeri dağıtık depolama sistemlerine işaret eden hash’ler kullanılır.
- Sonsuz sahiplik: Bazı projelerde “süre uzatma” yoktur; NFT sizde kaldığı sürece alan adının süresi dolmaz.
Burada kritik nokta; bu alan adlarının çoğu, tarayıcıların ve işletim sistemlerinin doğal desteklediği DNS katmanına değil, cüzdan eklentilerine ve özel gateway’lere dayanır. Yani son kullanıcıya “tarayıcıya yazınca açılan site” deneyimini sunmak için çoğu zaman Web2 tarafında köprü (gateway, reverse proxy, DNS bridge vb.) kurmanız gerekir.
İki dünyanın çakıştığı alanlar
Geleneksel ve Web3 alan adları şu noktalarda kesişiyor:
- İsim çakışması: Örneğin klasik dünyada markanızın .com’u sizdeyken, benzer ismin Web3 alan uzantısı bir başkasında olabilir.
- Marka ve kimlik: Kullanıcıların aklında tek bir marka kimliği olması için, iki alan adının da aynı stratejiye hizmet etmesi gerekir.
- Yönlendirme: Web3 alanınızı klasik .com sitenize yönlendirebilir veya tam tersine .com alan adınızdan Web3 profilinize link verebilirsiniz.
Bu karmaşık tabloyu yönetebilmek için, önce klasik tarafı sağlam kurmak gerekiyor. Örneğin klasik alan adı stratejisi nasıl kurulmalı yazısındaki prensipler, Web3 alanlarını da oyuna dahil ederken hâlâ geçerliliğini koruyor.
Alan Adı Piyasasında NFT ve Web3 ile Ortaya Çıkan Fırsatlar
1. Zincir üstü kimlik ve marka tutarlılığı
Web3 cüzdan adresleri kullanıcı dostu değil; uzun, karışık karakter dizilerinden oluşuyor. NFT tabanlı alan adları, bu adresleri okunabilir ve marka uyumlu bir kimliğe dönüştürmenize imkân tanıyor. Bu sayede:
- Topluluklarınıza tek bir isim üzerinden cüzdan adresinizi paylaşabilirsiniz.
- DAO, NFT koleksiyonu veya kripto ürünü etrafında topluluk inşa etmek kolaylaşır.
- Markanız, hem Web2 hem Web3 ortamlarında aynı isimle tanınır.
2. Cüzdan adresi yerine alan adı ile ödeme alma
Birçok Web3 ekosisteminde, cüzdan adresi yerine bir alan adı girerek ödeme yapılabilmesi için entegrasyonlar geliştiriliyor. Bu model tuttuğu takdirde, kullanıcılarınıza şu kolaylıkları sunabilirsiniz:
- Müşterileriniz size karmaşık bir adres yerine insan okunabilir bir isimle ödeme yapar.
- Bir cüzdan değişikliği yaptığınızda, sadece alan adının arkasındaki kaydı güncelleyerek tüm ödeme kanallarını güncel tutabilirsiniz.
3. Dağıtık içerik barındırma senaryoları
IPFS gibi dağıtık depolama sistemleri, statik web siteleri veya içerik dosyalarını node’lar arasında replikasyonla dağıtabiliyor. NFT alan adınızın kayıtlarına IPFS hash’i ekleyerek:
- Merkezi bir sunucuya bağlı kalmadan statik içerik yayınlayabilirsiniz.
- Sansüre dayanıklı veya yüksek erişilebilirlik gerektiren bazı içerikleri Web3 altyapısıyla destekleyebilirsiniz.
- Arka tarafta ise yine DCHost üzerinde çalışan VPS, dedicated sunucu veya colocation altyapınızla kendi IPFS node’unuzu kontrol edebilirsiniz.
4. Topluluk odaklı alan adı ekonomisi
Alan adının NFT olarak temsil edilmesi, klasik “kiralama” modelinden farklı olarak topluluk odaklı mülkiyet modellerini mümkün kılıyor. Örneğin:
- Belirli bir topluluğa ait alt alan adları (subdomain) NFT’ler üzerinden dağıtılabilir.
- DAO’lar, alan adına bağlı gelirleri zincir üstü yönetişimle paylaşabilir.
- Bir Web3 projesinin marka değer artışı, doğrudan elinizde tuttuğunuz alan adının NFT değerine de yansıyabilir.
Riskler, Hukuki Boşluklar ve Güvenlik Başlıkları
Marka ve hukuki çerçeve belirsizliği
Klasik alan adlarında UDRP ve benzeri mekanizmalar sayesinde, kötü niyetli tescillere (typosquatting, marka gaspı vb.) karşı başvurabileceğiniz bir hukuki yol haritası vardır. Bu konuyu marka tescili ve alan adı ihtilafları yazımızda ayrıntılı ele almıştık.
Web3 alan adlarında ise durum çok daha bulanık:
- Birçok projede merkezi bir otorite olmadığı için, “bu alan adı markamı ihlal ediyor” diyerek başvurabileceğiniz net bir merci yok.
- Token’ı elinde tutan cüzdan sahibinin kimliği, zincir üzerinde çoğu zaman anonimdir.
- Mahkeme kararlarının zincir üstünde teknik olarak nasıl icra edileceği bile henüz tartışmalı.
Bu nedenle, özellikle bilinen markalar için Web3 alan adlarında defansif kayıt stratejisi (marka isimlerini erken sahiplenmek) önem kazanıyor.
Kimlik sahtekârlığı ve phishing saldırıları
Web3 alan adları, kripto cüzdanlarıyla doğrudan ilişkilendirildiği için, saldırganlar açısından çok cazip hedefler hâline geldi. Örneğin:
- Markanıza benzeyen bir alan adıyla sahte cüzdan adresleri paylaşılabilir.
- Gerçeğe çok benzeyen NFT alan adlarıyla topluluklar yanıltılabilir.
- Sosyal mühendislik saldırıları, “resmi cüzdan adresimiz değişti” kılıfıyla yürütülebilir.
Bu tür riskler, klasik alan adlarında da vardı; ancak Web3 tarafında transfer işlemlerinin geri döndürülemez olması, tehlikeyi büyütüyor. Dolayısıyla hem klasik hem Web3 tarafında alan adı güvenliğini disiplinli şekilde ele almak gerekiyor. Bunun için alan adı güvenliği için registrar lock ve DNSSEC adımları gibi temel önlemler, Web2 cephesinde mutlaka devrede olmalı; Web3 tarafında ise cüzdan ve anahtar güvenliğini en sıkı prensiplerle uygulamak şart.
Teknik uyumluluk ve kalıcı bağlantılar
Web3 alan adları ve IPFS içerikleri, bazı tarayıcılar ve ağ ortamları tarafından henüz doğal olarak desteklenmiyor. Bu durum:
- Kullanıcıların ek eklenti yüklemesini gerektirebilir.
- Kurumsal ağlarda güvenlik duvarları tarafından engellenebilir.
- Uzun vadeli SEO ve link bütünlüğü açısından soru işaretleri doğurabilir.
Bu nedenle, en azından önümüzdeki birkaç yıl için “sadece Web3 alan adına güvenmek” yerine, klasik DNS tabanlı alan adınızı ana giriş kapısı, NFT/Web3 alanlarınızı ise ek bir kimlik ve entegrasyon kanalı olarak konumlandırmak daha gerçekçi görünüyor.
Kurumsal Domain Stratejisine NFT ve Web3 Boyutunu Eklemek
Geleneksel tarafta; markanız, ürünleriniz ve ülkeler için farklı uzantılarda kayıt yaptırmak, portföyü düzenli takip etmek ve yenileme tarihlerini kaçırmamak zaten kritik. Bu ekosistemi nasıl yöneteceğinizi, alan adı portföy yönetimini ele aldığımız rehberde adım adım anlatmıştık.
Şimdi aynı stratejiye Web3 katmanını eklemek istiyorsanız, aşağıdaki yaklaşım işinizi kolaylaştırır:
1. Mevcut marka ve domain haritasını çıkartın
- Tüm .com, .net, .org, ülke uzantıları ve marka varyasyonlarını listeleyin.
- Alan adı yaşam döngüsü ve düşen domain yakalama süreci gibi kavramları dikkate alarak, kritik domain’lerin yenileme takvimini netleştirin.
- Markanızın kısa, akılda kalıcı ve cüzdan kimliğine uygun versiyonlarını belirleyin.
2. Hangi Web3 alan uzantılarının gerçekten anlamlı olduğuna karar verin
Piyasada çok sayıda Web3 alan uzantısı ortaya çıktı ve çıkmaya devam ediyor. Hepsinin peşinden koşmak gerçekçi değil. Bunun yerine:
- Hedef kitlenizin aktif olduğu ekosistemleri belirleyin (örneğin DeFi, NFT, oyun vb.).
- Bu ekosistemlerde fiilen kullanılan, cüzdan ve cüzdan eklentileriyle entegre olmuş alan uzantılarını önceliklendirin.
- Marka isminizin birebir karşılığını alamasanız bile, makul varyasyonlara bakın.
3. Defansif kayıtlar ile operasyonel kayıtları ayırın
Web3 tarafında aldığınız her alan adını aktif kullanmak zorunda değilsiniz. İki kategori tanımlayabilirsiniz:
- Defansif kayıtlar: Sadece marka koruması için alıp “raf”ta beklettiğiniz, aktif trafik almayacak alanlar.
- Operasyonel kayıtlar: Gerçekten cüzdan, ödeme, topluluk veya içerik yayınlama amacıyla kullanacağınız alanlar.
Bu ayrım, ileride ihtiyaç duyabileceğiniz transfer, cüzdan değişikliği ve yönetim süreçlerini sadeleştirir.
4. Operasyonel akışları iç politika hâline getirin
Nasıl ki klasik alan adlarında kimin EPP koduna erişebileceği, kimlerin DNS kaydı değiştirebileceği net olmalıysa; Web3 alan adlarında da şu kuralları yazılı hâle getirin:
- Hangi cüzdan alan adının ana sahibidir, hangi cüzdanlar sadece yönetim yetkisine sahiptir?
- Özel anahtarlar nerede ve nasıl yedekleniyor?
- Cüzdan kaybı veya güvenlik ihlali hâlinde hangi adımlar izlenecek?
Teknik Entegrasyon Senaryoları: Web2 Sitenizle Web3 Kimliğinizi Birleştirmek
Senaryo 1: Klasik alan adı → Web3 profil sayfası
En basit entegrasyon, mevcut .com/.com.tr alan adınızda Web3 kimliğinizi tanıtan bir sayfa veya alt alan adı yayınlamaktır. Örneğin:
web3.sirketiniz.comaltında, resmi cüzdan adreslerinizi ve NFT alan adlarını listeleyen güvenli bir sayfa oluşturabilirsiniz.- Bu sayfaya sadece HTTPS üzerinden, HSTS ve modern TLS ayarlarıyla erişim sağlayarak, kullanıcıların phishing riskini azaltırsınız.
Bu modelli bir siteyi DCHost üzerinde paylaşımlı hosting, VPS veya dedicated sunucu fark etmeksizin güvenle yayınlayabilirsiniz. İhtiyaçlarınıza göre Dedicated sunucu mu VPS mi daha uygun olur rehberinden de faydalanabilirsiniz.
Senaryo 2: Web3 alan adı → Klasik web sitenize yönlendirme
Birçok Web3 alan adı projesi, NFT’nize klasik bir URL bağlamanıza izin verir. Bu durumda:
- Web3 alan adı kullanıcının cüzdanında görünür ve bazı cüzdan arayüzlerinde link olarak tıklanabilir.
- Bu link, doğrudan DCHost üzerindeki klasik web sitenize yönlendirilir.
Böylece Web3 tarafında sadece “kimlik ve sahiplik” katmanını zincire taşıyıp, performans, SEO ve uyumluluk için yine klasik hosting altyapınızı kullanmış olursunuz.
Senaryo 3: IPFS içeriğini klasik alan adıyla yayınlamak
Daha ileri seviyede; statik web sitenizi IPFS üzerinde barındırıp, DCHost üzerindeki VPS veya dedicated sunucunuzda bir reverse proxy/gateway kurarak şu akışı sağlayabilirsiniz:
- Kullanıcı tarayıcıya
site.comyazar. - DCHost DNS altyapısı alan adınızı IP adresine çevirir.
- Sunucunuzdaki Nginx/Apache, IPFS gateway’e istek atarak içeriği çeker.
- İçerik kullanıcıya klasik HTTPS bağlantısı üzerinden iletilir.
Böylece son kullanıcı IPFS’in teknik detaylarını hiç görmeden, dağıtık içerik altyapısının avantajlarından yararlanabilir. Arka tarafta ise kendi IPFS node’unuzu VPS veya dedicated sunucunuzda barındırarak veri bütünlüğü ve performans üzerinde tam kontrol sağlayabilirsiniz.
Senaryo 4: DNS üzerinden Web3 bilgisi yaymak
DNS sadece IP adreslerini değil, keyfi metin kayıtlarını (TXT), servis tanımlarını (SRV) veya gelecekte ortaya çıkabilecek yeni kayıt tiplerini de taşıyabiliyor. Örneğin:
_web3.sirketiniz.comiçin bir TXT kaydına “resmi NFT alan adımız: …” bilgisini ekleyebilirsiniz.- Kritik cüzdan adreslerinizi DNSSEC ile imzalı bir alan adında TXT kaydı olarak yayınlayıp, bağımsız doğrulama imkânı sunabilirsiniz.
Bu yaklaşım, Web2 ve Web3 kimliğiniz arasında kriptografik olarak doğrulanabilir bir köprü kurmanıza yardımcı olur.
DCHost Altyapısı ile NFT ve Web3 Alan Adı Projeleri İçin Yol Haritası
DCHost olarak odağımız, Web3 alan adlarının kendisini satmak değil; bu alan adlarının üzerine inşa edilen web, API ve depolama altyapısını güvenli ve ölçeklenebilir biçimde barındırmak. Pratikte neler yapabilirsiniz?
1. Web3 projeleri için VPS veya dedicated sunucu altyapısı
- IPFS node’larınızı, blokzinciri indeksleyicilerini veya dApp backend servislerinizi DCHost VPS üzerinde çalıştırabilirsiniz.
- Daha yüksek performans ve disk IO gerektiren senaryolarda dedicated sunucu veya colocation ile kendi donanımınızı barındırabilirsiniz.
- Yatay ölçeklenme ihtiyacı olan projelerde çoklu VPS mimarileriyle node’larınızı coğrafi olarak dağıtabilirsiniz.
2. Alan adı, DNS ve SSL tarafını tek elden yönetmek
Web3 tarafına odaklanırken, klasik altyapınızın bakımı ihmal edilmemeli. DCHost üzerinde:
- Markanızın .com, .net, ülke uzantıları ve defansif domain’lerini tek panelden yönetebilir, DNS kayıtlarını merkezi olarak düzenleyebilirsiniz.
- Let’s Encrypt veya kurumsal SSL sertifikalarıyla HTTPS altyapınızı otomatik yenileme stratejileriyle birlikte kurgulayabilirsiniz.
- DNSSEC, CAA ve benzeri güvenlik kayıtlarıyla alan adınızın saldırı yüzeyini daraltabilirsiniz.
3. Çok katmanlı güvenlik ve gözlemlenebilirlik
Web3 projelerinin çoğu, hem zincir üstü hem zincir dışı (off‑chain) bileşenlere sahip. Bu zincir dışı bileşenler için DCHost üzerinde:
- VPS veya dedicated sunucularınızda WAF, Fail2ban, rate limiting ve DDoS koruma stratejilerini devreye alabilirsiniz.
- Merkezi loglama ve izleme (Prometheus, Grafana, Loki vb.) ile hem API performansınızı hem de güvenlik olaylarını takip edebilirsiniz.
- 3‑2‑1 yedekleme stratejisi ve ayrı fiziksel veri merkezlerinde saklanan yedeklerle kritik verilerinizi fidye yazılıma karşı da koruyabilirsiniz.
Önümüzdeki 3–5 Yılda Alan Adı Piyasası Web3’ten Nasıl Etkilenecek?
Önümüzdeki dönemde beklediğimiz temel dönüşümler şöyle:
- Tarayıcı entegrasyonu: Daha fazla tarayıcı, Web3 alan adı ve IPFS desteğini yerleşik hâle getirecek. Böylece gateway’lere olan bağımlılık azalacak.
- Hibrit çözümler: ICANN ve benzeri kurumların, zincir üstü kayıt modelleriyle kısmen entegre çözümler denemesi olası. Klasik ve Web3 alan adlarının daha sıkı köprülendiği modeller görebiliriz.
- Hukuki netleşme: Marka ihlali, dolandırıcılık ve sahtecilik vakaları çoğaldıkça, mahkeme kararları ve düzenleyici kurumlar yol gösterici olacak.
- Portföy yönetimi araçları: Hem klasik hem Web3 alan adlarını tek panelde yöneten kurumsal çözümler yaygınlaşacak; DCHost gibi altyapı sağlayıcıları da bu araçlarla entegrasyonlarını artıracak.
Tüm bu değişimlerin özünde, alan adının hâlâ “dijital adres ve kimlik” olarak kalacağı, fakat bu kimliğin hem DNS hem de blokzinciri katmanlarında birden fazla temsile sahip olacağı bir dünya var.
Sonuç: Bugünden Atılacak 7 Somut Adım
Özetlemek gerekirse, NFT ve Web3 alan adları klasik domain piyasasını bir gecede değiştirmeyecek; ama önümüzdeki yıllarda stratejinize eklemeniz gereken yeni bir katman oluşturuyor. Bugünden atabileceğiniz somut adımları madde madde toparlayalım:
- Mevcut tüm alan adı portföyünüzü ve marka varyasyonlarınızı güncel bir envantere dökün.
- Hedef kitleniz için anlamlı olan Web3 alan uzantılarını belirleyin; rastgele her projeye dağılmayın.
- En azından marka isminizin birebir veya en yakın karşılıklarını Web3 tarafında defansif olarak kaydedin.
- Klasik alan adınızda, resmi cüzdan ve Web3 kimlik bilgilerinizi listeleyen imzalı bir bilgi sayfası oluşturun.
- IPFS veya benzeri teknolojilerle küçük bir pilot proje yaparak dağıtık içerik modelini içerde test edin.
- DCHost üzerinde alan adı, DNS, SSL ve hosting altyapınızı sertleştirip, yedek ve izleme mekanizmalarını mutlaka devreye alın.
- Web3 alan adlarının şirket içi sahiplik ve yönetim süreçlerini yazılı bir politika hâline getirin; cüzdan güvenliği ve anahtar yönetimini asla bireysel inisiyatife bırakmayın.
DCHost ekibi olarak, bu dönüşümde hedefimiz modaya uymak değil, müşterilerimize teknik olarak ayakları yere basan, hukuken ve güvenlik açısından sürdürülebilir çözümler sunmak. Klasik alan adınızı, hosting altyapınızı ve yükselen Web3 kimliğinizi aynı resimde görmek, önümüzdeki dönemin en önemli rekabet avantajlarından biri olacak. İsterseniz önce klasik tarafta stratejinizi netleştirmek için ICANN yeni gTLD politikaları rehberimizi ve alan adı stratejisi yazımızı gözden geçirebilir, ardından Web3 katmanını bu sağlam zeminin üzerine inşa edebilirsiniz.
