İçindekiler
- 1 Neden VPS’te Depolama Seçimi Bu Kadar Kritik?
- 2 VPS’te Depolama Temelleri: Block, Object ve File Storage
- 3 NVMe Block Storage: Ne Zaman Gerekli, Ne Zaman Aşırı?
- 4 Object Storage: Büyük Dosyalar, Yedekler ve Paylaşımlı Medya İçin Doğru Araç
- 5 NFS (File Storage): Çoklu VPS’te Paylaşımlı Dosya Sistemi
- 6 Performans, Dayanıklılık ve Maliyet Açısından Kıyaslama
- 7 Tipik VPS Mimarileri İçin Örnek Depolama Kurguları
- 8 Karar Verirken Kendinize Sormanız Gereken Sorular
- 9 DCHost Üzerinde Doğru Depolama Katmanlarını Birlikte Tasarlayalım
- 10 Sonuç: NVMe, Object Storage ve NFS’i Birlikte Kullanmayı Öğrenmek
Neden VPS’te Depolama Seçimi Bu Kadar Kritik?
VPS planlama toplantılarında genelde CPU, RAM ve bant genişliğine odaklanılır; depolama ise çoğu zaman sadece ‘kaç GB olsun?’ sorusuna indirgenir. Oysa veritabanı performansından yedeklerin güvenilirliğine, log analitiğinden medya dosyalarının yüklenme hızına kadar her şey depolama mimarinizle doğrudan bağlantılıdır. Aynı VPS’te, aynı CPU ve RAM ile, sadece depolama katmanını değiştirerek saniyeler süren işlemleri milisaniyelere indirmek veya tam tersine sistemi boğmak mümkün.
DCHost tarafında çok farklı senaryolara dokunuyoruz: Tek VPS üzerinde çalışan küçük WordPress siteleri, onlarca müşterili SaaS uygulamaları, video streaming platformları, log ve yedek odaklı altyapılar… Hepsinde gördüğümüz ortak nokta şu: NVMe block storage, object storage ve NFS’in rolünü doğru tanımlayan ekipler hem performans hem maliyet hem de güvenilirlik tarafında çok daha sağlıklı sonuç alıyor.
Bu yazıda, bir DCHost mühendisi gözüyle, VPS ortamında bu üç depolama modelini teknik ama anlaşılır şekilde masaya yatıracağız: Temel farkları, avantaj/dezavantajları, gerçekçi kullanım senaryoları ve karar verirken sorulması gereken sorularla ilerleyeceğiz. Sonunda hedefimiz şu: ‘Veritabanım nerede dursun, medya dosyalarını nereye koyayım, yedekleri nasıl saklayayım?’ sorularına net, uygulanabilir cevaplarınız olsun.
VPS’te Depolama Temelleri: Block, Object ve File Storage
Detaylara girmeden önce, üç kavramın da çerçevesini netleştirelim:
- Block storage: İşletim sistemine ham disk gibi görünen blok tabanlı depolama. NVMe veya SATA SSD/HDD olarak karşımıza çıkar. Dosya sistemi (ext4, XFS vb.) bu blokların üzerinde kurulur.
- Object storage: Dosyaları ‘object’ olarak, benzersiz bir anahtar (key) ile saklayan, tipik olarak HTTP(S) üzerinden erişilen depolama (S3 uyumlu servisler gibi). POSIX dosya sistemi davranışı yoktur, API tabanlı çalışır.
- File storage (NFS gibi): Ağ üzerinden paylaşılan, sunucuların doğrudan mount edip normal dosya sistemi gibi kullandığı yapı. NFS bu dünyanın en bilinen örneklerinden.
Bu üç model arasındaki farkları daha teorik ve genel bakışla ele aldığımız object, block ve file storage farklarını anlattığımız rehber yazımızı mutlaka okumanızı öneririz. Burada ise odağımızı daha spesifik olarak VPS senaryolarına, yani gerçek hayatta karşılaştığımız iş yüklerine kaydıracağız.
NVMe Block Storage: Ne Zaman Gerekli, Ne Zaman Aşırı?
NVMe, SATA’ya göre çok daha düşük gecikme ve yüksek IOPS sunan modern bir block storage arayüzüdür. Birçok DCHost VPS planında disk tarafında NVMe kullanıyoruz; bazı yapılarda ise ek NVMe block storage hacimleri ile kapasiteyi ve performansı ayrıştırıyoruz.
NVMe Block Storage’in Güçlü Olduğu Noktalar
- Çok düşük gecikme (latency): Milisaniye seviyesinden mikro saniye seviyesine inen erişim süreleri, özellikle veritabanı ve yoğun küçük dosya I/O’sunda fark yaratır.
- Yüksek IOPS: Aynı anda çok sayıda küçük okuma/yazma işlemi yapan uygulamalarda (InnoDB, PostgreSQL, Elasticsearch, queue sistemleri gibi) CPU boşa bakmaz, disk bekleme süreleri azalır.
- Doğrudan dosya sistemi: ext4, XFS gibi olgun dosya sistemleriyle, standart Linux araçları (LVM, fsfreeze, RAID vb.) rahatça kullanılabilir.
- Basit entegrasyon: Uygulama tarafında ek bir SDK veya özel entegrasyon gerektirmez; işletim sistemine normal disk gibi görünür.
Disk teknolojileri arasındaki farklara daha geniş açıdan bakmak isterseniz, NVMe SSD, SATA SSD ve HDD karşılaştırması yazımız bu bölümün doğal tamamlayıcısıdır.
NVMe Block Storage’in Zayıf Olduğu veya Fazla Olduğu Senaryolar
- Yedek ve arşiv için pahalı: Sık erişilmeyen, yalnızca yedek veya arşiv amaçlı tutulan veriyi NVMe’de saklamak, gereksiz maliyet anlamına gelir.
- Paylaşım zorluğu: Birden fazla VPS’in aynı block storage’a doğrudan, eş zamanlı yazması genellikle tasarım gereği doğru değildir. Klasik anlamda ‘paylaşımlı disk’ yaklaşımı karmaşık kilitlenme ve bozulma riskleri taşır.
- Kapaste & fiyat dengesi: Yüksek kapasiteli NVMe hızlı büyürse, bütçe baskısı oluşturabilir; özellikle log ve medya gibi ‘şişmeye meyilli’ alanlarda dikkatli planlama gerekir.
NVMe Block Storage’i Hangi İş Yüklerinde Kullanmalısınız?
Aşağıdaki sorulara cevabınız ‘evet’e yaklaşıyorsa, NVMe block storage birincil tercih olmalı:
- Uygulamanızın en kritik bileşeni bir SQL veritabanı mı (MySQL/MariaDB/PostgreSQL gibi)?
- Yoğun şekilde random I/O yapan bir yapı mı kullanıyorsunuz? (queue, search index, küçük dosyalı log işleme vb.)
- Gecikmeye duyarlı bir uygulama mı? (gerçek zamanlı işlemler, finansal uygulamalar, yüksek trafikli PHP uygulamaları vb.)
Gerçekçi birkaç örnek:
- Küçük/orta ölçekli WordPress veya WooCommerce: Tüm siteyi yerel NVMe üzerinde tutmak genellikle en pratik çözümdür. Medya hacmi büyürse, ileride object storage ile offload düşünebilirsiniz.
- Laravel / Node.js tabanlı SaaS: Veritabanı, cache, queue storage ve uygulama kodları için NVMe block storage; kullanıcı yüklemeleri ve loglar için başka çözümlerle desteklersiniz.
- Analitik / raporlama: Yoğun sorgu ve index taraması yapan raporlama veritabanları NVMe’den fazlasıyla faydalanır.
Özetle NVMe block storage, VPS’inizde ‘sıcak veri’ için ideal katmandır; üzerinde hem sistem diskini hem de veritabanınızı ve kritik uygulama datanızı taşıyabilirsiniz. Daha soğuk veriler için ise birazdan göreceğimiz diğer depolama türlerini devreye almak genellikle daha doğrudur.
Object Storage: Büyük Dosyalar, Yedekler ve Paylaşımlı Medya İçin Doğru Araç
Object storage, dosyaları HTTP(S) üzerinden erişilen ‘object’ler olarak saklayan, neredeyse sınırsız ölçeklenebilirlik ve çok yüksek dayanıklılık (durability) sağlayan bir depolama modelidir. S3 uyumlu API’ler bu dünyanın fiili standardı haline gelmiştir. DCHost altyapısında da, gerek yedekler gerek medya dosyaları için S3 uyumlu object storage çözümleriyle çalışan birçok müşterimiz var.
Object Storage’in Güçlü Olduğu Noktalar
- Kapasite ve ölçeklenebilirlik: Terabaytlardan petabaytlara kadar büyüyen veri hacimlerini, disk ekleme ve dosya sistemi büyütme derdi olmadan yönetebilirsiniz.
- Yüksek dayanıklılık: Veri tipik olarak birden fazla disk ve düğüme çoğaltılır. Donanım arızalarına karşı oldukça dirençlidir.
- Maliyet/GB açısından verimli: NVMe block storage’e göre GB başına maliyet genelde çok daha düşüktür, bu yüzden yedek, arşiv ve medya için idealdir.
- HTTP(S) üzerinden erişim: CDN ile doğal entegrasyon sağlar, statik içerik dağıtımında büyük avantaj sunar.
Yedeklerinizi nasıl katmanlandıracağınızı anlattığımız sıcak, soğuk ve arşiv depolama stratejisini detaylandırdığımız yazı, object storage’i yedek perspektifinden ele alan iyi bir tamamlayıcıdır.
Object Storage’i Yanlış Kullanma Örnekleri
Object storage’ın en sık yanlış kullanıldığı nokta, onu klasik bir dosya sistemi gibi davranmaya zorlamaktır. Örneğin:
- PHP uygulamasında
fopen()ile doğrudan object storage’a yazma, sık küçük dosya güncellemeleri yapma. - S3FS vb. ile object storage’ı mount edip veritabanı dosyalarını veya yoğun yazma yapan uygulamaları orada tutma.
- Session, cache, tmp gibi binlerce küçük dosyanın sıkça okunduğu/yazıldığı dizinleri object storage’a taşımaya çalışmak.
Bunlar hem performans kaybına hem de beklenmedik tutarlılık sorunlarına yol açabilir. Object storage, ‘dosya sistemi gibi ısrarla kullanılması gereken’ değil; API ile, daha seyrek güncellenen, genelde büyük objelerin tutulduğu bir katman olarak düşünülmelidir.
Object Storage’i Hangi Senaryolarda Kullanmalısınız?
- Medya ve statik içerik: WordPress, Laravel veya benzeri uygulamalarda kullanıcıların yüklediği resim, video, PDF gibi dosyaları object storage’a almak hem disk maliyetini düşürür hem de CDN ile dağıtımı kolaylaştırır. Bu konuda detaylı bir rehber için WordPress ve benzeri sitelerde medya offload mimarisi yazımıza göz atabilirsiniz.
- Yedekler: Veritabanı yedekleri, dosya arşivleri, log snapshot’ları için object storage neredeyse ideal çözümdür. RPO/RTO hedeflerinize göre 3-2-1 stratejisini burada rahatlıkla uygulayabilirsiniz.
- Log ve analitik verisi: Uygulama log’larını, access log’ları veya sık sık silinmeyen analitik dump’larını object storage’ta tutmak, VPS diskini şişirmekten çok daha sağlıklıdır.
- Statik site / asset origin: Jamstack tarzı statik sitelerinizi veya ağır asset’lerinizi object storage üzerinde barındırıp CDN ile sunabilirsiniz. Bu mimariyi adım adım anlattığımız statik siteyi object storage üzerinde origin olarak kullanma rehberi bu açıdan oldukça öğreticidir.
Özetle: Object storage, VPS dünyasında çoğu zaman ‘büyük dosyalar ve yedekler için ikinci katman’ rolündedir. Doğru kullanıldığında NVMe block storage’in üzerine mükemmel bir tamamlayıcı katman ekler.
NFS (File Storage): Çoklu VPS’te Paylaşımlı Dosya Sistemi
NFS (Network File System), bir sunucudan ağ üzerinden paylaşılan dosya sisteminin diğer sunucular tarafından mount edilip lokal diskmiş gibi kullanılmasına imkan verir. DCHost tarafında, birden fazla VPS’in aynı web dosyalarına veya upload dizinine erişmesi gereken senaryolarda NFS cihazlarıyla sıkça çalışıyoruz.
NFS’in Güçlü Olduğu Noktalar
- Paylaşımlı dosya yapısı: Birden fazla web sunucusu, aynı NFS share’i mount ederek aynı kod tabanını veya upload dizinini kullanabilir. Bu, çoklu web sunuculu WordPress/Laravel kümelerinde oldukça pratik bir çözümdür.
- POSIX uyumu: Uygulama tarafında ek bir entegrasyon gerekmez; NFS, normal bir dizin gibi görünür. Kod değişiklikleri, deploy süreçleri basitleşir.
- Merkezi yönetim: Log, yedek veya ortak dosyaların tek bir yerde tutulması, yönetim açısından kolaylık sağlar.
Birden fazla sunuculu yapılarda dosya paylaşımını ele aldığımız NFS ile çok sunuculu dosya paylaşımı rehberi, NFS kullanımına daha operasyonel bir açıdan yaklaşmak için iyi bir kaynaktır.
NFS’in Zayıf Olduğu ve Riskli Olduğu Senaryolar
- Veritabanı depolaması: MySQL/PostgreSQL gibi veritabanlarını NFS üzerine kurmak genellikle tavsiye edilmez. Ağ gecikmesi, kilit mekanizmaları ve NFS sunucusunun tekil arıza noktası olması ciddi riskler doğurur.
- Yoğun küçük dosya I/O’su: Session, cache, tmp gibi çok sık okunan ve yazılan küçük dosyaları NFS’e taşımak, hem performans hem de kararlılık sorunlarına yol açabilir.
- NFS sunucusunun SPOF olması: NFS server erişilemez olduğunda tüm bağlı VPS’ler ilgili dizinlere erişemez hale gelir. Yüksek erişilebilirlik için NFS’nin kendisinin de yedekli tasarlanması gerekir.
NFS’i Hangi Senaryolarda Kullanmalısınız?
- Çoklu web sunuculu WordPress/Laravel: 2-3 web sunucusunun aynı
wp-content/uploadsveyastorage/app/publicdizinini paylaşması gerekiyorsa, NFS makul bir çözümdür. Daha ileri aşamada bu dizini object storage’a taşımayı da planlayabilirsiniz. - Merkezi log depolama: Birden fazla VPS’ten toplanan log’ları tek bir NFS share üzerinde toplamak, merkezi log işleme pipeline’ına beslemek için pratik bir çözümdür (ELK, Loki vb. öncesi ara katman gibi düşünülebilir).
- Ortak paylaşılan dosyalar: Birden fazla uygulamanın ortak eriştiği raporlar, export edilmiş CSV’ler gibi dosyalar NFS üzerinden paylaşılabilir.
Özetle: NFS, VPS dünyasında ‘çoklu sunucu arasında paylaşılan dosya sistemi’ ihtiyacı için çözümdür; veritabanı veya yüksek performans beklenen sıcak veriler için değil.
Performans, Dayanıklılık ve Maliyet Açısından Kıyaslama
Tek tek özellikleri konuştuk; şimdi bu üç depolama modelini birkaç temel eksen üzerinden karşılaştırarak kafayı netleştirelim:
1. Gecikme (Latency) ve IOPS
- NVMe block storage: En düşük gecikme ve en yüksek IOPS. Veritabanı, cache, queue gibi kritik servisler için ideal.
- NFS: Ağ gecikmesi işin içine girdiği için NVMe’ye göre daha yavaştır. Yine de doğru yapılandırıldığında web dosyaları için kabul edilebilir performans sunar.
- Object storage: HTTP tabanlı olduğu ve genellikle uzak, dağıtık bir servis olduğu için gecikmesi en yüksek olandır. Ancak büyük dosya indirme/yüklemede throughput iyi olabilir.
2. Dayanıklılık ve Erişilebilirlik
- Object storage: Veri birden çok kopya ve bölgede saklanabildiği için dayanıklılık açısından genellikle en güçlü katmandır.
- NVMe block storage: DCHost gibi altyapılarda RAID, yedekli disk ve snapshot’larla korunur; ancak mantık olarak yine de ‘tek node’a daha yakındır’. Yedek stratejinizle desteklenmelidir.
- NFS: Tasarımına göre değişir. Basit bir NFS sunucusu tekil arıza noktası olabilir; HA NFS mimarileriyle bu risk azaltılabilir ancak tasarım ve maliyet karmaşıklaşır.
3. Maliyet/GB
- NVMe block storage: En pahalı katman; sıcak ve performans kritik veri için ayrılmalıdır.
- NFS: Genellikle orta düzeydedir; kullanılan disk teknolojisine göre (NVMe/SATA/HDD) değişir.
- Object storage: Büyük hacimler için en ekonomik çözümdür; yedek ve medya tarafında maliyeti dramatik şekilde düşürebilir.
4. Kullanım Kolaylığı ve Entegrasyon
- NVMe block storage: Standart disk gibi çalıştığı için en az entegrasyon gerektirir.
- NFS: Uygulama tarafından şeffaftır; sadece mount ayarı yapılır.
- Object storage: Uygulamada SDK, plugin veya ek entegrasyon gerektirir; ancak modern framework ve CMS’ler için bu entegrasyonlar artık oldukça olgun.
Tipik VPS Mimarileri İçin Örnek Depolama Kurguları
Senaryo 1: Tek VPS Üzerinde WordPress / WooCommerce
Başlangıç aşamasındaki birçok proje için en basit yapı genelde en sağlıklısıdır:
- NVMe block storage: Tüm sistem: işletim sistemi, veritabanı, kod ve medya dosyaları.
- Yedekleme: Günlük veritabanı dump’larını ve dosya arşivlerini object storage’a kopyalayan bir script veya yedekleme aracı.
- NFS: Gereksiz.
Bu yapı, tek VPS’inizin kaynaklarını doğru boyutlandırdığınız sürece uzun süre işinizi görür. Disk I/O ve kapasite kullanımı arttığında, medya dosyalarını object storage’a taşıyıp CDN ile hızlandırarak bir üst seviyeye geçebilirsiniz.
Senaryo 2: Çoklu Web Sunuculu WordPress Kümesi
Trafiği artan WooCommerce veya içerik sitelerinde, genellikle 2-3 web sunucusu ve ayrı bir veritabanı sunucusu ile çalışan mimariler görüyoruz. Örnek kurgu:
- Veritabanı VPS’i: Tamamen NVMe block storage üzerinde çalışan MySQL/MariaDB/PostgreSQL.
- Web VPS’leri: Uygulama kodu yerel NVMe’de;
uploadsdizini NFS üzerinden paylaşılan bir dosya sistemine mount edilmiş. - Object storage: Yedekler ve eski/soğuk medya arşivi için kullanılıyor; zamanla uploads dizini tamamen object storage’a taşınacak şekilde planlama yapılabiliyor.
Bu senaryoda NFS, çoklu web sunucusunun aynı dosyalara erişebilmesi için köprü görevi görüyor; veritabanı ise her zaman yerel veya özel bir NVMe block storage üzerinde tutuluyor.
Senaryo 3: Laravel / Node.js Tabanlı SaaS Uygulaması
Çok kiracılı (multi-tenant) SaaS projelerinde desen genelde şöyle oluyor:
- NVMe block storage: Uygulama kodu, veritabanı ve queue storage için birincil disk.
- Object storage: Müşteri yüklemeleri (logo, doküman, export edilmiş raporlar), log arşivleri ve yedekler için ana katman.
- NFS (opsiyonel): Yönetim paneli, CI/CD veya paylaşılan bazı statik dosyalar için ortak bir alan gerekiyorsa kullanılabilir; zorunlu değildir.
Bu yapı, depolamanızı kiracı başına ölçeklemenizi kolaylaştırır ve NVMe kaynağınızı sadece performans kritik veriler için kullanmanızı sağlar.
Senaryo 4: Video Streaming / VOD Platformu
Video barındıran projelerde depolama kararı genellikle maliyet belirleyicidir:
- NVMe block storage: Veritabanı, kullanıcı ve abonelik bilgileri, küçük metadata dosyaları.
- Object storage: Tüm video master ve segment dosyaları (HLS/DASH), thumbnail’ler, alt yazı dosyaları. CDN ile önbelleğe alınır.
- NFS (opsiyonel): Encode/transcode pipeline’ında ara dosyalar için kısa süreli shared disk gerekebilir; sonra sonuç object storage’a atılır.
Böyle bir mimaride NVMe, yoğun I/O yapan veritabanı ve küçük metadata için kullanılırken, asıl büyük hacim object storage üzerinde tutulur. Böylece hem maliyet hem ölçeklenebilirlik tarafında rahat edersiniz.
Karar Verirken Kendinize Sormanız Gereken Sorular
Depolama stratejisini seçerken, tek tek teknoloji adlarından çok aşağıdaki sorulara odaklanmak işleri basitleştirir:
- Verim en hassas olduğu nokta neresi? Veritabanı mı, medya indirme hızları mı, rapor üretimi mi?
- Verinizin sıcaklık profili nasıl? Hangi veriye sık, hangisine seyrek erişiliyor? Hangisi sadece yedek?
- Kaç VPS aynı veriye erişmek zorunda? Tek sunucu mu, yoksa çoklu web sunuculu, çoklu worker’lı bir mimari mi var?
- RPO/RTO hedefleriniz ne? Veri kaybı ve kesinti toleransınız hangi seviyede?
- Bütçe önceliğiniz mi, performans önceliğiniz mi ağır basıyor? Çoğu zaman ikisini dengeli noktada buluşturmak mümkün.
Bu soruları netleştirdiğinizde, örneğin şöyle bir tablo ortaya çıkacaktır:
- ‘Veritabanım ve uygulamam çok hızlı olmalı; tek VPS’im var’ diyorsanız: NVMe block storage ağırlıklı, object storage üzerinde yedek.
- ‘Çok VPS aynı dosyalara erişmeli ama veritabanı zaten ayrı NVMe’de’ diyorsanız: Paylaşılan dosyalar için NFS, veritabanı için NVMe.
- ‘Medya ve yedek hacmim çok büyüyor, NVMe yetmiyor’ diyorsanız: Medya ve yedekleri object storage’a taşıyıp NVMe’yi sadece sıcak veri için kullanmak.
Daha kurumsal ölçekte RPO/RTO ve felaket kurtarma hedeflerini belirlemek için, hosting tarafına odaklanan RPO/RTO ve felaket kurtarma planı rehberimizi de okumanızı öneririz.
DCHost Üzerinde Doğru Depolama Katmanlarını Birlikte Tasarlayalım
DCHost olarak VPS altyapılarımızda varsayılan olarak yüksek performanslı NVMe diskler kullanıyoruz. Bunun üzerine, ihtiyaca göre:
- Ek NVMe block storage hacimleriyle veritabanı ve uygulama katmanını daha esnek hale getirebiliyor,
- S3 uyumlu object storage ile yedek, medya ve log katmanlarını NVMe’den ayrıştırabiliyor,
- NFS tabanlı paylaşımlı dosya sistemleri ile çoklu VPS senaryolarında ortak depolama sunabiliyoruz.
Pratikte çoğu müşterimiz için en iyi çalışan yaklaşım şu oluyor:
- 1. katman: VPS’in kendi NVMe diski – işletim sistemi, veritabanı, uygulama kodları, sıcak çalışma dosyaları.
- 2. katman: Object storage – yedekler, medya dosyaları, log arşivleri ve büyük statik içerik.
- 3. katman (gerekiyorsa): NFS – çoklu web sunucusunun paylaştığı upload veya ortak dosya dizinleri.
Bu üç katmanı doğru kurguladığınızda, hem performans hem maliyet hem de felaket kurtarma senaryolarında oldukça konforlu bir noktaya geliyorsunuz. Zaten yedek mimarilerini anlattığımız object storage’a otomatik yedek alma rehberi gibi yazılarımızda da hep bu çok katmanlı yaklaşımı savunuyoruz.
Sonuç: NVMe, Object Storage ve NFS’i Birlikte Kullanmayı Öğrenmek
VPS’te depolama seçimi, ‘hangisi daha iyi?’ sorusundan çok ‘hangi veri türü için hangisi doğru?’ sorusuyla cevap bulur. NVMe block storage, veritabanı ve kritik uygulama veriniz için vazgeçilmez sıcak katmandır. Object storage, büyüyen medya, yedek ve log hacmini ekonomik ve dayanıklı şekilde üstlenen soğuk/ılık katmandır. NFS ise çoklu VPS arasında paylaşılan dosya sistemi ihtiyacını karşılayan esnek ama dikkatle kullanılmalı bir araçtır.
DCHost ekibi olarak tecrübemiz, bu üç yapıyı yerli yerinde kullanan projelerin ölçeklendirme, göç (migrasyon), felaket kurtarma ve maliyet optimizasyonu süreçlerinde çok daha az zorlandığı yönünde. Siz de kendi VPS altyapınızda veritabanı, medya, yedek ve log katmanlarını ayrı ayrı düşünerek başlayabilir; ardından NVMe, object storage ve NFS’i bu katmanlara bilinçli şekilde atayabilirsiniz.
Eğer ‘bizim projede hangi veri nereye gitmeli, nasıl bir plan yapalım?’ diye düşünüyorsanız, DCHost üzerinden kullandığınız VPS ve depolama kaynaklarını birlikte gözden geçirip, hem bugün hem de orta vadeli büyüme planlarınızı karşılayacak bir mimari tasarlayabiliriz. İster mevcut VPS’inizi optimize etmek, ister yeni bir kümeyi sıfırdan kurgulamak olsun; depolama katmanını en baştan doğru kurmak, ileride yaşayacağınız performans ve kesinti problemlerini ciddi oranda azaltacaktır.
