Teknoloji

Sunucu Saat Dilimi ve NTP Ayarları: Loglar, Cron Job’lar ve Çok Bölgeli Hosting İçin Pratik Rehber

Sunucu saatini ciddiye almak: Neden bu kadar önemli?

Sunucu tarafında saniyeler bazen günlerce süren debug süreçlerini kurtarır ya da kaybettirir. Özellikle log analizi, güvenlik denetimleri, cron job’lar ve çok bölgeli (multi-region) hosting mimarilerinde, doğru ve tutarlı zaman ayarları olmadan sağlıklı bir altyapı işletmek neredeyse imkansız hale gelir. Bir e-ticaret sitesinde ödeme adımında yaşanan bir hata düşünün: Uygulama logu başka bir zaman damgası, web sunucusu logu farklı, veritabanı logu bambaşka bir saat gösteriyorsa, hatanın gerçek zamanını yakalamak ve sebebini bulmak tam bir işkenceye dönüşür.

DCHost olarak günlük işimizin önemli bir kısmı, müşterilerimizin altyapılarında çıkan sorunları log ve metrikler üzerinden analiz etmek. Gördüğümüz en yaygın problemlerden biri, sunucu saat dilimi ve NTP (Network Time Protocol) ayarlarının rastgele bırakılması. Özellikle paylaşımlı hosting, VPS ve dedicated sunucuların aynı projede bir arada kullanıldığı senaryolarda zaman tutarsızlığı; cron job’ların yanlış saatlerde çalışmasına, veritabanı replikasyonunda beklenmedik gecikmelere ve güvenlik analizi sırasında yanlış alarmlara neden olabiliyor.

Bu yazıda, sunucu saat dilimi ve NTP ayarlarını; log tutarlılığı, cron job güvenilirliği ve çok bölgeli hosting mimarileri odağında ele alacağız. Hedef; sadece birkaç komut ezberletmek değil, zaman yönetimini altyapınızın temel bir parçası haline getirebilmeniz için net bir zihinsel model oluşturmak.

Sistem saati, donanım saati ve saat dilimi: Aynı şey değiller

Önce terimleri netleştirelim. Çünkü çoğu yanlış yapılandırma, bu üç kavramın karıştırılmasından kaynaklanıyor:

  • Donanım saati (RTC – Real Time Clock): Anakart üzerindeki pil destekli saat. Sunucu kapalıyken bile kendi içinde zamanı tutar.
  • Sistem saati: İşletim sisteminin çekirdeğinde tuttuğu saat. Uygulamalar, loglar, cron ve neredeyse her şey bu saate bakar.
  • Saat dilimi (timezone): Sistem saatinin hangi coğrafi bölgeye göre yorumlanacağını belirleyen katman. UTC, Europe/Istanbul, America/New_York gibi değerler.

Linux dünyasında tipik akış şöyle çalışır: Sunucu açılır, kernel donanım saatinden zamanı okur, sistem saatini başlatır. Ardından işletim sistemi ve NTP servisi, bu sistemi referans alarak düzeltmeler yapar. Saat dilimi ise sistem saatinin nasıl gösterileceğini ve yorumlanacağını belirler.

UTC önerisi: Sunucuların dili UTC olsun, kullanıcılarınki yerel

Sunucu işletim sisteminde saat dilimi için en sağlıklı yaklaşım, neredeyse her zaman UTC kullanmaktır. Bunun birkaç somut nedeni var:

  • Yaz saati (DST) karmaşasını ortadan kaldırır: Europe/Istanbul gibi saat dilimleri yaz-kış geçişleri sebebiyle yıl içinde değişebilir. UTC ise sabittir.
  • Çok bölgeli hosting ile uyumlu: Avrupa, Amerika ve Asya bölgesinde sunucularınız varsa hepsini UTC’de tutmak, log ve metrikleri karşılaştırmayı çok kolaylaştırır.
  • Replikasyon ve dağıtık sistemler: Veritabanı replikasyonu, queue sistemleri ve cache yapıları, zaman damgasına bağlı logic içeriyorsa UTC ile çalışmak ciddi kafa karışıklığını önler.
  • Debug süreçlerinde basitlik: Hangi veri merkezinize bakarsanız bakın, timestamp’ler aynı referansa göre üretiliyorsa korelasyon yapmak çok kolaydır.

Genel öneri: Sunucu OS saat dilimi = UTC, uygulama seviyesi saat dilimi = son kullanıcıya göre yerel. Örneğin PHP, Node.js veya Laravel tarafında Europe/Istanbul’a göre tarih/gösterim yapabilir, ama veritabanı ve log kaydı için UTC tutabilirsiniz.

Ne zaman yerel saat dilimi mantıklı olur?

Bazı istisnai durumlarda sistem saat dilimini yerel saate almak isteyebilirsiniz:

  • Yasal olarak Türkiye saatiyle log tutmanızın zorunlu olduğu, sıkı regüle edilen finans ve kamu projeleri
  • Tek sunuculu, sadece Türkiye pazarına hizmet veren çok basit sistemler ve teknik ekip alışkanlıkları

Bu senaryolarda bile, mümkünse veritabanı ve merkezi loglama katmanında UTC kullanıp, sadece gösterim katmanında yerel saate dönmek çoğu zaman daha sürdürülebilir olur.

NTP nedir, nasıl çalışır ve neden vazgeçilmezdir?

NTP (Network Time Protocol), sunucuların saatini internet veya yerel ağ üzerinden güvenilir zaman kaynaklarıyla senkronize eden protokoldür. Amacı; cihazlar arasındaki saat farkını milisaniyeler hatta mikro saniyeler seviyesine kadar düşürmektir.

Stratum kavramı

NTP dünyasında sunucular katmanlara ayrılır:

  • Stratum 0: Atom saatleri, GPS referans cihazları gibi fiziksel zaman kaynakları
  • Stratum 1: Stratum 0’a doğrudan bağlı NTP sunucuları
  • Stratum 2+: Bir üst katmandaki NTP sunucularından zaman alan diğer sunucular

VPS veya dedicated sunucunuzun tipik rolü, stratum 2 veya 3 istemcisi olmaktır. Yani güvenilir stratum 1 veya 2 sunucularından zaman alır, kendi iç sistem saatini bunlara göre düzeltir.

Birden fazla NTP sunucusu seçmek neden önemli?

Tek bir NTP sunucusuna güvenmek risklidir. Ağ sorunu, yanlış yapılandırma veya saat sapması durumunda tüm altyapınızın zamanı bozulabilir. Bu yüzden her sunucuda en az 3-4 farklı NTP kaynağı kullanmak iyi bir pratiktir. NTP istemcisi (chrony veya ntpd); bu sunucuların saatini karşılaştırır, uç değerleri eler ve en iyi ortalamayı alarak sistem saatini ayarlar.

Chrony mi ntpd mi?

Güncel Linux dağıtımlarında klasik ntpd yerine chrony giderek daha fazla tercih ediliyor. Özellikle VPS gibi sanallaştırılmış ortamlarda; dalgalanan CPU clock, suspend/restore gibi durumlara daha iyi adapte olduğu için chrony genellikle daha stabil sonuç veriyor.

Özetle:

  • chrony: Hızlı senkronizasyon, VM’lerde daha iyi davranış, modern dağıtımlarda varsayılan haline geliyor.
  • ntpd: Klasik, oturmuş ancak dinamik ortamlar için biraz daha hantal kalabiliyor.

Güvenlik boyutu: NTP de saldırı yüzeyinin parçası

NTP’yi sadece bir altyapı detayı değil, aynı zamanda bir güvenlik bileşeni olarak da düşünmek gerekiyor:

  • Amplification saldırıları: Açık NTP sunucuları DDoS amplifikasyon saldırılarında kullanılabiliyor.
  • Zaman zehirleme (time poisoning): Eğer güvenilir olmayan NTP kaynakları kullanırsanız, saldırgan sistem saatinizi ileri/geri oynatarak JWT, OTP, sertifika doğrulama ve log analizi süreçlerini bozabilir.

Bu yüzden genellikle şu yaklaşımı tavsiye ediyoruz:

  • Sunucularınızın kendi veri merkezinizdeki veya hosting sağlayıcınızın NTP sunucularına öncelik vermesi
  • Gerekmiyorsa NTP portunun (varsayılan 123/UDP) dış dünyaya açık bırakılmaması
  • NTP servisini sadece istemci modunda kullanıp, sunucunuzu herkese açık NTP kaynağına dönüştürmemeniz

DCHost altyapısında, veri merkezlerimize yakın ve güvenilir zaman kaynaklarını tercih ediyor, NTP trafiğini firewall kurallarıyla sıkı şekilde sınırlandırıyoruz.

Linux üzerinde adım adım saat dilimi ve NTP yapılandırması

Şimdi işin pratiğine geçelim. Örnekler ağırlıklı olarak systemd tabanlı, modern Debian/Ubuntu ve RHEL/AlmaLinux ailesi içindir.

Saat dilimini UTC’ye almak

Önce mevcut durumu kontrol edin:

timedatectl status

Çıktıda sistem saati, RTC ve saat dilimiyle ilgili bilgileri göreceksiniz. Saat dilimini UTC yapmak için:

timedatectl set-timezone UTC

Eğer yasal veya operasyonel sebeple Europe/Istanbul kullanmanız gerekiyorsa:

timedatectl set-timezone Europe/Istanbul

Bu komut, /etc/localtime bağlantısını günceller ve tüm sistemde yeni saat dilimini devreye alır. Uygulamalarınız (PHP, Python vb.) kendi içinde farklı timezone ayarlıyorsa, onları ayrıca kontrol etmeyi unutmayın.

Chrony ile NTP istemcisi kurmak

Debian/Ubuntu tarafında:

apt update
apt install chrony -y

AlmaLinux / Rocky / CentOS tarafında:

dnf install chrony -y
systemctl enable --now chronyd

Ardından /etc/chrony.conf dosyasını düzenleyerek NTP kaynaklarınızı belirleyebilirsiniz. Örneğin:

server ntp1.ornek.net iburst
server ntp2.ornek.net iburst
server ntp3.ornek.net iburst

DCHost müşterilerinin büyük kısmında, sunucularımızı kendi iç NTP kaynaklarımızı kullanacak şekilde önceden yapılandırıyoruz. Kendi özel NTP sunucularınızı kullanmak isterseniz, chrony.conf üzerinden ekleyip, servis yeniden başlatmanız yeterli:

systemctl restart chronyd

Durumu kontrol etmek için:

chronyc tracking
chronyc sources -v

Burada offset, delay ve jitter değerlerini izleyerek sunucunuzun ne kadar iyi senkronize olduğunu görebilirsiniz.

VPS ve sanal ortamlarda dikkat edilmesi gerekenler

Sanallaştırma (KVM, Xen, VMware vb.) altında çalışan VPS’lerde zaman, hem hypervisor’dan hem NTP’den etkilenebilir. Kötü yapılandırılmış ortamlarda, host saat düzeltmesi ile VM içindeki NTP çakışarak tuhaf saat zıplamalarına sebep olabilir.

DCHost tarafında, altyapımızı bu çakışmayı minimuma indirecek şekilde tasarlıyor, host ve guest ayarlarını birlikte test ediyoruz. Kendi ortamınızı yönetiyorsanız şu noktalara dikkat edin:

  • Hypervisor üzerinde agresif zaman düzeltme mekanizmalarını, guest içi NTP ile uyumlu olacak şekilde ayarlayın.
  • VM içinde NTP’yi (chrony) mutlaka aktif tutun, özellikle uzun süre çalışan üretim sistemlerinde saat drift’ine güvenmeyin.
  • Snapshot/restore işlemleri sonunda saat kontrolü yapın; özellikle test ortamlarını uzun süre kapatıp açıyorsanız.

Log tutarlılığı için zaman stratejisi

Log analizi, sorun çözmenin ve güvenlik incelemelerinin kalbinde yer alır. Ancak loglarınız farklı saat dilimlerinde ve hatta yanlış sistem saatleriyle üretiliyorsa, en iyi log analiz aracını bile kullansanız sağlıklı sonuç alamazsınız.

Tüm katmanlarda aynı referans: Mümkünse UTC

Önerdiğimiz pratik yaklaşım:

  • Web sunucusu (Nginx/Apache), uygulama (PHP/Laravel, Node.js, Python vb.), veritabanı (MySQL/MariaDB/PostgreSQL), queue sistemleri ve işletim sistemi logları UTC timestamp üretsin.
  • Log analiz araçları ve dashboard’lar (Kibana, Grafana vb.) üzerinde görsel saat dilimi olarak Europe/Istanbul veya ihtiyacınıza göre farklı tz kullanın.

Böylece depolanan veri tek bir ortak referansa göre tutulur, ancak görüntülerken her ekip kendi ihtiyacına göre saat dilimini değiştirebilir.

Merkezi loglama ve çok sunuculu yapılar

Birden fazla VPS, dedicated sunucu veya container kümesi kullanan projelerde, logların tek tek sunucularda kalması yönetilemez hale gelir. Tam bu noktada, merkezi loglama çözümleri devreye girer. Bizim sahada sıkça önerdiğimiz mimarilerden birini, detaylı olarak anlattığımız birden fazla sunucuda log yönetimi ve merkezi loglama rehberinde bulabilirsiniz.

Merkezi loglama kullanırken zaman ayarlarında şu ilkeleri uygulayın:

  • Tüm sunucularda NTP aktif ve stabil olsun.
  • Tüm log formatlarında, mümkünse ISO 8601 (örneğin 2026-02-07T13:45:00Z) ve UTC kullanın.
  • Log alıcısı (ör. Loki, Elasticsearch) gelen timestamp’i bozmadan, sadece indeksleme/gösterim aşamasında saat dilimi dönüşümü yapsın.

Logların karşılaştırılabilir ve arşivlenebilir olması için, sıkıştırma ve saklama stratejileri de önemlidir. cPanel ve VPS ortamlarında log dosyalarını nasıl sıkıştıracağınızı ve ne kadar süre saklamanız gerektiğini, cPanel ve VPS’te log arşivleme stratejisi yazımızda adım adım ele aldık. Zaman damgalarınız düzgün olduğunda, arşiv loglardan geriye dönük analiz yapmak da çok daha kolay hale geliyor.

Cron job’lar ve zaman tuzakları

Cron, yedek alma, rapor üretme, cache temizleme, queue tetikleme gibi yüzlerce işi otomatikleştirdiğiniz kritik bir bileşen. Ama saat dilimi ve NTP hatalarıyla birleştiğinde, hiç beklemediğiniz sürprizler yaratabiliyor.

Temel problem: Cron saat dilimi ne?

Linux’ta klasik cron (crond), varsayılan olarak sistem saat dilimini kullanır. Yani sunucu timezone’unuz UTC ise, crontab’te yazdığınız 03:00, UTC 03:00 anlamına gelir. Eğer siz bu sunucunun Türkiye saatiyle 03:00’te yedek alacağını düşünerek kural yazdıysanız, aslında Türkiye saatiyle 06:00’ta çalışacaktır.

Bu yüzden cron için net bir strateji belirlemeniz gerekiyor:

  • Strateji 1 – Her şey UTC: Sunucuyu UTC’de tutun, cron zamanlarını da UTC üzerinden düşünün. Özellikle çok bölgeli altyapılarda en sağlıklısı bu.
  • Strateji 2 – Sunucu saat dilimini yerel yapın: Sadece tek bölgeye (ör. Türkiye) hizmet veriyorsanız, hem sunucu timezone’unu hem cron’u Europe/Istanbul gibi yerel saat dilimiyle çalıştırabilirsiniz.

Daha ileri seviye senaryolarda, CRON_TZ gibi değişkenlerle tek bir sunucuda farklı saat dilimlerine göre çalışan cron job’lar tanımlamak da mümkün; ancak bu genellikle gereksiz karmaşıklık yaratıyor.

Yaz saati (DST) ve cron

Sunucu timezone’unuz yaz-kış saati değişen bir bölgeyse, DST geçiş günlerinde kronik iki problemle karşılaşırsınız:

  • Saat ileri alınırken, bazı cron job’lar hiç çalışmaz (ör. 02:30 birden 03:30’a atlanır).
  • Saat geri alınırken, bazı cron job’lar iki kez çalışır (ör. 02:30 aralığı iki kez yaşanır).

Bu problemi kökten çözmek için en makul yaklaşım, özellikle kritik job’larda UTC kullanmaktır. Cron pratiklerini detaylı anlattığımız Linux crontab en iyi uygulamalar rehberinde, güvenli zamanlama stratejilerini ve sık yapılan hataları uygulamalı örneklerle toparladık.

systemd timers vs cron

Modern dağıtımlarda, klasik cron yerine veya onun yanında systemd timer kullanımı hızla yayılıyor. Özellikle:

  • Hizmete bağımlı işler (ör. web servisi ayaktaysa saatlik task koşturmak)
  • Esnek zamanlama (randomized delay, boot sonrası gecikmeli çalışma vb.)
  • Daha detaylı loglama ve restart politikaları

için systemd timer’lar çok güçlü bir alternatif. Cron ve systemd timer tercihlerini, kullanım senaryoları üzerinden karşılaştırdığımız cron mu systemd timer mı yazısına mutlaka göz atmanızı öneririm. Her iki yaklaşımda da temel kural aynı: Zamanlama mantığınızı nettleştirin, timezone varsayımlarınızı dokümante edin ve NTP’nin stabil olduğundan emin olun.

Çok bölgeli hosting ve global mimarilerde zaman yönetimi

Birden fazla veri merkezinde sunucularınız varsa veya global ziyaretçilere yakınlaşmak için farklı bölgelerde edge ve origin katmanları kullanıyorsanız, zaman senkronizasyonu hayati önem kazanır.

Multi-region DNS ve GeoDNS ile birlikte düşünmek

Örneğin Avrupa ve Amerika’da iki ayrı origin kümeniz olduğunu düşünün. Trafiği, kullanıcıya en yakın data center’a yönlendiren bir GeoDNS çözümü kullanıyorsunuz. Bu yapıda:

  • Avrupa kümesindeki API sunucuları
  • Amerika kümesindeki API sunucuları
  • Ortak veritabanı veya replikasyon kümeleri
  • Merkezi loglama ve izleme altyapısı

aynı uygulamanın farklı yüzleri haline gelir. Eğer bu bileşenlerin her biri kendi keyfine göre saat tutuyorsa, hem hata ayıklama hem de performans analizi işi kabusa döner.

GeoDNS ve çok bölgeli mimarilerin bütün resmini, teknik detaylarıyla anlattığımız GeoDNS ve çok bölgeli hosting mimarisi rehberinde bulabilirsiniz. Oradaki fikirlerin sağlıklı işlemesi için bu yazıda anlattığımız zaman senkronizasyonu ilkeleri kritik rol oynuyor.

Replikasyon, queue ve cache katmanları

Çok bölgeli yapılarda şu katmanların zamanla ilişkisi özellikle hassastır:

  • Veritabanı replikasyonu: Binlog veya WAL tabanlı replikasyonlarda zaman farkı, lag analizi ve conflict çözümlerinde kafa karışıklığına yol açar.
  • Queue sistemleri: Gecikmeli job’lar, zaman damgasına göre sıralama ve TTL mekanizmaları, yanlış saatle yanlış çalışan queue işlerine sebep olabilir.
  • Cache ve oturum yönetimi: Redis/Memcached TTL değerleri, JWT expiry süreleri ve oturum zamanı hesapları, tutarsız saatlerde tahmin edilmesi zor hatalar üretir.

Bu nedenle multi-region projelerde temel prensip:

  • Tüm bölgelerde NTP ile milisaniye düzeyinde senkronize UTC sistem saati
  • Veri modelinde mümkün olduğunca UTC timestamp kullanımı
  • İş kurallarında timezone dönüşümünü yalnızca kullanıcıya gösterim katmanına bırakmak

şeklinde olmalıdır.

DCHost altyapısında zaman senkronizasyonu yaklaşımımız

DCHost olarak, ister paylaşımlı hosting, ister VPS, ister dedicated veya colocation hizmeti alın; altyapımızın zaman katmanını şu prensiplerle tasarlıyoruz:

  • Veri merkezlerimize yakın, düşük gecikmeli ve güvenilir birden fazla NTP kaynağı seçiyoruz.
  • Hypervisor katmanında ve guest (VPS) katmanında zaman yönetimi ayarlarını birlikte test ederek, drift ve zıplamaları minimuma indiriyoruz.
  • Varsayılan kurulumlarımızda sunucuları UTC saat diliminde çalışacak şekilde yapılandırıyoruz; müşteriler isterse kendi projeleri için timezone’u değiştirebiliyor.
  • cPanel, DirectAdmin gibi panellerde cron job zamanlamalarının saat dilimiyle uyumlu olması için, kontrol paneli arayüzlerinde görünür bilgiler sağlıyoruz.

Daha karmaşık, çok bölgeli veya regüle edilen projelerde; NTP mimarisini, loglama stratejisini, cron planlamasını ve felaket kurtarma senaryolarını birlikte ele almayı öneriyoruz. Özellikle merkezi loglama, replikasyon ve yedekleme taraflarına odaklandığınız projelerde; zaman tutarlılığı, felaket anında en büyük kurtarıcılardan biri oluyor.

Özet ve sonraki adımlar

Sunucu saatini ve saat dilimini ayarlamak ilk bakışta basit bir sistem yönetimi görevi gibi görünse de; log analizi, güvenlik, cron job’lar, çok bölgeli mimariler ve yedekleme stratejileri birbirine bağlandığında, aslında altyapınızın iskeletini oluşturan temel bir tasarım kararıdır.

Bu yazıda şu çerçeveyi netleştirdik:

  • Sistem saati, donanım saati ve saat dilimi kavramlarını; özellikle de UTC kullanmanın neden bu kadar kritik olduğunu
  • NTP’nin nasıl çalıştığını, neden birden fazla NTP sunucusu seçmeniz gerektiğini ve chrony ile pratik yapılandırma adımlarını
  • Log tutarlılığı için tüm katmanlarda UTC timestamp kullanmanın, merkezi loglama ve arşivleme stratejileriyle nasıl uyumlu olduğunu
  • Cron job’ların saat dilimi ve yaz saati geçişi tuzaklarını, systemd timer alternatiflerini ve güvenli zamanlama pratiklerini
  • Çok bölgeli hosting ve GeoDNS senaryolarında, NTP ve UTC olmadan sağlıklı bir mimari kurmanın neredeyse imkansız hale geldiğini

Altyapınızda atabileceğiniz pratik adımlar şöyle olabilir:

  • Tüm sunucularda timedatectl status ile mevcut durumu kontrol edin, gerekirse saat dilimini UTC’ye çekin.
  • NTP istemcisini (tercihen chrony) devreye alın, birden fazla güvenilir NTP kaynağı tanımlayın.
  • Log formatlarınızı gözden geçirip, mümkün olduğunca ISO 8601 ve UTC timestamp kullanacak şekilde ayarlayın.
  • Cron job’larınızın gerçekten beklediğiniz saatlerde çalışıp çalışmadığını test edin; özellikle yaz-kış saati geçişlerinde.

Eğer DCHost üzerinde çalışan paylaşımlı hosting, VPS, dedicated veya colocation altyapınızda bu konuları daha derinlemesine ele almak isterseniz, teknik ekibimizle birlikte mimari bir gözden geçirme planlayabilirsiniz. Zamanı doğru yönetmek, yalnızca loglara bakmayı kolaylaştırmakla kalmaz; aynı zamanda kesinti anlarında panik yapmadan, neyin ne zaman olduğunu net şekilde görebilmenizi sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Zorunlu değilsiniz, ancak özellikle birden fazla sunucu veya bölgede çalışan projelerde UTC kullanmak ciddi avantaj sağlar. UTC sayesinde yaz saati uygulaması (DST) kaynaklı saat atlamaları yaşamaz, Avrupa, Amerika ve farklı veri merkezlerindeki logları tek referansa göre karşılaştırabilirsiniz. Yerel saat dilimi (örneğin Europe/Istanbul) genellikle tek bölgeli, basit yapılarda tercih edilebilir; ancak DST değişim günlerinde cron job’ların hiç çalışmaması veya iki kez çalışması gibi sorunlar çıkabileceğini göz önünde bulundurmalısınız. En iyi pratik; sunucu OS tarafında UTC kullanmak, son kullanıcıya gösterim ve raporlama katmanında yerel saat dilimine dönüştürmektir.

Güncel Linux dağıtımlarında chrony genellikle daha iyi bir tercih. Özellikle VPS gibi sanallaştırılmış ortamlarda CPU clock dalgalanmaları, suspend/restore işlemleri ve ani yük değişimlerinde, chrony çok daha hızlı senkronize olabiliyor ve sapmaları hızlıca düzeltiyor. Klasik ntpd de iş görür, ancak modern altyapılarda chrony hem konfigürasyon kolaylığı hem de stabil davranışıyla öne çıkıyor. DCHost üzerinde barındırdığınız sunucularda, sisteminiz destekliyorsa chrony kullanmanızı ve birden fazla güvenilir NTP kaynağı tanımlamanızı öneririz. Hangi dağıtımı kullandığınıza göre chrony paketi ve config dosyası konumları biraz değişebilir, ancak temel mantık aynı kalır.

En yaygın iki sebep; sunucu saat diliminin beklediğinizden farklı olması ve yaz saati (DST) geçiş günleridir. Eğer sunucu UTC’de çalışıyorsa, crontab’te yazdığınız 03:00 ifadesi Türkiye saatiyle 06:00’ta tetiklenir ve bu durum çoğu zaman fark edilmez. Diğer tipik problem ise DST geçişleridir: Saat ileri alınırken bazı zaman aralıkları hiç yaşanmadığı için cron job’lar atlanabilir; saat geri alınırken ise aynı zaman aralığı iki kez yaşanıp job iki kez çalışabilir. Çözüm olarak; ya tüm planlamayı UTC’ye göre yapmalı, ya da sunucu timezone’unu yerel saate alıp cron kurallarınızı buna göre netleştirmelisiniz. Ayrıca NTP’nin stabil çalıştığından emin olmak da kritik önem taşır.

Çok bölgeli altyapılarda en kritik nokta, tüm bileşenlerin ortak bir zaman referansına sahip olmasıdır. Tüm sunucularda sistem saatini UTC’de tutmak, güvenilir NTP kaynaklarıyla milisaniye düzeyinde senkronizasyon sağlamak ve loglarda ISO 8601 formatında UTC timestamp kullanmak en sağlıklı yaklaşımdır. Veritabanı replikasyonu, queue sistemleri ve cache katmanlarında zaman damgasına bağlı iş kuralları varsa, hepsinin UTC’yi temel alması hata ayıklamayı ve performans analizini kolaylaştırır. Kullanıcıya gösterim katmanında ise istediğiniz saat dilimine çevrim yapabilirsiniz. Ayrıca GeoDNS ve çok bölgeli mimarinizi tasarlarken, loglama ve izleme altyapınızın bu zaman stratejisiyle uyumlu olduğundan emin olmalısınız.