Teknoloji

Küçük İşletme Web Siteleri İçin Paylaşımlı Hosting mi Managed WordPress mi Statik Hosting mi?

Küçük İşletme Web Sitesi İçin Doğru Hosting Tercihi Neden Bu Kadar Önemli?

Küçük bir işletme olarak web siteniz genellikle ilk izleniminizdir: potansiyel müşteri sizi Google’da bulur, siteyi açar, hızına, tasarımına ve güven vermesine bakar. Burada yaptığınız teknik tercihlerin başında da hosting gelir. Ancak piyasaya baktığınızda karşınıza onlarca seçenek çıkar: klasik paylaşımlı hosting, daha konforlu Managed WordPress paketleri ve ultra hızlı statik hosting (statik HTML veya Jamstack yapılar) gibi farklı modeller.

Bu üç yaklaşım arasında fiyat farkı olduğu kadar, yönetim yükü, performans, güvenlik ve ölçeklenebilirlik açısından da ciddi farklar vardır. Yanlış seçim; yavaş açılan sayfalar, sık kesintiler, zor güncellemeler ve gereksiz yüksek maliyet anlamına gelebilir. Doğru seçim ise, bütçenizi zorlamadan hızlı, güvenli ve uzun vadede sürdürülebilir bir altyapı kurmanızı sağlar.

Bu yazıda DCHost ekibi olarak, küçük işletme web siteleri özelinde paylaşımlı hosting, Managed WordPress ve statik hosting seçeneklerini teknik açıdan sade bir dille anlatacağız. Her birinin artılarını, eksilerini ve aylık/yıllık gerçek maliyet etkilerini detaylı şekilde karşılaştıracağız. Son bölümde ise farklı senaryolar için net, uygulanabilir öneriler ve DCHost tarafında hangi mimarinin daha mantıklı olacağını somut örneklerle özetleyeceğiz.

Küçük İşletme Sitesinin Temel İhtiyaçlarını Netleştirmek

Önce hangi hosting modelinin size uygun olduğuna karar vermeden, küçük işletme sitenizin gereksinimlerini netleştirmelisiniz. Bunu pratik bir kapasite ve fonksiyon listesine indirgemek mümkün.

Temel fonksiyonlar

  • Kurumsal tanıtım sayfaları (hakkımızda, hizmetler, referanslar)
  • İletişim formu, harita ve telefon tıklanabilir bağlantıları
  • Blog veya haber bölümü (SEO için içerik üretimi)
  • Bazı işletmelerde küçük bir ürün kataloğu veya basit teklif formu

Eğer WordPress kullanmayı planlıyorsanız, WordPress nedir ve nasıl çalışır içeriğine göz atmanız, altyapı mantığını anlamanızı kolaylaştırır.

Performans ve trafik beklentileri

Küçük işletmelerde trafik genellikle düşüktür; ama Google reklamları, sosyal medya kampanyaları ya da sezonluk yoğun dönemlerde ani sıçramalar olabilir. Bunu kabaca hesaplamak için, DCHost blogda anlattığımız yeni web sitesi için CPU, RAM ve trafik hesaplama rehberindeki yaklaşımı kullanabilirsiniz.

Küçük işletme sitelerinde çoğu zaman:

  • Günlük 100–2.000 tekil ziyaretçi
  • Daha az sayıda eşzamanlı kullanıcı
  • Yoğun görsel kullanımı (ürün/hizmet fotoğrafları)

görürüz. Bu tablo, paylaşımlı hosting, Managed WordPress ve statik hosting seçeneklerinin neredeyse tamamının teknik olarak yeterli olabileceği anlamına gelir; farkı yaratan ise yönetim konforu, hız, güvenlik ve büyüme potansiyelidir.

Paylaşımlı Hosting: En Ulaşılabilir Başlangıç Noktası

Paylaşımlı hosting, tek bir fiziksel sunucu üzerinde yüzlerce hatta binlerce web sitesinin kaynakları (CPU, RAM, disk, bant genişliği) ortak kullanması anlamına gelir. Küçük işletmeler için hâlâ en yaygın başlangıç modelidir.

Artıları

  • Düşük başlangıç maliyeti: Aylık oldukça düşük rakamlara, alan adı + SSL ile birlikte paket satın alabilirsiniz.
  • Kolay yönetim: cPanel gibi kontrol panelleri ile e-posta oluşturma, dosya yönetimi, veritabanı kurma gibi işleri teknik bilgiye gerek duymadan yaparsınız.
  • Tek panelde çok iş: E-posta, FTP, yedekleme, alt alan adları, hepsi aynı paneldedir.
  • WordPress için yeterli altyapı: Küçük WordPress siteleri için doğru yapılandırılmış bir paylaşımlı hosting uzun süre sorunsuz çalışabilir.

Eksileri

  • Kaynak paylaşımı: Aynı sunucudaki diğer siteler yoğunlaştığında sizin siteniz de yavaşlayabilir.
  • Limitler: CPU, RAM, I/O, inode gibi kaynak limitleri vardır; büyüdükçe bu limitlere çarpabilirsiniz.
  • Güvenlik riski: Sağlam izole edilmemiş ortamlarda başka bir sitenin açığı tüm sunucuyu etkileyebilir (DCHost olarak bu noktada CloudLinux, cagefs gibi izolasyon teknikleri kullanıyoruz).
  • Gelişmiş özelleştirme kısıtlı: Özel modüller, sistem seviyesinde ayarlar veya gelişmiş önbellekleme yapılandırmaları genellikle mümkün değildir.

Küçük işletme için ne zaman mantıklı?

Aşağıdaki durumlardan birkaçına sahipseniz, paylaşımlı hosting işinizi görebilir:

  • Basit kurumsal site (10–30 sayfa) ve küçük bir blog
  • WordPress veya benzeri bir CMS kullanıyorsunuz ama ağır eklentilere ihtiyacınız yok
  • Aylık trafik düşük, kampanya dönemleri sınırlı
  • Teknik ekibiniz yok, barındırma tarafında mümkün olduğunca az uğraşmak istiyorsunuz

Bu profil, DCHost’un klasik paylaşımlı hosting paketleriyle çok iyi uyuşur. Daha detaylı giriş seviyesini anlamak için küçük işletmeler için hosting rehberi yazımıza da göz atabilirsiniz.

Managed WordPress hosting: Konfor ve Güvenlik Odaklı Yaklaşım

Managed WordPress, altyapının WordPress için özelleştirildiği ve sunucu tarafındaki birçok işin (güncelleme, güvenlik sertleştirme, yedekleme, performans optimizasyonu vb.) DCHost gibi hosting sağlayıcı tarafından üstlenildiği bir hizmet modelidir.

Artıları

  • WordPress’e özel optimizasyon: PHP-FPM, OPcache, veritabanı ve önbellek katmanı WordPress için ayarlanır. Bu sayede aynı donanımda paylaşımlı hostinge göre belirgin hız farkı elde edersiniz.
  • Otomatik güncellemeler: Çekirdek, eklenti ve tema güncellemeleri için yönetilen süreçler sayesinde güvenlik açıkları kapanır.
  • Güvenlik sertleştirme: WAF kuralları, brute-force koruması, 2FA, XML-RPC kısıtlama gibi önlemler hazır gelir. Ayrıntı görmek isterseniz, DCHost blogdaki WordPress güvenli giriş mimarisi yazımıza göz atabilirsiniz.
  • Profesyonel destek: “Bu eklenti sunucuya ağır geliyor mu?”, “Cache nasıl ayarlanmalı?” gibi sorularınız hosting tarafında yanıt bulur.
  • Staging/test ortamları: Büyük değişiklikleri canlıya almadan önce staging kopyada deneme imkânı sunulur.

Eksileri

  • Paylaşımlı hostinge göre daha yüksek maliyet: Yönetim hizmeti ve ekstra optimizasyonlar sebebiyle aylık fiyat artar.
  • Sadece WordPress’e odaklı: Aynı sunucuda Laravel gibi bambaşka teknolojilerle çalışan uygulamalar barındırmak genelde mantıklı değildir.
  • Geliştirici özgürlüğü görece sınırlı: Bazı düşük seviye ayarlar veya deneysel eklentiler güvenlik/politika gereği kısıtlanabilir.

Küçük işletmeler için ne zaman daha doğru?

Aşağıdaki başlıklardan birkaçına sahipseniz Managed WordPress genellikle yatırımını geri öder:

  • Web siteniz WordPress ve içerik üretimi (blog, haber, rehber yazıları) sizin için kritik
  • Google Ads ve SEO çalışmalarına ciddi bütçe ayırıyorsunuz; hız ve uptime sizin için doğrudan para demek
  • Site üzerinden form/teklif toplanıyor, CRM entegrasyonları var
  • Evde/işte “WordPress’ten anlayan bir akraba” yerine profesyonel destek istiyorsunuz

Managed WordPress’in mantığını daha derinlemesine anlamak için Managed WordPress hosting ne zaman doğru seçim olur yazımıza da mutlaka bakın; oradaki yol haritası, bu makaledeki karşılaştırmayla güzel tamamlanır.

Statik Hosting: En Hızlı ve En Hafif Mimari

Statik hosting, web sitenizin saf HTML, CSS ve JavaScript dosyalarından oluşması ve sunucu tarafında PHP, veritabanı gibi dinamik bileşenlerin bulunmaması anlamına gelir. Klasik “statik HTML” siteler de bu grupta; modern Jamstack yapılar (Next.js, Gatsby, Nuxt static export vb.) de.

Artıları

  • Çok yüksek hız: Sunucu sadece dosya servis eder, veritabanı sorgusu yoktur. CDN ile birleştiğinde saniyenin küçük bir bölümünde yanıt üretirsiniz.
  • Basitleşmiş güvenlik: Sunucu tarafında çalışır kod ve veritabanı olmadığı için klasik web uygulaması açıklarının çoğu oyundan çıkar.
  • Düşük kaynak tüketimi: Küçük bir VPS, hatta statik dosya + CDN kombinasyonu bile yüksek trafiklere dayanabilir.
  • Kolay ölçekleme: Dosyalar değişmediği için önbellekleme verimli çalışır, çok bölgeli dağıtım kolaylaşır.

Eksileri

  • İçerik güncelleme deneyimi: Klasik içerik editörleri (WordPress paneli gibi) yoksa, içerik güncellemek teknik bilgi gerektirebilir.
  • Formlar ve dinamik özellikler: İletişim formu, arama, üyelik, blog yorumları gibi özellikler için ayrı servisler veya arka uç gerekir.
  • Hazır tema/eklenti ekosistemi sınırlı: WordPress kadar “hazır paket” dünyası yoktur; genelde yazılımcı desteği gerekir.

Ne zaman mantıklı?

Statik hosting, aşağıdaki profiller için oldukça caziptir:

  • Kurumsal tanıtım sitesi; çok sık değişmeyen sayfalar
  • Performans ve güvenlik takıntılı ekipler (ajanslarla çalışan markalar)
  • Ön yüzü modern frameworklerle (Next.js, Nuxt vb.) geliştirilmiş, arka ucu ayrı olan Headless CMS mimarileri

Statik dünyaya girmek istiyorsanız, DCHost blogda yayımladığımız statik HTML siteler için modern hosting seçenekleri ve statik site hosting rehberi yazıları mimariyi daha detaylı anlamak için iyi bir başlangıç noktasıdır.

Performans, Güvenlik ve Esneklik Açısından Karşılaştırma

Performans

  • Paylaşımlı hosting: Doğru yapılandırma ile küçük siteler için yeterince hızlıdır; ancak aynı sunucudaki diğer siteler yoğunlaşınca TTFB dalgaları görülebilir.
  • Managed WordPress: WordPress’e özel cache, PHP ve veritabanı optimizasyonları sayesinde aynı donanımda daha tutarlı ve düşük yanıt süreleri sunar.
  • Statik hosting: Doğası gereği en hızlı yaklaşımdır; backend çalışmadığı için gecikmeler minimumdur.

Core Web Vitals metriklerini ciddiye alıyorsanız, hosting tarafında yapılabilecekleri Core Web Vitals’ı hosting tarafında iyileştirme rehberimizde detaylandırdık. Küçük işletme siteleri için bile bu metrikler, özellikle SEO ve reklam bütçesi açısından ciddi fark yaratır.

Güvenlik

  • Paylaşımlı hosting: Güvenlik önlemleri (WAF, antivirüs, izolasyon) sağlayıcının kalitesine bağlıdır. Uygun yapılandırma yapılmazsa başka bir sitenin açığı tüm sunucuda risk yaratabilir.
  • Managed WordPress: WordPress’e özel güvenlik sertleştirmesi, otomatik yama geçme ve yedekleme sayesinde daha güvenli bir taban sunar.
  • Statik hosting: Sunucu taraflı kod olmadığı için klasik RCE, SQL injection gibi riskler büyük ölçüde ortadan kalkar; saldırı yüzeyi daha dardır.

Hangi mimariyi seçerseniz seçin, SSL zorunludur. DCHost olarak ücretsiz Let’s Encrypt entegrasyonunu tüm uygun paketlerde sunuyoruz; detaylı kurulum ve SEO etkisi için HTTP’den HTTPS’ye geçiş rehberi yazımızı mutlaka inceleyin.

Esneklik ve ölçeklenebilirlik

  • Paylaşımlı hosting: Başlangıç için esnek, ancak dikey büyüme sınırlı; trafik belirli bir eşiği geçtiğinde VPS veya Managed WordPress gibi modellere geçmeniz gerekir.
  • Managed WordPress: Tema/eklenti ekosistemi sayesinde fonksiyonel açıdan oldukça esnek; ancak yine de “sadece WordPress” çerçevesi içindesiniz.
  • Statik hosting: Ön yüz tarafında son derece esnek; ama içerik güncelleme ve dinamik özellikler için ek servisler/kod ihtiyacı doğurabilir.

Maliyet Karşılaştırması: Kısa Vadeli ve Uzun Vadeli Bakış

En kritik bölüm genellikle burası: “Hangisi daha ucuz?” Aslında soru şu: “Toplam sahip olma maliyeti (TCO) açısından hangisi daha mantıklı?” Yani sadece aylık hosting ücreti değil; bakım, güncelleme, destek ve olası sorunların yarattığı gizli maliyetler de hesaba katılmalı.

Tipik maliyet aralıkları (temsili)

Aşağıdaki tablo, Türkiye pazarındaki makul düzeyde kaliteli hizmetleri esas alarak, tipik aylık aralığı göstermektedir. Rakamlar örnektir, DCHost kampanyaları veya özel ihtiyaçlara göre farklılık gösterebilir.

Model Tipik Aylık Hosting Maliyeti Ekstra Yönetim / Bakım Toplam Sahip Olma Maliyeti (tahmini)
Paylaşımlı Hosting Düşük – Orta Kendi/ajans zamanınıza bağlı (güncellemeler, sorun çözümü) Başlangıçta en düşük; sorun yaşandıkça gizli maliyetler artabilir
Managed WordPress Orta Birçok iş DCHost ekibi tarafından yönetilir Aylık biraz daha yüksek ama güvenlik ve bakım masrafları daha öngörülebilir
Statik Hosting (VPS/CDN tabanlı) Değişken (küçük için düşük, büyük trafik için ölçeklenebilir) Kurulum ve içerik süreci için teknik kişi/ajans maliyeti Teknik ekibi olan işletmeler için uzun vadede çok verimli; geliştiricisiz ekipler için ek maliyetli

Senaryolara Göre Maliyet Analizi

Senaryo 1: Sadece kurumsal tanıtım sitesi

Örneğin bir mimarlık ofisiniz var; 15 sayfalık bir site, birkaç portfolyo görseli ve basit bir iletişim formu yeterli. Aylık 500–1.000 arası ziyaretçi bekliyorsunuz.

  • Paylaşımlı hosting: Teknik olarak fazlasıyla yeterli. Doğru optimize edilirse uzun süre yükseltme ihtiyacı yaşamazsınız.
  • Managed WordPress: Eğer siteyi sık sık içerik üreterek büyütmek istiyorsanız (blog, rehberler), bu senaryoda mantıklı hale gelir.
  • Statik hosting: Siteyi bir kere yaptırıp çok nadir güncelleyecekseniz, statik hosting + CDN mükemmel performans ve düşük kaynak maliyeti sunar; ancak güncelleme için ajansa bağımlı kalabilirsiniz.

Senaryo 2: Aktif blog + içerik pazarlaması

Örneğin bir danışmanlık şirketisiniz ve ayda 4–8 blog yazısı yayımlıyorsunuz. SEO sizin için kritik, Google’dan düzenli lead akışı hedefliyorsunuz.

  • Paylaşımlı hosting: Başlangıçta yeterli; fakat içerik ve trafik arttıkça veritabanı boyutu, sorgu sayısı ve plugin yükü artar. Uzun vadede performans sorunlarına daha açık.
  • Managed WordPress: İçerik odaklı bu senaryoda genellikle en mantıklı seçim; altyapı tarafını DCHost’a bırakıp içerik üretimine ve pazarlamaya odaklanırsınız.
  • Statik hosting: Headless bir CMS + statik ön yüz kurgularsanız teknik olarak mükemmel ama kurulum ve düzenli bakım tarafında daha teknik bir ekip gerektirir.

Senaryo 3: Basit ürün kataloğu veya mini e-ticaret

Örneğin 20–50 ürünlük küçük bir online katalog, belki düşük hacimli sipariş veya sadece teklif formu.

  • Paylaşımlı hosting: Çok hafif WooCommerce veya katalog eklentileriyle kısa vadede iş görür; ancak ödeme, stok, kampanya gibi özellikler arttıkça sınırlarını hissedersiniz.
  • Managed WordPress: Küçük e-ticaret veya ürün kataloğu için güvenlik, yedek, performans ve ödeme entegrasyonları açısından çok daha sağlıklı bir temel sunar.
  • Statik hosting: Tamamen statik bir ürün kataloğu mümkün; ödeme ve stok gibi işlemler harici servislerle çözülür. Teknik ekibi olan markalar için hızlı ve güvenli bir seçenek; tek başına işletmelerde yönetimi daha zor olabilir.

Karar Matrisi: Hangi Durumda Hangi Modeli Seçmelisiniz?

Aşağıda basitleştirilmiş bir karar matrisi görebilirsiniz. Hangilerine “evet” dediğinize göre doğru modeli seçmek kolaylaşır.

Soru Evet ise Öne Çıkan Model Açıklama
En düşük başlangıç bütçesiyle başlamak istiyorum Paylaşımlı Hosting Kurumsal site + basit blog için uzun süre yeterli olabilir.
WordPress kullanacağım ve bununla ciddi içerik/SEO yapacağım Managed WordPress Performans, güvenlik ve yönetim tümüyle WordPress’e göre optimize edilir.
Teknik ekibim var, en yüksek hızı ve güvenliği istiyorum Statik Hosting Jamstack veya statik HTML ile ultra hızlı ve sade bir altyapı kurabilirsiniz.
Siteyi sık sık kendim güncellemek istiyorum, teknik bilgim az Paylaşımlı veya Managed WordPress WordPress paneli üzerinden içerik yönetimi statik alternatiflere göre çok daha pratiktir.
Gelecekte daha fazla trafik ve özellik eklemeyi planlıyorum Managed WordPress (ve gerekirse ileride VPS) Büyüme yol haritası için esnek ve güvenli bir temel oluşturur.

DCHost Tarafında Tipik Mimari Örnekleri

1. Basit kurumsal site için önerilen yapı

  • DCHost paylaşımlı hosting paketi
  • cPanel üzerinden Let’s Encrypt SSL
  • WordPress (hafif tema + birkaç temel eklenti)
  • Haftalık otomatik yedekleme

Bu yapı, küçük işletmelerin büyük çoğunluğu için 1–3 yıl boyunca yeterli olur. İleride trafik, içerik veya eklenti yükü çok artarsa, DCHost içerisindeki Managed WordPress veya VPS seçeneklerine geçişi kesintisiz planlarız; bunun nasıl yapılacağını merak ediyorsanız paylaşımlı hosting’den VPS’e sorunsuz geçiş rehberi makalemize göz atabilirsiniz.

2. İçerik odaklı WordPress sitesi için önerilen yapı

  • DCHost Managed WordPress paketi
  • WordPress’e özel önbellek, OPcache ve veritabanı optimizasyonu
  • Staging ortamı + düzenli otomatik yedekler
  • WordPress güvenlik sertleştirmesi (2FA, brute-force koruması vb.)

Bu mimari, blog ve içerik pazarlamasının işinizin merkezinde olduğu durumlarda hem maliyet hem de zaman açısından optimum noktayı yakalamanızı sağlar. DCHost ekibi, ihtiyaç olduğunda eklenti seçimi, cache ayarları ve ölçekleme konusunda da destek verir.

3. Statik veya Headless mimari için önerilen yapı

  • Küçük bir DCHost VPS veya paylaşımlı ortamda build süreci
  • Ortaya çıkan statik dosyaların statik hosting alanına veya object storage + CDN yapısına alınması
  • Gerekirse ayrı bir API sunucusu (örneğin sipariş veya form verileri için)

Bu yaklaşım, ajanslarla çalışan veya kendi içerisinde yazılım ekibi olan küçük işletmeler için idealdir. Örneğin headless WordPress + Next.js gibi yapılarda, hem headless WordPress + Next.js hosting mimarisi rehberimizde anlattığımız performans avantajlarını kullanır, hem de DCHost tarafında sade bir statik barındırma maliyetine inersiniz.

Sonuç: Hangi Yol, Hangi Aşamada Mantıklı?

Özetleyelim: Eğer yeni bir küçük işletme sitesi kuruyorsanız ve bütçeniz sınırlıysa, iyi yapılandırılmış bir paylaşımlı hosting paketi ile başlamak çoğu durumda en mantıklı seçenektir. DCHost olarak bu aşamada, SSL, yedekleme ve temel güvenlik ayarlarını sizin için mümkün olduğunca otomatik ve risksiz hale getiriyoruz.

WordPress kullanacak, içerik üretimi ve SEO’ya ağırlık verecek, hatta ufak da olsa e-ticaret fonksiyonları ekleyecekseniz, Managed WordPress seçeneği kısa sürede kendini amorti eder. Güvenlik, performans ve bakım yükünü profesyonel bir ekibe devrederek, siz ürününüze ve pazarlamanıza odaklanırsınız.

Teknik ekibe sahip, performans ve güvenlikten maksimum verim almak isteyen, belki headless veya Jamstack dünyasını keşfetmeye hazır işletmeler için ise statik hosting inanılmaz bir hız ve sadelik sunar. Özellikle global hedefleri olan, çok bölgeli erişim isteyen markalar için uzun vadede en verimli modellerden biridir.

Emin değilseniz, DCHost’ta birlikte bir yol haritası çıkarabiliriz: Trafik tahminlerinizi, içerik planınızı ve büyüme hedeflerinizi dinleyip; paylaşımlı hosting, Managed WordPress veya statik mimarilerden hangisinin sizin işiniz için en doğru başlangıç noktası olduğunu netleştiririz. İhtiyaçlar değiştikçe de, aynı çatı altında VPS veya dedicated sunucu gibi daha güçlü altyapılara kesintisiz geçiş imkânınız olduğunu unutmayın.

Sıkça Sorulan Sorular

İlk bakışta evet, aylık fiyat etiketine baktığınızda paylaşımlı hosting en ucuz gibi görünür. Ancak toplam maliyete sadece hosting ücretini değil, bakım ve sorun çözümü için harcadığınız zamanı (ve ajansa ödeyeceğiniz ek ücretleri) de dahil etmelisiniz. Basit bir kurumsal site için iyi yapılandırılmış bir paylaşımlı hosting uzun süre yeterli olur. Fakat WordPress kullanıyor, çok sayıda eklenti kuruyor ve içerik üretimini artırıyorsanız, Managed WordPress’te sunucu optimizasyonu, güvenlik ve yedekleme gibi hizmetleri paket halinde almak çoğu zaman uzun vadede daha hesaplı ve güvenli olur.

Ajans, tasarım ve geliştirme tarafında size destek verir; ancak sunucu yönetimi her zaman onların sorumluluğunda değildir. Çoğu zaman güncelleme, güvenlik sertleştirme, yedekleme, PHP/Veritabanı ayarları ve ölçeklendirme gibi konular hosting tarafında çözülmelidir. Managed WordPress hosting; bu operasyonel yükü DCHost ekibine devrederek, ajansınızın işini de kolaylaştırır. Ajans, tasarıma ve pazarlamaya odaklanır; biz ise performans, uptime, güvenlik ve yedeklemeyi üstleniriz. Özellikle SEO ve reklam bütçesi yüksek projelerde bu ayrım ciddi fark yaratır.

Hayır, tam tersine doğru kurgulandığında statik hosting SEO için oldukça avantajlıdır. Çünkü arama motorlarının en çok önemsediği metriklerden biri hızdır; statik siteler ise veritabanı ve PHP çalıştırmadığı için çok hızlı yanıt verir. Tek dikkat etmeniz gerekenler; doğru URL yapısı, başlık/description etiketleri, sitemap ve robots.txt gibi temel SEO ayarlarını doğru yapmak ve mümkünse bir CDN kullanmaktır. Statik sitelerde içerik güncelleme süreci bazen daha teknik olabilir, bu da dolaylı bir zorluk yaratabilir; ancak teknik taraf düzgün çözüldüğünde SEO açısından Managed WordPress veya paylaşımlı hosting’teki dinamik sitelerle rahatlıkla yarışır.

Statik sitede sunucu taraflı kod çalışmadığı için, iletişim formu, arama, üyelik, yorumlar gibi dinamik fonksiyonlar için ek bir arka uç servis gerekir. Bunu birkaç şekilde çözebilirsiniz: Küçük işletmelerde en yaygın yöntem, form verilerini e-posta ile gönderen basit bir serverless fonksiyon veya ayrı bir küçük API servisi kullanmaktır. Alternatif olarak, CRM veya e-posta pazarlama aracınızın gömülebilir formlarını kullanabilirsiniz. DCHost tarafında, küçük bir VPS üzerinde bu tarz hafif API’leri koşturup, statik sitenizi CDN üzerinden servis ederek hem çok hızlı hem de güvenli bir mimari kurmak mümkündür.

Bazı sinyaller geçiş zamanının geldiğini gösterir: Yönetim paneli sık sık yavaşlıyorsa, eklenti sayısı arttıkça beyaz ekran veya hata mesajları görüyorsanız, "resource limit reached" gibi uyarılar alıyorsanız, site trafiğiniz ve içerik hacminiz belirgin şekilde yükseldiyse veya güvenlik endişeleri (sık sık hack girişimi, spam, kara liste sorunları) yaşamaya başladıysanız, Managed WordPress daha sağlıklı bir adımdır. Bu modelde performans optimizasyonu, güvenlik sertleştirmesi, yedekleme ve güncellemeler DCHost ekibi tarafından yönetilir; siz de panelde sorun kovalama yerine içerik ve işinize odaklanırsınız.