Teknoloji

Wix, Shopify veya Squarespace’ten WordPress Hostinge SEO Kayıpsız Geçiş

Hazır site kuruculardan (Wix, Shopify, Squarespace vb.) WordPress’e geçmek çoğu işletme için doğal bir sonraki adım. Daha esnek tasarım seçenekleri, güçlü eklentiler ve tam veri kontrolü cezbedici. Ancak iş SEO’ya gelince tablo değişiyor: Yanlış planlanmış bir geçiş, yıllarca emekle kazandığınız organik trafiği birkaç gün içinde eritebilir. DCHost ekibi olarak en sık gördüğümüz sorunlar; URL yapısının bozulması, hatalı 301 yönlendirmeler, staging ortamının index’e açık bırakılması ve DNS/SSL geçişinin plansız yapılması. Bu rehberde, Wix, Shopify veya Squarespace tabanlı sitenizi WordPress hostinge taşırken SEO kaybı yaşamadan ilerlemeniz için pratik, sahada defalarca test edilmiş bir yol haritası paylaşacağız. Amaç, hem arama motorları hem de kullanıcılar için geçişi mümkün olduğunca şeffaf kılmak: URL eşleştirme, 301 yönlendirmeler, DNS ve SSL ayarları, staging kullanımı ve geçiş sonrası izleme adımlarını adım adım ele alacağız. Teknik terimleri sadeleştirerek, ekibinizle kolayca uygulayabileceğiniz bir plan çıkaracağız.

İçindekiler

Neden Wix, Shopify veya Squarespace’ten WordPress Hostinge Geçiliyor?

Hazır site kurucular; tasarımcı olmayan kullanıcılar için hızlı başlangıç imkânı verir, ancak büyüyen projelerde ciddi sınırlara takılırsınız. Özellikle SEO tarafında:

  • URL yapısını esnek biçimde şekillendirmekte zorlanırsınız.
  • Schema (yapısal veri) ve gelişmiş meta ayarları kısıtlı olabilir.
  • Sayfa hızı optimizasyonunda (önbellek, CDN, PHP ayarları) kontrol sınırlıdır.
  • Veri sahipliği tam anlamıyla sizde değildir; taşıma senaryoları zorlaşır.

WordPress’e geçtiğinizde ise:

  • Tam dosya ve veritabanı erişimine sahip olursunuz.
  • SEO eklentileri (başlık, açıklama, schema, canonical, hreflang vb.) üzerinde ince ayar yapabilirsiniz.
  • Hosting tarafında; PHP, veritabanı, önbellek ve CDN mimarisini ihtiyaçlarınıza göre DCHost üzerinde şekillendirebilirsiniz.
  • Uzun vadede ölçeklenebilir, güvenli ve esnek bir altyapı kurarsınız.

Ancak bu avantajlara zarar vermeden ulaşmanın tek yolu; geçişi SEO odaklı, kontrollü ve ölçülebilir bir planla yönetmekten geçiyor.

SEO Kayıpsız Geçişin Temel Prensipleri

Başarılı bir migrasyonun arkasında genellikle şu üç prensip vardır:

  • Mümkün olduğunca aynı URL’leri korumak (özellikle yüksek trafikli sayfalarda).
  • Değişmek zorunda olan URL’ler için bire bir 301 yönlendirme haritası hazırlamak.
  • Google’ın gözüyle kesintisiz bir geçiş sağlamak: robots.txt, sitemap, canonical, HTTPS ve DNS tarafını birlikte düşünmek.

Daha önce genel hatlarıyla geçişi anlattığımız hazır site kuruculardan WordPress’e teknik geçiş adımlarını anlattığımız rehber bu sürecin altyapı tarafını kapsıyor. Bu yazıda ise odak noktamız tamamen SEO olacak: Hangi sırayla hangi değişikliği yaparsanız arama sonuçlarındaki görünürlüğünüzü korursunuz, bunu netleştireceğiz.

Adım 1: Mevcut Sitenin SEO Envanterini Çıkarmak

Geçişe başlamadan önce elinizde eksiksiz bir “SEO envanteri” olmalı. Bu olmadan yapılan her taşıma, gözler kapalı cerrahi operasyon gibidir.

1.1. Tüm URL’leri Listeleyin

İlk görev: Eski sitenizdeki tüm önemli URL’lerin tam listesini almak.

  • Mevcut sitemap’inizi indirin (çoğu platform otomatik üretir).
  • Google Search Console’da dizine eklenmiş sayfaları dışa aktarın.
  • Bir tarama aracıyla (crawler) sitenizi gezip HTTP 200 dönen tüm sayfaların listesini çıkarın.

Çıkan listeyi bir tabloya aktarın (örneğin; URL, tip: ürün/blog/kategori, organik trafik tahmini, önemli anahtar kelime gibi sütunlar). Yüksek performanslı URL’leri ayrıca işaretleyin; bunlar geçişte özel ilgi isteyecek.

1.2. Meta Veriler ve Başlıklar

Her URL için:

  • Sayfa başlığı (title)
  • Meta açıklaması
  • H1 başlığı
  • Öne çıkan anahtar kelimeler

bilgilerini kaydedin. WordPress’e geçerken bu verileri mümkün olduğunca aynı şekilde yeniden kurmak, anahtar kelime sıralamalarınızın korunmasına ciddi katkı sağlar.

1.3. İçerik ve Yapısal Veri

Özellikle e-ticaret sitelerinde ürün şeması, fiyat, stok gibi yapısal veriler (schema.org) bulunur. Hazır site kurucunuz bu verileri otomatik üretiyorsa; yeni WordPress/WooCommerce yapısında da benzer schema çıktısını sağlayacak eklenti veya tema ayarlarını planlayın. Geçişten önce bu yapısal verileri incelemek, sonradan “neden rich snippet’ler kayboldu” sorusuyla uğraşmanızı engeller.

Adım 2: Doğru WordPress Hosting Mimarisi ve Ortam Kurulumu

WordPress’e geçerken seçtiğiniz hosting, sadece hız değil SEO açısından da kritik. Google, sayfa hızı ve kararlılığa önem veriyor. DCHost tarafında en sık önerdiğimiz yaklaşım; mevcut trafik, içerik türü ve büyüme planına göre doğru mimariyi baştan konumlandırmak.

2.1. Trafik ve Kaynak İhtiyacını Hesaplayın

Eğer hazır site kurucuda aylık 5–10 bin ziyaretçi alıyorsanız çoğu zaman iyi yapılandırılmış bir paylaşımlı WordPress hosting paketi yeterlidir. Ancak:

  • Yoğun ürün kataloğu (binlerce ürün)
  • Sürekli kampanya trafiği
  • Yoğun blog içeriği ve eşzamanlı oturum

gibi senaryolarda VPS veya dedicated sunucu seçeneklerini değerlendirmek gerekir. DCHost olarak WordPress için optimize edilmiş paylaşımlı hosting, yönetilen VPS ve dedicated sunucu katmanlarında, projenizin ölçeğine göre birlikte planlama yapabiliyoruz.

2.2. Staging Ortamı Olmadan Geçişe Başlamayın

En önemli prensiplerden biri: Yeni WordPress sitenizi asla doğrudan canlı domaine kurmayın. Önce alt alan adı (örneğin staging.ornekalanadiniz.com) veya geçici bir domain üzerinde hazırlayın. Ardından bu staging ortamını arama motorlarından gizleyin.

Bu noktada, staging kurulumunda noindex, parola ve IP kısıtlamasını nasıl doğru ayarlayacağınızı detaylı anlattığımız staging ve test ortamları için noindex ve erişim kısıtlama stratejileri rehberine göz atmanız çok faydalı olacaktır.

2.3. HTTPS ve Canonical Domain Kararı

Geçişten önce şu sorulara net cevap verin:

  • Site sadece HTTPS üzerinden mi açılacak? (Öyle olmalı.)
  • www’li mi yoksa çıplak alan adı mı (ör. www.site.com vs site.com) esas alınacak?

Bu kararları aldıktan sonra WordPress kurulumu ve sunucu yapılandırmasını buna göre kurgulamak, geçişten sonra karmaşık 301 zincirleriyle uğraşmanızı engeller. HTTPS migrasyonunda SEO’yu korumak için ayrıntılı yol haritasını HTTP’den HTTPS’ye SEO kayıpsız geçiş rehberimizde adım adım anlattık; bu yazıyla mutlaka birlikte düşünün.

Adım 3: İçeriği WordPress’e Taşımak

Staging ortamınız hazır, alan adı ve HTTPS stratejisi net. Sırada içeriği aktarmak var. Burada iki yaklaşım arasında seçim yapacaksınız: Otomatik içe aktarma araçları mı, kontrollü manuel geçiş mi?

3.1. Otomatik İçe Aktarma Araçları

Bazı senaryolarda hazır site kuruculardan içerik export almak ve WordPress’e import etmek mümkündür. Avantajı hızdır, dezavantajı ise:

  • URL yapılarının bire bir korunmaması
  • Görsellerin alt metin (alt text) ve dosya adlarının bozulması
  • Kategori/etiket hiyerarşisinin karışması

Eğer bu yolu seçerseniz, sonrasında mutlaka detaylı bir temizlik ve URL eşleştirme çalışması yapmanız gerekeceğini baştan kabul edin.

3.2. Kontrollü Manuel Geçiş

Özellikle:

  • Görece az sayıda ancak yüksek değerli sayfanız varsa (kurumsal site, landing page ağırlıklı yapı)
  • Kritik SEO sayfalarının içeriğini bire bir korumak istiyorsanız

her önemli sayfayı WordPress’te manuel olarak yeniden üretmek en sağlıklı yoldur. Bu sayede:

  • Başlık ve meta açıklamasını bire bir taşıyabilirsiniz.
  • URL’yi mümkünse aynı, değilse çok benzer tutabilirsiniz.
  • İç linkleri (site içi bağlantılar) yeni yapıya göre güncelleyebilirsiniz.

3.3. Ürün ve Blog İçeriklerinin Ayrı Ele Alınması

Shopify veya benzeri bir e-ticaret yapısından WooCommerce’e geçiyorsanız; ürünlerin, koleksiyonların (kategorilerin) ve blog yazılarının URL mantıkları genellikle birbirinden farklıdır. Önerimiz:

  • Önce en çok trafik alan ürün ve koleksiyon URL’lerini bire bir veya çok yakın bir yapıya oturtun.
  • Blog yazıları için /blog/ öneki kullanmak istiyorsanız, eski URL’lerle çakışmadığından emin olun.
  • Bütün bu eşleşmeleri tek bir “URL haritası” dosyasında toplayın.

Adım 4: URL Haritası ve 301 Yönlendirme Stratejisi

SEO kaybının en büyük sebebi, eski URL’lerden yenilerine giden köprünün eksik veya hatalı kurulmasıdır. Bu yüzden URL haritası ve 301 yönlendirme adımını hafife almayın.

4.1. Eski–Yeni URL Eşleştirme Tablosu

Adım 1’de çıkardığınız eski URL listesini kullanarak şu şablonla çalışın:

  • Eski URL (hazır site kurucudaki tam adres)
  • Yeni URL (WordPress üzerindeki tam adres)
  • Durum (bire bir, yakın, birleştirildi, kaldırıldı vb.)

Her satır için tek bir hedef URL belirleyin. Bir URL’nin birden fazla hedefe yönlendirilmesi (örneğin önce HTTP → HTTPS, sonra www → non-www, en sonda URL değişikliği) zincir oluşturur ve bu da SEO sinyallerinin dağılmasına yol açabilir.

4.2. .htaccess veya Nginx ile 301 Yönlendirmeler

WordPress siteniz Apache üzerinde çalışıyorsa .htaccess dosyası, Nginx üzerinde çalışıyorsa sunucu konfigürasyon dosyaları üzerinden 301 yönlendirmeler tanımlanır. Bu konuya özel örnek kuralları ve en iyi uygulamaları detaylı anlattığımız SEO kaybı olmadan URL yapısını değiştirme rehberini mutlaka inceleyin.

Temel ilke şudur: Her eski URL doğrudan en ilgili yeni URL’ye 301 ile yönlenmeli, arada fazladan adım olmamalıdır.

4.3. 404 Yönetimi ve Eski İçeriklerin Temizliği

Geçişten sonra bazı eski URL’lerin karşılığı olmayabilir (örneğin artık satmadığınız ürünler). Bu durumda:

  • En yakın kategori veya benzer ürüne yönlendirme yapabilir
  • Ya da gerçekten içeriği tamamen kaldırmak istiyorsanız 410 (Gone) dönüşü düşünebilirsiniz

Ancak yüksek trafik almış, backlink kazanmış sayfaları asla doğrudan ana sayfaya yönlendirmeyin; hem kullanıcı deneyimi hem de SEO açısından zayıf bir sinyal üretir.

Adım 5: DNS, SSL ve Cutover (Canlıya Alma) Planı

WordPress siteniz staging ortamında hazır, URL haritanız oluşturuldu, 301 yönlendirmeler tanımlandı. Şimdi sıra, gerçek domaine geçişte.

5.1. DNS Değişimini Planlamak

Genel akış şöyle olur:

  1. Mevcut hosting veya hazır site kurucudaki DNS kayıtlarınızı (özellikle A, CNAME ve MX) not alın.
  2. Yeni DCHost hesabınızda alan adınızı ekleyin ve gerekli DNS kayıtlarını hazırlayın.
  3. Geçişten birkaç saat önce nameserver veya A kaydı değişimi yaparak trafiği yeni WordPress sitenize yönlendirin.

DNS geçiş sürecinde bazı kullanıcılar bir süre eski siteyi, bazıları yeni siteyi görebilir. Bu yüzden 301 yönlendirmeleriniz hem eski hem yeni tarafta doğru kurgulanmış olmalı.

5.2. SSL ve HTTPS Zorlaması

Yeni hosting üzerinde SSL sertifikanızı kurun (Let’s Encrypt veya ticari sertifika fark etmez) ve:

  • HTTP’den HTTPS’ye 301 yönlendirme uygulayın.
  • WordPress ayarlarında site adresini HTTPS olarak kaydedin.
  • Mixed content (HTTP üzerinden çağrılan görsel veya script) kalmadığından emin olun.

HTTPS migrasyonu sırasında SEO kaybı yaşamamak için pratik adımlar ve kontrol listesini, tekrar hatırlatmak gerekirse, SEO kayıpsız SSL migrasyonu rehberimizde ayrıntılı bulabilirsiniz.

5.3. Bakım Sayfası Kullanımı

Kısa süreli teknik işlemler sırasında (örneğin veritabanı son senkronu) bakım sayfası göstermek istiyorsanız, bu sayfayı da SEO düşünerek kurgulamalısınız. Yanlış yapılandırılmış bakım sayfaları, tüm siteyi noindex’e sokarak ciddi kayıplara yol açabilir.

Bu konuda en güvenli yaklaşım ve pratik örnekleri, bakım modu ve planlı kesinti yönetimi rehberimizde anlattık. Geçiş gecesi kontrol listenize bu yazıyı da mutlaka ekleyin.

Adım 6: Geçiş Sonrası 4 Haftalık SEO Kontrol Listesi

Siteyi yeni hosting ve WordPress üzerinde canlıya aldıktan sonra asıl iş başlar. İlk 4 hafta kritik dönemdir.

6.1. Google Search Console Takibi

Geçişten hemen sonra:

  • Yeni sitemap.xml dosyanızı Search Console’a gönderin.
  • Önemli sayfalar için “URL Denetimi” aracıyla tarama isteği gönderin.
  • Tarama hataları (404, 5xx) ve kapsama raporlarını her gün kontrol edin.

Yeni 404 hataları görürseniz, bunları URL haritanıza işleyip ilgili 301 yönlendirmeleri ekleyin. İlk haftalarda bu küçük düzeltmeler, uzun vadeli SEO performansınızı ciddi şekilde etkiler.

6.2. Organik Trafik ve Sıralama İzlemi

Analytics ve anahtar kelime takip araçları üzerinden:

  • Toplam organik oturum
  • En çok trafik alan 20–50 sayfa
  • Markalı arama (firma/marka adınızla yapılan aramalar)

gibi metrikleri haftalık olarak karşılaştırın. Ufak düşüşler normaldir, ancak dramatik kayıplar URL eşleştirmede veya 301’lerde sorun olduğunu gösterir.

6.3. Site Hızı ve Core Web Vitals

Yeni WordPress hosting üzerinde sayfa hızınız iyileşmiş olmalı. Yine de tema, eklentiler ve görseller yüzünden beklenmedik yavaşlıklar oluşabilir. DCHost ortamınızda:

  • PHP sürümü, OPcache ve önbellek ayarlarını optimize edin.
  • Görselleri WebP/AVIF formatına dönüştürmeyi ve uygun bir CDN kullanmayı düşünün.
  • Uzun vadede Core Web Vitals metriklerinizi düzenli takip altında tutun.

Gerçekçi Bir Senaryo: Shopify’dan DCHost Üzerinde WordPress/WooCommerce’e Geçiş

DCHost tarafında sık gördüğümüz bir senaryo üzerinden süreci somutlaştıralım. Orta ölçekli bir e-ticaret sitesi, Shopify üzerinde aylık 70–80 bin ziyaretçi alıyor ve SEO gelirinin önemli bir kısmı organik trafikten geliyor. Müşteri, ürün filtreleri, kampanya mimarisi ve blog tarafında daha esnek olmak için WordPress + WooCommerce’e geçmek istiyor.

İzlediğimiz yol şu oluyor:

  1. Shopify sitemap ve Search Console verilerinden tam URL listesi çıkarılıyor, en çok trafik alan 200–300 sayfa işaretleniyor.
  2. DCHost üzerinde izole bir VPS’te staging WordPress/WooCommerce ortamı kuruluyor, PHP ve veritabanı ayarları trafiğe göre planlanıyor.
  3. Ürünler ve koleksiyonlar içe aktarıldıktan sonra, en önemli URL’ler bire bir veya çok yakın slug’larla yeniden oluşturuluyor.
  4. URL haritası tamamlandıktan sonra Nginx üzerinde 301 yönlendirme kuralları hazırlanıyor.
  5. Geçiş gecesi, veritabanı son kez senkronize ediliyor, DNS DCHost’a yönlendiriliyor ve HTTPS zorlaması devreye alınıyor.
  6. İlk 4 hafta boyunca Search Console ve loglar yakından izleniyor, eksik 301’ler hızla ekleniyor.

Bu yaklaşımda tipik olarak ilk 1–2 hafta küçük dalgalanmalar görülse de, doğru planlama sayesinde 4–6 hafta içinde organik trafik genellikle eski seviyesine dönüyor ve ardından yeni altyapı sayesinde daha iyi bir ivme yakalanıyor.

Sık Yapılan Hatalar ve Kurtarma İpuçları

Geçişlerde en sık karşımıza çıkan ve SEO’yu zedeleyen hataları bilmek, bunlardan kaçınmanızı kolaylaştırır.

7.1. Domain Değişikliğini Aynı Anda Yapmak

Hem platformu (Wix/Shopify/Squarespace → WordPress) hem de alan adını aynı anda değiştirmek, riskleri katlar. Mümkünse önce aynı domain üzerinde WordPress hostinge geçiş yapın; her şey stabil hale geldikten sonra alan adı değişikliği için ayrı bir plan hazırlayın.

7.2. Toplu URL Değişikliği

“Madem WordPress’e geçiyoruz, URL yapısını da komple yenileyelim” yaklaşımı çoğu zaman ağır SEO kaybıyla sonuçlanır. Öncelik, mevcut URL yapısını olabildiğince korumak olmalı. Zorunlu değişiklikler için ise bire bir 301 yönlendirme şart.

7.3. Robots.txt veya noindex Hataları

Staging ortamında noindex ekleyip canlıya taşırken bu ayarı unutmak; ya da tam tersi, staging’i index’e açık bırakmak çok yaygın hatalardır. Canlıya almadan önce mutlaka:

  • Robots.txt içeriğini
  • WordPress genel ayarlarındaki “Arama motorlarının bu siteyi indekslemesine izin ver” seçeneğini
  • SEO eklentisindeki global noindex ayarlarını

çapraz kontrol edin.

7.4. Yetersiz Hosting Kaynağı

Hazır site kurucudan WordPress’e geçtiğinizde altyapı yönetimi size veya DCHost ekibine geçer. Yoğun trafik alan sitelerde yetersiz CPU, RAM veya disk IOPS değerleri; özellikle kampanya dönemlerinde 5xx hatalarına ve dolayısıyla SEO kaybına yol açabilir. Bu yüzden kapasite planlamasını geçişten önce yapmak ve büyümeyi öngören bir paket seçmek önemlidir.

Özet ve DCHost ile Birlikte İlerleme

Wix, Shopify veya Squarespace’ten WordPress hostinge geçiş, doğru yapıldığında SEO açısından bir tehdit değil, tam tersine bir fırsattır. Eski platformunuzun kısıtlarından kurtulup; URL yapınızı, meta verilerinizi, schema’nızı, sayfa hızınızı ve içerik mimarinizi çok daha ince ayarlarla yönetebilirsiniz. Ancak bunun için önce sağlam bir SEO envanteri çıkarmalı, staging ortamında her şeyi test etmeli, detaylı bir URL haritası ve 301 stratejisi hazırlamalı, DNS/SSL geçişini planlı şekilde yapmalı ve sonrasında en az 4 hafta boyunca arama motoru verilerini yakından izlemelisiniz.

DCHost olarak yüzlerce WordPress migrasyonunda edindiğimiz saha deneyimini, sizin projenize de uyarlayabiliriz. Hazır site kurucudan WordPress’e teknik geçiş adımlarının tamamına hâkim olmak için genel geçiş rehberimizi, SEO tarafında bakım modunu güvenle kullanmak için bakım modu yazımızı da mutlaka bu rehberle birlikte düşünün. Projenizi taşımadan önce kapasite ve mimariyi birlikte planlamak, geçiş sırasında sizinle aynı masada oturmak isterseniz; DCHost ekibi olarak tüm süreci uçtan uca sizinle beraber kurgulamaya hazırız.

Sıkça Sorulan Sorular

Doğru planlandığında organik trafiğinizi büyük oranda korumak mümkündür, ancak “hiç dalgalanma olmayacak” demek gerçekçi değildir. Arama motorları, URL’ler ve içerik yeni sunucuya taşındığında yeniden tarama ve yeniden değerlendirme sürecine girer. Bu süreçte küçük iniş çıkışlar normaldir. Önemli olan, eski tüm URL’ler için bire bir 301 yönlendirme yapmak, en çok trafik alan sayfaların başlık, meta açıklama ve ana içeriklerini mümkün olduğunca aynı bırakmak ve geçişten sonraki 4–6 haftayı Google Search Console üzerinden yakından izlemektir. DCHost tarafında iyi planlanmış geçişlerde genellikle birkaç hafta içinde eski seviyelere dönüş, sonrasında ise performans artışı görüyoruz.

Teknik olarak Google, 301 yönlendirmeleri birkaç ay içinde kalıcı kabul etmeye başlar; ancak pratikte 301’leri “süresiz” bırakmak en güvenli yaklaşımdır. Özellikle dış backlink almış, geçmişte trafik üretmiş URL’ler için yönlendirmeleri kısa sürede kaldırmak, link otoritenizin boşa gitmesine neden olabilir. Ayrıca kullanıcılar, eski URL’leri yer imlerinden veya eski e-posta kampanyalarından tıklamaya devam edebilir. Bu yüzden yönlendirme kurallarınızı düzenli gözden geçirip gereksiz olanları sadeleştirmek mümkün olsa da, önemli URL’lere ait 301’leri uzun yıllar aktif tutmayı öneriyoruz. Sunucu performansı açısından doğru yazılmış kurallar ciddi bir yük oluşturmaz.

Kısa süreli bir bakım modu, doğru kurgulanırsa kalıcı SEO zararı vermez, ancak burada iki kritik nokta var. Birincisi, bakım süresini mümkün olduğunca kısa ve düşük trafikli saatlere denk getirmek. İkincisi ise bakım sayfasını SEO açısından doğru yapılandırmak: 503 (Service Unavailable) durum kodu dönmek, robots.txt ile tüm siteyi kalıcı olarak engellememek ve bakım sayfasında markanızı ve temel mesajınızı içeren basit bir içerik sunmak. Bu ayarları doğru yapsanız bile, saatler süren uzun kesintilerden kaçınmak gerekir. DCHost’ta genellikle database son senkronu gibi kritik adımları dakikalar içinde tamamlayacak şekilde planlıyoruz.

Teorik olarak mevcut hostinginiz PHP ve MySQL destekliyorsa WordPress’i orada da çalıştırabilirsiniz. Ancak Wix, Shopify veya Squarespace gibi platformlardan geçerken, genellikle aynı anda hem platformu hem altyapıyı yenilemek uzun vadede daha sağlıklı olur. Çünkü WordPress; PHP sürümü, veritabanı, önbellek ve disk performansına diğer hazır sistemlere göre daha duyarlıdır. Yetersiz kaynaklar 5xx hatalarına, yavaş TTFB değerlerine ve dolaylı olarak SEO kaybına yol açabilir. Bu yüzden geçiş öncesi trafik ve kaynak analizini yapıp, projenize uygun bir WordPress hosting, VPS veya dedicated sunucu mimarisi planlamak en doğru yaklaşımdır. DCHost ekibi bu analizi sizinle birlikte yapabilir.