Alan Adı

VPS Sağlayıcı Birleşmeleri: Riskler, Fırsatlar ve Altyapınızı Korumak

VPS altyapınızı yıllardır aynı sağlayıcı üzerinde çalıştırıyor olabilirsiniz; paneller, IP adresleri ve otomasyon süreçleri oturmuştur. Ancak son yıllarda bariz şekilde hızlanan VPS sağlayıcı birleşmeleri, bu konfor alanını bir anda bozabiliyor. Fiyat politikaları değişebiliyor, veri merkezi lokasyonu taşınabiliyor, hatta bazı eski paketler tamamen kaldırılabiliyor. Bu tablo, özellikle WooCommerce, SaaS, LMS ya da yüksek trafikli içerik siteleri gibi kritik iş yükleri barındıran ekipler için hem teknik hem de ticari risk anlamına geliyor.

Bu yazıda DCHost ekibi olarak, sahada birebir gözlemlediğimiz senaryolardan yola çıkarak VPS sağlayıcı birleşmelerini masaya yatırıyoruz. Birleşmeler tam olarak ne anlama geliyor? Performans, uptime, IP adresleri, SLA ve güvenlik tarafında ne gibi etkiler yaratıyor? Hangi sinyalleri erken yakalarsanız, altyapınızı acele kararlar almadan güvenle korursunuz? Ve en önemlisi, böyle dönemlerde çok sağlayıcılı ve taşınmaya hazır bir mimariyi pratik şekilde nasıl kurabilirsiniz? Adım adım ilerleyip teknik detayları sade dille anlatacağız; böylece kendi altyapınız için uygulanabilir bir yol haritası çıkarabileceksiniz.

VPS Sağlayıcı Birleşmeleri Nedir, Neden Bu Kadar Arttı?

VPS sağlayıcı birleşmeleri; bir hosting firmasının başka bir firmayı satın alması, iki sağlayıcının tek çatı altında toplanması ya da büyük bir grubun çok sayıda küçük VPS markasını bünyesine katması anlamına gelir. Bunun arka planında genellikle üç temel motivasyon vardır:

  • Ölçek ekonomisi: Donanım, veri merkezi, lisans ve ağ maliyetlerini daha büyük hacimle düşürmek.
  • Pazar payı büyütme: Rekabeti azaltmak, fiyatlandırma ve ürün pozisyonlamasında daha fazla esneklik kazanmak.
  • Portföy çeşitlendirme: Sadece VPS değil; domain, e-posta, yönetilen hizmetler, güvenlik ve yedekleme ürünlerini tek ekosistemde toplamak.

Hosting tarafındaki bu konsolidasyon dalgasını daha geniş çerçevede ele aldığımız hosting endüstrisinde birleşmelerin hız kazandığını anlattığımız yazımızda da benzer dinamiklerden bahsetmiştik. VPS ayağında tablo, doğrudan CPU, RAM, disk, IP adresleri ve panel erişimi gibi günlük operasyonu etkileyen bileşenlere dokunduğu için çok daha kritik hale geliyor.

Hangi Tür Birleşmelerle Karşılaşıyoruz?

Sahada genelde şu üç tip birliktelik görüyoruz:

  • Marka devri: Bildiğiniz VPS sağlayıcısı, tüm müşteri portföyüyle birlikte başka bir firmaya devredilir; marka adı bir süre korunup sonra yavaşça yeni markaya taşınabilir.
  • Grup çatısı altına giriş: Küçük/orta ölçekli bir VPS markası, büyük bir grubun parçası olur; faturalama, SLA, destek süreçleri grup standardına çekilir.
  • Altyapı birleşmesi: Şirket isimleri aynı kalsa bile, hypervisor, storage ve network altyapısı başka bir veri merkezine veya platforma taşınır.

İlk bakışta “arka planda olan şeyler” gibi görünse de, bu değişiklikler orta vadede fiyat, performans, güvenlik ve taşınabilirlik üzerinde doğrudan etki yaratır.

Birleşmelerin Teknik Etkileri: Performans, Uptime ve IP Adresleri

VPS sağlayıcı birleşmeleri en çok teknik tarafta hissedilir. Çünkü işin sonunda siz; belirli bir hypervisor türü, disk altyapısı, ağ topolojisi ve yönetim paneline göre mimarinizi kurgulamışsınızdır. Birleşme sonrası bu temelin sessizce değişmesi, beklenmedik sorunları tetikleyebilir.

Hypervisor ve Disk Altyapısının Değişmesi

Farklı sağlayıcıların kullandığı sanallaştırma teknolojileri ve depolama çözümleri ciddi şekilde değişkenlik gösterebilir. Örneğin:

  • Bir sağlayıcı KVM tabanlı, NVMe diskli bir mimariden, başka bir sağlayıcının daha eski nesil SSD veya karma storage altyapısına geçebilir.
  • Snapshot ve backup mekanizması tamamen değişebilir; sizin cron job’larla test ettiğiniz yedekleme süreleri ve RTO/RPO beklentileri bozulabilir.
  • IOPS limitleri, disk kuyruk derinlikleri ve node başına düşen VPS sayısı farklıdır; bu da aynı vCPU/RAM ile bambaşka performans sonucu anlamına gelir.

Biz DCHost tarafında, NVMe diskli VPS ve dedicated altyapılarda gerçek IOPS kapasitesini şeffaf şekilde sunmaya ve node başına düşen yoğunluğu kontrollü tutmaya özellikle dikkat ediyoruz. Müşterilerin yaşadığı en tipik birleşme mağduriyeti, kâğıt üzerinde aynı görünen paketlerin pratikte çok daha yavaş çalışması oluyor.

Ağ Topolojisi, Gecikme ve Uptime

Birleşme sonrası genellikle şu değişikliklerle karşılaşılır:

  • VPS’lerinizin barındığı veri merkezi şehir veya ülke değiştirebilir.
  • Upstream operatörler ve peering anlaşmaları değişir; bu da ping süreleri ve route istikrarını etkiler.
  • Çekirdek ağda kullanılan router/switch üreticileri ve BGP politikaları farklı olabilir.

Sonuçta, özellikle Türkiye odaklı çalışan projelerde; Avrupa veya farklı bir kıtadaki yeni veri merkezine taşınmak TTFB ve Core Web Vitals metriklerinizi doğrudan etkileyebilir. Sunucu taraflı performans iyileştirmelerini detaylı anlattığımız Core Web Vitals ve hosting altyapısı rehberimizde de gördüğünüz gibi, ağ lokasyonu ve route kalitesi SEO ve dönüşüm oranları için kritiktir.

IP Adresleri, rDNS ve E-posta Teslimi

Birleşmelerin en görünür sonuçlarından biri IP bloklarının yeniden düzenlenmesidir. Şu senaryolarla sık sık karşılaşıyoruz:

  • VPS IP’niz değişir; siz de DNS, SPF, rDNS (PTR) ve firewall whitelist’lerini güncellemek zorunda kalırsınız.
  • Yeni IP bloklarının geçmişi temiz olmayabilir; e-posta itibarında beklenmedik blacklist problemleri yaşanabilir.
  • Reverse DNS yönetimi farklı bir panele taşınır; otomasyon skriptleriniz kırılır.

IP tarafındaki etkileri ve maliyet boyutunu daha geniş bağlamda ele aldığımız IPv4 adres fiyatlarının yükselişi yazımızda da belirttiğimiz gibi, IP artık stratejik bir kaynak. Birleşme sonrası IP değişimi, yalnızca teknik bir “taşıma işi” değil; aynı zamanda itibar ve maliyet yönetimi meselesidir.

Hukuki ve Ticari Etkiler: SLA, Fiyatlandırma ve Ürün Yaşam Döngüsü

VPS sağlayıcı birleşmeleri sadece teknik bir olay değil; sözleşme, SLA ve fiyat tarafında da ciddi sonuçlar üretir. Birçok kullanıcı teknik taşıma işine odaklanırken, en kritik maddelerin T&C ve SLA güncellemelerinde gizli olduğunu gözden kaçırır.

SLA ve Hizmet Koşullarının Sessizce Değişmesi

Birleşme sonrası sık gördüğümüz hamleler şunlar:

  • Uptime taahhüdünün yüzdesi düşürülür, “beklenmedik bakım” tanımı genişletilir.
  • Kredilendirme (downtime telafisi) koşulları daraltılır; örneğin sadece ticket açılan durumlarda geçerli olması gibi.
  • Veri saklama, log süresi ve yedek politikasında müşterinin aleyhine olacak kısaltmalar yapılır.

Bu ayrıntıların nasıl okunması gerektiğini detaylandırdığımız hosting SLA ve hizmet koşulları rehberimize mutlaka göz atmanızı öneririz. Birleşme dönemlerinde ilk yapılacak işlerden biri, yeni sağlayıcının SLA ve ToS belgelerini eski versiyonlarla yan yana koyup değişen satırları işaretlemektir.

Fiyatlandırma, Gizli Limitler ve Paket Sonlandırmaları

Çok tipik bir senaryo şöyle işler:

  1. Birleşmeden sonra fiyatlara dokunulmaz; kullanıcılar “her şey stabil” sanır.
  2. Birkaç ay içinde yeni paket isimleri çıkar; eski paketler “legacy” ilan edilir.
  3. Legacy paketlere önce küçük artışlar gelir, ardından zorunlu upgrade dönemleri başlar.

Bu süreçte genellikle şu tip riskler ortaya çıkar:

  • CPU, RAM ve disk aynı kalırken trafik veya IOPS gibi ikinci seviye limitlere tavan değerler konur.
  • Ücretsiz verilen snapshot, yedek veya ek IP gibi kalemler ücretli eklentiye dönüşür.
  • Uzun vadeli (örneğin 3 yıllık) peşin ödeme yapmış müşteriler için sözleşme maddeleri yeniden yorumlanır.

DCHost tarafında, birleşme olsun olmasın fiyatlandırmayı şeffaf ve öngörülebilir tutmaya; paketleri sonlandırmak zorunda kaldığımızda ise mevcut müşteriler için makul geçiş senaryoları üretmeye büyük önem veriyoruz.

Birleşme Sinyallerini Erken Okumak: Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Çoğu birleşme, resmi duyurudan çok önce çeşitli sinyaller üretir. Bu sinyalleri zamanında okuyabilen ekipler, panik taşınmalar yerine planlı ve test edilmiş migrasyonlar yapabiliyor.

Operasyonel ve Teknik İşaretler

Aşağıdaki durumlar bir birleşmenin ya da büyük altyapı değişiminin habercisi olabilir:

  • Destek ekibinde hızlı personel değişimi, yanıt kalitesi ve süresinde bariz dalgalanmalar.
  • Faturalama sistemi ve müşteri panelinin kısa sürede birden fazla kez değiştirilmesi.
  • Network bakım duyurularının artması, sık BGP flap’leri veya route değişiklikleri.
  • IP bloklarının farklı bir organizasyon ismine taşınması (WHOIS kayıtlarından takip edilebilir).

Hukuki ve Ticari İşaretler

Benzer şekilde, aşağıdaki adımlar da yakında gelecek bir birleşmenin yumuşak hazırlığı olabilir:

  • Hizmet sözleşmesi ve gizlilik politikasında “marka”, “grup şirketleri” veya “iş ortakları” vurgusunun güçlenmesi.
  • Eski uzun süreli kampanyaların sessizce kaldırılması; yerine kısa vadeli ve esnek fiyatlı paketlerin gelmesi.
  • KVKK/GDPR metinlerinde veri işleyen/veri sorumlusu listesine yeni tüzel kişiliklerin eklenmesi.

Bu işaretleri gördüğünüz anda panik yapmadan, ama “taşınmaya hazır mimari” için adım atmak en sağlıklı yaklaşım oluyor. Birazdan bu mimariyi nasıl kurabileceğinizi somut olarak konuşacağız.

Taşınmaya Hazır Mimari: Birleşmelere Karşı Sigortanız

VPS sağlayıcı birleşmeleri, aslında altyapınızı uzun süredir ertelediğiniz modernizasyona zorlayan bir alarm gibi de düşünülebilir. Eğer mimarinizi baştan “taşınabilirlik” odağıyla kurarsanız, tek bir sağlayıcıya aşırı bağımlı kalmazsınız.

Uygulama, Veritabanı ve Depolamayı Ayrıştırmak

İlk adım, monolitik tek VPS yerine rol bazlı ayrıştırmadır:

  • Uygulama katmanı (PHP/Node.js/Java vs.) için ayrı VPS veya node’lar.
  • Veritabanı (MySQL/MariaDB/PostgreSQL) için ayrıştırılmış sunucu ya da yönetilen veritabanı hizmeti.
  • Statik dosyalar ve medya için object storage veya ayrı depolama katmanı.

Bu sayede, sağlayıcı değiştirmeniz gerektiğinde tüm katmanları aynı anda taşımak zorunda kalmazsınız. Örneğin önce web katmanını DCHost üzerindeki yeni bir VPS kümesine taşıyıp, veritabanını replikasyonla ardından senkronize edebilirsiniz. MySQL ve PostgreSQL replikasyonuyla yüksek erişilebilirlik kurulumunu anlattığımız detaylı rehberde bu ayrıştırmanın pratik örneklerini bulabilirsiniz.

Çok Sağlayıcılı DNS ve CDN Kullanımı

Birleşme sonrası taşınmayı kolaylaştıran bir diğer strateji, DNS ve CDN’i uygulamadan bağımsız düşünmektir:

  • Alan adlarınızı, DNS yönetim esnekliği yüksek bir yapıda tutun; NS değişikliklerini ve TTL ayarlarını siz kontrol edin.
  • CDN katmanını VPS’ten bağımsız yönetin; origin değişse bile aynı CDN kural setleriyle yeni origin’e geçebilmelisiniz.
  • Zero-downtime taşıma için TTL düşürme, paralel yayın ve kontrollü cutover gibi pratikleri önceden test edin.

DNS ve domain taşıma sürecini adım adım anlattığımız hosting firması değiştirirken DNS ve domain taşıma kontrol listesi tam da birleşme dönemlerinde ihtiyaç duyacağınız türden bir rehberdir.

Uygulama Düzeyinde Taşınabilirlik: Config, Secrets ve Otomasyon

Teknik borcun önemli kısmı genelde burada birikir. Birleşme olmadan önce şu konuları düzene sokmak büyük avantaj sağlar:

  • Uygulama konfigürasyonlarını (env dosyaları, config map’ler) koddan ayırın; taşıma sırasında sadece ortam değişkenlerini değiştirmeniz yeterli olsun.
  • Secrets (API anahtarları, DB şifreleri, SMTP bilgileri) için merkezi ve şifreli bir yönetim yaklaşımı kullanın.
  • Deploy süreçlerinizi otomatikleştirin; yeni bir VPS’e yayın almak, aynı pipeline’ı çalıştırmaktan ibaret olsun.

VPS tarafında otomasyon ve tekrarlanabilir kurulum ihtiyacını detaylandırdığımız Terraform ve Ansible ile VPS otomasyonu yazımız, birleşme dönemlerinde “tek tuşla yeniden kurulum” konforunu sağlayacak yaklaşımı pratik örneklerle anlatıyor.

Gerçekçi Taşıma Senaryosu: Birleşme Duyurusundan Canlı Geçişe

Diyelim ki mevcut VPS sağlayıcınız bir sabah e-posta gönderdi: “Şu tarihte X şirketiyle birleşiyoruz, sunucular Y veri merkezine taşınacak.” Bu noktada nasıl ilerlemelisiniz?

1. Envanteri ve Bağımlılıkları Çıkarın

Önce, o sağlayıcı üzerindeki tüm kaynakların detaylı envanterini oluşturun:

  • Kaç VPS var, hangi projelere hizmet ediyor?
  • Hangi alan adları, DNS, SSL ve e-posta bu altyapıya bağlı?
  • Hangi IP’ler kritik: SPF, rDNS, API whitelist, ödeme sistemleri vs.?

Bu envanteri çıkarırken, daha önce hazırladığımız paylaşımlı hosting’den VPS’e sorunsuz geçiş rehberindeki kontrol listelerini de referans alabilirsiniz; mantık aynı: hiçbir bağımlılığı gözden kaçırmamak.

2. Yeni Hedef Altyapıyı Tasarlayın (Örneğin DCHost VPS + Dedicated)

Birleşme sonrası zorunlu göç yerine, kontrollü bir yeniden tasarım fırsatı yakalamış oluyorsunuz. Burada:

  • Kritik iş yükleri (e-ticaret, SaaS, ERP/LMS) için DCHost üzerinde ayrı VPS veya dedicated sunucular planlayabilirsiniz.
  • Yoğun IO isteyen veritabanlarını NVMe diskli dedicated sunuculara, web katmanını ise ölçeklenebilir VPS’lere dağıtabilirsiniz.
  • Fiziksel kontrol ve mevzuat gereksinimleri olan projeler için DCHost colocation seçeneklerini değerlendirebilirsiniz.

3. Test Ortamında Prova Taşıma Yapın

Canlı taşıma öncesi mutlaka bir prova yapın:

  • Mevcut VPS’in bir kopyasını yeni DCHost VPS’e alın; DNS’i alt alan adı veya hosts dosyasıyla yönlendirip uygulamayı test edin.
  • Veritabanını replikasyon veya art arda yedek/geri yükleme ile güncel tutmayı deneyin.
  • Cache, queue, cron ve background job’ların yeni ortamda aynı şekilde çalıştığından emin olun.

Bu aşamada performans farklarını da net olarak görürsünüz. Gerekirse PHP-FPM, OPcache, Redis ve veritabanı ayarlarını optimize ederek yeni mimariyi “eski sağlayıcıya göre daha hızlı” hale getirebilirsiniz.

4. DNS Cutover ve Geri Dönüş Planı

Son adım, DNS tarafında kontrollü geçiştir:

  • Geçişten birkaç gün önce ilgili alan adlarında A/AAAA ve MX kayıtlarının TTL değerlerini düşürün.
  • Belirlediğiniz gece/boş saat aralığında A/AAAA kayıtlarını yeni DCHost IP’lerine yönlendirin.
  • İlk 12-24 saat boyunca eski sağlayıcıdaki VPS’leri kapatmayın; gerekirse CNAME veya geçici reverse proxy ile isteklere cevap vererek geri dönüş seçeneğini elinizde tutun.

DNS stratejilerini daha detaylı anlattığımız zero-downtime taşıma için TTL stratejileri rehberimiz, özellikle yüksek trafikli projeler için taşıma stresini ciddi şekilde azaltıyor.

DCHost Olarak Birleşme Dönemlerinde Nasıl Yaklaşıyoruz?

DCHost tarafında yaklaşımımız net: Müşterinin iş sürekliliği ve öngörülebilirlik her şeyden önce gelir. Sektördeki VPS sağlayıcı birleşmelerini yakından takip ediyor, müşterilerimizden gelen sinyalleri de bu tabloya ekleyerek danışmanlık veriyoruz.

  • Şeffaflık: Veri merkezi, IP blokları, SLA ve fiyatlandırma politikalarını açık şekilde paylaşıyoruz; ani sürprizler yerine önden bilgilendirme yapıyoruz.
  • Taşınabilirlik odaklı mimari: Kendi içimizde bile, VPS, dedicated ve colocation ürünlerini müşterinin taşınmasını kolaylaştıracak standartlarla tasarlıyoruz.
  • Danışmanlık ve planlama: Birleşme nedeniyle taşınması gereken projeler için kapasite planlamasından cutover stratejisine kadar uçtan uca teknik destek veriyoruz.

Kısacası, sizi tek bir sağlayıcıya kilitleyen değil; ihtiyaç duyduğunuzda rahatça ölçekleyebileceğiniz, bölgesel olarak dağıtabileceğiniz ve taşınabilir bir altyapı tasarlamayı hedefliyoruz. Bu da birleşme gibi dış faktörlerin etkisini minimuma indiriyor.

Özet: VPS Sağlayıcı Birleşmelerine Karşı Yol Haritanız

VPS sağlayıcı birleşmeleri önümüzdeki yıllarda da devam edecek; bu, sektörün doğal bir evrimi. Ancak bu gerçek, altyapınızın kaderini başkalarının kararlarına bırakmanız gerektiği anlamına gelmiyor. Doğru tasarlanmış bir mimariyle, birleşmeleri bir riskten çok, daha modern, daha performanslı ve daha dayanıklı bir altyapıya geçiş fırsatı olarak değerlendirebilirsiniz.

Özetle:

  • Birleşme sinyallerini erken okuyun; SLA, IP, fiyatlandırma ve destek tarafındaki değişimleri yakından takip edin.
  • Mimarinizi taşınabilir kılın: uygulama, veritabanı, depolama ve DNS katmanlarını olabildiğince ayrıştırın.
  • Otomasyon, yedek ve test süreçlerini güçlendirerek yeni VPS ortamlarını “tek komutla” ayağa kaldırabilir hale gelin.
  • Kritik iş yükleriniz için DCHost üzerinde yedek bir mimari tasarlayıp, küçük bir pilotla performans farkını test edin.

Eğer şu anda kullandığınız VPS sağlayıcısında bir birleşme, marka değişimi veya altyapı taşınması konuşuluyorsa, ekibimizle birlikte somut bir geçiş planı çıkarmak için bize ulaşabilirsiniz. Dilerseniz önce küçük bir servisi DCHost VPS üzerinde konumlandırıp performans, destek ve şeffaflık farkını görür; ardından adım adım tüm altyapınızı daha dayanıklı bir yapıya taşırsınız. Böylece birleşme dalgaları devam ederken, siz altyapınızı sakin ve kontrollü şekilde yönetmeye devam edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Evet, çoğu zaman doğrudan etkiler. Birleşme sonrası arka plandaki hypervisor, disk altyapısı, ağ topolojisi ve hatta veri merkezi lokasyonu değişebilir. Kâğıt üzerinde CPU, RAM ve disk kapasiteniz aynı görünse bile, node yoğunluğu, IOPS limitleri ve route kalitesi farklılaştığı için gerçek performansınız düşebilir veya dalgalı hale gelebilir. Ayrıca IP bloklarının değişmesi, e-posta teslimi ve firewall whitelist’leri gibi alanlarda ek iş yükü ve risk oluşturur. Bu yüzden birleşme duyurusu aldığınız anda, mevcut performans metriklerinizi (TTFB, response time, CPU/IO kullanımı) kaydedip, alternatif bir VPS ortamında (örneğin DCHost üzerinde) karşılaştırmalı test yapmak en sağlıklı yaklaşımdır.

Her birleşme otomatik olarak “hemen taşın” anlamına gelmez; ancak mutlaka bir B planınız olmalıdır. Önce sağlayıcının açıkladığı yol haritasını, SLA ve fiyat değişikliklerini dikkatle okuyun. Veri merkezi lokasyonu, IP değişimi, yedekleme politikası ve destek yapısındaki güncellemeleri not edin. Ardından, kritik projeleriniz için alternatif bir mimariyi (örneğin DCHost üzerinde) test ortamında ayağa kaldırıp, performans ve operasyonel farkları gözlemleyin. Eğer birleşme sonrası plan sizi teknik veya ticari olarak olumsuz etkiliyorsa, DNS ve veritabanı taşıma adımlarını önceden prova ederek kontrollü bir geçiş planlayın. Panikle acele taşınmak yerine, hazırlıklı ve test edilmiş bir göç her zaman daha sağlıklıdır.

En etkili yol, mimarinizi baştan “taşınabilirlik” odağıyla tasarlamaktır. Uygulama, veritabanı ve depolama katmanlarını mümkün olduğunca ayrıştırın; böylece tek VPS’e sıkışmış olmayın. Config ve secrets yönetimini standartlaştırarak, yeni bir sunucuya geçişi sadece ortam değişkenlerini güncelleme seviyesine indirin. DNS ve CDN’i sağlayıcıdan bağımsız, sizin kontrol ettiğiniz bir yapıda yönetin; TTL ve cutover süreçlerini önceden test edin. Yedekleme ve otomasyon tarafında da Terraform/Ansible gibi araçlarla “aynı sunucuyu tekrar üretilebilir” hale getirin. DCHost tarafında bu yaklaşımı destekleyen VPS, dedicated ve colocation seçenekleri sunuyoruz; dilerseniz birlikte sizin için çok sağlayıcılı ve birleşmelere karşı dayanıklı bir mimari tasarlayabiliriz.

IP değişimi, özellikle SEO ve e-posta tesliminde kritik etkiler yaratabilir. Öncelikle tüm DNS kayıtlarınızı (A/AAAA, MX, SPF, DKIM, DMARC, PTR) yeni IP’lere göre güncelleyin; SPF kayıtlarında eski IP’leri unutursanız gönderimleriniz boşa düşebilir. Reverse DNS (PTR) kaydının doğru tanımlandığından emin olun; bu, spam filtreleri açısından önemlidir. Web tarafında ise yeni IP’nin kara listelerde olmadığını kontrol edin ve mümkünse kısa bir süre paralel yayın (eski ve yeni IP’nin birlikte cevap verdiği) kullanın. Arama motorları açısından IP değişimi tek başına büyük bir sorun olmaz; ancak geçiş sırasında kesinti, 5xx hataları veya yavaşlık yaşarsanız sıralamanız etkilenebilir. Bu nedenle cutover sürecini iyi planlamak ve mümkünse yeni ortamı önce DCHost üzerinde test edip performansı garanti altına almak en güvenli yoldur.