Web ajansı olarak işin tasarım, yazılım ve pazarlama tarafına odaklanmak kadar; barındırma (hosting) tarafını doğru kurgulamak da kritik. Yanlış fiyatlandırılmış veya plansız bir hosting modeli, ilk başta “yan gelir” gibi görünürken birkaç yıl içinde hem operasyonel yük hem de kârlılık baskısına dönüşebiliyor. Buna karşılık iyi tasarlanmış bir hosting fiyatlandırma ve paketlendirme stratejisi, ajanslara düzenli ve öngörülebilir gelir, müşterilere ise daha güvenli, daha hızlı ve tek elden yönetilen bir altyapı sunuyor.
Bu yazıda, DCHost altyapısını kullanarak onlarca ajansla sahada gördüğümüz iyi ve kötü örnekleri süzüp; web ajansları için hosting fiyatlandırma, paket tasarımı, sözleşme metrikleri ve doğru altyapı seçimi (reseller, VPS, dedicated, colocation) konularını olabildiğince somut şekilde ele alacağız. Amacımız; “ajans + hosting” modelini hem teknik hem finansal açıdan sürdürülebilir hale getirebilmeniz için size uygulanabilir bir yol haritası vermek.
İçindekiler
- 1 Hosting Ajans İçin Neden Stratejik Bir Gelir Kalemi?
- 2 Ajanslar İçin Temel Hosting Modelleri: Reseller, VPS, Dedicated ve Colocation
- 3 Fiyatlandırma Modelleri: Sadece Maliyet + Kâr Yeterli Değil
- 4 Paket Tasarımında Teknik Metrikler: Ne Kadar, Neye Göre?
- 5 Ajans Markası Altında Hosting: Beyaz Etiket, Faturalandırma ve Sözleşme
- 6 Örnek Paket ve Fiyatlandırma Senaryoları
- 7 Operasyonel Yükü Yönetmek: Destek, İzleme ve Otomasyon
- 8 DCHost Üzerinde Ajans Stratejinizi Nasıl Kurabilirsiniz?
Hosting Ajans İçin Neden Stratejik Bir Gelir Kalemi?
Birçok ajans için hosting, ilk etapta sadece projeyi canlıya almak için “gerekli bir satır kalem” gibi görülüyor. Ancak doğru kurgulandığında hosting:
- Düzenli, tahmin edilebilir abonelik geliri yaratır.
- Müşterinin ajansa bağlılığını (retention) ciddi şekilde artırır.
- Bakım, destek ve geliştirme hizmetlerini paketlemek için doğal bir çerçeve sunar.
- Ajansı “tek muhatap” haline getirerek operasyonu sadeleştirir.
Diğer yandan; rastgele paketler, altı boş limitsiz vaatler ve maliyet hesabı yapılmadan verilen fiyatlar, birkaç sene içinde şu sorunlara yol açabiliyor:
- Kaynak tüketen ama neredeyse hiç kazandırmayan müşteriler (özellikle yüksek trafik alan e-ticaret siteleri).
- Sürekli CPU, disk veya inode sınırına çarpan, bu yüzden destek bileti bitmeyen hesaplar.
- Farklı sunucu ve panellere dağılmış dağınık bir altyapı.
Tam da bu noktada, ajansın baştan bir stratejiyle yola çıkması gerekiyor: Hangi müşteri profiline hangi tür hosting, hangi fiyat ve hangi SLA ile satılacak? Bu yazıda, bu soruyu adım adım netleştireceğiz.
Ajanslar İçin Temel Hosting Modelleri: Reseller, VPS, Dedicated ve Colocation
Önce teknik altyapı modelini netleştirmek, fiyatlandırma stratejisinin temelini oluşturur. DCHost tarafında ajanslarla en sık gördüğümüz dört senaryo var:
1) Reseller Hosting ile Başlamak
Yeni veya nispeten küçük ajanslar için en mantıklı çıkış noktası genellikle reseller hosting. Yönetim yükü düşüktür, panel üzerinden paket oluşturup müşterilere ayrı kontrol paneli verebilir, sunucu işletim sistemi ve güvenlik tarafıyla çok uğraşmadan ilerleyebilirsiniz.
Reseller mimarisini tasarlarken, daha önce detaylıca anlattığımız cPanel reseller paketlerinde limit tasarımının neden kritik olduğunu mutlaka göz önünde bulundurun. Oradaki yaklaşımı ajans paketlerinize uyguladığınızda, hem kaynakları dengeli kullanır hem de ileride VPS’e geçiş için net bir yol haritası oluşturursunuz.
2) Yönetilen VPS ile Orta Ölçekli Ajans Mimarisi
20+ site, daha yüksek trafik ve özel yazılımlar devreye girdiğinde ajanslar genellikle VPS tabanlı bir mimariye geçiyor. Bu noktada iki yol var:
- Panel (cPanel/DirectAdmin/Plesk) kurulu, ajansın yönettiği tek bir güçlü VPS.
- Birden fazla VPS: Web + veritabanı + yedek gibi ayrıştırılmış roller.
Bu ölçeği, 20+ WordPress sitesini tek altyapıda güvenle yönetmek isteyen ajanslar için hazırladığımız rehberde detaylı anlattık. Oradaki önerileri, burada konuştuğumuz fiyatlandırma modelleriyle birleştirdiğinizde hem teknik hem finansal açıdan dengeli bir yapı kurabilirsiniz.
3) Yüksek Trafikli Müşteriler İçin dedicated sunucu
Ajans portföyünüzde; yoğun kampanya dönemleri olan büyük e-ticaret siteleri veya yüksek trafikli medya projeleri varsa, belirli müşterileri dedicated sunucu tarafına taşımanız kaçınılmaz hale gelir. DCHost tarafında dedicated sunucu mu VPS mi? sorusunu ayrıntılı değerlendirdiğimiz yazılarda; CPU, RAM, disk IOPS ve ağ ihtiyaçları bazında hangi durumda hangisinin mantıklı olduğunu teknik olarak parçalara ayırıyoruz. Ajans olarak burada kritik nokta, bu tip müşterilere standart ajans paketleri değil, müşteri özelinde teklif sunmaktır.
4) Çok Özelleşmiş Kurumsal Müşteriler İçin Colocation
Bankacılık, finans, sağlık gibi sektörlerde bazı kurumsal müşteriler; kendi donanımlarını kendileri seçip veri merkezinde barındırmak isteyebilir. Bu durumda colocation devreye girer. Ajans bu modeli genelde doğrudan satmaz; ancak DCHost üzerinden colocation alan kurumsal müşterinin uygulama ve web katmanlarını yöneterek ek hizmet faturası kesebilir. Teknik zorluk yüksek olsa da, proje büyüklükleri düşünüldüğünde ajans için son derece kârlı işlerdir.
Fiyatlandırma Modelleri: Sadece Maliyet + Kâr Yeterli Değil
Web ajansları için hosting fiyatlandırma yaparken sık düşülen hata, sadece “maliyet + %x kâr” formülüne dayanmak. Oysa hosting, ajans açısından sadece sunucu maliyetinden ibaret değil; operasyon, destek, izleme, güvenlik ve danışmanlık yüklerini de içeriyor.
1) Maliyet Bazlı Fiyatlandırma (Cost-Plus)
En basit model:
- Sunucu / reseller maliyeti
- Panel lisansları
- Yedekleme, izleme, ek güvenlik yazılımları
- Operasyonel zaman (destek talepleri, güncellemeler)
Tüm bunları aylık toplam maliyet olarak hesaplayıp; üzerine örneğin %50–%150 arası bir marj koyabilirsiniz. Bu model başlangıçta iş görür; ancak zamanla “aynı paketi alan ama çok daha fazla destek tüketen” müşteriler yüzünden adaletsiz bir tabloya dönüşebilir.
2) Değer Bazlı Fiyatlandırma
Burada, hostingi tek başına değil; performans, güvenlik ve iş etkisiyle birlikte konumlandırırsınız. Örneğin:
- 1–2 sayfalık kurumsal site için standart paket.
- Aktif e-ticaret ve kampanyalı satış yapan mağaza için yüksek performans paketi.
- Kritik SLA isteyen SaaS uygulaması için premium ve 7/24 izlenen paket.
Aynı sunucuyu kullanıyor olsanız bile; risk, önem ve destek yükü arttıkça, fiyatın da buna paralel artması gerekir. Böylece düşük hacimli ama çok riskli müşterileri “ucuz hosting” içine sıkıştırmamış olursunuz.
3) Paket Bazlı + Üstüne Kullanıma Dayalı Ekler
Pratikte en iyi çalışan model, net tanımlı paketler + makul kullanım sınırını aşan durumlarda ek ücretlendirmedir. Örneğin:
- Her paket için belirli bir disk, trafik, e-posta, veritabanı ve yedekleme hakkı.
- Bu sınırların üzeri için “ek 10 GB disk”, “ek 100 GB trafik” gibi küçük, net fiyatlı add-on’lar.
- Ek SLA: Daha hızlı müdahale, öncelikli destek, ayda X saat bakım gibi katmanlar.
Bu modelde kritik nokta, paket limitlerini gerçekçi koymak. Bu konuda yeni müşteri hosting ve DNS altyapısı kontrol listesi yazımızdaki “mevcut trafik ve kaynak tüketimini okumak” başlığını paket tasarımınıza entegre etmenizi öneririz.
Paket Tasarımında Teknik Metrikler: Ne Kadar, Neye Göre?
Fiyatı belirlemek için önce “neyi sattığınızı” netleştirmeniz gerekiyor. Ajans hosting paketlerinde tipik kalemler şunlar:
- Disk alanı (GB)
- Aylık trafik / bant genişliği
- vCPU ve RAM (özellikle VPS/dedicated tabanlı mimarilerde)
- E-posta hesap sayısı ve kota
- SSL sertifikası (otomatik Let’s Encrypt mi, kurumsal SSL mi?)
- Yedekleme sıklığı ve saklama süresi
- Panel erişimi (müşteriye veriliyor mu, ajans üzerinden mi yönetiliyor?)
- Bakım ve güncelleme kapsamı (WordPress çekirdek, eklenti, tema güncellemeleri vb.)
Disk Alanı ve inode
Özellikle WordPress ağırlıklı ajanslarda en sık yanlış planlanan metrik disk alanı. Küçük vitrin siteleri 1–2 GB ile yıllarca sorunsuz yaşarken; yoğun içerik üreten haber siteleri veya büyük kataloglu WooCommerce mağazaları 20–50 GB ve üzerini rahatça kullanabiliyor.
Burada sadece GB değil, inode limitini de planlamalısınız. Çok sayıda küçük dosyası olan siteler (önbellek klasörleri, eklenti temp dizinleri) inode’u hızlı tüketir. Bu dengeyi nasıl kurmanız gerektiğini, inode limitine takılmamak için hazırladığımız rehberde detaylı anlattık; ajans paket limitlerini belirlerken mutlaka göz atmanızı öneririz.
CPU ve RAM (VPS Tabanlı Mimarilerde)
VPS veya dedicated tabanlı bir ajans mimarisinde, “sınırsız site” yazmak yerine; toplamda kaç ortalama WordPress sitesini sağlıklı taşıyabileceğinizi hesaplayıp geriye doğru gitmelisiniz. Örneğin:
- 2 vCPU + 4 GB RAM VPS üzerinde ~10 hafif vitrin sitesi.
- 4 vCPU + 8 GB RAM üzerinde ~20–25 karma WordPress sitesi.
- 8 vCPU + 16 GB RAM üzerinde eklentiler ve trafiğe bağlı olarak 40+ site.
Bunu daha sağlam hesaplamak için WordPress, WooCommerce ve SaaS için CPU ve RAM ihtiyacı yazımızdaki metrikleri baz alabilirsiniz. Böylece paket başına düşen kaynak miktarını daha bilimsel belirlemiş olursunuz.
Trafik ve Bant Genişliği
“Sınırsız trafik” ifadesi ajans paketlerinde cazip görünebilir ama uzun vadede maliyet ve performans açısından sağlıklı değildir. Bunun yerine:
- Her paket için makul bir aylık trafik aralığı tanımlayın.
- Bu limitin üzerine çıkan müşterilere otomatik uyarı + ek trafik paketi sunun.
- Büyük medya veya e-ticaret sitelerini baştan ayrı kategoriye koyun.
Aylık trafik ihtiyacını kaba taslak hesaplamak için, trafik ve bant genişliği nasıl hesaplanır rehberimizdeki formülleri kullanabilirsiniz.
Yedekleme ve Felaket Kurtarma
Ajans hosting paketinin en az konuşulan ama en kritik değeri, yedekleme politikasıdır. Sadece “yedek alıyoruz” demek yerine:
- Günlük/haftalık yedek sıklığı,
- Kaç gün / kaç sürüm saklandığı,
- Acil durumda geri yükleme SLA’sı (örneğin 4 saat içinde geri dönüş),
- Ek ücretli “felaket kurtarma provası” veya test restore süreçleri,
gibi detayları paket dökümanınızda netleştirin. Felaket kurtarma süreçlerini test etme tarafını, cPanel ve VPS yedeklerini test etme rehberimizde adım adım anlattık; bunu ajans içi bir prosedüre dönüştürebilirsiniz.
Ajans Markası Altında Hosting: Beyaz Etiket, Faturalandırma ve Sözleşme
Teknik taraf kadar önemli bir diğer konu, hostingi müşteriye nasıl sunduğunuz.
1) Beyaz Etiket (White-Label) mi, Açık Kimlik mi?
İki ana yaklaşım var:
- Ajans markasıyla hosting: Kontrol paneli, faturalar ve e-posta bildirimleri ajans markasıyla gider. DCHost altyapıda görünmez, tamamen back-end’dedir.
- Altyapı sağlayıcısını şeffaf belirtmek: Ajans danışmanlık ve teknik yönetimi üstlenir, ama altyapı markası da sözleşmede ve dokümanlarda yer alır.
İkisinin de artı ve eksileri var. Tam beyaz etiket, marka bağlılığını artırırken; şeffaf model, özellikle kurumsal müşterilerde güven algısını ve denetim uyumunu kolaylaştırır. Çoğu ajans, temel sitelerde beyaz etiket, büyük kurumsal işlerde ise şeffaf modeli tercih ediyor.
2) Hosting Sözleşmesinde Olmazsa Olmaz Maddeler
Ajans–müşteri sözleşmesine mutlaka eklenmesini önerdiğimiz teknik maddeler:
- Sunucu tipi: Paylaşımlı, reseller, VPS, dedicated veya colocation.
- Kaynak limitleri: Disk, trafik, CPU, RAM, inode gibi temel metrikler.
- SLA: Uptime hedefi, bakım pencereleri, müdahale süreleri.
- Güvenlik: SSL zorunluluğu, temel WAF, brute-force korumaları.
- Yedekleme: Sıklık, saklama süresi, geri dönüş koşulları.
- Taşıma: Sözleşme bitiminde verilerin ve yedeklerin teslim biçimi.
Bu metinleri hazırlarken, hosting SLA ve gizli limitleri nasıl okumanız gerektiğini anlattığımız yazımızı iç referans olarak kullanabilirsiniz. Aynı netliği kendi müşterilerinize sunmanız, ileride yaşanabilecek anlaşmazlıkları ciddi biçimde azaltır.
Örnek Paket ve Fiyatlandırma Senaryoları
Şimdi teoriyi biraz sayılara dökelim. Buradaki rakamlar semboliktir; amaç, mantığı göstermek.
Senaryo 1: Küçük Ajans + Reseller Hosting
Diyelim ki:
- Aylık 40 € maliyetli bir reseller paketiniz var.
- Üzerinde ortalama 25 küçük–orta ölçekli site barındırmayı hedefliyorsunuz.
- Günde 1 saat civarı toplam destek/operasyon ayırıyorsunuz.
Burada basit bir model kurabilirsiniz:
- Standart kurumsal site hosting paketi: Aylık 8–10 €.
- Ajans için brüt hosting geliri (25 site × 9 € ortalama): 225 €.
- Reseller + lisans maliyeti: ~50 € (sunucu + panel vs.).
- Kalan yaklaşık 175 €; destek ve operasyon sürenizi de düşündüğünüzde gayet anlamlı bir ek gelir.
Burada dikkat edilmesi gereken; aynı reseller üzerine yoğun trafik alan WooCommerce veya kampanya siteleri almamaya özen göstermek. Onlar için bir üst pakete yönlendirme yapmanız gerekiyor.
Senaryo 2: Orta Ölçekli Ajans + Yönetilen VPS
Birkaç yılda 40–50 siteye ulaşmış, hem vitrin siteleri hem de orta ölçekli e-ticaret projeleri olan bir ajans düşünelim. Bu ajans için:
- 8 vCPU + 16 GB RAM + NVMe diskli bir VPS planı,
- cPanel/DirectAdmin lisansı,
- Günlük yedekleme için ek depolama,
gibi kalemler devreye giriyor. Toplam aylık altyapı maliyeti örneğin 120–150 € bandında olsun.
Bu ajans, paketlerini şöyle katmanlayabilir:
- Temel Paket: Küçük vitrin siteleri (aylık 10–15 €).
- Performans Paketi: Orta trafikli WooCommerce (aylık 25–35 €).
- Premium Paket: Yüksek stok ve kampanya yoğun siteler, ayrı kaynak limiti ve öncelikli destek ile (aylık 50 €+).
Portföyünüzde örneğin 30 temel, 10 performans, 5 premium müşteri olduğunu varsayalım:
- 30 × 12 € = 360 €
- 10 × 30 € = 300 €
- 5 × 60 € = 300 €
Toplam brüt: 960 €. 150 € altyapı maliyeti düştüğünüzde dahi hosting ayağından yalnızca barındırma özelinde ~800 € civarı bir marj kalır; bunun bir kısmı destek ve operasyon maliyeti olarak gidecektir. Üstüne bakım ve geliştirme hizmetlerini de eklediğinizde, ajansın aylık tekrarlı geliri ciddi bir seviyeye çıkar.
Senaryo 3: Ajans + Büyük E-Ticaret Müşterisi
Burada yapılmaması gereken en kritik hata, büyük bir e-ticaret mağazasını “normal ajans hosting paketi” içine sıkıştırmaktır. Bunun yerine:
- Bu müşteri için ayrı bir VPS veya dedicated sunucu tasarlayın.
- Sunucu maliyeti üzerine, en az %70–100 arası bir yönetim ve danışmanlık marjı ekleyin.
- Bakım, izleme, güvenlik sertleştirme, ölçeklendirme danışmanlığı gibi kalemleri ayrıca maddeleyin.
Bu tip projelerde, hostingten elde edilen gelir çoğu zaman sadece “sunucu kirası” değil; aynı zamanda devops ve sistem yönetimi danışmanlığıyla beraber düşünülmelidir. DCHost tarafında bu ölçeklerde ajanslarla çalışırken, genellikle proje özelinde mimari tasarım (örneğin veritabanı ayrıştırma, Redis, CDN, WAF) ve SLA’yi beraber planlıyoruz.
Operasyonel Yükü Yönetmek: Destek, İzleme ve Otomasyon
Kârlı bir web ajansları için hosting fiyatlandırma modeli kurmanın şartlarından biri de, destek ve operasyonel yükü kontrol altında tutmak.
1) Proaktif İzleme ve Uyarı Sistemleri
Sorun müşteriden önce sizin ekranınıza düşsün istiyorsanız, en azından şu bileşenleri kurmalısınız:
- Uptime izleme (HTTP/HTTPS denetimi ve alarm).
- Disk doluluk, load average, RAM kullanımı alarmları.
- Olağan dışı 4xx/5xx artışlarını yakalayan log analizleri.
Bunu sadece tek bir site için değil, tüm ajans portföyü için merkezi bir mimariyle kurgulamak isterseniz, ajanslar için müşteri sitelerini izleme mimarisi yazımızı mutlaka okumanızı öneririz.
2) Standart İş Akışları ve Check-list’ler
Her yeni müşteri, her site taşıma veya her domain yenileme işlemi için ayrı ayrı “nasıl yapsak” diye düşünmek yerine, ajans içinde standart listeler oluşturun:
- Yeni müşteri onboarding check-list’i (DNS, e-posta, SSL, yedek ayarları).
- Site taşıma check-list’i (TTL düşürme, dosya/veritabanı taşıma, test, cutover).
- Güvenlik check-list’i (panel erişimleri, 2FA, yedek testleri, izleme kuralları).
DCHost blogundaki çok sayıdaki “kontrol listesi” ve “adım adım rehber” (örneğin cPanel’den cPanel’e canlı taşıma, DNS TTL stratejileri vb.) makalelerini ajans içi dokümana uyarlamanız ciddi zaman kazandırır.
3) Destek Kapsamını Paketlere Göre Sınırlamak
Her müşteriye sınırsız destek vermek yerine, paket bazlı net sınırlar belirlemek hem müdahale sürenizi planlamanızı hem de kârlılığı korumanızı sağlar. Örneğin:
- Temel paket: Sadece hosting kaynaklı sorunlar + e-posta/şifre değişimi.
- Orta paket: Üstüne ayda 1 kez WordPress güncelleme ve basit hız optimizasyonu.
- Premium paket: Ayda X saate kadar içerik girişi, raporlama, A/B test desteği.
Bu sınırları sözleşmeye ve teklif dökümanına yazmak, “küçük bir şeydi, halleder misiniz?” türü destek taleplerini yönetmeyi kolaylaştırır.
DCHost Üzerinde Ajans Stratejinizi Nasıl Kurabilirsiniz?
Özetle; ajans olarak sürdürülebilir bir hosting geliri yaratmak istiyorsanız, yol haritanız kabaca şöyle olabilir:
- Başlangıç: Reseller hosting ile 10–30 siteye kadar ölçeklenin, limitleri dikkatli tasarlayın.
- Büyüme: 30+ site ve daha karmaşık uygulamalarla beraber, yönetilen VPS mimarisine geçin.
- Olgunluk: Büyük e-ticaret ve SaaS projeleri için ayrı VPS/dedicated veya colocation mimarileri kurgulayın.
- Profesyonelleşme: İzleme, yedek, felaket kurtarma ve güvenlik süreçlerini otomatikleştirin; SLA ve sözleşme metinlerinizi standardize edin.
DCHost olarak; domain, hosting, VPS, dedicated sunucu ve colocation hizmetlerini ajansların bu yol haritasına uyacak şekilde esnek paketlerle sunuyoruz. Mevcut müşteri portföyünüzü, ortalama site tiplerinizi ve büyüme hedeflerinizi bizimle paylaştığınızda; hangi müşteriyi hangi katmanda konumlandırmanız gerektiğini, kaç vCPU/GB RAM/diske ihtiyaç duyduğunuzu ve hangi fiyat aralığında kârlı kalabileceğinizi birlikte netleştirebiliriz.
Sonuçta amaç, sadece projeleri bir sunucuya koyup bırakmak değil; hostingi ajansınız için öngörülebilir, tekrarlayan ve kârlı bir gelir kalemi haline getirmek. Doğru mimari, net tanımlı paketler, şeffaf SLA’ler ve iyi tasarlanmış fiyatlandırma ile, bunu fazlasıyla mümkün görüyoruz.
