Expire olmuş veya ikinci el bir domain gördüğünüzde akla gelen ilk şey genellikle fırsattır: Yaşlı alan adı, hazır backlink profili, belki geçmişten kalan direkt trafik… Fakat işin görünmeyen tarafında manuel ceza yemiş siteler, spam backlink dolu profiller, e-posta blackliste girmiş alan adları ve marka ihtilafı riski gibi ciddi problemler de vardır. Birçok projede, domain maliyetinden tasarruf etmek isterken hem SEO tarafında hem de güvenlikte aylarca süren zararı temizlemek zorunda kalan ekiplerle çalıştık. Bu yüzden expire olmuş veya ikinci el domain alırken romantik değil, soğuk bir risk analizi yapmak şart.
Bu rehberde, bir alan adını satın almadan önce hangi SEO ve güvenlik kontrollerini yapmanız gerektiğini, blacklist ve backlink analizini nasıl yorumlayacağınızı, marka ve hukuki riskleri nasıl en aza indirebileceğinizi adım adım anlatacağız. Hedefimiz, elinizde net bir kontrol listesi olması ve "aldıktan sonra sürpriz yaşamamanız". Domaini nerede host edeceğiniz, nasıl yönlendireceğiniz ve eski geçmişi ne ölçüde "temizlemeniz" gerektiği gibi konulara da DCHost altyapısı perspektifinden değineceğiz.
İçindekiler
- 1 Expire ve İkinci El Domain Türlerini Doğru Anlamak
- 2 Neden Expire / İkinci El Domain Cazip Görünüyor?
- 3 SEO Açısından Expire Domain Riskleri
- 4 Güvenlik ve İtibar Açısından Riskler
- 5 Satın Alma Öncesi Adım Adım Kontrol Listesi
- 6 Satın Aldıktan Sonra: Domaini Nasıl "Temizlersiniz"?
- 7 Hangi Durumda Expire / İkinci El Domain Mantıklı?
- 8 DCHost Perspektifinden Kapanış ve Öneriler
Expire ve İkinci El Domain Türlerini Doğru Anlamak
Riskleri doğru değerlendirebilmek için önce "expire" ve "ikinci el" domain kavramlarını netleştirmek gerekiyor. Her düşen veya satılan domain aynı risk seviyesinde değildir.
1. Gerçek anlamda düşen (drop) domain
Bu tip alan adları yenilenmez, grace ve redemption sürecini de geçer, sonunda registry havuzuna geri düşer. Daha sonra bir kayıt firması ya da backorder servisi üzerinden yeniden kaydedilebilir. Tarihçesi vardır; ancak WHOIS üzerinde önceki sahip gözüktüğü için "tamamen yeni bir domain" sayılmaz.
2. Auction / backorder ile alınan domain
Pek çok senaryoda alan adı, süresi dolmadan veya grace süreci bitmeden önce açık artırmaya çıkarılır. Burada genellikle iyi backlink profiline veya marka değerine sahip domainler döner. SEO açısından potansiyeli yüksek olabilir; ama geçmişte agresif link çalışması, PBN veya spam içerik kullanıldıysa risk de aynı oranda yüksektir. Bu alan adlarıyla ilgili teknik ve süreçsel detaylar için eski domain satın alma rehberimizi okumanız faydalı olur.
3. Klasik ikinci el domain (sahipten satış)
Burada domain süresi devam eder, sadece sahiplik el değiştirir. Yani teknik olarak expire değildir, ama pratikte "geçmişi olan domain" kategorisindedir. Bu tip alan adlarında marka ve hukuki riskler (ticari marka çakışması, UDRP vb.) çok daha kritik hale gelir. Ayrıntılı hukuki perspektif için marka tescili ve alan adı ihtilafları rehberine de mutlaka göz atın.
4. Park edilmiş veya yönlendirilmiş domain
Bazı alan adları uzun süre parking sayfasında tutulur veya başka sitelere 301 ile yönlendirilir. Bu durumda "gerçek" içerik geçmişi ve backlink sinyalleri, yönlendirildiği siteyle iç içe geçer. Yeni projede bu domaini kullanmak istiyorsanız, eski yönlendirmelerin ve içerik yapısının arama motorları gözündeki etkisini ayrıca analiz etmek gerekir.
Neden Expire / İkinci El Domain Cazip Görünüyor?
Bu domaine yönelik riskleri konuşmadan önce, neden bu kadar ilgi gördüğünü de netleştirmek önemli:
- Yaş faktörü: Yıllardır kayıtlı bir domain, "0 yaşındaki" yeni bir alan adına göre güven sinyali potansiyeli taşır.
- Hazır backlink profili: Kaliteli sitelerden gelen organik linkler, SEO başlangıç ivmesini ciddi şekilde hızlandırabilir.
- Marka değeri: Kısa, akılda kalıcı veya jenerik kelimelerden oluşan domainler, doğrudan marka değeri taşır.
- Doğrudan trafik: Eskiden popüler bir proje ise, hâlâ doğrudan URL yazan veya bookmarklardan gelen bir kitle olabilir.
Fakat bu avantajların tamamı, geçmişte yapılan hatalarla gölgelenmiş olabilir. SEO tarafında filtrelenmiş, güvenlik açısından kara listelere girmiş veya hukuken tartışmalı bir domain, bu artıların hepsini bir anda negatife çevirebilir. Bu yüzden gerçek sorumuz şu olmalı: "Bu domainin taşıdığı risk, sağlayacağı potansiyel faydaya değiyor mu?"
SEO Açısından Expire Domain Riskleri
SEO tarafında asıl kritik nokta, arama motorlarının bu alan adına ve geçmişine nasıl baktığıdır. Aşağıdaki başlıklar, satın alma öncesi mutlaka kontrol etmeniz gereken risk alanlarını özetliyor.
Manuel ceza ve algoritmik filtre riski
Bir domain eskiden spam içerik, otomatik üretilmiş sayfalar veya agresif link şemalarıyla kullanılmış olabilir. Bu durumda:
- Arama sonuçlarında tamamen kaybolmuş (index neredeyse sıfırlanmış) olabilir,
- Marka adını aradığınızda bile çıkmayabilir,
- Yalnızca çok alakasız veya "çöp" sayfalar görünür olabilir.
Bunlar, geçmişte manuel ceza veya algoritmik filtreye maruz kaldığının işareti olabilir. Domaini aldıktan sonra yeniden yapılandırsanız bile, bu geçmişi sıfırlamak zaman ve emek ister. Özellikle yüksek hacimli projelerde, alan adı değişimi veya domain taşıma süreçlerindeki riskler için SEO kaybı yaşamadan alan adı değiştirme rehberine de bakmanızı öneririz.
Toksik backlink profili
Expire domainlerin en büyük "bilinmeyeni" backlink profilidir. Aşağıdaki işaretler toksik bir profilin habercisidir:
- Binlerce backlink ama çok az sayıda referans alan adı (domain diversity yok),
- Kalitesiz dizin siteleri, otomatik blog ağları, yorum spamleri,
- İlgisiz sektörlerden, farklı dillerden, alakasız içeriklerden gelen yoğun link akışı,
- Aşırı ticari ve tekrarlanan anchor text kullanımı ("en ucuz x satın al" gibi).
Böyle bir profil, arama motorlarının gözünde "manipüle edilmeye çalışılmış" sinyali üretir. Bu domain üzerine yeni bir marka veya ciddi bir içerik projesi kuracaksanız, toksik backlink’leri tespit edip reddetme (disavow) sürecini en baştan planlamanız gerekir. Yoksa yeni projeniz, hiç hak etmediği halde geçmiş günahların bedelini öder.
Kategori ve dil uyumsuzluğu
Örneğin geçmişte yetişkin içerik veya bahis sitesi olarak kullanılmış bir domaini, bugün kurumsal bir B2B SaaS ürünü için kullanmak istiyorsunuz. Ya da önceki içerik ağırlıklı İngilizce iken siz Türkçe bir e-ticaret sitesi kuracaksınız.
Böyle durumlarda:
- Backlink profilindeki anchor text ve içerik temaları, yeni marka konumlandırmanızla çakışabilir,
- Arama motoru, geçmiş kategoriyi bırakıp yeni nişinizi anlamakta zorlanabilir,
- Kalıcı "yanlış sinyaller" sebebiyle sıralama alma süresi uzayabilir.
Dil ve kategori değiştirmek mümkündür, ancak bunu "temiz" bir domainle yapmak çok daha kolaydır. Eski geçmişi yeniden eğitmek, ekstra efor ve sabır gerektirir.
Yönlendirme (301) ve canonical mirası
Domainin geçmişte başka sitelere 301 ile yönlendirilmiş olması, yeni kurulumunuzda iki önemli problem doğurabilir:
- Arama motorları hâlâ eski hedef siteyi "asıl proje" olarak görüyor olabilir,
- Daha önce kurulmuş yanlış canonical etiketleri, karışık 301 zincirleri (chain) ve döngüler (loop’lar) sinyal karmaşası yaratabilir.
Satın alma öncesinde, eski URL yapısını, hangi sayfaların hangi sitelere yönlendirildiğini ve bu yönlendirmelerin bugün hâlâ aktif olup olmadığını mutlaka kontrol edin. URL yapısını baştan planlarken, SEO kaybı olmadan 301 yönlendirme kurma rehberindeki iyi uygulamalardan yararlanabilirsiniz.
Güvenlik ve İtibar Açısından Riskler
Expire veya ikinci el domainlerde yalnızca SEO değil, doğrudan güvenlik ve itibar açısından da dikkat edilmesi gereken ciddi riskler bulunur.
Phishing, malware ve kötüye kullanım geçmişi
Alan adının geçmişte kimlik avı (phishing), zararlı yazılım dağıtımı, sahte banka veya ödeme sayfaları için kullanılmış olması sık gördüğümüz bir senaryodur. Bu durumda:
- Güvenlik çözümleri ve kurumsal firewall listeleri, alan adını "tehlikeli" olarak işaretlemiş olabilir,
- Tarayıcılar (özellikle mobilde) kullanıcıya yüksek risk uyarıları gösterebilir,
- Kullanıcı tarafında güven algısı daha baştan zedelenmiş olur.
Bu kayıtların tamamını temizlemek zaman alır, hatta bazı güvenlik veri tabanlarından tamamen çıkmak neredeyse imkansız olabilir. Bu yüzden geçmişte phishing veya malware kullanımı olduğunu gösteren en ufak işaret, kırmızı bayrak olarak görülmelidir.
E-posta blackliste girme ve teslim edilebilirlik sorunları
Domain geçmişte spam e-posta gönderimi için kullanıldıysa, çok sayıda RBL (Real-time Blackhole List) üzerinde listelenmiş olabilir. Sonuçları:
- Yeni kurduğunuz kurumsal e-posta adresleri spam klasörüne düşer,
- Bazı alıcı sunucular, alan adınızdan gelen mailleri doğrudan reddedebilir,
- E-posta kanalı üzerinden iş geliştirme veya destek yürütmek neredeyse imkansız hale gelir.
Blackliste girmiş bir alan adını temizlemek mümkündür; ancak bu süreç yorucu, uzun ve garanti olmayan bir süreçtir. DCHost olarak, e-posta itibar yönetimi konusunda hazırladığımız "blacklist" ve "IP ısıtma" odaklı rehberlerde de detaylandırdığımız gibi, bazen en mantıklı çözüm temiz bir domainle yeniden başlamak olabiliyor.
Marka ve hukuki ihtilaf riski
Expire veya ikinci el domainler söz konusu olduğunda, marka hukukunu asla göz ardı etmemek gerekir:
- Alan adındaki kelime, başka bir şirket tarafından ticari marka (trademark) olarak tescil ettirilmiş olabilir,
- Önceki sahibi ile marka sahibi arasında geçmişte UDRP veya mahkeme süreçleri yaşanmış olabilir,
- Alan adı, mevcut bir markanın typo versiyonu (typosquatting) olabilir.
Böyle durumlarda, alan adını yeni projeye entegre ettikten sonra hukuki uyuşmazlıkla karşılaşma riskiniz yüksektir. Özellikle defansif domain stratejileri ve typosquat riskleri konusunda marka koruması için defansif domain satın alma rehberimizi de incelemenizi öneririz.
DNS ve altyapı kalıntıları
Önceki sahip, DNS kayıtlarını tam olarak temizlememiş olabilir. Eski MX, TXT, hatta A kayıtları kalmış; subdomain’lerden bazıları hâlâ başka servisleri işaret ediyor olabilir. Bu durum özellikle:
- Subdomain takeover (boşta kalan kayıtların kötüye kullanılması),
- Yanlış yönlendirmeler sebebiyle gizlilik ihlali,
- E-posta teslim problemleri
gibi risklere yol açabilir. Domaini satın aldığınız an, DNS kayıtlarını baştan ve temiz şekilde tasarlamak; gereksiz tüm kayıtları silmek kritik bir adımdır.
Satın Alma Öncesi Adım Adım Kontrol Listesi
Şimdi pratik tarafa geçelim. Bir expire veya ikinci el domaini gerçekten masaya yatırmak için izlemeniz gereken adımları, uygulaması kolay bir kontrol listesi halinde toparlayalım.
1. WHOIS ve sahiplik geçmişi incelemesi
- Alan adının yaşını, kayıt ve bitiş tarihlerini kontrol edin.
- Mümkünse geçmiş WHOIS kayıtlarını inceleyerek, kaç kez el değiştirdiğini görün.
- Farklı ülkelerden çok sık el değiştirmiş domainler, spekülatif al-sat veya spam amaçlı yoğun kullanım sinyali verebilir.
Alan adının yaşam döngüsünün nasıl işlediğini, grace ve redemption dönemlerinde neler olduğunu daha detaylı anlamak için alan adı yaşam döngüsü rehberimize mutlaka göz atın. Böylece "gerçekten düşen mi, yoksa sadece sahip değiştiren mi?" sorusunu daha net cevaplayabilirsiniz.
2. Marka ve hukuki tarama
Teknik SEO’dan önce hukuki riskleri elemek gerekir:
- Ülkenizde ve hedef pazarlarda ilgili ticari marka veri tabanlarını tarayın.
- Alan adıyla aynı veya çok benzer markalar var mı, hangi sınıflarda tescil edilmiş bakın.
- Arama motorunda "alanadiniz + trademark", "alanadiniz + marka tescili", "alanadiniz + ihtilaf" gibi sorgular yapın.
- UDRP geçmişi için genel aramalar yaparak önceki hukuki süreçleri araştırın.
Şüphe uyandıran bir durum varsa, ciddi yatırım yapmadan önce bir marka ve fikri mülkiyet avukatına danışmak en sağlıklı yaklaşım olacaktır.
3. Arama motoru görünürlüğü ve içerik geçmişi
Basit ama etkili sorgularla başlayın:
- site:alanadiniz.com sorgusu ile hâlen indexte kaç sayfa olduğuna bakın.
- Hiç sonuç çıkmıyorsa veya yalnızca birkaç "anlamsız" URL görünüyorsa, geçmişte ciddi ceza almış olabilir.
- Marka ismini veya domain adını tırnak içinde aratarak, blog yazıları, forum şikayetleri, haberler gibi sonuçları inceleyin.
Ardından içerik geçmişine bakın. Örneğin web arşivi (Wayback tarzı hizmetler) üzerinden:
- Kaç yıl boyunca hangi kategorilerde içerik yayınlanmış?
- Son yıllarda domain parking, bahis, yetişkin veya casino sayfalarına dönmüş mü?
- Short URL / spam sayfa şemaları (binlerce neredeyse aynı sayfa) görülüyor mu?
Bu, yeni projenizin "nereden devralacağını" netleştirir. Uzun süre çöp içerikle kullanılmış bir domain yerine, sade ama temiz geçmişi olan bir domaini tercih etmek çoğu zaman daha doğrudur.
4. Backlink profili analizi
Backlink analizi için ücretli veya ücretsiz çeşitli SEO araçlarından yararlanabilirsiniz. Önemli olan şu soruları cevaplamak:
- Toplam kaç backlink var ve bunlar kaç farklı alan adından geliyor?
- Bu alan adlarının kalitesi nasıl? (gerçek siteler mi, çöp dizin/spam ağlar mı?)
- Anchor text dağılımı doğal mı, yoksa aşırı ticari ve tekrar eden ifadeler mi var?
- Backlinklerin büyük bir kısmı aynı IP bloğundan veya aynı hosting altyapısından mı geliyor?
- Backlinklerin zaman çizelgesinde ani patlamalar ve sonrasında sert düşüşler var mı?
Eğer backlink profili:
- Aşırı yoğun,
- Çok büyük oranda "düşük kaliteli" kaynaklardan oluşmuş,
- Geçmişte belirli bir ülke veya dilde spam için kullanılmış,
ise, domaini satın alır almaz bir disavow stratejisi planlamanız şarttır. Aksi halde yeni siteniz, sıralama almakta zorlanır ve manuel inceleme riskini artırırsınız.
5. Blacklist ve güvenlik veri tabanı kontrolleri
Domaini, mümkün olduğunca çok güvenlik ve spam veri tabanında sorgulamaya çalışın:
- Alan adının phishing, malware veya kötü amaçlı yazılım yayma geçmişi var mı?
- DNSBL ve RBL listelerinde alan adı seviyesinde kayıtlar görünüyor mu?
- Alan adıyla birlikte kullanılan IP adresleri (özellikle e-posta IP’si) geçmişte spam yüzünden listelenmiş mi?
Burada kritik nokta şudur: Eğer domaini yalnızca web sitesi için kullanacaksanız, e-posta blackliste girmiş olması yine de itibar açısından risk taşır; ama alan adını kurumsal e-posta için de kullanmayı planlıyorsanız, bu risk kabul edilebilir olmayabilir. Bu ayrımı netleştirdikten sonra karar verin.
6. DNS, SSL ve teknik izler
Son olarak, domainin "teknik ayak izleri"ni inceleyin:
- Hâlâ aktif A, AAAA, MX, TXT, CNAME kayıtları var mı?
- Özellikle MX ve SPF/DKIM/DMARC kayıtları, önceki bir e-posta servis sağlayıcısını mı işaret ediyor?
- Daha önce alınmış SSL sertifikaları hangi alt alan adlarını kapsıyor, ne zaman sona ermiş?
- Subdomain’ler arasında boşta kalmış ama DNS’te duran kayıtlar var mı (olası takeover riski)?
Domaini satın aldıktan sonra zaten tüm DNS yapısını DCHost üzerindeki hosting veya VPS altyapınıza göre yeniden kurgulayacaksınız; ancak mevcut kalıntıları görmek, geçmiş kullanım hikâyesini anlamanızı kolaylaştırır.
Satın Aldıktan Sonra: Domaini Nasıl "Temizlersiniz"?
Riskleri analiz ettiniz, satın almaya karar verdiniz ve domain artık sizin hesabınızda. Şimdi yapılması gereken, bu alan adını mümkün olduğunca "temiz" ve öngörülebilir hale getirmek.
1. Temiz DNS ve hosting altyapısı
- Önce tüm eski DNS kayıtlarını gözden geçirin, işe yaramayanları silin.
- DCHost üzerindeki hosting, VPS, dedicated veya colocation altyapınız için gereken A, AAAA, MX, TXT, CNAME kayıtlarını sıfırdan tanımlayın.
- Gereksiz subdomain’ler (eski kampanyalar, üçüncü taraf servisler vb.) bırakmayın.
Bu aşamada, DCHost’un sunduğu DNS yönetimi ve güvenlik özelliklerinden yararlanarak, SPF/DKIM/DMARC gibi kayıtları da en baştan doğru kurmanız önerilir. Böylece hem SEO tarafında hem de e-posta teslim edilebilirliğinde temiz bir sayfa açmış olursunuz.
2. İçerik mimarisi ve URL yapısını yeniden tasarlama
Eski site yapısını birebir kopyalamak zorunda değilsiniz; hatta çoğu zaman bunu yapmak iyi bir fikir değildir. Yapmanız gereken:
- Hedef projenizin bilgi mimarisini (ana sayfa, kategori, içerik sayfaları) sıfırdan planlamak,
- Eski URL’ler için 301 yönlendirme haritası çıkarmak,
- Çöp içerik veya alakasız eski sayfaları 410 (Gone) ile kalıcı olarak kapatmayı düşünmek,
- Canonical etiketlerini net ve tutarlı şekilde kurgulamak.
Özellikle yüksek trafikli bir projeyi taşıyorsanız, 301 ve canonical stratejilerini doğru kurmak için SEO kaybı olmadan URL yapısı değiştirme rehberimizdeki adımlar size yol gösterebilir.
3. Backlink temizliği ve disavow stratejisi
Satın alma öncesinde tespit ettiğiniz toksik backlink’ler için somut bir eylem planı yapın:
- Önce gerçekten zararlı olduğundan emin olduklarınızı işaretleyin.
- Mümkünse site sahipleriyle iletişime geçerek manuel kaldırma talep edin.
- Kaldırılamayanlar için arama motoru disavow özelliğini kullanarak reddetme dosyası oluşturun.
- Bu dosyayı periyodik olarak güncelleyip, yeni toksik linkleri de ekleyin.
Disavow işlemini abartıp "her şeyi reddetmek" de doğru değildir; çünkü domainin değerli linklerini de kaybedebilirsiniz. Hedef; gerçekten manipülatif, spam ve alakasız kaynaklardan gelen linkleri filtrelemek olmalıdır.
4. E-posta ve blacklist rehabilitasyonu
Alan adını kurumsal e-posta için de kullanacaksanız:
- Önce temiz bir e-posta altyapısı kurun (DCHost üzerindeki hosting veya ayrı bir e-posta sunucusu).
- SPF, DKIM ve DMARC kayıtlarını doğru şekilde yapılandırın.
- Alan adını ve IP’nizi spam/blacklist veri tabanlarında düzenli aralıklarla kontrol edin.
- İlk aylarda yavaş ve kontrollü bir gönderim hacmiyle "ısıtma" stratejisi uygulayın.
Eğer domain veya IP birden fazla ciddi listede görünüyorsa, delisting başvuruları yapabilirsiniz; ancak bunun her zaman başarıyla sonuçlanmayabileceğini akılda tutun. Bazı durumlarda "iki alan adı stratejisi" (biri sadece web, diğeri sadece e-posta için) daha sağlıklı olabilir.
5. Güvenlik sertleştirmesi ve izleme
Yeni alan adınızı DCHost altyapısına aldıktan sonra mutlaka şu adımları izleyin:
- Güncel SSL/TLS sertifikası kurun, tercihen HSTS ve modern şifre paketleriyle yapılandırın.
- Web uygulamanız için WAF (Web Application Firewall) ve temel rate limiting kuralları kullanın.
- Yönetim panellerini IP kısıtlaması, 2FA ve mümkünse mTLS gibi ek yöntemlerle koruyun.
- Sunucu loglarını ve HTTP durum kodlarını (özellikle 4xx/5xx) düzenli olarak izleyin.
Böylece geçmişte sorunlu şekilde kullanılmış bir domainin "yeni hayatında" güvenlik tarafını en baştan sağlamlaştırmış olursunuz.
Hangi Durumda Expire / İkinci El Domain Mantıklı?
Tüm bu riskleri gördükten sonra birçok kişi "o zaman hiç eski domain almayalım" noktasına geliyor. Aslında doğru senaryoda, iyi analiz edilmiş ikinci el bir domain büyük avantaj sağlayabilir.
İkinci el domain için olumlu işaretler
- Uzun süredir aynı nişte, tutarlı bir içerik temasıyla kullanılmış olması,
- Backlink profilinin az ama öz, çoğunlukla kaliteli ve ilgili sitelerden oluşması,
- Phishing, malware, spam veya marka ihtilafı geçmişine rastlanmaması,
- Hedeflediğiniz pazar ve dil ile uyumlu bir geçmişe sahip olması,
- Arama sonuçlarında normal, doğal bir görünüm sergilemesi (ne "aşırı parlayan" ne de "tamamen kaybolmuş").
Böyle bir domain, özellikle içerik projeleri, niş bloglar veya aynı sektörde markasını yenilemek isteyen işletmeler için değerli olabilir.
Mutlaka uzak durmanız gereken durumlar
- Uzun süre yetişkin, bahis, casino, hack araçları vb. riskli sektörlerde kullanılmış domainler,
- Çok sayıda ciddi blacklist kaydı, phishing/malware geçmişi olan domainler,
- Ağır toksik backlink profili, binlerce çöp link ve PBN izleri taşıyan domainler,
- Mevcut büyük markalarla bariz şekilde çakışan veya typo (typosquat) niteliğinde alan adları,
- Arama sonuçlarında hiç görünmeyen veya yalnızca çok tuhaf, anlamsız sayfalarla yer alan domainler.
Bu tip alan adlarında "fiyat çok uygundu" gerekçesiyle girmek, orta ve uzun vadede SEO ve güvenlik tarafında ödeyeceğiniz bedeli neredeyse her zaman artırır.
DCHost Perspektifinden Kapanış ve Öneriler
Expire olmuş veya ikinci el bir domain, doğru analiz edildiğinde gerçekten güçlü bir başlangıç olabilir; ama analizi atlayıp sadece "yaşlı domain" etiketiyle hareket ettiğinizde, hem SEO ekibini hem de güvenlik tarafını uzun süre uğraştıracak bir problem satın almış olursunuz. DCHost tarafında yeni projeleri konumlandırırken, özellikle geçmişi olan alan adları için daima şu sırayı öneriyoruz: önce marka ve hukuki tarama, sonra SEO ve backlink analizi, en sonunda da güvenlik ve blacklist kontrolleri.
Domaini satın almaya karar verdiğiniz noktada, onu barındıracağınız altyapıyı da aynı titizlikle seçmeniz gerekir. DCHost’un paylaşımlı hosting, VPS, dedicated sunucu ve colocation çözümlerinde; DNS yapılandırması, SSL/TLS kurulumu, e-posta doğrulama kayıtları ve güvenlik sertleştirmesi gibi adımları birlikte planlayarak, domaininizin "yeni hayatına" mümkün olan en temiz başlangıcı yapmasını sağlayabilirsiniz. Eğer elinizde değerlendirmek istediğiniz bir veya birkaç expire domain varsa, bu rehberi bir kontrol listesi gibi kullanın; takıldığınız noktada ise teknik ekibimizle detaylı bir mimari ve risk analizi oturumu planlamaktan memnuniyet duyarız.
