Teknoloji

Ubuntu mu Debian mi AlmaLinux mu? VPS Üzerinde Web Hosting İçin Doğru Seçim

İçindekiler

VPS Üzerinde web hosting İçin Linux Dağıtımı Neden Bu Kadar Kritik?

VPS satın alırken çoğu kullanıcı önce CPU, RAM ve NVMe disk boyutuna bakıyor; dağıtım seçimi genelde bir açılır menüde “Ubuntu / Debian / AlmaLinux” arasında hızlıca karar verilen son adım oluyor. Oysa uzun vadede site performansınızı, güvenliğinizi, kontrol paneli seçeneklerinizi ve yönetim maliyetinizi en çok etkileyen kararlardan biri tam olarak bu Linux dağıtımı seçimi.

Özellikle web hosting odaklı bir VPS kuruyorsanız; yani WordPress, WooCommerce, Laravel, Node.js tabanlı uygulamalar, ajanslar için çoklu müşterili yapılar ya da kurumsal siteler host edecekseniz; dağıtım:

  • Hangi kontrol panelini (cPanel, DirectAdmin, Plesk vb.) kullanabileceğinizi,
  • Güncellemelerin ne kadar sık ve ne kadar radikal geleceğini,
  • Güvenlik yamalarının ne hızda uygulanacağını,
  • Destek ve dokümantasyon zenginliğini,
  • Onlarca siteyi aynı sunucuda yönetirken karşılaşacağınız sürprizleri

doğrudan belirliyor. DCHost olarak hem yönetilen hem yönetilmeyen VPS altyapılarında yüzlerce Ubuntu, Debian ve AlmaLinux sunucuyu günlük olarak yönetiyoruz. Bu yazıda, masa başında teorik tartışmalardan ziyade sahadaki gerçek deneyime dayanarak, web hosting perspektifinden Ubuntu mu, Debian mı, AlmaLinux mu daha mantıklı sorusunu parça parça açacağız.

Genel VPS iş yükleri (VPN, oyun sunucusu, veritabanı, GitLab vb.) için daha geniş bir değerlendirme arıyorsanız, ayrı olarak hazırladığımız VPS için Linux dağıtımı seçimi rehberine de göz atabilirsiniz. Bu yazıda ise odağı özellikle VPS üzerinde web hosting senaryosuna daraltıyoruz.

Ubuntu, Debian ve AlmaLinux: Kısaca Kim, Ne Sunuyor?

Ubuntu: Popüler, güncel ve bol dokümantasyonlu

Ubuntu, Debian tabanlı ama çok daha hızlı güncelleme alan, masaüstünde olduğu kadar sunucu tarafında da yaygınlaşmış bir dağıtım. “LTS” (Long Term Support) sürümleri 5 yıl resmi destek alıyor, bu da üretim ortamında oldukça konforlu. Paket depoları görece yeni olduğu için PHP, Nginx, Node.js, Redis, MariaDB gibi bileşenlerde güncel kalmak genelde daha kolay.

Debian: Minimal, çok stabil, geleneksel

Debian, muhafazakâr paket politikası ve stabilite odaklı yaklaşımı ile biliniyor. Paketler yeni sürümlere çok hızlı geçmiyor, ama bir şey kurup çalıştırdığınızda yıllarca sorunsuz çalışması hedefleniyor. Sunucu tarafında “bir kez kur, uzun süre dokunma” yaklaşımını seven sistem yöneticilerinin klasik tercihi.

AlmaLinux: RHEL uyumlu, panel dostu hosting klasiği

AlmaLinux, RHEL uyumlu (binary compatible) bir dağıtım. Web hosting dünyasında uzun yıllardır alıştığımız klasik “Enterprise Linux” çizgisinin devamı gibi düşünebilirsiniz. cPanel gibi popüler hosting panelleri resmi olarak yalnızca bu aileyle uyumlu olduğundan, panel temelli web hosting kurulacaksa çok kritik bir rol oynuyor. Uzun destek süreleri, konservatif paket politikası ve kurumsal odaklılığıyla öne çıkıyor.

Web Hosting Perspektifinden Hangi Kriterlere Bakmalıyız?

Paket güncelliği ve uyumluluk

Web hosting için en sık dokunduğumuz bileşenler: PHP, MySQL/MariaDB/PostgreSQL, Nginx/Apache/LiteSpeed, Redis/Memcached, Certbot/ACME istemcileri, Node.js (front-end build, SSR) ve bazen de Python/Ruby.

Dağıtım seçimi burada şunları etkiler:

  • PHP 8.3, 8.4 gibi yeni sürümlere ne kadar hızlı ulaşabildiğiniz,
  • WordPress, Laravel, Magento gibi uygulamaların sürüm gereksinimlerini karşılayıp karşılamadığınız,
  • Üçüncü parti repo (PPA, Sury, Remi vb.) ihtiyacınızın artıp azalmadığı,
  • “eski PHP”yi bir iki site için uzun süre taşıma imkanınız.

Yeni özellikleri erken kullanmak isteyen geliştirici ekipler için hızlı güncellenen bir dağıtım (örneğin Ubuntu LTS) keyifli olurken, onlarca müşteri sitesini aynı panelde yöneten ajanslar için stabil ve yavaş değişen bir ortam (AlmaLinux veya Debian) daha güvenli hissettirebilir.

Stabilite ve uzun vadeli destek (LTS)

Web hosting tarafında servis sürekliliği her şeyden önemli. Çoğu işletme “son sürüm olsun”dan çok, “bozulmasın” derdinde. Bu yüzden:

  • Destek süresi uzun (5–10 yıl),
  • Kernel ve kullanıcı alanı paketlerinde geriye dönük uyumluluğa özen gösteren,
  • Majör sürüm yükseltmelerinde net ve dokümante edilmiş yollar sunan

dağıtımlar web hosting için daha anlamlıdır. AlmaLinux ve Debian bu konuda güçlü; Ubuntu da LTS çizgisiyle oldukça dengeli bir noktada.

Güvenlik yamaları ve ek sertleştirme

İnternete açık her VPS için güvenlik kritik; ama web hosting söz konusu olduğunda yüzlerce WordPress site, yüzlerce eklenti ve onlarca geliştirici hesabı işin içine giriyor. Bu yüzden:

  • Güvenlik yamalarının hızlı geldiği,
  • kernel güvenlik yamalarının otomatik uygulanabildiği (livepatch, kpatch vs.),
  • fail2ban, ufw/firewalld, SELinux/AppArmor gibi araçlarla uyumlu çalışan

bir dağıtım büyük avantaj. VPS tarafında temel güvenlik kontrollerini kurma konusunda detay istiyorsanız VPS güvenlik sertleştirme kontrol listesi rehberimize göz atabilirsiniz.

Kontrol panelleri ve hosting ekosistemi uyumu

Web hosting yaparken çoğu kullanıcı için kontrol paneli (cPanel, DirectAdmin, Plesk vb.) günlük hayatın merkezinde. Bu noktada çok kritik bir gerçek var:

  • cPanel resmi olarak yalnızca RHEL uyumlu dağıtımları (AlmaLinux vb.) destekler.
  • DirectAdmin hem Debian/Ubuntu hem de AlmaLinux üzerinde çalışabilir.
  • Plesk yine birçok dağıtımı destekler ama en büyük ekosistem genellikle RHEL uyumlu tarafta oluşur.

Yani “cPanel şart” diyorsanız, pratikte AlmaLinux çizgisine mecbursunuz. Panel kullanmadan yalnızca SSH ile yönetim düşünüyorsanız; Ubuntu ve Debian çok güçlü alternatifler haline geliyor. Sadece SSH ile web sitesi yayına alma konusunda pratik adımlar için kontrol paneli olmadan VPS yönetimi rehberimizi de inceleyebilirsiniz.

Ubuntu ile Web Hosting: Geliştirici Dostu ve Esnek

Avantajlar

Ubuntu, özellikle geliştirici ekiplerin ve DevOps süreçlerinin gözdesi. Web hosting açısından öne çıkan artıları:

  • Güncel paketler: PHP, Nginx, Node.js gibi bileşenlere resmi depolardan görece hızlı erişim.
  • Geniş dokümantasyon: Stack Overflow’dan blog yazılarına kadar çoğu “nasıl yapılır” içeriği Ubuntu örnekleriyle anlatılıyor.
  • Geliştirici araçları: Git, Docker, Kubernetes CLI, Ansible vb. araçlara efor harcamadan ulaşmak mümkün.
  • LTS sürümleri: 5 yıl destek süresiyle, her sene majör sürüm yükseltmenize gerek kalmaz.
  • Topluluk ve destek: Sorun yaşadığınızda çözüm bulma ihtimaliniz yüksek.

Dikkat edilmesi gerekenler

Ubuntu ile web hosting yaparken göz önünde bulundurmanız gereken birkaç nokta var:

  • cPanel desteği yok: cPanel kurmak istiyorsanız Ubuntu uygun değil, panel seçiminiz kısıtlanır.
  • Hızlı değişen paketler: Bazı LTS dışı depolarda çok hızlı güncelleme, beklenmedik uyumsuzluklara sebep olabilir.
  • Çok kiracılı hosting: Ajans gibi onlarca müşteriyi aynı VPS’te panel ile yönetmek istiyorsanız, Ubuntu + pure open-source stack iyi planlanmalı.

Bu yüzden Ubuntu, özellikle:

  • GitOps, CI/CD, Docker veya Kubernetes’e yakın olmak isteyen ekipler,
  • Laravel/Node.js ağırlıklı modern web uygulamaları,
  • Tek proje veya az sayıda proje yürüten ekipler

için oldukça rahat bir platform sunuyor.

Kimler için ideal?

Deneyimlerimizden gördüğümüz tipik kullanım profili şöyle:

  • Geliştirme ekibi olan startuplar, SaaS projeleri,
  • Tek bir büyük WordPress/Laravel uygulamasına odaklanan projeler,
  • CI/CD ile otomatik deploy kullanan takımlar,
  • Kontrol paneli yerine Nginx + PHP-FPM + Git deploy akışı kurmayı sevenler.

Bu tip senaryolarda DCHost üzerindeki Ubuntu tabanlı VPS’ler, “önce geliştirici deneyimi” diyen ekipler için genelde en konforlu seçenek oluyor.

Debian ile Web Hosting: Minimal, Sağlam ve Öngörülebilir

Avantajlar

Debian, “stable” dalıyla ünlü. Web hosting tarafında öne çıkan artıları:

  • Yavaş ama güvenli paket akışı: Yeni sürümler aceleyle değil, sıkı testlerden geçtikten sonra geliyor.
  • Minimal yaklaşım: Kurulum sonrası sistem sade; gereksiz servisler az, bu da saldırı yüzeyini küçültüyor.
  • Uzun ömürlü sürümler: Debian Stable sürümleri yıllarca üretimde rahatça kullanılabiliyor.
  • Resource dostu: Hafif ayak izi, düşük kaynaklı VPS’lerde avantaj sağlayabiliyor.

Dikkat edilmesi gerekenler

Debian’ın tutucu yaklaşımının doğal sonucu olarak bazı dezavantajlar var:

  • Daha eski paketler: Stable deposundaki PHP, MariaDB, Nginx sürümleri bazen “uygulamanızın önerdiğinden” daha eski olabilir.
  • Ek repo ihtiyacı: Daha yeni PHP veya Nginx için üçüncü parti depolar eklemek gerekebilir.
  • Dokümantasyon örnekleri: İnternetteki birçok rehber Ubuntu odaklı; Debian için ufak farkları anlayabilmeniz gerekiyor.

Bu, Debian’ın kötü olduğu anlamına gelmiyor; sadece “ben paketleri elle seçerim, hangi repoyu niye eklediğimi bilirim” diyen biraz daha tecrübeli sistem yöneticilerine hitap ediyor.

Kimler için ideal?

Debian’ı, şu profildeki kullanıcılar için özellikle seviyoruz:

  • Ölçülü sayıda site barındıran ama uzun ömürlü projelere odaklanan ekipler,
  • “Bir kez kur, yıllarca ufak ufak güncelle” felsefesini seven sistemciler,
  • Yüksek stabilite isteyen kurumsal intranet/ekran arkası servisler,
  • Kaynakları sınırlı ama temiz mimarili VPS’ler.

Debian üzerinde yeni açtığınız bir VPS’te ilk yapmanız gereken adımlar için Yeni VPS’te ilk 24 saat rehberimizi de dağıtımdan bağımsız olarak uygulayabilirsiniz.

AlmaLinux ile Web Hosting: cPanel ve Klasik Hosting Dünyasının Devamı

Avantajlar

AlmaLinux, RHEL uyumlu yapısıyla klasik hosting ekosisteminin üzerine oturduğu aileyi temsil ediyor. Web hosting açısından büyük artıları:

  • cPanel uyumluluğu: cPanel/WHM kurulumları için pratikte bir numaralı tercih.
  • Hosting ekosistemi: CloudLinux, Imunify, LiteSpeed, WHMCS entegrasyonları gibi pek çok ticari/kurumsal araç bu dünyaya göre optimize.
  • Uzun destek süresi: Kurumsal çizgide, sürümler uzun yıllar destekleniyor.
  • Ajanslar için ideal: 20–200 arası müşteriyi tek panelde yönetmek, reseller hesapları açmak, paket limitleri tanımlamak AlmaLinux + cPanel kombinasyonunda çok olgun.

Dikkat edilmesi gerekenler

AlmaLinux’un da web hosting senaryosunda göz önünde bulundurmanız gereken noktaları var:

  • Güncellik yerine stabilite: Paketler genelde daha tutucu; “en son PHP”yi her zaman repoda bulamayabilirsiniz (cPanel’in çoklu PHP mekanizması bu açığı kapatıyor).
  • Panel bağımlılığı: Çoğu kullanıcı AlmaLinux’u doğrudan değil, cPanel/DirectAdmin üzerinden deneyimliyor; bu da sorun giderirken panel ve dağıtım etkileşimini iyi anlamayı gerektiriyor.
  • Manuel yönetim: Panel olmadan “sade AlmaLinux” kullanacaksanız, RHEL ekosistemini iyi tanımak avantaj sağlıyor.

cPanel kurulumu planlıyorsanız, detaylı adımlar için hazırladığımız AlmaLinux üzerinde cPanel kurulumu rehberine mutlaka göz atın.

Kimler için ideal?

AlmaLinux özellikle şu senaryolarda parlıyor:

  • cPanel/WHM kullanmak isteyen ajanslar, freelancerlar ve hosting işi yapanlar,
  • Reseller mimarisiyle onlarca müşteriyi tek VPS veya dedicated sunucuda yönetmek isteyenler,
  • Kullanıcı dostu panel, e-posta yönetimi, yedekleme ve güvenlik araçlarını tek panelden yönetmek isteyen işletmeler,
  • “Distro tarafını çok düşünmeden, klasik hosting akışını” yaşamak isteyen ekipler.

Kullanım Senaryolarına Göre Ubuntu – Debian – AlmaLinux Karşılaştırması

1) Tek WordPress / WooCommerce sitesi: KOBİ veya kişisel proje

Eğer bir adet WordPress veya WooCommerce siteniz var ve kontrol paneli şart değilse:

  • Ubuntu: LTS bir sürüm + Nginx + PHP-FPM + Let’s Encrypt ile çok konforlu, dokümantasyonu bol bir ortam kurabilirsiniz.
  • Debian: Daha az güncellemeyle uzun süre dokunmadan gidebileceğiniz, sade ve stabil bir ortam sunar.
  • AlmaLinux: cPanel ile birlikte kurulup “paylaşımlı hosting rahatlığını” VPS üzerinde yaşamak istiyorsanız harika.

“Ben teknik detayla uğraşmak istemiyorum, panel olsun, e-posta ve FTP’yi arayüzden yöneteyim” diyorsanız AlmaLinux + panel; “kontrol bende olsun, sade olsun” diyorsanız Ubuntu veya Debian daha uygun.

2) Ajanslar ve freelancerlar: Onlarca WordPress sitesi

Ajanslar için kritik nokta: çok sayıda müşteriyi, yedeklerini, e-postalarını ve SSL’lerini tek panelden yönetebilmek. Bu tabloda:

  • AlmaLinux: cPanel/WHM veya DirectAdmin ile reseller mimarisi kurmak için en olgun seçenek.
  • Ubuntu/Debian: DirectAdmin veya Plesk ile de bu yapı kurulabilir, ama cPanel alışkanlığı olan ajanslar genelde AlmaLinux çizgisine daha çabuk ısınıyor.

Ajanslar için mimariyi nasıl ölçeklendireceğinizi daha geniş perspektiften görmek isterseniz ajanslar için reseller hosting mi VPS mi rehberimize de göz atmanızı öneririz.

3) E-ticaret ve yüksek trafik: WooCommerce, Magento, büyük kataloglar

Yoğun trafik alan, kampanya dönemlerinde yükü artan e-ticaret sitelerinde:

  • Performans tuning’i (PHP-FPM, MySQL/MariaDB, Redis) ve
  • yatay/dikey ölçeklendirme (ayrı veritabanı sunucusu, cache sunucusu vb.)

kritik hale gelir. Burada dağıtım seçiminin etkisi biraz daha dolaylı:

  • Ubuntu: MariaDB, Redis, Nginx, PHP’nin yeni sürümlerine hızlı erişim, performans denemeleri yapmak isteyen teknik ekipler için avantajlı.
  • Debian: Kararlı ve tahmin edilebilir, ama çok agresif tuning yapmak isteyen ekipler için bazen biraz “yavaş hissettirebilir”.
  • AlmaLinux: cPanel + LiteSpeed + Redis gibi kombinasyonlarda yıllardır kullanılan, bilinen bir zemin.

Bu tip projelerde hangi dağıtımı seçerseniz seçin; veritabanı tuning’i, PHP-FPM ayarları ve cache mimarisi daha belirleyici olur. Örneğin WooCommerce için PHP-FPM ayarları rehberinde anlattığımız prensipler, Ubuntu/Debian/AlmaLinux fark etmeksizin geçerli.

4) Geliştirme, test ve canlı ortamları ayıran ekipler

Profesyonel ekipler çoğunlukla geliştirme (dev), test/staging ve canlı (prod) ortamları ayırıyor. Böyle bir yapıda:

  • Ubuntu: CI/CD entegrasyonları, container ekosistemi ve modern araçlarla uyumu sayesinde dev/staging ortamlarında sıklıkla tercih ediliyor.
  • Prod ortamda ise ekip kültürüne göre ya aynı dağıtım (Ubuntu) korunuyor ya da daha konservatif bir dağıtıma (Debian/AlmaLinux) geçilebiliyor.

Bu ayrımı nasıl kurgulayacağınız konusunda daha detaylı fikir almak isterseniz geliştirme, test ve canlı ortamlar için hosting mimarisi rehberimizi okumanızı öneririm.

Güvenlik, Yedekleme ve Yönetilebilirlik Açısından Farklar

Güvenlik sertleştirme

İyi haber şu: Ubuntu, Debian ve AlmaLinux’un üçü de güvenlik anlamında gayet olgun. Aralarındaki fark, daha çok kullanılan araç seti ve varsayılan ayarlar:

  • Ubuntu/Debian: ufw, fail2ban, AppArmor, iptables/nftables kombinasyonları yaygın.
  • AlmaLinux: firewalld, SELinux, fail2ban sıkça kullanılıyor; cPanel kuruluysa panelin kendi güvenlik katmanı da devreye giriyor.

Hangi dağıtımı seçerseniz seçin, VPS güvenlik sertleştirme rehberindeki SSH sertleştirme, şifre politikaları, fail2ban ve güvenlik duvarı adımlarını uyguladığınız sürece temel güvenlik seviyeniz benzer olacaktır.

Yedekleme stratejileri

Dağıtımdan bağımsız olarak, web hosting tarafında asıl kritik olan yedekleme mimariniz. Yani:

  • Uygulama dosyaları + veritabanı + yapılandırma dosyalarını birlikte alıyor musunuz?
  • Yedekleri VPS’in dışında, farklı bir lokasyonda saklıyor musunuz?
  • Geri yükleme testlerini düzenli yapıyor musunuz?

Panel kullanıyorsanız (özellikle AlmaLinux + cPanel), otomatik yedekleme modülleri işinizi epey kolaylaştırır. Panel yoksa, rsync, restic, borg gibi araçlarla uzak depolamaya yedek almayı tercih ediyoruz. Bu konuda S3 uyumlu depolama ile yedeklerinizi nasıl birleştirebileceğinizi görmek için rclone & restic ile otomatik yedek alma rehberimize göz atabilirsiniz.

Yönetilebilirlik ve insan kaynağı

Belki de en az konuşulan ama en kritik nokta: Bu sunucuyu kim yönetecek?

  • Ekibiniz ağırlıklı olarak Ubuntu biliyorsa, sırf panel için AlmaLinux seçmek ileride sorun çıkarabilir.
  • Ajansınız yıllardır cPanel ile çalışıyorsa, sırf “güncel paketler” için Ubuntu’ya geçmek eğitim maliyeti yaratabilir.
  • Debian’ı iyi bilen bir sistem yöneticiniz varsa, sade bir Debian ortamı sizin için inanılmaz stabil bir zemin olabilir.

DCHost tarafında yönetilen VPS tercih eden müşterilerimizde, dağıtım seçimini genelde ekibin teknoloji yığınına ve yönetim alışkanlıklarına göre birlikte netleştiriyoruz. Yönetilmeyen VPS’lerde ise bildiğiniz dağıtımı tercih etmek; kriz anında sizi kurtaracak en önemli faktör.

DCHost Perspektifinden Pratik Öneriler

Yeni başlıyorsanız ve teknik bilginiz sınırlıysa

Hem kendi sitenizi hem de birkaç müşterinizi host etmek istiyorsunuz, ama SSH tarafında çok tecrübeli değilsiniz:

  • AlmaLinux + cPanel/DirectAdmin sizin için muhtemelen en düşük riskli ve en konforlu yol.
  • Panel sayesinde e-posta, FTP, veritabanı, SSL, yedekleme gibi konuları arayüzden yönetirsiniz.
  • Güvenlik ve kaynak kullanımı için DCHost destek ekibiyle birlikte temel sertleştirme adımlarını atabilirsiniz.

Geliştirici odaklı, tek proje veya az sayıda proje host edecekseniz

Git üzerinden deploy, CI/CD, Docker, belki Kubernetes gibi araçları seviyorsanız:

  • Ubuntu LTS, modern araçlarla uyumu ve dokümantasyonu sayesinde çok rahat edeceğiniz bir zemin.
  • Debian da benzer biçimde işinizi görecektir; ama paketlerin güncelliği konusunda planlı hareket etmeniz gerekir.

Bu tarz VPS’lerde panel olmadan yönetim yapıyorsanız; sadece SSH ile web sitesi yayınlama rehberindeki akışı takip ederek hızlıca üretim ortamı kurabilirsiniz.

Ajanssanız ve onlarca WordPress siteniz varsa

Burada yıllardır gördüğümüz pratik sonuç net:

  • AlmaLinux + cPanel/WHM kombinasyonu, reseller mimarisi ve uçtan uca hosting deneyimi açısından hâlâ en dengeli çözüm.
  • Gelişmiş senaryolarda bu yapıyı ikinci bir VPS ile (örneğin ayrı veritabanı sunucusu veya ayrı yedek sunucusu) destekleyip ölçeklendirmek çok kolay.

Mevcut paylaşımlı hosting paketinizi VPS’e taşımayı düşünüyorsanız, paylaşımlı hosting’den VPS’e sorunsuz geçiş rehberimizi adım adım takip etmek taşınma sürecini oldukça rahatlatır.

Sonuç: “En İyi” Değil, Sizin İşinize En Uygun Dağıtımı Seçmek

Ubuntu mu, Debian mı, AlmaLinux mu sorusunun tek bir doğru cevabı yok. Asıl soru şu olmalı: “Benim ekip yapım, yönetim alışkanlıklarım ve web projelerimin türü göz önüne alındığında hangisi daha az sürpriz çıkarır ve bana daha az operasyonel yük bindirir?”

  • cPanel/klasik hosting deneyimi, reseller mimarisi ve ajans yapısı ön plandaysa: AlmaLinux neredeyse tartışmasız daha mantıklı.
  • Geliştirici odaklı, modern stack, CI/CD, Docker/Kubernetes ön plandaysa: Ubuntu LTS genelde en konforlu seçim.
  • Uzun ömürlü, sakin, tahmin edilebilir bir sunucu istiyorsanız ve Linux’a hakimseniz: Debian sizi yıllarca üzmeden iş görür.

DCHost olarak Linux VPS, dedicated sunucu ve colocation altyapılarımızda bu üç dağıtımı da günlük olarak yaşıyoruz. Yeni bir VPS alırken hangi dağıtımı seçeceğinizden emin değilseniz, bize projelerinizi, ekip yapınızı ve büyüme planınızı anlatmanız çoğu zaman yeterli oluyor; birlikte hem teknik hem de operasyonel açıdan en az sürprizli yolu netleştirebiliyoruz.

Bir sonraki adımınız ister ilk VPS’inizi almak, ister mevcut hosting altyapınızı DCHost’a taşımak olsun; dağıtım seçimi dahil tüm mimariyi birlikte planlamak için destek ekibimiz her zaman yanınızda. Doğru distro, doğru kaynak boyutları ve doğru güvenlik/yedekleme stratejisiyle; web siteleriniz uzun süre stabil, güvenli ve hızlı bir zeminde yaşayabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Saf hız açısından üç dağıtım arasında dramatik bir fark yok; aynı donanımda, aynı Nginx/PHP-FPM/MySQL ayarlarıyla kurulum yaptığınızda performansı daha çok yazılım konfigürasyonu ve önbellekleme stratejiniz belirler. Ubuntu genelde daha güncel kernel ve paketlerle geldiği için yeni donanım ve modern TCP ayarlarında küçük avantajlar sağlayabilir. AlmaLinux tarafında ise LiteSpeed gibi ticari web sunucuları ve cPanel ile birlikte gelen optimizasyonlar hız hissini artırabilir. Debian ise minimal yapısıyla düşük kaynaklı VPS’lerde avantajlı olabilir. Özetle, dağıtımı performans için değil; panel, ekosistem ve ekip alışkanlıklarınız için seçin; hızı doğru tuning ile elde edin.

Hayır. cPanel, resmi olarak yalnızca RHEL uyumlu dağıtımları (AlmaLinux gibi) destekler. Ubuntu veya Debian üzerinde cPanel kurulumunu denemek hem destek dışı kalmanıza hem de güncellemelerde ciddi sorunlar yaşamanıza yol açar. cPanel/WHM, reseller hesapları, otomatik yedekleme ve kolay e-posta yönetimi gibi özellikler sizin için kritikse, VPS veya dedicated sunucu tarafında AlmaLinux seçmeniz pratikte zorunlu diyebiliriz. Debian veya Ubuntu’da panel kullanmak istiyorsanız, DirectAdmin veya Plesk gibi alternatiflere yönelebilir ya da tamamen SSH ile yönetilen bir mimari kurabilirsiniz.

Küçük bir WordPress sitesi için hangi dağıtımın daha mantıklı olduğu sizin yönetim tarzınıza bağlı. Teknik tarafa hakimsiniz, SSH ile çalışmaktan çekinmiyorsunuz ve panel şart değilse Ubuntu LTS üzerinde Nginx + PHP-FPM + Let’s Encrypt ile hafif ve güncel bir ortam kurmak oldukça keyifli. Güvenlik ve performans ayarlarını kendiniz yaparsınız. Öte yandan, FTP hesabını arayüzden açmak, e-posta kutularını panelden yönetmek ve yedeklemeyi cPanel arayüzünden ayarlamak istiyorsanız AlmaLinux + cPanel çok daha konforlu olacaktır. Yani WordPress’in kendisi değil, sizin yönetim tercihiniz hangi dağıtımın daha mantıklı olduğunu belirliyor.

Sırf "moda oldu" diye Debian’dan AlmaLinux’a geçmeniz gerekmez. Debian üzerinde stabil çalışan, panel gerektirmeyen ve ekipçe yönetimine alıştığınız bir web hosting ortamınız varsa; bu devam ettirilebilir. Geçişi ancak ihtiyaçlarınız değiştiğinde düşünmelisiniz. Örneğin ajans yapısına geçip reseller hesaplarıyla onlarca müşteriyi tek panelden yönetmek istiyorsanız, cPanel’in gücünden yararlanmak için AlmaLinux tarafına geçmek mantıklı hale gelir. Ya da üçüncü parti ticari güvenlik/hosting araçlarının çoğu RHEL uyumlu dağıtımları destekliyorsa yine AlmaLinux avantajlı olur. Özetle, panel ve ekosistem ihtiyacınız yoksa Debian’dan sırf dağıtım adı için kaçmanıza gerek yok.

En pratik yol, önce kendi senaryonuzu netleştirmek: Kaç site host edeceksiniz, panel kullanmak istiyor musunuz, ekipte kimler sunucuyu yönetecek ve hangi teknolojileri (WordPress, Laravel, Node.js, Docker vs.) kullanacaksınız? Eğer cPanel/WHM ve reseller yapısı net bir ihtiyaçsa AlmaLinux seçmeniz en sağlıklı yol. Geliştirici odaklı, panel gerektirmeyen modern bir stack kuracaksanız Ubuntu LTS genelde daha rahat hissettiriyor. Uzun ömürlü, sakin ve sade bir ortam arıyorsanız Debian da güçlü bir aday. Karar veremiyorsanız, sipariş öncesi DCHost ekibine senaryonuzu özetleyip yazmanız yeterli; birlikte dağıtımı, kaynak boyutlarını ve temel güvenlik/yedekleme stratejisini netleştirebiliriz.